TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Çatmadan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/05/2024
KARAR TARİHİ: 07/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Çatmadan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....plakalı aracın .....sevk ve idaresinde, davalı .....Depoculuk Anonim Şirketi'ne ait depodan buğday yüklemekte iken buğday silosunun .....plakalı Tırın üzerine devrilmesi sonucunda Tırda maddi hasar meydana geldiğini, kaza dolayısıyla müvekkiline ait tır'da oluşan değer kaybı bedelinin (şimdilik 10,00 TL'nin) kaza tarihinden itibaren (.....) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini, meydana gelen kaza dolayısıyla müvekkiline ait tır'ın tamirde geçirdiği süre sebebiyle araç mahrumiyet bedelinin (şimdilik 10,00 TL'nin) ise kaza tarihinden itibaren (.....) işleyecek yasal faiziyle birlikte sadece davalı .......A.Ş.'nden alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA :
Davalı .....Sigorta Şirketi vekili sunduğu .....tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili olduğu şirketin muamele merkezinin Beykoz-İstanbul olması hasebiyle şirket aleyhine ikame edilecek davalarda İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu bu nedenle öncelikle mahkemenin yetkisine ve görevine itiraz ettiklerini, .....plakalı araç için müvekkili olduğu şirket nezdinde .....-.....vadeli .....no’lu Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi'nin mevcut olduğunu, poliçenin mevcut olması teminatın tamamen ve otomatik ödeneceği anlamına gelmediğini, müvekkili olduğu şirkete yapılan başvuru neticesinde incelemelere başlandığını ve ekspertiz raporu neticesinde belirlenen 350.000,00-TL araç hasarı .....tarihinde davacıya ödendiğini, ilgili ödeme davacının da kabulünde olduğunu, yapılan ödeme ile sigortalının zararı tamamen karşılandığını, bu nedenle iş bu davanın reddinin gerektiğini,
davacının, müvekkili olduğu şirketi temerrüde düşürmeden iş bu davayı açtığını, müvekkili olduğu şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediğini ve bu nedenle hakkında faize hükmedilmesi karar verilmesinin haksız bir durum olacağını, bu nedenlerle iş bu davanın öncelikle işin esasına girilmeksizin dilekçelerinde belirtilen usuli nedenler ile reddine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise davacının taleplerinin teminat dışı olması nedeni ile davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı .....Lisanslı Depoculuk A.Ş. Vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Ticari davalarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dolayısıyla mahkemenin görevli olmadığını, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirket ile davacı arasında husumet bulunmadığını, kazanın oluş şeklini ve iddiaları kabul etmedikleri, müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını, bu nedenle açılan haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
BİLDİRİLEN VE TEMİN EDİLEN DELİLLER :
.....Tarihli Bilirkişi Raporunda; Yapılan dosya incelemesi neticesinde; Dava konusu aracın .....tarihinde yapmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası davaya konu aracın üst kısımlarında hasar oluştuğu, Araçta oluşan hasarın mevcut kaza sonucu oluşacağı kanaati hasıl olmuştur. Araçta oluşan hasarın onarımı için .....tarihli ekspertiz raporu referans alınarak tespit edilen; tutucu, hava giriş ızgarası, orta tavan sacı, tavan destek profili, kaplama sacı, teker aynası, ön kaş sacı, ön cam, iç döşeme, sağ yan rüzgarlık, tavan üst rüzgarlık araka yan duvar ve iş döşeme, tutucu, muhafaza, arka sırt sacı, tavan destek profili, ön cam lastiği, hava filtre hortumu, hava baca lastik takozu, bağlantı ve birleştirme parçalarının değişim/onarım işlemi anlaşılmış ve toplam 24 adet parça için ekspertiz çalışması yapıldığı ve eksper raporda belirtilen yedek parça referans kodları incelendiğinde, Onarımda kullanılan parçaların tamamı orjinal parça olduğu ve onarım giderlerinin yapılan piyasa araştırması sonucu ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu aracın onarılacak durumda olduğu, hasarı onarıldıktan sonra ve .....hasar tarihi dikkate alınarak, emsal bir aracın ikinci el rayiç bedelindeki değer kaybının; aracın markası, modeli, araç tipi, mevcut hasardaki parça değişimi, boya işlemi yapılan kısımları ve mevcut hasardan dolayı oluşacak tramer miktarı ve onarım, işlemleri göz önünde bulundurularak, dava dosyasında bulunan belgeler (eksper raporları, tutanaklar, resimler ve sair evraklar) doğrultusunda ve Yargıtay .....Hukuk Dairesi .....E. .....K. Sayılı ilamında, emsal uygulamaları kapsamındaki, nisbi yöntemine göre ise davaya konu araçta 152.500,00 TL değer kaybının oluştuğu, ve davaya konu araç 17 gün içerisinde onarılabileceği ve benzer nitelikteki bir ikame aracın ortalama günlük kira bedelinin 2.350,00 TL olacağı, (şoför, yakıt ve amortisman değeri düşüldükten sonra) tespit edilmiş ve onarım gören aracın günlük ikame araç bedeli, araç mahrumiyetinin oluştuğu 17 gün dikkate alınarak araç mahrumiyet bedelinin (17x 2.350,00)= 39.950,00 TL olacağı kanaatine varıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacıya ait bulunan .....plakalı ticari nitelikteki kamyonun .....tarihinde dava dışı .....'in sevk ve idaresinde iken yük almak üzere davalı .....Lisanslı Depoculuk Anonim Şirketi'ne ait depoya geldiğinde davalı şirkete ait buğday silosunun .....plakalı aracın üzerine devrilmesi sonucunda araçta oluşan maddi hasar nedeniyle davalı şirket ve aracın kasko sigortası aleyhine açılan değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli taleplerinden oluşan tazminat davası olduğu görülmüştür.
Davacılarca verilen cevap dilekçelerinde ise davalı şirket vekilince davanın görevli Mahkemede açılmadığı, belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağı, olayın meydana gelmesinde kusur durumu ile zarar kalemlerinden aracın yaşı, ve kullanım durumu itibariyle davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığına dair savunma yapıldığı görülmüş; diğer davalı sigorta şirketi ise davanın görevli Mahkemede açılmadığı, yine belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı ile kasko sigorta poliçesinde "değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli" yönünden ayrıca bir kloz bulunmadığından sözkonusu zararlardan sorumlu bulunmadığına dair savunma yapıldığı görülmüştür.
Dava öncelikle Diyarbakır .....Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, Mahkemece davanın ticari dava olduğu gözetilerek .....tarihinde görevsizlik kararı verilmiş, ilgili karar tarafların istinaf etmemesi üzerine .....tarihinde kesinleşerek Mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilince .....tarihli olay neticesinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığında davalı şirket aleyhine şikayet talebinde bulunduğu, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının .....Soruşturma Sayılı dosyasında "...Meydana gelen olayın mala zarar verme suçunun maddi unsuruna vücut verdiği, fakat TCK m. 151'de düzenlenmiş bulunan bu suçun ancak kasten işlenebileceği, olayda şüphelinin kastı değil, taksirinin bulunduğu, mala zarar verme suçunun taksirle işlenemeyeceği, bu nedenle olayda manevi unsurun sübut bulmadığı tüm soruşturma evrakı kapsamından anlaşılmakla, şüphelinin üzerine atılı mala zarar verme suçundan manevi unsur bulunmaması sebebiyle unsurları oluşmayan suçtan kovuşturma imkanı bulunmadığından CMK m. 172/1 hükmü uyarınca kamu adına KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA..." dair kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın bu şekilde kesinleştiği UYAP sisteminden yapılan sorgu neticesinde anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacıya ait aracın SBGM kayıtları dosya arasına alınmış, 1 makine mühendisi 1 iş güvenliği uzmanından oluşan bilirkişi heyetince rapor tanzimi için dosya bilirkişilere tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyetinin sunduğu .....tarihli raporda ise ; iş güvenliği uzmanı bilirkişice aracın buğday yükleme alanında beklediği esnada silonun devrilmesine ilişkin olarak dosyada yeteri kadar güvenlik önlemi alındığına dair davalı tarafça sunulan bir belgenin bulunmadığı gibi yapısal stabilitesi yüksek olan siloların yükleme alanına yakın bulunması halinde buna ilişkin yüksek güvenlik önlemi bulunması gerektiği (örneğin bariyer, mesafe, sabitleme sistemi gibi) bu sebeple de yükleme alanında silo güvenliğinin yeterince alınmadığının sabit olduğu belirtilmiş; makine mühendisi bilirkişice ise değer kaybının nisbe metod yöntemine uygun şekilde ve aracın geçmiş kaza/hasar durumu da değerlendirilerek değre kaybının oluştuğu, araç mahrumiyet bedelinin hesabında ise Yargıtay ...... HD tarih .....ve .....Esas ve .....Karar Sayılı kararı uyarınca aracın makul onarım süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelin aracın kullanılmadığı dönemin bakım ve amontisman giderlerinin düşümü suretiyle belirlendiği buna göre 152.500,00 TL değer kaybı ile 39.950,00 TL araç mahrumiyet bedeli hesap edildiği tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davacıya ait bulunan ticari aracın buğday yükü yüklendiği esnada üzerine buğday silosunun devrilmesi sonucu oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin silo sahibi şirket ve kasko sigortası( yalnız değer kaybı talebi) aleyhine açılan tazminat davası olduğu görülmüştür.
Davalı .....Lisanslı Depoculuk Anonim şirketinin sorumluluğunun temeli Türk Borçlar Kanunu m.69 ve devamına dayanmaktadır.Buna göre bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. (TBK m.69)
Yapı malikinin sorumluluğu, bir bina ya da diğer bir inşa eserinin bizatihi kendisinden kaynaklanan bir nedenle oluşan zarardan sorumluluğu kapsamakta olup, niteliği itibariyle kusursuz sorumluluk türlerinden "olağan sebep sorumluluğu"dur. Burada malike kurtuluş kanıtı sunma olanağı tanınmamıştır. Malik ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru gibi) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir.
Aracın üzerine silo devrildiğine dair görüntülerin yer aldığı fotoğraflar ile birlikte davalı kasko sigorta şirketine başvuru yapıldığı, sigorta şirketince ise hasar bedeline ilişkin ödeme yapıldığı sabittir. Mahkememizce de davalıların sorumluluğu ve talebe konu zararın hesabı amacıyla dosya iş güvenliği uzmanı ile makine mühendisi bilirkişilerden oluşan heyete tevdi edilmiş, iş güvenliği uzmanınca hazırlanan raporda aracın buğday yükleme alanında beklediği esnada silonun devrilmesine ilişkin olarak dosyada yeteri kadar güvenlik önlemi alındığına dair davalı tarafça sunulan bir belgenin bulunmadığı gibi yapısal stabilitesi yüksek olan siloların yükleme alanına yakın bulunması halinde buna ilişkin yüksek güvenlik önlemi bulunması gerektiği (örneğin bariyer, mesafe, sabitleme sistemi gibi) bu sebeple de yükleme alanında silo güvenliğinin yeterince alınmadığı ve davalı şirketin de bu sebeple sorumluluğunun belirtildiği görülmüş gerçekten de sorumluluğunun bulunmadığına dair savunmaya ek olarak bu önlemlerin alındığına dair ispat vesikalarının dosyaya sunulmadığı anlaşılmış; makine mühendisi bilirkişice ise değer kaybının nisbi metod yöntemine uygun şekilde ve aracın geçmiş kaza/hasar durumu da değerlendirilerek değer kaybının oluştuğu, araç mahrumiyet bedelinin hesabında ise Yargıtay .....HD .....tarih .....Esas ve .....Karar Sayılı kararı uyarınca aracın makul onarım süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelin aracın kullanılmadığı dönemin bakım ve amortisman giderlerinin düşümü suretiyle belirlendiği buna göre 152.500,00 TL değer kaybı ile 39.950,00 TL araç mahrumiyet bedeli hesap edildiği anlaşılmıştır. Bilirkişilerce hüküm kurmaya elverişli rapor hazırlandığı görülmekle davacının davasını rapor doğrultusunda ıslah ettiği görülse de davalı şirketin değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinden tam sorumlu olduğu tespit edilmiş; kasko şirketi yönünden ise red kararı vermek gerekmiştir. Zira Kasko sigorta poliçesinin ilgili maddelerine bakıldığında poliçenin 4. Sayfasında sorumluluk kapsamı detaylıca açıklanmış, 12. Sayfanın " poliçe kapsamı" başlıklı kısmında ise "işbu poliçe ile sigortalıya sağlanan sigorta teminatı , poliçede ve ürün kitapçığı/genel şart/özel şart/klozlarında teminata dahil olduğu belirtilmiş olan hususlarla sınırlıdır.Teminata dahil olduğu açıkça öngörülmüş bulunan hallerin dışındaki hiçbir hal, teminat dışında kalan haller arasında ayrıca sayılmış olmasa dahi, kesinlikle sigorta koruması altında değildir." şeklinde belirleme yapıldığı, araçta mevcut hasar için zaten hasar bedeli olarak ödeme yapıldığı, davacı tarafça bunun dışında değer kaybı bedeli talep edildiği, poliçede yalnız buna ilişkin olarak pert araç klozu bulunduğu, aracın ise pert olmayıp tamirinin mümkün bulunduğu ve onarımın yeterli olduğunun bilirkişice tespit edildiği bu hali ile davalı kasko sigorta şirketinin değer kaybı talebi yönünden sorumlu bulunmadığı anlaşılmış olup aşağıda buna ilişkin içtihat metinleri eklenmiştir.
Yargıtay .....Hukuk Dairesi'nin .....tarih .....Esas .....Karar sayılı kararı uyarınca"... Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan trafik kazasından kaynaklanan hasar ve değer kaybı istemine ilişkindir.Davalı sigorta şirketi, davacıya ait aracın kasko sigortacısı olup Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları A.1.maddesinde belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır. Davacı vekili değer kaybı zararının davalıdan da tahsilini istemiştir. Davacının bu tazminat talebi, Kasko Sigortası Genel Şartları ve poliçe özel şartları uyarınca kasko sigortası teminat kapsamında bulunmamaktadır. Değer kaybı konusunda kasko sigorta poliçesine prim ödenerek ayrıca ve ek teminat vermedikçe, meydana gelen kaza sebebi ile meydana gelen değer kaybı talebi teminat dışıdır. Buna göre, riziko sonucunda araçta oluşan doğrudan zararı karşılamakla sorumlu davalı kasko sigortacısı değer kaybı talebinden sorumlu olmayıp yazılı şekilde davalının sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir..." şeklinda Kasko sigorta şirketinin sorumluluk kapsamına açıklık getirildiği görülmüştür.
Ankara BAM .....HD .....tarih ve .....Esas ve .....Karar Sayılı kararı uyarınca da "... Dava konusu kaza nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasarın davalı tarafça aracın onarımı yaptırılmak sureti ile onarım bedelinin ödendiği görülmüştür. Davacı yan onarım bedeli dışında sigortalı aracın kaza tarihinden önceki değeri ile kazadan sonraki değeri arasındaki fark nedeniyle değer kaybı tazminatı talep etmiş ise de, dava konusu kasko poliçesinde onarım nedeniyle ortaya çıkan değer kaybına ilişkin güvenceye yer verilmediğinden davacı yanın uğradığı değer kaybına davalı şirketten talep edebilmesi mümkün olmamasına göre ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır..." şeklinde Kasko sigorta şirketinin değer kaybından sorumlu olmayacağına dair bozma ilamı alındığı, ilgili ilamın da Yargıtay .....HD .....tarih ve .....Esas ve .....Karar Sayılı ilamı uyarınca onandığı anlaşılmıştır.
O halde davalı silo şirketinin sorumluluğunun yapı malikinin sorumluluğu kapsamında sabit olması, diğer kasko sigorta şirketi yönünden ise yukarıda açıklanan nedenler ile sorumluluğunun bulunmaması gözönüne alınarak davanın da zararın tespitinin yargılama ile anlaşılabilecek olması ve bu sebeple belirsiz alacak şeklinde açılması sonucu sunulan ıslah dilekçesinin bedel artırım dilekçesi olarak kabulü ile davalı .....Lisanslı Depoculuk Anonim Şirketi yönünden davanın kabulü; sigorta şirketi yönünden ise davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İlaveten aracın ticari araç olması her iki şirketin ticaret şirketi olması dikkate alınarak ticari avans faizine hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın davalı araç işleteni şirket yönünden KABULÜ ile;
152.500,00 TL değer kaybı ile 39.950,00 TL araç mahrumiyet bedeli zararı toplamı olan 192.450,00 TL zarardan kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davanın davalı kasko sigortacısı yönünden ise REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.146,25.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL harç ve sonradan yatırılan 3.286,57-TL ıslah harcının ile eksik kalan 9.432,08 TL karar ve ilam harcının, .....Lisanslı Depoculuk Anonim Şirketinden tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 3.800,00 TL ücretinin tamamının davalı .....Lisanslı Depoculuk Anonim Şirketinden tahsili ile Hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60.-TL başvurma harcı, 427,60.-TL peşin harç ve 3.286,57 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 4.141,77.-TL harcın .....Depoculuk Anonim Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından 449,00 TL tebligat ve posta masrafı ve 8.500,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 8.949,00 TL yargılama giderinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 8.948,10 TL'lik kısmının davalı .....Lisanslı Depoculuk Anonim Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Yargılama sırasında davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.792,00 TL vekâlet ücretinin, .....Depoculuk Anonim Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davalı Sigorta Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi uyarınca reddedilen miktar( 152.500,00 TL) üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalı sigorta şirketine verilmesine,
10-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı .....vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
KatipHakim