TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 14/10/2024
KARAR TARİHİ: 30/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, .....tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ve dava dışı .....sevk ve idaresindeki .....plakalı aracın müvekkiline ait ve .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü, kaza sonrası davalı sigorta şirketi nezdinde hasar dosyasında kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun ortaya çıktığını, kaza tespit tutanağında mükkiline ait araç tali kusurlu gösterilmiş ise de, kamera kaydı incelendiğinde, müvekkilinin hızının hız limitinin çok altında olduğunun anlaşılacağını, kaza sebebiyle müvekkiline ait aracın 2 adet ön tabla, intekol, amartisör, 2 adet zerotu, alt beşik, 2 fren diski, ön sağ fren merkezi, 2 amasör kepi, 2 amasüt bilyesi, 2 ön jant, 2 ön lastik kaput, direksiyon kutusu ve çamurluğunun değiştiğini, haricinde bir çok parçanında işlem gördüğünü, bu nedenle kaza sonrası değer kaybettiğini, aracın ticari vasfı olması sebebiyle 30 iş günü çalışamadığını, değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden müvekkilinin zararının karşılanmadığını ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlası saklı şimdilik 100,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren bankalara uygulanan en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, .....tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talep sonucunu 97.000,00 TL'na yükseltmiştir.
Usulüne uygun tebligata rağmen davalı .....Sigorta A.Ş. davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Mahkememizce davalı .....Sigorta A.Ş.'ye yazılan müzekkereye cevaben, davacının başvurusu üzerine araç hasarı için .....-nolu ve değer kaybı için .....nolu hasar dosyalarının açıldığı, .....tarihinde davacı .....hasar bedeline ilişkin 65.250,00 TL ödeme yapıldığı bildirilmiştir.
Taraflarca dosyaya sululan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi, hasar dosyası, yapılan ödemeye dair dekont ile davacıya ait aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kazada kusur durumunun ve kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmediğinin tespiti yönünden trafik bilirkişisi ile makine mühendisi bilirkişiden oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş değer kaybı istemine ilişkindir.
.....tarihinde davacıya ait .....plaka sayılı araç ile .....plaka sayılı araç arasında davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde .....-.....tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin 120.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza sonrası düzenlenen ekspertiz raporuna göre, davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin KDV hariç 87.000,00 TL olarak belirlendiği, hasar bedeline ilişkin olarak davalı sigorta şirketi tarafından davacıya .....tarihinde 65.250,00 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafça dava açılmadan önce değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen hasara bağlı değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, her ne kadar dosyaya sunulan poliçede araç başına maddi tazminat üst limiti 120.000,00 TL olarak gösterilmiş ise de, kaza 2024 yılında gerçekleşmiş olup, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğin 24/1.maddesinde, bu yönetmelik ile belirlenen teminat tutarlarının yürürlükteki bütün sigorta sözleşmelerine herhangi bir ek prim alınmaksızın uygulanacağı belirtilmiştir. İnternet üzerinden yapılan sorgulamada, araç başı maddi tazminat klozu yönünden .....tarihinden itibaren uygulanacak asgari sigorta teminatının 200.000,00 TL olarak uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. Bu halde, poliçe limitinin 200.000,00 TL olarak uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.
Kaza tespit tutanağı ile trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporundan; .....tarihinde saat .....sıralarında sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı kamyonetiyle Van İli Erciş İlçesi Kışla Caddesi üzeri Delibaş Petrol kavşağı istikametinden, Adilcevaz kavşağı istikametine sol şeritte seyir halinde iken .....Petrol kavşağına geldiğinde aracının sağ ön çamurluk kısımlarına, ,yine aynı istikamette sağ şeritte seyir halinde olan sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı aracı ile sağ şeritten .....Petrol istasyonuna dönmek istediği esnada aracının sol ön çamurluk kısımlarıyla çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Kaza tespit tutanağında; kazanın meydana gelmesinde .....plaka sayılı araç sürücüsü olan .....2918 sayılı KTK.'nun 84/1-f (Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma) maddesini ihlal ettiği, .....plaka sayılı araç sürücüsü .....ise 52/1-a (Kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamak) maddesini ihlal ettiği belirtilmiştir.
Mahkememizce trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda; dosya kapsamında bulunan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında her ne kadar .....plakalı kamyonet sürücüsü .....2918 Sayılı Karayolları Trafik kanunun 52/1-a (Kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamak) maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle kusur izafe edilmiş ise de dosya kapsamında kaza anını gösteren görüntü kaydının olmaması ve kaza yerinde yolun orta ayırıcı kısmı üzerinde bulunan sağa mecburi yön levhası olması (kavşakta sola dönüşün yasak olduğunun trafik işaret levhası ile belirtilmesi) nedeniyle sürücülere izafe edilen kusur oranına iştirak edilmediği, sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plakalı kamyoneti ile Van İli, Erciş İlçesi, .....Petrol kavşağı istikametinden, Kışla Caddesine müteakiben,Adilcevaz İlçesi kavşağı istikametine iki şeritli yolun sağ şeridi üzerinde seyir etmekte iken .....Petrol kavşağına geldiğinde, yanında aynı istikamette ve iki şeritli yolun sol şeridi üzerinde seyir eden araç trafiğini yeterince kontrol etmeden şerit değiştirdiği sırada, dava konusu kazanın meydana geldiği, kazayı önleme adına şeridinde kalacak şekilde uygun fren ve direksiyon tedbirine baş vurması gerekirken bu hususa riayet etmediği, gece vakti yerleşim yeri içi karayolunda seyir halinde iken hızını ve seyrini far ışığının görüş mesafesini kontrol altında tutacak şekilde sürdürmesi gerekirken bu hususu dikkate almadığı, ani ve kontrolsüz olarak şerit değiştirdiği, (Şerit değiştirmeden önce, gireceği şeritte sürülen araçların güvenle geçişlerini beklemek), kavşaklara yaklaşırken, yerleşim yerleri dışında yüzelli metre, yerleşim yerlerinde ise otuz metre mesafe içinde ve kavşaklarda şerit değiştirmeleri, yasaktır, şerit izleme ve değiştirme, kuralına ve yolun orta ayırıcı kısmı üzerinde bulunan sağa mecburi yön levhasını dikkate almadan, dönüş yaptığından kazanın meydana gelmesinde % 100 kusurlu olduğu, sürücü Metin üruc'un ise, evk ve idaresindeki .....plakalı kamyoneti ile seyir halinde iken kurallara uygun olarak kendi şeridinde seyir ettiği ,dava konusu kazanın meydana geldiği yere geldiğinde kazayı önleme adına yeterli zaman ve mesafe olmadığı, aniden ve kontrolsüz olarak kendi şeridine giren aracın kendi aracına çarptığı sırada dava konusu kazanın meydana geldiği ve bu kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlali yapmadığından meydana gelen kazada kusursuz olduğu mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiş ve davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsü .....% 100 kusurlu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve .....E., .....K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında 97.000,00 TL değer kaybı oluştuğu mütalaa edilmiştir. Düzenlenen rapor, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiştir.
Davalı sigorta şirketi sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu kabul edilmiş olması nedeniyle meydana gelen değer kaybının tamamını ödemekle yükümlüdür. Bu nedenle davalı sigorta şirketinin değer kaybı yönünden sorumlu olduğu miktar 97.000,00 TL kabul edilmiş ve bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkin olarak;
Davalı sigortalı aracın kullanım amacının hususi olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu halde davacının yasal faiz talep edebileceği kabul edilmiştir.
Dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine gönderilen başvuru yazısının .....tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. 2918 KTK.'nın 97. maddesinde 8 iş günü olarak belirtilen süre sonunda davalının temerrüde düşeceği gözetildiğinde, davalı sigorta şirketinin .....tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetilerek, dava dilekçesinde gösterilen ve tahkikat sonucu arttırılan ve nihai olarak kabul edilen alacağın tamamına davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜNE, 97.000,00 TL değer kaybının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.626,07 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 1.654,81 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 4.543,66 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 1.654,81 TL ıslah harcının toplamı olan 2.510,01 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 79,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 5.200,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 5.279,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
KatipHakim