TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLLERİ:
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/12/2024
KARAR TARİHİ: 18/11/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi tarafından müvekkili adına kayıtlı ancak kendisinin kullanıcısı olmadığı .....Tesisat Numaralı Elektrik Abonesinde harici hat çekilmek suretiyle kaçak elektrik tüketimi yapıldığı iddia edilerek müvekkiline .....tarihinde 264.910,27 TL tutarında kaçak tüketim tutanağı düzenlenmiştir. Düzenlenen iş bu tutanak müvekkil tarafça kabul edilmeyip itiraz edilmesine rağmen davalı kurum tarafından müvekkil aleyhine Diyarbakır İcra Dairesi .....E. Nolu dosyada icra takibi başlatılmış olduğunu, Davalı kurum tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibi neticesinde müvekkilin Menkul, Gayrimenkul ve Banka hesaplarına haciz konulması nedeniyle ve ödeme yapılmaması halinde iş yerinin elektriğinin kesileceği tehdidi nedeniyle müvekkil tarafça .....tarihinde 270.000.00 TL ve 58.645.00 TL olmak üzere toplam 328.645,00 TL ödeme yapılmış olduğunu, Müvekkil tarafça iş bu icra takibine konu kaçak kullanım yapılmadığından davalı kurum tarafından müvekkili aleyhine düzenlenen kaçak kullanım tutanağına ilişkin icra tehdidi altında .....tarihinde yapılan 328.645,00 TL ödeme ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesini talep ettiğini, davalı kurum tarafından iş bu haksız ve hukuka aykırı faturanın düzenlendiği .....tarihinde davalı kuruma bağlı ekipler tarafından kollukla birlikte saha incelemesi yapılırken müvekkiline ait işyerinde de yapılan incelemeler neticesinde müvekkile verilen bilgide herhangi bir kaçak işleminin bulunmadığını belirtilerek işyerinden ayrıldıktan sonra yaklaşık olarak iki hafta sonra ( .....tarihinde ) davalı kurum tarafından müvekkilinin aranılarak kullanmış olduğu .....Nolu Tesisat Abonesine 264.910,27 TL tutarında kaçak tüketim faturası tanzim edildiği belirtilerek 5 iş günü içerisinde ödeme yapılması talep edilmiş olup bu durum üzerine müvekkil büyük bir şaşkınlık içerisinde derhal davalı kuruma giderek davalı kurum tarafından adına tahakkuk ettirilen kaçak işlem hakkında bilgi almış ve akabinde iş yerinde herhangi bir kaçak işlem bulunmadığını belirterek davalı kurum tarafından aleyhine düzenlenen kaçak işlemine ve iş bu işleme bağlı 264.910,27 TL tutarındaki faturanın haksız olduğu belirtilerek iptal edilmesi için itiraz etmiş olduğunu, söz konusu abonenin bulunduğu iş yerini uzun yıllardan beridir kasap olarak işletmekte olup ekte sunmuş oldukları endeks dokümanlarına bakıldığında müvekkilin işletmiş olduğu bu iş yerinde aylık tüketmiş olduğu elektriğe ilişkin her ay düzenli olarak yüksek faturalar ödemekte olup taktir edersiniz ki kaçak kullanım yapılan bir iş yerinde yüksek fatura ödenmesi akla ve mantığa aykırı olduğunu, açıklanan husular neticesinde davalı kurum tarafından düzenlenen kaçak tüketim tutanağı usul ve yasaya aykırı olup mahkemeniz tarafından yapılacak olan keşif sırasında ve bilirkişi incelemesi neticesinde söz konusu kullanımın kaçak kullanım olmadığı tespit edileceğinden iş bu kaçak kullanımdan müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile müvekkil aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak başlatılan Diyarbakır İcra Dairesi ....E. Nolu İcra dosyasına müvekkil tarafça borçlu olmamasına rağmen davalı kurumun icra tehdidi ve enerjinin kesileceği tehdidi altında .....tarihinde yapılan 328,645.00 TL nin borçlu olmaması nedeniyle yapılan ödeme ile ödeme yapılan tarihten itibaren işleyecek olan ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahlisine ilişkin istirdat taleplerinin kabulünü ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının/kötü niyet tazminatının müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA :
Davalı kurum vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkil kurum aleyhine ikame edilen dava da haksız olup; dava hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, şöyle ki; yapılan incelemelerde davacının kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilmiş olup tutanak altına alınmış olduğunu, Dava hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi sayaca müdahale olmadığı yönündeki iddialar da gerçeği yansıtmamakta olduğunu, hal böyle iken kaçak elektrik tüketimi nedeniyle kendisine tahakkuk ettirilen kaçak tahakkuku ile ek tahakkuk bedelleri yönünden davacı tarafından dava açılmış olması davacının kötü niyetli olduğunun ispatı olduğunu, müvekkil şirket personelleri tarafından davacıya ait aboneye ilişkin tutulan Kaçak tutanakları EPDK yönetmeliğinin belirlediği usule uygun eksiksiz ve okunaklı olarak düzenlenmiş olduğunu, bu sebeple davacının kaçak tutanağına ilişkin iddia ve itirazları yersiz, hukuki dayanaktan yoksun olup sunulan belgeler neticesinde davanın reddi gerektiğini, Faturalarına yansıtılan, Kaçak Tahakkuku ve Kaçak Ek Tahakkuku olmak üzere toplam tahakkuk faturalarına kaçak kullanımı sebebi ile yansıtılmış olduğunu, esasa ilişkin cevaplarımızı, karşı delil sunma hakkımızı bu aşamada saklı tutmak kaydıyla, davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
BİLDİRİLEN VE TEMİN EDİLEN DELİLLER :
.....Tarihli Elektrik Elektronik Mühendisinden alınan bilirkişi raporunda; Dava dosyası tarafımca incelenerek yukarıda değerlendirme kısmında kaçak tutanağına ve tahakkuk işleminine Mahkeme Başkanlığınca tarafımdan istenen durumlara ilişkin tespitler yapılmış ve değerlendirilerek verilmiştir. Sonuç olarak; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 43. Maddesinin 5-7 bendi gereğince doğru bulu bilgi ve belge ile tespitinin yapılmadığı, buna ek olarak .....tesisat nu.lı sayaca ait TESİSAT ENDEKS DÖKÜMÜ üzerinden .....tarihinden bir yıl önce ve sonra olmak üzere enerji sarfiyat analizi yapıldığında stabil bir tüketim olması kaçak enerji kullanımı olmadığı yapılan kaçak tahakkuk işleminin uygun olmadığı kanaatine varıldığını belirtmiştir.
.....Tarihli Elektrik Elektronik Mühendisinden alınan ek bilirkişi raporunda; Her ne kadar dava dosyası tarafıma ek rapor olarak gönderilmiş ise de bilirkişi raporum hazırlanırken dosya içerisinde mevcut bir CD'nin olduğu ve iş bu görüntüler üzerine dava dosyası incelenerek bilirkişi KÖK raporum düzenlenmiştir. Davalı vekilince de dava dosyasına sunulan görüntüler ile aynı olduğu tekrardan tespit edilmiş olup bir önceki bilirkişi KÖK raporumda yer alan değerlendirme kısmının aynı kalacak şekilde kanaat hasıl olmuştur. Davacı vekilinin hesaplama hatası olduğu yönündeki işlemde hesaplama işlemi yapmadığım bir önceki raporda da görülmektedir. Yapılan değerlendirme ve kanaat Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre değerlendirilmiştir. Bu nedenle bir önceki bilirkişi KÖK raporumda olduğu gibi Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 43. Maddesinin 5-7 bendi gereğince doğru bulu bilgi ve belge ile tespitinin yapılmadığı, buna ek olarak .....tesisat nu.lı sayaca ait TESİSAT ENDEKS DÖKÜMÜ üzerinden .....tarihinden bir yıl önce ve sonra olmak üzere enerji sarfiyat analizi yapıldığında stabil bir tüketim olması kaçak enerji kullanımı olmadığı yapılan kaçak tahakkuk işleminin uygun olmadığı kanaati varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacının .....tesisat numaralı ticarethane aboneliğine ilişkin Diyarbakır İcra Dairesinin .....Esas Sayılı icra dosyasına konu edilen .....tarihinde düzenlenen 264.910,27 TL lik kaçak elektrik tutanağı nedeniyle .....tarihinde ödenmek zorunda kalınan 328.645,00 TL den dolayı borçlu bulunulmadan yapılan ödeme olması nedeniyle ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline yönelik olduğu anlaşılmıştır.
Buna göre dava, İİK'nın 72/7.maddesi uyarınca icra baskısı altında ödenen paranın iadesi talebiyle açılan istirdat istemine ilişkindir.
Menfi tespit davası, maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).
Kendisine karşı ilamsız icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz etmemiş veya itiraz etmiş olup da, itirazının icra mahkemesince kaldırılmış olması sonucu kesinleşen icra takibi ile; menfi tespit davası da açmaması nedeniyle, gerçekte borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kalırsa, ödemiş olduğu paranın kendisine geri verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (2004 sayılı İİK m. 72/5). Öte yandan, borçlunun menfi tespit davası açmış olması halinde, bu dava sırasında ihtiyati tedbir kararı verilmemesi nedeniyle borç alacaklıya ödenmiş olursa, artık menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (2004 sayılı İİK m. 72/5). İstirdat davası, İcra ve İflas Kanununda düzenlenmiş olmasına rağmen, uyuşmazlığı maddi hukuk bakımından sona erdirme amacına yönelik bir davadır. İstirdat davası, normal bir eda davası olup, bununla icra takibi sırasında sebepsiz olarak ödendiği iddia edilen paranın geri verilmesi istenir.
İstirdat davasının biri takip hukukuna, diğeri maddi hukuka ilişkin olmak üzere iki şartı vardır. İstirdat davası açılması için ilk şart, geri verilmesi istenen paranın icra takibi sırasında ödenmiş olmasıdır. Borçlunun, ödeme emrine itiraz etmemesi veya itiraz etmiş olmasına karşın itirazının kesin kaldırılması nedeniyle, kesinleşmiş olan icra takibi dolayısıyla, bu parayı gerek nakden, gerek mallarının haczedilip satılması suretiyle cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olması gerekir.
İstirdat davasının açılmasının ikinci şartı ise, maddi hukuk bakımından, aslında borçlu olmadığı bir parayı cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olmasıdır (2004 sayılı İİK m. 72/7). İstirdat davasının, borç olmayan paranın tamamen ödendiği tarihten itibaren 1 (bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekir (2004 sayılı İİK m. 72/7). Dolayısıyla, borçlunun bu parayı doğrudan doğruya alacaklıya veya icra dairesine ödediği veya borçlunun haczedilen mallarının satılıp, bedelinin icra dairesine ödendiği tarihte, 1 yıllık istirdat davası açma süresi başlar. Paranın icra dairesince alacaklıya ödendiği an, 1 yıllık istirdat davası açma süresinin başlaması bakımından önemli değildir. Borcun ödenmesi takside bağlanmışsa, 1 yıllık dava açma süresi son taksidin ödendiği tarihten itibaren işlemeye başlar (Bkz. Yargıtay Hukuk Genel
Buna göre görev yönünden davacının bilanço usulüne göre defter tuttuğu gözetilerek Mahkememizin görevli olduğu ve davanın da ödeme tarihi olan .....tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespiti ile yargılamaya geçilmiştir.
Davacı borçlu olmadığını iddia ederken davalı vekili ise cevap dilekçesinde husumet, derdeslik, zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev ve yetki itirazlarının bulunduğunu, davacının kısmi alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacının harici hat çekmek suretiyle kaçak enerji kullandığının tespit edildiğini, hal böyle iken kaçak elektrik tüketimi nedeniyle kendisine tahakkuk ettirilen kaçak tahakkuku yönünden davacı tarafından dava açılmış olmasının davacının kötü niyetli olduğunun ispatı olduğunu beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuş ve müvekkili lehine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, kaçak elektrik kullanımı iddiasına dayalı ilgili kayıt ve belgeler davalı şirketten ve davacıya ait elektrik aboneliğine ilişkin kayıtlar dava dışı Dicle Elektrik Perakende Satış A.Ş.'den celp edilerek dosya arasına kazandırılmış ve uyuşmazlığın çözümü bakımından elektrik mühendisi bilirkişiden rapor alınmıştır.
Dava konusu kaçak tespit tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından hazırlanan ve 30/05/2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin
Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Tüketimi -Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri başlıklı 42.maddesine göre;
"(1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;
a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,
b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,
c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,
ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.
Kaçak elektrik enerjisi tespit süreci başlıklı 43.maddesine göre;
(1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında doğrudan dağıtım sistemine yapılan müdahalelerde dağıtım sistemine olan bağlantılar ortadan kaldırılır. Kullanım yerinde EK-5’te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir.
(2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sayaca müdahale edildiğine ilişkin şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde aşağıda belirtilen kaçak tespit süreci başlatılır;
a) Sayaç sökülerek yerine uygun bir sayaç takılmak sureti ile mevcut sayaç incelemeye alınır.
b) Sökülen ve takılan sayaçlarla ilgili EK-6’da yer alan sayaç değiştirme tutanağı düzenlenir.
c) İnceleme sonucunda sayaca müdahale edilerek tüketimin doğru tespit edilmesinin engellenmesi suretiyle elektrik enerjisinin eksik veya hatalı ölçülerek veya hiç ölçülmeden tüketildiğinin laboratuvar raporu ile tespiti halinde EK-5’te yer alan kaçak tespit tutanağı düzenlenir.
ç) Laboratuvar raporu, kaçak elektrik tespit tutanağı ve ödeme bildirimi beraber tüketiciye bildirilir ve aynı süre içerisinde kesme bildirimi düzenlenmek suretiyle kullanım yerinin elektriği kesilir.
(3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında kullanım yerinde EK-5’te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir.
(4) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, kaçak tespit süreci sonucunda kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişiler ile ilgili Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur.
(5) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır.
(6) Bu madde kapsamında düzenlenen kaçak elektrik tüketim faturası en geç 3 iş günü içerisinde tüketiciye gönderilir.
(7) Bu madde kapsamında yapılan tespit ve işlemler kullanım yerini de içerecek şekilde fotoğraflanır ve iletişim bilgilerinin bulunması halinde kalıcı veri saklayıcısıyla da tüketiciler bilgilendirilir."
Aynı yönetmeliğin faturalandırma süreci hakkında 44'ncü maddesinde; "42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için;
a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre,
b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir.
(2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın;
a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW’nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak,
b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre, hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir
(3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır.
(4) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapılır."
Yine yönetmelik 45'nci maddesinde; Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre başlığı altında; (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;
a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.
b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez.
c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.
ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.
1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı, 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.
(2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir.
(3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri;
a) Meskenlerde; 5 saat,
b) Tarımsal sulama tüketici grubunda yer alan tüketicilerde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat,
c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat,
ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat olarak kabul edilir.
(4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri % 20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabul edilir.
(5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise, tespit edilen saatler esas alınır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Buna göre yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde dosyaya sunulan .....ve .....tarihli raporlarda; Yapılan inceleme neticesinde EPTH Yönetmeliği gereğince DEDAŞ personelince yapılan kontrollerde abonenin harici bir hat ile enerji aldığı her bir faz üzerinden ölçüm alındığı buna ilişkin ekran görüntülerinin dosya içinde mevcut olduğu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde 44-3 gereği güç tespitinin doğru bir şekilde yapıldığı ancak fatura hesaplama işleminde bu tespit edilen güç kullanılmadığının görüldüğü, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 45 Maddesinin 1-b bendinde denildiği gibi; " 42a nci maddenin birinci fıkrasının (b)bendi çerçevesindeki tespitlerde;kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez..." Burada abonenin kaçak tarihinin geriye doğru net bir tespiti yapılamadığından dolayı geriye doğru dönük ek tahakkuk hesabı yapılmasının uygun olmadığının belirtildiği, abonenin market olarak kullanılması nedeniyle iki vardiyalı olarak kabul edilmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, buna göre de çalışma saatinin EPDK Yönetmeliği m.45/3-c uyarınca 14 saat olarak kabul edilmesi gerektiği, davacının harici hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullandığı sabit olsa da hesaplamada kullanılacak güç tespitine ilişkin olarak yeniden hesaplama yapıldığı buna göre aboneye tahakkuk edilmesi gereken kaçak tahakkuk miktarının 428.165,78 TL şeklinde görüş ve kanaatin sunulduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmekle;
Davalı şirket çalışanları tarafından davacıya ait işyerindeki abonelikte yapılan kontrollerde, abonenin harici bir hat ile enerji aldığı kullanıcı engeli nedeniyle güç tespiti yapılamadığının belirtildiği, buna göre Dedaş tarafından dosyaya sunulan tesisat endeks dökümleri ve kaçağa ilişkin görüntü kayıtları bilirkişice incelenmiş olup kök ve ek raporda da görüntü kayıtlarından kablonun nereye ait olduğu, nereden geldiği, kablonun çektiği güç tespiti, görüntünün ilgili işletmeye ait olup olmadığının tespitinin yapılamadığının belirtildiği, tesisat dökümlerinin incelenmesinden abonenin .....tarihi öncesi ve sonrasında aylık 1000 KWH ve üzeri enerji sarfiyatı yaptığı, aylık enerji tüketiminin stabil olduğunun gözlemlendiği buna göre de tahakkuk edilen kaçağın ilgili Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Bilirkişice yapılan tespitlerde belirtildiği üzere kaçak görüntülerinin davacının işletmesine ilişkin olduğunun bilirkişice tespit edilememesi ve tesisat endeks dökümlerinin kaçak öncesi ve sonrası aynı oranda olduğu birlikte değerlendirilerek kaçak tespitinin EPDK Yönetmeliği m. 43/5-7 hükümleri uyarınca usule uygun olarak yapılmadığı anlaşılmıştır. İlaveten davacı tarafça Diyarbakır İcra Dairesinin .....Esas Sayılı icra dosyasına konu borcun ödendiğine ilişkin tahsil harcının .....tarihli olması ve davalı vekilince borcun tahsilatına ilişkin olarak sunulan .....tarihli dilekçe ekinde borcun 328,645.00 TL olduğunun tespiti uyarınca davacı tarafça rapor doğrultusunda davanın ıslah edildiği görülmekle açıklanan nedenler ile davanın kabulü gerekmiştir.
Davacı tarafça kötüniyet tazminatının da talep edildiği görülmekle İKK m. 72/5 uyarınca davalının takip açmakta kötüniyetli olduğu tespit edilemediğinden bu yöndeki talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜNE, 328,645.00 TL nin .....ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin ise reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 22.449,73.-TL harcın, sonradan yatırılan 5.700,00.-TL ıslah harcının ile düşümü ile 16.749,73.-TL harcının, davacıya iadesine,
4-6183 sayılı Kanun gereğince, dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına,
5-Davacı tarafından yatırılan 615,40.-TL başvurma harcı ve 5.700,00.-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 6.315,40-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanan 3.200,00.-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 3.200-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Yargılama sırasında davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 52.583,20 TL vekâlet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben Mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı
KatipHakim