TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 12/02/2024
KARAR TARİHİ : 30/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, ...tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan ve dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı aracın müvekkiline ait ...plaka sayılı araca arkadan çarpması sonucu müvekkiline ait 37.366,14 TL hasar meydana geldiğini ve hasara bağlı değer kaybı oluştuğunu, ayrıca aracın serviste kaldığı süre boyunca müvekkili tarafından ikame araç kiralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, zararın giderilmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlası saklı şimdilik 100,00 TL değer kaybı ile 50,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, ...tarihli dilekçe ile, değer kaybı yönünden talep sonucunu 26.644,16 TL'na, ikame araç bedeli yönünden ise 17.500,00 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, kazaya karışan ...plakalı aracın müvekkil şirket tarafından ...numaralı trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tarihi itibariyle poliçe limitinin 120.000,00 TL olduğunu, ihbar sonrası müvekkili şirketin araçtaki hasara ilişkin alınan eksper raporuna göre tespit edilen 37.365,44 TL'nı ...tarihinde davacı asil hesabına hasar bedeli olarak ödediğini, araç mahrumiyet taleplerinin poliçe kapsamında olmadığını, kusur durumunun tespiti yönünden Adli Tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini, müvekkili şirketin ödeme ile tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının başkaca hak ve alacağı kalmadığını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, ...ve ...plaka sayılı araçların trafik tescil bilgileri ile ...plaka sayılı aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği ve ikame araç bedelinin tespiti yönünden makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, tarfik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketine yöneltilmiş değer kaybı ve ikame araç bedeli istemine ilişkindir.
...tarihinde davacıya ait ...plaka sayılı araç ile ...plaka sayılı araç arasında davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, ...plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin 120.000,00 TL olarak belirlendiği, dava açılmadan önce davacı tarafından yapılan başvuruya istinaden davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davacıya ait araçta meydana gelen hasar nedeniyle değer kaybı oluşup oluşmadığı, davacının aracın tamirde kaldığı süre boyunca ikame araç bedeli talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiş olup, davalı sürücü de kusura nedeniyle meydana gelen zararları karşılamakla yükümlüdür.
Kaza tespit tutanağı ve kaza yeri krokisi ile kazaya karışan araçların sürücü beyanlarından; ...tarihinde saat ...civarlarında ...plaka sayılı aracın Diyarbakır ili, Kayapınar ilçesi, Urfa Bulvarında Kadın Doğum Hastanesi istikametine doğru sağ şeritte seyir halinde iken sol şeride geçiş yaptıktan sonra yavaşladığı esnada aynı istikamette sol şeritte seyir halinde olan davacıya ait aracın yavaşladığı, bu esnada yine aynı istikamette davacıya ait aracın arkası sıra seyir halinde olan ...sevk ve idaresindeki davalı sigortalı aracın ise yeterli takip mesafesini korumaması ve etkili fren tedbiri uygulamaması nedeniyle davacıya ait araca arkadan çarpması sonucu davaya konu kazanın meydana geldiği anlaşılmakla, kusura ilişkin bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş ve sigortalı araç sürücüsü ...kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında 26.644,16 TL değer kaybı oluştuğu, yine bilirkişi raporunda davacıya ait aracın makul onarım süresinin 7 gün olduğu ve bu süreçte benzer nitelikte nitelikteki aracın günlük ikame bedelinin 2.500,00 TL olduğu ve toplamda araç mahrumiyet bedelinin 17.500,00 TL olduğu mütalaa edilmiştir. Düzenlenen rapor, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce de benimsenmiş ve davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta 26.644,16 TL değer kaybı meydana geldiği, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığı, ikame araç bedelinin ise 17.500,00 TL olduğu kabul edilmiştir.
Davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapılmadığı sabittir. Davalı sigorta şirketi, sigortalı araç sürücününün kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, sigortalının %100 kusurlu olmasına göre tespit edilen değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumludur. Davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu bakiye miktar 26.644,16 TL kabul edilmiş ve bu miktar üzerinden davacının değer kaybı isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Davacı tarafından değer kaybının ödenmesine ilişkin davadan önce sigorta şirketine başvuru yaptığı dosya kapsamından sabit ise de, davacı tarafından başvurunun hangi tarihte yapıldığı ispatlanamamıştır. Bu halde davalı sigorta şirketinin davanın açılması ile temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Öte yandan davalı sigortalı aracın kullanım amacı hususi olup, davacının yasal faiz talep edebileceği kabul edilmiştir. Bu halde, dava dilekçesinde gösterilen ve tahkikat sonucu arttırılan ve nihai olarak kabul edilen değer kaybı tazminatının tamamına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı aracında meydana gelen değer kaybı, gerçek zarar (doğrudan zarar) kapsamında ise de araç mahrumiyeti zararı dolaylı zararlardan olup, davalı sigorta şirketinin bu zarardan sorumluluğu bulunmadığından, ikame araç bedeline ilişkin davalı sigorta şirketine yöneltilen talebin reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı tarafından değer kaybına ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 26.644,16 TL değer kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafından ikame araç bedeli istemine yönelik açılan davanın REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.820,06 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 751,31 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 641,15 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 751,31 TL ıslah harcının toplamı olan 1.606,51 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından 66,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 2.300,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 2.366,00 TL yargılama giderinin, kabul/red oranı dikkate alınarak. 1.428,04 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 26.644,16 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 2.172,85 TL'lik kısmının davalıdan, 1.427,15 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
9-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı
Katip Hakim