TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA İHBAR OLUNAN:
DAVA: Ticari Satıma Konu Malın İadesi
DAVA TARİHİ: 20/12/2024
KARAR TARİHİ: 21/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından .....tarihinde davalı taraf olan ...... LTD. ŞTİ' nin .....AVM Şubesinden .....Ürün Nolu .....Seri No : .....satın alınmış olup iş bu tablet karşılığında toplam 58.347.00 TL ödeme yapıldığını, müvekkil tarafça söz konusu tablet satın alındıktan yaklaşık olarak 1 hafta sonra dava konusu Tablette kullanım sırasında ekranda donma ve kasılma meydana gelmiş olduğunu iş bu şikayetlerin devam etmesi nedeniyle müvekkil şirket tarafından .....tarihinde söz konusu tabletin satın alındığı .....AVM Şubesine başvuru yapıldığını ve tablette ortaya çıkan şikayetlerin ( Ekranda donma ve kasılma vs ) belirtilmesi üzerine satın alınan .....AVM Şubesi tarafından söz konusu tabletin garanti kapsamında olduğu belirtilerek müvekkili, .....Markanın Diyarbakır ilinde bulunan garanti servisine yönlendirmiş olduğunu, müvekkili tarafça söz konusu şikayetler nedeniyle .....firmasının Diyarbakır ilinde bulunan garanti servisine aynı gün .....tarihinde başvuru yapılması üzerine .....Servisi tarafından tablet üzerinde yapılan inceleme neticesinde müvekkillere tabletin yamuk olduğu belirtilmesi üzerine müvekkil tarafça derhal yine tableti satın almış oldukları davalı firmanın .....AVM Şubesine giderek yetkililere garanti servisi tarafından belirtilen ''Tabletin Yamuk Olduğu '' söylenmesine rağmen davalı firmanın .....AVM Şubesinde bulunan yetkililer tarafından söz konusu tablette yamuk olmadığı, garanti servisinin hatalı inceleme yaptığını belirterek yeniden Garanti Servisine götürülmesinin beyan edilmesi üzerine müvekkil tarafça .....tarihinde tekrardan .....Firmasının Garanti Servisine gidilerek davalı firmanın .....AVM Şubesinde bulunan yetkiler ile aralarında yapılan görüşmenin aktarılması üzerine tabletteki şikayetler belirtilerek ''Beklenmedik Şekilde Yeniden Başlama/Donma-Ekranda Donma - Kasma '' garanti servisine teslim edilmiş olup .....Garanti Servisi tarafından tablet incelemeye alınmış olduğunu, garanti servisi tarafından yapılan inceleme neticesinde söz konusu Tabletin Yamuk olduğu belirtilerek, herhangi bir işlem yapılmaksızın müvekkile iade edilmiş olduğunu, müvekkiline iade edilmesi üzerine müvekkil tarafça söz konusu şikayetler nedeniyle tableti kullanamamasından dolayı iş bu davayı açma zorunluluğunun hasıl olmuş olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik mümkün olması halinde malın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, tabletin iadesi ile müvekkilin ödemiş olduğu 58.347.00 TL bedelin ile ödeme tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile iadesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA :
Cevap dilekçesi cevap dilekçesinde özetle; dava konusu üründe herhangi bir arıza ve ayıp bulunmamakta olduğunu, davacı tarafın tatmin olmaması durumu ise cihazın ayıplı olduğu anlamına gelmeyeceği gibi bu şekilde de nitelendirilemeyeceğini, davacı, uyuşmazlık konusu ürünü ve dava dışı diğer ürünleri Müvekkil Şirket'nin .....AVM Şubesinden satın almış olup hem dava konusu ürün hem de dava dışı ürünler tam ve eksiksiz çalışır halde Davacıya teslim edilmiş olduğunu, Uyuşmazlık konusu cihazda hiçbir hata ve eksiklik bulunmadığını, somut olayda dava konusu ıpad yetkili servise "cihazda donma-ekranda kasma arızası" ile getirilmiş olduğunu, yetkili servis tarafından cihaza yazılım yüklendikten sonra test edilmiş ve hiçbir arızaya rastlanmamış olduğunu, davacı yan da cihazı .....tarihinde teslim almış olup, dava konusu üründe herhangi bir arıza olmadığını, izah etmeye çalıştığımız bu durum ise davacı yanın iddialarının aksine somut belgelerle açık ve sabit olduğunu, şöyle ki; yetkili servis tamir teslim formuna "ast tanıları ve manuel olarak test edildi. belirtilen arızalara rastlanmadı. yazılım güncelleme yapıldı " notunu düşmüş olduğunu, yani işbu ürün açısından garanti yükümlülüğüne aykırı bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkil şirketin, işbu ticari işlerde satıcı konumunda olduğunu, arz ve izah olunduğu üzere, dava konusu ıpad Davacı'ya ayıpsız bir şekilde teslim edilmiş olduğunu, bu noktada davacı'nın talebinin reddi gerektiği kanaatinde olduğunu, Kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının davaya konu edilen ve arızalı olduğu iddia edilen ürünü olan IPAD'in iş bu dilekçemiz ekinde sunduğumuz faturadan da görüleceği bedeli 49.999,00 TL olduğunu, ancak davacı yan ürün bedelinin çok üzerinde olmak üzere 58.347 TL'nin ticari temerrüt faizi ile ödenmesini talep etmiş olduğunu, davacı yanın ürün bedelini aşan söz konusu asıl alacak talebinin ve işleyecek faiz talebinin kabulünün mümkün olmadığını, bir an için davacının davasının kabulü halinde dahi faturada yer alan ürün bedelinin (49.999 TL) ödenmesi gerektiği kanaatinde olduğunu, huzurdaki mesnetsiz ve haksız davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİLDİRİLEN VE TEMİN EDİLEN DELİLLER :
.....tarihli Elektirik Elektronik Mühendisinden Alınan Kök Bilirkişisi Raporunda; Dava konusu tablette tarafımca yapılan incelemede yetkili servis tarafından belirtilen kasada yamukluk bulgusuna ve kullanıcı hatasına rastlanılmadığı; 7.2)her ne kadar inceleme sırasında donma ve kasılma şikayetleri arıza oluşma periyoduna denk gelmemiş olsa dahi cihazın bu şikayetlerden dolayı .....tarihinde yetkili servise giriş yaptığı; ve davalı şirketçe yapılan açıklamada ;görüldüğü üzere; müvekkil şirket her seferinde garanti yükümlülüğüne uygun şekilde ürünü yetkili servise göndermiş, yetkili servis tarafından üründe gerekli onarım gerçekleştirilmiş ve ürün sorunsuz olarak çalışır vaziyette davalı'ya teslim edilmiştir. şeklinde yapılan açıklamanın söz konusu donma şikayetini doğrular nitelikte olduğu; 7.3)dava konusu cihazın şikayetinin cihaz teslim alındıktan 12 (oniki)gün gibi kısa bir süre sonra ortaya çıkması ve müşteri mağduriyeti göz önüne alındığında; tüketicinin korunması hakkındaki kanunun 8 (2) maddesinde belirtilen muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan bir ürün olması nedeniyle ayıplı mal olarak değerlendirilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
.....Tarihli Ek Bilirkişisi Raporunda; Kök bilirkişi raporunda belirtildiği üzere; dava konusu cihazın şikayetinin cihaz teslim alındıktan 12 (oniki)gün gibi kısa bir süre sonra ortaya çıkması ve müşteri mağduriyeti göz önüne alındığında; Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 8(2) Maddesinde belirtilen muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan bir ürün olması nedeniyle ayıplı mal olarak değerlendirilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Taraflar arasında ticari nitelikte alım-satım ilişkisi olup, satış sözleşmesine konu edilen tabletin ayıplı olduğu iddiasıyla açılan misli ile değişim talebine konu edilen dava olduğu anlaşılmıştır.
Satım sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 207. maddesinde “satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Satım sözleşmesi synallagmatik, başka deyişle tam iki tarafa karşılıklı borçlar yükleyen bir sözleşmedir. Tam iki yanlı sözleşmelerde, her iki yan birbirine karşı birer asli edim ile çeşitli yan ve tali edimler yüklenirler. Eş deyişle bu sözleşmeler nitelikleri gereği yanlardan her birini zorunlu olarak alacaklı ve borçlu kılar. Yanlardan her biri karşı edimi elde etmek için borç altına girer. Satıcının malın teslimi ve mülkiyetinin alıcıya geçirilmesi yükümlülüğü yanında satılanın ayıplardan ari olmasını sağlama yükümlülüğü de bulunmaktadır.
Bilindiği üzere Türk Ticaret Kanunu'nun 23’üncü maddesinde; “Ticari satış ve mal değişimi” düzenlenmiş, tacirler arasında yapılan ticari satışlarda esas itibariyle Türk Borçlar Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtildikten sonra bu tür satışlar hakkında özel bazı hükümlere yer verilmiştir. Bu hükümlerin uygulanabilmesi için somut olayda ticari satışın mevcut olması gerekir. Ticari satış, sözleşmenin her iki tarafının da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan satıştır. Tacirler arası ticari satımlarda satıcının ayıplı ifadan sorumluluğu esas itibariyle Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı madde hükümlerine tâbidir ancak tacirler arasındaki ticari satımlardan kaynaklanan ayıplı ifa hallerinde alıcının muayene ve ihbar külfetlerinin süresi hakkında Türk Ticaret Kanunu 23/1-c madde hükmünde düzenlenmiş olan özel hüküm uygulanacaktır. Satıcının ayıplı ifasına ilişkin diğer konularda ise Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı hükümlerinde düzenlenen genel hükümler uygulama alanı bulacaktır. (Prof. Dr. Ömer Adil ATASOY, Av. Hanife ÖZDİL Hukuk Fakültesi Dergisi Yıl 3 Sayı 1 - Haziran 2017 (1-19) 3)
6098 sayılı TBK’nın ayıba karşı tekeffül hukuki kurumunu düzenleyen 219 ve devamı maddelerine bakmak gerekir. Buna göre “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” düzenlemesi mevcuttur.
6098 sayılı TBK'nın 222. maddesinde; Satıcının, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmayacağı, satıcının, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı düzenlenmiştir.
Ticari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 sayılı TTK'nın 23/1 maddesinde; Maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 223/2. madde hükmü incelendiğinde; Alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
Ayıp durumunda alıcının seçimlik haklarını düzenleyen 227. maddesi incelendiğinde; Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. "Düzenlemesi mevcuttur.
6098 Sayılı TBK'nın 231. maddesinde "satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zaman aşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zaman aşımı süresinden yararlanamaz."
Satıcının alıcıya garanti vermiş olması hali hiçbir surette 6098 sayılı TBK'nın 223. maddesinde yer alan ayıp ihbar sürelerini asla ortadan kaldırmaz. TBK'nın 223. maddede belirtilen ihbar süreleri hak düşürücü süre niteliğindedir. İğfal (ağır kusur) halinde ise zaman aşımından söz edilemeyeceği 6098 sayılı TBK'nın 231/son maddesinde hükme bağlanmıştır. TBK'nın 231/son madde hükmüne dayanılabilmesi için alıcının, satıcının hilesi veya kandırması sebebiyle zamanında dava açmasının önlenmesi gerekir. Başka bir anlatımla malın sonradan ayıplı olduğunun saptanması ve bunun gizli ayıp niteliğinde olduğunun belirlenmesi tek başına iğfal olarak değerlendirilemez.
Öncelikle ayıp ihbarı bakımından Yargıtay yerleşik içtihatlarından da anlaşılacağı üzere aracın ayıp niteliğinde olduğu iddia edilen arızaya ilişkin olarak yetkili servise götürülmesi, hukuki olarak ayıp ihbarı olarak değerlendirilmektedir (Yargıtay 19 Hukuk Dairesi, 11.05.2015 tarih, 2015/5501 Esas, 2015/6929 Karar). Ayıpları bildirmenin içeriğini ve zamanında yapıldığını ispat külfeti, alıcıya düşer.
TBK'nun 223.maddesindeki ihbar süreleri hak düşürücü süre olup, hakim tarafından re'sen gözönünde tutulur.
Diğer yandan 6102 Sayılı TTK.18 maddesinin 3 fıkrasında "tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığı ile taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır" düzenlemesi bulunmaktadır.
Satılan maldaki ayıpların ihbarı herhangi bir şekle tabi tutulmamıştır. Ancak, uyuşmazlık halinde ayıp ihbarının kanıtlanması şekle tabidir. Tacirler arası ticari satımlarda ayıp ihbarının 6102 Sayılı TTK.'nun 18/3 maddede öngörülen şekilde yapıldığı kanıtlanmalıdır. Diğer bir anlatımla bu yön ispat koşuludur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafça davalı satıcı şirketten .....tarihinde .....Ürün Nolu .....GB Seri No : .....Tablet satın alındığı, tablet karşılığında davalı tarafa 58.347,00 TL beden ödendiği, satın aldıktan yaklayık 1 hafta sonra ekranda donma ve kasılma şikayeti ile davacı tarafça .....tarihinde davalı tarafa şikayet başvurusu yapıldığı, tabletin yetkili servise " beklenmedik şekilde yeniden başlama/donma/kasma" şikayeti ile gönderildikten sonra servisçe "servis kasası yamuk, logo kısmanda kılcal çizikler mecut, belirtilen arızalara rastlanmadı" gerekçesiyle iade edildiği ve buna göre arıza iddiası sabit olup dosyada ayıbın niteliği ve ne şekilde giderilebileceğine yönelik uzman makine mühendisi bilirkişice rapor tanzimi uygun görülmüştür. Bilirkişinin .....tarihinde sunduğu raporda tabletin ekrandaki donma sorununun mevcudiyetinin sabit olduğu, buna ilişkin servis tarafından tablet kasasının yamuk olduğu gerekçesiyle tabletin iadesi edilmesinin haksız olduğu, tabletin satın alınmasından yalnız 12 gün sonra çıkan ayıp nedeniyle davalı satıcının sorumlu olduğu belirtilmişse de ayıbın niteliğine ilişkin ayrıntılı rapor tanzimi için yeniden ek rapor alınmasına karar verilmiş, buna göre düzenlenen .....tarihli ek rapor ile ayıbın varlığının her ne kadar yerinde inceleme esnasında anlık olarak görülemese de yetkili servis raporundan sabit olduğu, bu ayıbın kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı ana karttan yani üretimden kaynaklandığı, tabletin görüntüsünde eğrilik olmadığı, gizli ayıplı olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Buna göre ayıplı olduğu bilirkişice tespit edilen tabletin TTK hükümleri uyarınca süresinde usulune uygun olarak ayıp ihbarının yapıldığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde misli ile değişim talebi mevcut olup TBK m.227 maddesi hükümleri uyarınca ayıbın gizli ayıp olması ve yetkili servis hizmetinin usulüne uygun olarak yapılmadığı ve bundan satıcı konumunda olan davalının sorumluluğunun bulunduğu tespiti ile davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesisi uygun bulunmuştur.
Dava nispi bir dava olup tabletin fatura tutarı dava değeri olarak dikkate alınacağı açıktır. (Aynı yönde Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2015/11439 esas - 2016/17302 karar sayılı ilamı) O halde, tabletin fatura değeri üzerinden davacı lehine AAÜT 6. maddesine göre nispi/maktunun altında kalmamak kaydıyla vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş hesaplama bu doğrultuda yapılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davaya konu .....GB Seri No : .....marka ve model tabletin ayıpsız misliyle değiştirilmesine, ayıpsız değişimin mümkün olmaması halinde İİK nın 24 maddesine göre işlem yapılmasına,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.985,68.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL harç ve sonradan yatırılan 566,42.-TL tamamlama harcının mahsubu ile 2.991,66.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-6183 sayılı Kanun gereğince, dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60.-TL başvurma harcı, 427,60.-TL peşin harç ve 566,42.-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.421,62.-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanan 360,00.-TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.200,00.-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 3.560,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
KatipHakim