TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/11/2024
KARAR TARİHİ: 15/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı .....tarafından davacı müvekkili aleyhine .....tarihinde Diyarbakır İcra Dairesinin .....sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davacı müvekkilinin takip alacaklısı şahsa böyle bir borcu bulunmadığını ödeme İcra Emri tarafına ulaşmadığı ve icraya konu borca itiraz süresini kaçırdığı için borca itiraz edemediğini Şöyle ki; Davalı şahıs, müvekkiline .....tarihinde teslim edilen 15.50 tl/kg bedeli karşılığı 20800 kg elma ve .....tarihinde 14.00 tl/kg karşılığı 19880 kg elma olduğunu, bunun bedeli olan 600.720 alacağından ödenen 400.000 TL'nin mahsup edildiğini ve 200.720 TL alacağın kaldığını iddia ettiğini, ancak müvekkilinin mal/ürün teslimatına karşın sorumlu olduğu başkaca bir ödeme kalmadığını icraya konu herhangi bir borcu olmadığını, belirtilen nedenlerle, talebin kabulü ile davalı .....ile müvekkil arasında mevcut ve geçerli bir ticari bulunmadığının ve davacı müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .....tarihinde Diyarbakır İcra Dairesi .....Esas numaralı dosyası ile ....., .....Gıda Hayvancılık Yemek nakliyat İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret limited Şirketi , .....ve .....aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçluların tamamına ödeme emri .....tarihinde tebliğ edildiğini, hiçbiri tarafından borca itiraz edilmediğini, dolayısıyla icra takibi kesinleştiğini, ancak borçluların hiçbirinin menkul ya da gayrimenkulünün bulunmaması ve borçlular tarafından dosyaya hiçbir ödeme yapılmaması sebebiyle dosyada ödeme bulunmadığını, bu hususlar Diyarbakır İcra Dairesine müzekkere yazılarak söz konusu dosya işbu dosya arasında alındığında görüleceğini, diğer borçlular tarafından açılan herhangi bir dava ya da borca itiraz bulunmamasına rağmen .....Yemek nakliyat İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret limited Şirketi tarafından işbu dava ikame edildiğini, davacı dava dilekçesinde yalnızca tarafının müvekkile hiçbir borcu bulunmadığını beyan etmiş başkaca hiçbir açıklama yapmadığını, hiçbir delil sunmadığını ve taraflar arasındaki ticari ilişkiden hiç bahsetmediğini, müvekkil tarafından davacıya .....tarihinde 15.50 TL/Kg karşılığı 20.800 kg ve .....tarihinde 14.00 TL/Kg karşılığı 19.880 kg elma gönderildiğini İcra dosyası takip borçlularından .....tarafından elmalar teslim alındıktan sonra müvekkiline video gönderildiğini, açıklanan sebepler doğrultusunda, davanın reddi ile haksız ve kötü niyetli olarak açılan işbu dava sebebiyle davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Dava, icra takibinden önce/sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 2.maddesi gereğince dava konusunun miktar ve değerine bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalar ile şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme olmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir.
6102 Sayılı TTK'nın 5/1 maddesi gereğince dava olunan şeyin değeri veya tutarı dikkate alınmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikte çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli mahkeme aksine hüküm bulunmadıkça Asliye Ticaret Mahkemeleridir.
Aynı Kanunun 5/2 maddesi gereğince de özel kanun hükümlerinin açıkca Ticaret Mahkemelerini görevlendirdiği hallerde de değer ve tutara bakılmaksızın dava Asliye Ticaret Mahkemesinde görülür.
6102 Sayılı TTK'nın 4/1 maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır.Bu maddeye göre " her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları" ve "ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri" ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a,b,c,d,e ve f bentlerinde sayılan davalar ticari dava sayılır.
Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava), ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması, ya da aynı maddede 6 bent halinde sayılan ticari davalardan (mutlak ticari dava) olması gerekir.
Taraflardan biri "tacir" değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın" ticari işletme" ile ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Davada, taraflar arasındaki asıl hukuki ilişki alım satım sözleşmesi olup, sözleşmenin konusu ise elma alım satım işine ilişkindir. Taraflar arasındaki alım satım sözleşmesine ilişkin tarafların hak ve yükümlülükleri Türk Borçlar Kanununda düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki asıl ilişki olan alım satım sözleşmesine bağlı olarak tarafların hak ve yükümlülükleri davada tartışma konusu yapılmaktadır.
Alım satım sözleşmesinden kaynaklanan hukuk davaları TTK'nın 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan mutlak ticari davalardan bulunmadığı gibi, bu davaların mutlak ticari dava olduğuna ve Ticaret Mahkemelerinde görüleceğine dair özel yasa hükmü de yoktur.
Davaya konu uyuşmazlıkta yapılacak iş, davalı satıcının ve davacı alıcının sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirip getirmedikleri, buradan varılacak sonuca göre davalı satıcının takip konusu mal satım bedelini davacıdan talep etme hakkı olup olmadığı, davacı tarafından sözleşme bedelinin eksiksiz olarak davalıya ödenip ödenmediğini tespit etmekten ibarettir. Uyuşmazlıkta, davacı ve davalı edimlerinin yerine getirilip getirilmediğine yönelik tahkikat yapılacağına göre uyuşmazlık alım satım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup buna ilişkin hükümler uygulanarak sonuca gidilecektir.
Mahkememizce tarafların esnaf mı yoksa tacir mi olduğunun tespitine yönelik gerekli tahkikat yapılmış olup, davalının uyuşmazlık tarihi döneme ilişkin vergi kayıtları ve ticaret sicil müdürlüğü cevabi yazılarına göre tacir olmadığı tespit edilmiştir.
Tüm yasal düzenlemeler ile somut olay birlikte değerlendirildiğinde; Davanın mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği, Asliye Ticaret Mahkemelerinin uzmanlık gerektiren ticari davalara bakmakla görevli özel nitelikli mahkemeler olduğu, taraflar arasında TTK hükümleri veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir ticari uyuşmazlık bulunmadığı hususları bir arada değerlendirildiğinde; işbu davada görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmakla; görev dava şartı olduğundan, HMK'nın 115/2.maddesi uyarınca Mahkememizin görevsizliğine ve davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin Diyarbakır Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
3-6100 Sayılı HMK'nın 20.maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya bulunulan yer mahkemesine başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
4-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karara karşı , 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
KatipHakim