TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACILAR :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 16/10/2024
KARAR TARİHİ: 15/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin kızı ..... tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, iş bu yönde davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin eksik kalması neticesinde iş bu davayı açtıklarını, müvekkillerinin kızı müteveffa .....tarihinde davalı sigorta şirketinin sigortaladığı .....yönetimindeki .....plakalı araç ile yapılan gezi yolculuğu sırasında, Van ili Edremit ilçesi Kıyıcak mahallesinde saat .....sıralarında meydana gelen kazada vefat ettiğini, bu nedenler ve yargılama esnasında ortaya çıkacak diğer nedenlerden ötürü daha öncesinden Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi'nde bütün eksiklikler giderildiğini ve bu bu durumun da göz önüne alınarak, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu ve eksik kalan 1.200.000,00-TL'nin kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ve ekleri davalı sigorta şirketine .....tarihinde tebliğ edilmiş, fakat davalı tarafından süresinde bir cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER;
1-Arabuluculuk tutanağı; dava açmadan önce İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosunca .....dosya numarası ile .....tarihinde tarafların anlaşamadığına dair son tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır.
2-Kaza Tespit Tutanağı; .....tarihinde düzenlenen tutanakta .....plakalı araç sürücüsünün .....Bitlis ili istikametinden Van ili istikametine seyir halindeyken Çiçekli mevkinde belirtilen kilometreye geldiğinde ıslak zeminde aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek savrulması ve aracının gidiş istikametine göre sağ tarafına yatması neticesinde tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği , tutanağın iki polis memuru tarafından imza altına alındığı anlaşılmıştır.
3-Sigorta Poliçesi: Davalı sigorta şirketi ile sigortalanan .....plakalı aracın .....-.....tarihlerini kapsayan sigorta poliçesi düzenlendiği ve şahıs başına ölüm gideri zararının 1.000.000,00-TL olduğu anlaşılmaktadır.
4-Mahkememizin .....E., .....K. Sayılı kararı ile; müteveffa ....tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile desteğinden yoksun kalma nedeni ile davacı .....ile .....yanında kardeşler için davalı .....Sigorta ile .....dava açılmış olup yapılan yargılama sonunda davacı .....için 1.188.178,02TL davalı sigorta şirketinin 208.177,69TL sinden sorumlu olması kaydı ile, davacı .....için ise 1.426.820,25TL 210.872,41TL sinden sorumlu olması kaydı ile destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiş, kararın istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmıştır.
5-Hasar dosyası: Davacı tarafın başvurusu üzerine hasar dosyasının oluşturulduğu, .....tarihinde .....Sigorta Şirketi tarafından .....hesabına 780.949,90-TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
6-Mahkememizin .....Esas sayılı dosyasında aktüerya bilirkişisinden aldırılan .....tarihli bilirkişi raporu; Hukuki durumun ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; .....tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden .....geride kalan hak sahipleri için maddi tazminat hesaplaması yapıldığı, Yargıtay'ın yerleşik kararları doğrultusunda öncelikle sigorta şirketinin ödeme yaptığı tarihteki veriler dikkate alınarak hak sahiplerinin alabileceği maddi tazminat hesaplanmıştır. Hesaplanan tazminatın sigorta şirketince yapılan ödemenin üzerinde olması nedeniyle güncel veriler dikkate alınarak hak sahiplerinin alabileceği maddi tazminat ayrıca hesaplandığı, hesaplanan maddi tazminat poliçe teminat limiti üzerinde olduğunu, bu nedenle sigorta şirketinin bakiye teminat sorumluluğu ayrıca hesaplandığını, geride kalan hak sahiplerinden davacı anne ve babanın TRH-2010 yaşam tablosuna göre bilinen ve bilinmeyen dönem destekten yoksunluk tazminatları yukarıdaki tablolarda hesaplanmış olup, sigorta şirketince yapılan ödemenin yasal faiziyle mahsubu sonucu hesaplanan toplam tazminat miktarı ile beher kişiye tekabül eden toplam tazminat miktarının anne .....ve baba .....için 3.533.898,98-TL olduğu, poliçe limitini aşan kısmın baba .....için 1.361.321,58-TL, anne .....için 1.753.527,30-TL olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Dosya İçerisinde Bulunan Tüm Delil ve Belgeler Bir Arada Değerlendirildiğinde;
Davanın, destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Davanın trafik kazasından kaynaklanan davalı ZMMS sigorta şirketine yöneltilmiş destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; kusur oranı, davacının müteveffanın sağlığında desteğinden yararlanıp yararlanmadığı, buna göre, müteveffanın ölümü ile destek zararının ortaya çıkıp çıkmadığı, hatır taşıması ile müterafik kusur indirimi yapılıp yapılamayacağı tazminatın miktarının tespiti ve tahsili istemi ile buradan varılacak sonuca göre faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
.....plaka sayılı aracın .....tarihinde davalı .....sevk ve idaresinde iken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu araç içerisinde yolcu olarak bulunan müteveffa .....vefat ettiği, .....plaka sayılı aracın .....-.....tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, kaza tarihi itibari ile sakatlanma veya ölüm halinde maddi tazminat üst limitinin 1.200.000,00 TL olduğu, kaza sonrası yürütülen soruşturma sonucu düzenlenen iddianamenin Van .....Ağır Ceza Mahkemesi'nin .....esasına kaydedildiği ve mahkemece yapılan yargılama sonucu davalı .....hakkında taksirle yaralama ve ölüme sebebiyet verme suçundan kusurlu bulunarak mahkumiyetine karar verildiği, dosyanın mevcut aşamada istinaf aşamasında olduğu ve kararın kesinleşmediği, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından .....tarihinde davacı anne .....için 456.175,42 TL ve davacı baba .....için 324.774,48 TL olmak üzere toplamda 780.949,90 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiği, sosyal güvenlik kurumu tarafından müteveffanın hak sahiplerine rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuluculuk aşamasının görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
TBK’nun 53/3. maddesinde sözü edilen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay HGK’nun 21/04/1982 gün ve 1979/4-1528 E,1982/412 K, sayılı kararı).
Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Araç sürücüsü kusuru nedeniyle meydana gelen zararları karşılamakla yükümlü olduğu gibi, anılan yasal düzenlemeler gereğince, davalı sigorta şirketi de, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Dosya kapsamından, .....günü sanık .....sevk ve idaresindeki .....plakalı araç ile Bitlis İli istikametinden Van İli istikametine seyir halindeyken Çiçekli mevkiine geldiği esnada ıslak zeminde aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve aracın sağ yan tarafı üzerine devrilmesi sonucu meydana gelen trafik kazası sonucu araç içerisinde yolcu olarak bulunan .....kaza sonrası kaldırıldığı sağlık kuruluşunda vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Kaza sonrası araç sürücüsü .....hakkında taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan Van .....Ağır Ceza Mahkemesinin .....tarih ve .....E.-.....K. sayılı ilamı ile; davalı sürücü .....kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilerek taksirle ölüme/yaralanmaya sebebiyet verme suçundan neticeten 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildiği ve hapis cezasının adli para cezasına çevrildiği, karara karşı .....ve .....vekilinin istinaf yasa yoluna başvuru yaptığı, mevcut aşamada istinaf incelemesinin tamamlanmadığı anlaşılmaktadır. Soruşturma aşamasında İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan bilirkişi raporunda, davalı sürücü .....idaresindeki minibüsle seyri sırasında yola gereken düzeyde dikkatini vermediği, seyrini aracının teknik özellikleri ile mevcut virajlı/eğimli yol ve yağmurlu hava/ıslak zemin şartlarına göre ayarlamadığı, olay mahalline geldiğinde de sevk ve idare hatası nedeniyle kontrolünü kaybederek minibüsünü devirdiği olayda kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli derecede tamamen kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir.
Kazanın tek taraflı trafik kazası olması, müteveffa .....araç içerisinde yolcu konumunda bulunması ve sürücünün kusuru haricinde kazanın meydana gelmesine etki edecek herhangi bir delil bulunmaması karşısında davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsü .....tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre davacı anne ile babanın murisin desteğinden pay aldığı karine olarak kabul edilmektedir. Aksini ispat yükü davalı üzerindedir. Somut olayda, müteveffa .....davacı anne ile babaya desteğinin karine olarak kabul edilmesi ve ölenin desteğine dair aksi yönde ispata yarar bilgi ve belgenin dosyada yer almaması nedeni ile davacı anne ile babanın de destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceğinin kabulü gerekir.
Başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından .....tarihinde davacı .....456.175,42 TL ve davacı .....324.774,48 TL olmak üzere toplamda 780.949,90 TL ödeme yapıldığı dosya kapsamında sabittir. Davacılar yapılan ödemenin yetersiz olduğundan bahisle mahkememizin .....Esas sayılı dosyası ile dava açmış e ve mahkememizce de kabul edilen kanaat ile 2918 sayılı KTK’nun 111. Maddesinde belirtilen hakdüşürücü süre içerisinde davanın açıldığından bahisle, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı, yeterli olmadığının tespiti halinde güncel veriler esas alınarak davacıların destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması ve davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncelleştirilmiş değerinin tespiti amacıyla bilirkişi raporu alınmıştır. Alınan raporda ödeme tarihindeki veriler esas alınarak TRH 2010 yaşam tablosu, prograsif rant tekniği ve müteveffanın SGK kayıtlarına yansıyan gelir durumu esas alınarak davacı .....için 1.247.169,98 TL, davacı .....için ise 1.807.891,39 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, yapılan ödemenin yetersiz olduğu, güncel verilere göre ise davacı .....için 1.906.606,28 TL, davacı .....için ise 2.437.897,30 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış, hesaplanan tazminat miktarlarından davalı sigorta şirketi tarafından her bir davacı için ödenen bedellerin ayrı ayrı güncelleştirilmiş değerleri tespit edildikten sonra yapılan mahsup işlemi sonucu davacı .....için 1.569.499,27 TL, davacı .....için ise 1.964.399,71 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış, poliçe limitinin 1.200.000,00 TL olduğu ve davacılar .....ile .....için hesaplanan toplam tazminat miktarlarının poliçe limitinden fazla olması nedeniyle garameten paylaşım hesabı yapılmış, buna göre yine poliçe limitinin 1.200.000,00 TL olduğu kabul edilerek garameten paylaşım sonucu davacı .....için 532.952,17 TL, davacı .....için ise 667.047,83 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış, hesaplanan miktarlardan davalı sigorta şirketince davadan önce her bir davacı yönünden yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra davacı .....yönünden bakiye poliçe limitinin 208.177,69 TL, davacı .....için ise bakiye poliçe limitinin 210.817,41 TL olduğu mütala edilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin .....tarih .....Esas .....Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK’nın 90. ve 92. maddelerinde “genel şartlara” atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay .....Hukuk Dairesince zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Benzer yönde karar için bakınız:Yargıtay 17.HD.’nin 2019/5206 E. 2020/8874 K. 22/12/2020 tarihli ilamı). Bu şekilde destekten yoksun kalma tazminatının hesabında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan, %10 artırım %10 iskonto yöntemine göre hesaplama yapılması gerekmekte olup alınan raporun güncel Yargıtay içtihatlarına uygun olarak, hesap raporunun hesaplama yönetimi itibariyle doğru olduğu, dosya kapsamı itibari ile uyumlu olduğu kanaati ile rapor hükme esas alınmıştır.
Davaya konu aracın ticari amaçla kullanıldığı ve kaza tarihinde tur şirketine kiralandığı, araç içerisinde bulunan yolcunun seyahat amaçlı düzenlenen tura katıldığı ve davaya konu aracın kaza esnasında yolcu taşıma amacıyla kullanıldığı, soruşturma ve kovuşturma dosyası ile eldeki dava dosyasından sabittir. 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanun ile karayolu taşımacılığına ilişkin kurallar belirlenmiş ve yolcu taşımacıların sorumlulukları yasanın 17. maddesi ve devamı maddesinde düzenlenmiş iken, .....tarihinde yürürlüğe giren 6704 Sayılı Yasa ile yapılan düzenlenmeler ile yolcu taşmacılığındaki taşmacının sorumluluklarına ilişkin 17. maddesinden başlayan 25. maddesine kadar olan hükümler yürürlükten kaldırılmıştır. Yürülükten kaldırılan düzenlemeler arasında taşımacının sorumlulukları yanı sıra yolcunun bedeni zararları için sorumluluk sigortası yaptırması zorunlu olduğuna ilişkin hükümler de yer almaktadır. 6704 Sayılı Yasa ile yapılan düzenlemeye ilişkin ilgili maddenin yasama gerekçesinde "Sorumluluk sigortası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda zorunlu mali sorumluluk sigortası olarak düzenlendiği için, aynı konuda mükerrer düzenlemenin ortadan kaldırılması amacıyla 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununda düzenleme yapılmaktadır." denilerek, ilgili maddelerin kaldırılma gerekçesi açıklanmıştır. Yapılan düzenleme ile Karayolları Taşıma Kanunu çerçevesinde yolcu taşıması yapan araçlar yönünden ZMMS haricinde, ayrıca yolcular için zorunlu sorumluluk sigortası yapılması zorunluluğu kaldırılmışken, 22/05/2016 tarihinde Resmi Gazete de "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik" hükümlerinde değişlikliğe giderilerek, yönetmeliğe eklenen 28/A maddesi ile "(1)4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında şehirlerarası ve uluslararası taşımacılık yapan araçlar için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçelerinin teminat limitleri, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan ilgili teminat limitlerinin iki katı olacak şekilde uygulanır." denilmiştir. Yapılan yönetmelik düzenlemesinde, bu kapsamda alınacak primlere ilişkin bir belirleme yahut bu kapsamda taşmacılık yapan araçlar için düzenlenecek poliçelerin diğer araçlardan farklı bir şekilde düzenleneceğine ilişkin kurallar getirilmemiş, sadece "teminat limitlerinin iki katı uygulanacağı" belirtilmiştir. İlgili yönetmelik maddesinin yürürlükte olmasına, poliçe ve kaza tarihinin yönetmeliğin yürürlük tarihinden sonra olmasına ve düzenlenen tur faaliyeti kapsamında araç içerisinde yolcu olan .....meydana gelen tek taraflı trafik kazasından dolayı vefat ettiğinin anlaşılmasına göre davacılar yönünden, yönetmelik hükmü gereğince sakatlanma ölüm halindeki sigorta teminatı iki katı uygulanacaktır. Davalı sigorta şirketi, primin iki katı olarak alınmadığını, zarar görene karşı ileri süremez. Benzer uyuşmazlıkta Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin .....tarih ve .....E......K.sayılı ilamında da aynı hususlar vurgulanmıştır.
Yine, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamındaki araçlara ilişkin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçeleri teminat limitlerinin iki katı olacak şekilde uygulanacağı Yargıtay .....Hukuk Dairesinin .....tarih ve .....E.-.....K. Sayılı ilamında da belirtilmiştir.
Dosyaya sunulan ZMMS sigorta poliçesinde sakatlanma veya ölüm halinde sigorta teminat limiti 1.000.000TL gösterilmiş ise de kaza tarihinde teminat limitinin 1.200.000,00 TL olduğu, davaya konu aracın ticari amaçla kullanıldığı ve kaza tarihinde tur şirketine kiralandığı, araç içerisinde bulunan .....seyahat amaçlı düzenlenen tura katıldığı, davaya konu aracın kaza esnasında yolcu taşıma amacıyla kullanıldığı ve 4925 sayılı Karayolları Taşıma Kanunu kapsamında olduğu anlaşılmakla, ölüm halinde sigorta teminat limitinin poliçede gösterilen miktarın iki katı olan 2.400.000,00 TL olarak uygulanması gerektiğinin kabulü gerekmektedir.
Müterafik kusur bakımından yapılan incelemede; zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda; müteveffa .....araç içerisinde yolcu olarak bulunduğu ve davalı sürücü .....sevk ve idaresindeki aracın yan yatarak devrilmesi sonucu davaya konu kazanın meydana geldiği dosya kapsamında sabittir. Kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğu yazılıdır. Kaza sonrası sürücü .....kolluk beyanında, kaza sonrası şoför kapısını açarak araçtan dışarı çıktığını, arkalarından gelen diğer tur aracının durarak yardıma geldiklerini, araç içerisinde bulunan yolcuların aracın ön ve arka camlarının kırılarak dışarı çıkardıklarını, araçtan çıkan yolcuların aracın altında bir bayanın kaldığını beyan ettiklerini, kaza mahallinde bulunan kişiler ile birlikte aracın altında kalan şahsı çıkardıklarını, daha sonra araç altından çıkarılan şahsın ambulans ile hastaneye götürüldüğünü ve sonrasında öldüğünü öğrendiğini beyan etmiştir. Kaza sonrası araç içerisinde yolcu olarak bulunan .....kolluğa verdiği beyanda aracın yolcu kapısının yanında bulunan tekli koltukta oturduğunu, kaza öncesi aracın savrulmaya başlaması nedeniyle kendilerinin de araç içerisinde savrulmaya başladıklarını beyan ettiği, kaza sonrası önündeki arkadaşının vefat ettiğini öncesinde o koltukta kendisinin oturmayı planladığını beyan etmiştir. Müteveffa .....kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığına ilişkin gerek soruşturma, gerekse kovuşturma, gerekse de eldeki dava dosyasına yansıyan herhangi bir delil bulunmamaktadır. Mevcut aşamada bu yöne ilişkin dosyaya yansıyan deliller itibariyle herhangi bir tahkikat yapma olanağı da bulunmamaktadır. Ancak davaya konu kaza esnasında araçta bulunan yolcuların bir kısmının yaralanmamış olması, yaralanan kişilerin de yaralanmasının hafif düzeyde olduğuna ilişkin ceza mahkemesi kararında tespit bulunması, kaza sonrası da müteveffa .....sağ tarafına devrilen aracın altından çıkarıldığının dosya kapsamında sabit olması karşısında müteveffanın kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığının kabulü gerekir. Bu halde, davacılar .....ve .....yönünden hesaplanan tazminat miktarlarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Buna göre öncelikle davalı sigorta şirketince yapılan ödeme tarihindeki veriler esas alınarak hesaplanan tazminat miktarlarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Ödeme tarihindeki verilere göre bilirkişi raporunda davacı .....için hesaplanan 1.906.606,28 TL'den %20 müterafik kusur indirimi yapıldığında hesaplanan miktar 1.525.285,02 TL, davacı .....hesaplan 2.437.897,30 TL'den %20 müterafik kusur indirimi yapıldığında hesaplanan miktar 1.950.317,84 TL'dir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında sonuç itibari ile; müteveffanın yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen trafik kazasında kusurunun bulunmadığı, dava açılmadan önce davalı tarafından .....için 456.175,42 TL, davalı tarafından .....için 324.774,48TL ödemenin yapıldığı, mahkememizce hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda davacı .....için hesaplanan 1.906.606,28 TL, davacı .....için hesaplan 2.437.897,30 TL destekten yoksun kalma tazminat hesabının yapıldığı, yukarıda açıklanan nedenlerle yapılan hesaplamadan %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiği ve uygulandığında .....için 1.525.285,02 TL, davacı .....için 1.950.317,84 TL tazminatın hesap edildiği, dava açmadan önce yapılan ödeme miktarı güncellenmiş değerinin davacı .....için 337.107,01TL ile davacı .....için 473.497,59TL olduğu, dava açmadan önce mahkememizce açılan .....Esas sayılı dosyasında 1.200.000TL üzerinden hesap edilen mittar üzerinden destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiği, yukarıda da açıklanan gerekçeler doğrultusunda davacıların 2.400.000TL poliçe limiti dahilinde destekten yoksun kalma tazminatını talep konusu yapabilecekleri, 1.200.000TL teminat limitinin kaldığı dolayısı ile de davalının bedel artırım dilekçesi incelendiğinde davacılar için talep edilen miktarın ispat edildiği ve davalının dava konusu edilen edilen destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Faiz başlangıç tarihine ilişkin olarak; dava açılmadan önce davacılar tarafından davalı sigorta şirketine .....tarihinde başvuru yapıldığı anlaşılmaktadır. 2918 KTK.'nın 97. maddesinde 8 iş günü olarak belirtilen süre sonunda davalının temerrüdü gerçekleşecektir. Davacılar vekili tarafından dava dilekçesinde davalı sigorta şirketine .....tarihinde başvuru yapıldığı ileri sürülmüş ise de, başvuru yazısının tebliğine ilişkin dosyaya herhangi bir belge sunulmamıştır. Öte yandan, davalı sigorta şirketi dava açılmadan önce .....tarihinde ödeme yapmıştır. Bu halde, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüdün .....tarihinde gerçekleştiğinin kabulü gerekmekte olup bu tarihten itibaren talep doğrultusunda yasal faize hükmedilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-DAVANIN KABULÜ İLE;
A) Davacı .....için 524.451,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B) Davacı .....için 675.549,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-a) Davacı .....için kabul edilen bedel üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 46.146,75 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın ve 4.098,60-TL tamamlama harcının düşümü ile eksik kalan 41.620,55 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
b)Davacı .....için kabul edilen bedel üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 35.825,24 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
4-Davacı .....tarafından yatırılan 4.098,60 TL peşin harç, 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 4.526,20-TL harcın davalıdan alınarak davacı .....verilmesine,
5- Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 72,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı .....verilmesine,
6-Davalının karşıladığı yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-a)Davacı .....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 105.332,35-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,
b) Davacı .....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 82.681,15-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,
8- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.800,00-TL arabulucu ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Davacı tarafça yargılama esnasında depo edilen gider avansından bakiye kalan tutarın kesinleştiğinde ve talep halinde HMK m. 333 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin m. 47(1) hükümleri uyarınca ilgisine İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
KatipHakim