TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/09/2024
KARAR TARİHİ: 11/11/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....günü sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plakalı araç ile seyir halinde iken kayması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasında müvekkili .....ağır yaralanmasına ve özürlü kalmasına sebep olduğunu, söz konusu kaza nedeniyle müvekkilinin maddi zararlarının tazmini açısından .....tarihinde zarardan sorumlu sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını, söz konusu şirketin .....-.....hasar dosya numarası ile başvurularını değerlendirdiklerini, oluşan zarar ile ilgili bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu cismani zarar nedeniyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik tazminatı için 500,00 TL, tedavi ve bakıcı giderleri tazminatı için 500,00 TL, olmak üzere toplamda şimdilik 1.000,00 TL (zarar miktarı bilirkişi marifetiyle tarafınızca hesaplandığında harcını yatırmak suretiyle talebimizi artıracağız.) maddi tazminatının temerrüt tarihinde itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak (sigorta şirketi yönünden poliçede belirtilen limiti aşmamak üzere) müvekkiline ödenmesini, söz konusu asıl alacaklara davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren bankalarca uygulanacak en yüksek ticari faizinin uygulanmasını, yargılama giderleri ile yasal vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA :
Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı tarafın müvekkili şirkete başvuru yapmış olduğunu, davacı taraflara herhangi bir ödeme yapılamadığını, müvekkil sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğu; sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğunu, davacının ekonomik ve sosyal durumu ispatlanması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi , manevi tazmibat taleplerinden, geçici iş görmezlik tazminatından, gelir kaybından, bakıcı ücretlerinden, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardan ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, kazaya konu kusur oranı ve zarar tespitinin (maluliyet oranının) adli tıp kurumu tarafından tespiti gerektiğini, her ne kadar davacının malul kaldığı iddiası varsada, dosyaya sunulan maluliyet raporu usul ve yasaya aykırı olup, kaza ile illiyet bağı olan maluliyet raporunun alınması gerektiğini, ticari faizin talebinin ve kaza tarihinden itibaren faiz talebinin reddine karar verilmesini, davanın öncelikle usulden reddini, davanın esastan reddini, temerrüte düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine yargılama giderine,faize ve vekalet ücretine karar verilmemesini talep ve beyan etmiştir.
BİLDİRİLEN VE TEMİN EDİLEN DELİLLER :
.....tarihli Kusur Durumuna ilişki Adli Tıp Raporunda: .....Doğumlu .....T.C, numaralı .....tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle engel/özür/maluliyet oranının değerlendirilmesinde; .....tarihinden itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı (temizlik, banyo, tuvalet, yeme, içme, vb.) ihtiyaç süresinin 1 ay olduğu, .....tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında %100 özürlü sayılması gerektiği, kanaatine varıldığı anlaşıldı.
.....tarihli aktüerya bilirkişi raporunda; .....tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu malul kalan davacı .....dava dosyasına sunulan maluliyet ve kusur raporlarındaki tespitler doğrultusunda maddi zararının hesaplamasında, Kaza sonucu % 23 oranında malul kalan davacının bilinen ve bilinmeyen dönem Sürekli İşgücü Kaybı tazminatı ile 1 aylık bakıcı giderinin giderine ilişkin maddi zararının yukarıda hesaplandığı, davacının geçici iş göremezlik dönemi ile bilinen dönem içerisinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle 9 aylık geçici iş göremezlik tazminatının hesaplanamadığı, keza varsa tedavi giderleri ve yol masrafları uzmanlık alanımız dışında olması nedeniyle hesaplanamadığı, Trafik kazası sonucu sakatlanma ve ölüm halinde 2024 yılı(01.01.2024-31.12.2024) için kişi başına azami teminat miktarı 1.800.000,00 TL olduğu, keza sağlık gideri teminatının(tedavi gideri, bakıcı gideri ve GİG tazminatının) da ayrıca 1.800.000,00 TL olduğu, takdiri sayın mahkemede olmak üzere davalı sigorta şirketinin söz konusu limitle sınırlı sorumlu olduğu, hesaplanan toplam tazminatın teminat limitlerinin üstünde olması nedeniyle poliçe teminat limitlerinin ayrı olarak değerlendirildiğinde, Davaya konu kazaya ilişkin olarak kusur raporunun alınmadığı, varsa müterafik kusur veya hatır taşıması indiriminin takdirinin sayın mahkemede olduğu, toplam hesaplanan tazminat miktarının 3.818.924,79 TL olduğu, poliçe limitleri dahilinde hesaplanan toplam tazminatın 1.820.002,50 TL olduğu kanaatine varıldığı anlaşıldı.
.....tarihli tedavi giderlerine ilişkin aldırılan bilirkişi raporunda; .....tarihinde ameliyat gerektiren L1 vertebra kırığına neden olan trafik kazası geçiren .....hakkında düzenlenmiş belgeler incelenmiştir. Hakkında düzenlenen Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın .....tarihli raporunda bildirilen %23 engel oranı, 9 aylık geçici iş göremezlik süresi ile 1 aylık geçici bakıcı ihtiyacı süresi belirleyen raporu görüldüğü. Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre, Yargıtay .....Hukuk Dairesi .....tarihli ...../sayılı Karar’ında ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E..........sayılı hükmünde; bu tür bir istemin ispatı için mutlaka bir belgenin sunulması gerekmemektedir. Yaralanmanın türüne göre ne kadar yol gideri yapıldığı belirlenmeli, şayet belirlenemiyorsa Borçlar Kanunu 42. maddesi gözetilerek takdiren yol giderine karar verilmesi gerektiğine, tedavi giderlerinin kalem kalem belirlenmesi gerektiğine vurgu yapıldığı, kişinin hastaneden çıktıktan sonra evine özel araçla dönmesi, takip-tedavi ve kontrol için özel araçla ev ve hastane arasında gidiş-dönüş yapması gerekmektedir. 2024 yılı için bu ulaşım masrafı 1000 TL uygun bulunmuştur. Ayrıca pansuman, korse ve temizlik ürünleri için 1000 TL harcama ön görüldüğü, Sonuç olarak; kişinin trafik Kazasına bağlı yaralanmasının ağırlık ölçüsü dikkate alındığında, SGK kapsamı dışında kalan ve fatura edilemeyen tedavi giderlerinin (ulaşım ve pansuman gideri) tarafımca hesaplandığında 2000 TL kabul edilmesi uygun bulunduğu anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Davanın, .....tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu .....plakalı motosikletin yolda seyir halinde iken tek taraflı olarak yaralamalı trafik kazası meydana geldiği ve maluliyetinin oluştuğundan bahisle açılan sürekli iş göremezlik, tedavi ve bakıcı tazminat taleplerine ilişkin dava olduğu anlaşılmıştır.
Haksız fiilden doğan borçlar TBK m. 49 (818 Sayılı BK m. 41) vd. hükümlerine düzenlenmiş olup; haksız fiilin unsurları (i) hukuka aykırı fiil, (ii) zarar, (iii) kusur ve (iv) illiyet bağı şeklindedir. Yine TBK m. 50 (BK m. 42) hükmünde zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatlama yükümlülüğü altında olduğu hükme bağlanmıştır.
ZMSS, 2918 sayılı KTK'nun 91 vd. maddelerince düzenlenen moturlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. Bu tanımdan da anlışalacağı üzere ZMSS, karayolunda motorlu araç işletenin, işlettiği araç nedeniyle üçüncü kişilere verilen bedensel (cismani) ve eşya zararlarından doluya onun mali ve hukuki sorumluluğunu üçüncü kişilere karşı güvenceye alması nedeniyle bir pasif ve aynı zamanda zarar sigortası niteliğini taşımaktadır.
Mahkememizce kazanın seyrinin tespiti açısından davacının yaralanmasına ilişkin olarak Diyarbakır .....Soruşturma sayılı dosyasında davacının bulunduğu aracın sürücüsünün .....tarihinde Kolluk tarafından alınan ifadesinde davacı ile motosiklet sürücüsünün liseden arkadaş olduğu, davacının yolcu olarak arkasına bindiğinin belirtildiği, davacının ise motosiklet sürücüsünden şikayetçi bulunmadığı ve bu sebeple Cumhuriyet Savcılığının .....tarih ve .....Soruşturma ve .....Karar Sayılı kararı ile takipsizlik kararı verildiği kararın İstinaf edilmediği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce yargılama aşamasında kazanın oluşumuna ilişkin olarak kaza tespit tutanağı ve tarafların kollukta tutulan beyanlarından kazanın tek taraflı gerçekleşiği ve davacının da yolcu olarak bulunduğu anlaşıldığından kusur raporu alınmasına gerek görülmemiş ancak hatır taşımasına ilişkin olarak cevap dilekçesinde yer verildiği ve resen müterafik kusur incelemesi yapılması gerektiğinden bu hususlara ayrıca dikkat edilmiştir.
Davacının Dicle ATK dan alınan .....tarihli maluliyet raporuna göre; .....tarihli kaza sonucunda davacının 4) 20 Şubat 2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Çocuklar için özel gereksinim değerlendirilmesi hakkında yönetmelik (ÇÖZGER) hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerekmekle birlikte; “Çocuklar için özel gereksinim değerlendirilmesi hakkında yönetmelik (ÇÖZGER) hükümleri (bu yönetmelikte özür/engel oranlarının tespitine ilişkin yüzde (56) oranları belirtilmediğinden ayrıca ÇÖZGER 5. Bölüm 14. Maddesi (Atıflar - Madde 14-(1) 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ilgili mevzuat hükümlerine çocuk bakımından yapılan atıflar bu yönetmelik hükümlerine yapılmış sayılır) göz önüne alındığında ve ayrıca “Erişkinler İçin Engellilik Değertendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raportarı Hakkında Yönetmelik” hükümlerince bahsi geçen hastanın yaralanmasına ilişkin hesap tabloları aynı olduğundan, kişi hakkında; 20.02.2019 gün ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirildiğinde; “Kişinin engel oranının 23 ve sürekli olduğu, .....tarihinden itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı (temizlik, banyo, tuvalet, yeme - içme, vb.) ihtiyaç süresinin 1 ay olduğu, .....tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında engelli sayılması gerektiğinin belirtildiği görülmüştür.
Buna ek olarak aktüerya bilirkişisince hazırlanan .....tarihli rapor ile trafik kazası sonucu sakatlanma ve ölüm halinde 2024 yılı(01.01.2024-31.12.2024) için kişi başına azami teminat miktarı 1.800.000,00 TL olduğu, keza sağlık gideri teminatının da ayrıca 1.800.000,00 TL olduğu, hesaplanan tazminatın teminat limitlerinin üzerinde kaldığı bu sebeple davalının sorumlu olduğu miktarın 1.800.000,00 TL olduğu , ancak davacının kaza tarihinden 18 yaşından küçük olması nedeniyle 9 aylık geçici iş göremezlik tazminatının hesaplanamadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere TRH 2010 Tablosu'na göre, güncel asgari ücret tarifesi üzerinden hesap edilen raporun içtihatlara uygun olduğu, dosya kapsamı ile uyumlu, denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaat edilmekle hükme esas alınmıştır.
Yine tedavi gideri yönünden de SUT uzmanı bilirkişiden alınan .....tarihli rapor uyarınca davacı .....tarihinde ameliyat gerektiren L1 vertebra kırığına neden olan trafik kazası geçiren .....hakkında düzenlenmiş belgeler incelendiğinde yaralanmanın türüne göre ne kadar yol gideri yapıldığı belirlenmeli, şayet belirlenemiyorsa Borçlar Kanunu 42. maddesi gözetilerek takdiren yol giderine karar verilmesi gerektiğine, tedavi giderlerinin kalem kalem belirlenmesi gerektiğine vurgu yapıldığı, kişinin hastaneden çıktıktan sonra evine özel araçla dönmesi, takip-tedavi ve kontrol için özel araçla ev ve hastane arasında gidiş-dönüş yapması gerekmektedir. 2024 yılı için bu ulaşım masrafı 1000 TLolarak tespit edilmiş, buna ek olarak pansuman, korse ve temizlik ürünleri için 1000 TL harcama ön görüldüğünden toplam 2000 TL ortalama tedavi masrafı bulunduğunun tespit edildiği, ilgili rapor Yargıtay içtihatları ve TBK uyarınca tartışılarak hazırlandığı görülmekle hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Müterafik kusur bakımından yapılan incelemede; zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda her ne kadar kaza tespit tutanağından davacının kaskının takılı olmadığı (7 olarak işaretlenen kısım) belirtilmiş ve işbu tutunak davacı tarafça bu tutanağın delil olarak dava dilekçesi ekinde sunulmuşsa da Dicle ATK tarafından dosyaya sunulan .....tarihli maluliyet raporunda davacının yaralanmasının bel bölgesine ilişkin olduğu ve bu sebeple maluliyet oluştuğu belirtildiğinden davacının kask takmaması ile yaralanma arasında bir nedensellik bağı bulunmadığı, kask takılsa dahi davacının yaralanmasına etki etmeyeceği anlaşılmakla davacının beldeki yaralanmadan kaynaklı maluliyetine etki eden kusurunun bulunduğuna dair dosya içerisinde bilgi ve belge yer almadığından, tazminattan bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
Hatır taşıması yönünden; Türk Borçlar Kanununun "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Kanununun 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; olayda hatır taşıması olduğunu belirtmiştir.Somut olayda ise kolluk tarafından yapılan araştırmada dava dışı dinlenen motorsiklet sürücüsünün vermiş olduğu ifadede de davacı ile liseden arkadaş olduklarını belirtmiş olması karşısında kaza tarihinde davacının dava dışı sürücü ile okul arkadaşı olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma hali olup taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekmektedir.Davacının dava dışı sürücü ile menfaat karşılığı taşındığına dair bir delil bulunmamakla somut olayda davalı vekilinin hatır taşımasına binaen davacının taşındığına kanaat getirilmekle %20 oranında hatır taşıması indirimi uygulanmıştır.
Davacı vekilince davacının müterafik kusur/hatır taşıması durumunu değerlendirmeksizin davasını belirli hale getirdiği görülmekle Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin .....tarih, .....Esas, .....Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği ve yargılama giderleri yönünden taraflar arasında paylaştırmaya gidilemeyeceği belirtilmiş olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücreti hesap edilirken bu hususa dikkat edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Son olarak hüküm fıkrasında tek davalı olan sigorta şirketi yönünden hükmedilen miktara yönelik olarak "a-Sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin 1.440.000,00 TL lik kısmının kabulü ile fazlaya ilişkin talebinin reddine,
b- 20.002,50 TL bakıcı gideri tazminatı talebinin 16.002,00 TL lik kısmının kabulü ile fazlaya ilişkin talebinin reddine,
c- 2.000,00 TL tedavi gideri tazminatı talebinin 1.600,00TL lik kısmının kabulü ile fazlaya ilişkin talebinin reddine, .." fıkrasında kısmının kabulü dendikten sonra gelmek üzere "davalı sigorta şirketinden yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine " ilişkin kısmın yazılması gerekirken sehven unutulmuşsa da HMK m. 304 kapsamında hükme geçirilmesi gerekmesine rağmen geçirilmediği haliyle bu şekilde de hükmün icrasında tereddüt uyandırması ihtimali gözetilerek ilgili eksik kısımların eklenmesi zarureti doğmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
a- Sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin 1.440.000,00 TL lik kısmının kabulü ile davalı sigorta şirketinden yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,
b- 20.002,50 TL bakıcı gideri tazminatı talebinin 16.002,00 TL lik kısmının kabulü iledavalı sigorta şirketinden yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,
c- 2.000,00 TL tedavi gideri tazminatı talebinin 1.600,00TL lik kısmının kabulü ile davalı sigorta şirketinden yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 99.568,79.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL harç ile sonradan yatırılan 31.115,00.-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 68.026,19.-TL karar ve ilam harcının, davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-6183 sayılı Kanun gereğince, dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60.-TL peşin harç ve 31.115,00.-TL tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanan 358,50.-TL tebligat ve müzekkere gideri ile 6.950,00.-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 7.308,50.-TL yargılama giderinden davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 222.064,28.-TL vekâlet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Yargılama sırasında davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
KatipHakim