TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ : 19/01/2024
KARAR TARİHİ : 07/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; T.C. ... Bankası müşterisi ... tarafından keşide edilen ... numaralı ... TL bedelli ... tarihli çek ciro silsilesiyle ... T.C. Kimlik numaralı ... ' na daha sonradan müvekkil... ' ya devredildiğini, müvekkil...'nun bahse konu çeki ... ülkesinde müvekkilin bilgisi dışında ve rızası hilafında kaybolduğunu, bu hususa ilişkin Ünye Cumhuriyet Başsavcılığı ' na ... soruşturma sayılı dosyası ile şikayette bulunduğunu, dosyanın Dicle Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilip ... soruşturma sayılı dosyası ile derdest durumda olduğunu, müvekkil...'nun Ünye ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosyası ile ödeme yasağı talepli zayi nedeniyle çek iptal davasını açtığını, dosyanın da derdest durumda olduğunu, dosya üzerinden yapılan yargılama esnasında bahse konu çek hakkında mahkeme tarafından ödeme yasağı kararının verildiğini ve bu kararın bankaya bildirildiğini, ilgili mahkeme tarafından Türkiye Odalar Ve Borsalar Birliği (Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü) 'nde kayıp çek hakkında yasal hamili davacı olduğu sırada kaybedildiğinden çeklerin iptali istendiğinden bahisle anılan çekleri bulan veya üzerinde bir hak iddia eden olduğu takdirde ilk ilan tarihinden itibaren 3 aylık süre içerisinde mahkemeye başvurması aksi halde çekin iptal olacağı hususunun bildirildiğini, ilan verilmeye başlandığını ancak çekin ödeme günü olan ... tarihinde davalı tarafından T.C. ... Bankası ... Şubesine ibraz edildiğini, Ünye ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı dosyasına kapsamında ödeme yasağı bulunduğundan bahisle herhangi bir işlem yapılamadığını, dava konusu çekin davalı uhdesinde haksız ve kötü niyetli olduğunu, ciro silsilesine bakıldığında davalı ile diğer taraflar ve müvekkil arasında herhangi bir suretle ticari ilişkisinin bulunmadığını, birbirlerini tanımadıklarını, söz konusu çekin davalı uhdesine ne şekilde geçtiğinin belli olmadığını, çekin müvekkilin rızası hilafına elinden çıkması ve çeki elinde bulunduran şahısların haklı hamil olmamasından bahisle çeklerin iptaline karar verilmesini ve müvekkile iadesi talep zorunluluğunun hasıl olduğunu, Ünye .. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası tarafından ... tarih ve 2 numaralı duruşma zaptı ara kararında davalıya karşı istirdat davası açılması üzere süre verildiğini, bu nedenle iş bu davayı açma zorunluluklarının hasıl olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle ve duruşmalar sırasında re’sen nazara alınacak sair nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile dava konusu edilen ... Bankası ... Şubesine ait, ... çek seri numaralı, ... keşide tarihli ve ... TL bedelli çekin davalı’dan istirdadına ve müvekkile iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekil eden talep ve dava ettikleri anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkilinİN eline dava konusu çek haksız bir şekilde geçmediğini, davalı müvekkilinin de diğer cirantalar gibi yasal yollardan bu çeke sahip olmuştur. Davalı müvekkil beyanda bulunurken eksik ve yanlış beyanlarda bulunarak davalı müvekkil aleyhine durumlar ortaya çıkarmakta olduğunu, davalı müvekkili inşaat işleri ile uğraşan bir kişi olduğunu, inşaat işleri nedeniyle bu çek eline geçmiş olduğunu, daha önce mesleği gereği olan dış cephe malzemeleri satım-alımı nedeniyle bu çeki ciranta ...' ndan aldığını, bu çekin davalı müvekkiline geçişi ticari bir iş niteliğinde olup davacı tarafın yasal olmayan yollardan müvekkile geçtiği hususundaki beyanları doğru olmayıp kabul etmelerinin mümkün olmayacağını, şahsi defilerin iyi niyetli meşru hamile karşı ileri sürülemeyeceği amir hükmü gereği iyiniyetli 3. Kişi olan müvekkili aleyhine açılan davanın yasaya ve usule aykırılık bulunmaması nedeniyle davalı müvekkil lehine davanın reddini, yargılama gider ve masraflarının davacı tarafa yükletilmesine hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER;
1-Çek Bilgileri; Çekin ... Bankası ... Şubesine ait, ... seri numaralı, ... keşide tarihli, ... TL bedelli çek olduğu anlaşılmıştır.
2-Dicle Cumhuriyet Başsavcılığının .. soruşturma sayılı dosyası ; Kaybolmuş veya Hata Sonucu Ele Geçmiş Eşya üzerinde Tasarruf suçundan soruşturma açıldığı tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, müştekinin iddiasına konu kayıp çekin Dicle ilçesinde tahsil edilmeye çalışıldığına dair somut bir delil bulunmadığı, müştekinin cüzdanını ilçemizde kaybetmediği, bu aşamada fail tespitinin yapılamadığı, CMK'nın 13. maddesi 3. fıkrasındaki suçun işlendiği yer belli değilse, ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesinin yetkili olduğuna dair özel yetki düzenlemesi uyarınca soruşturmayı yürütmeye ilk usul işleminin yapıldığı Ünye Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yetkili olduğu anlaşıldığından, evrakın gereğinin taktir ve ifası için Ünye Cumhuriyet Başsavcılığı'na Gönderilmesine karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
3-... Bankasının cevabi yazısı; ... keşide tarihli ... seri numaralı ...TL bedelli çek Şubemiz müşterilerinden ... (TCKN: ...) ya aittir. TC Ünye ... Asliye Hukuk Mahkemesi nin ... tarihinde ... karar no ile ilgili çeke ödeme yasağı koyulmuş olup çekin Şubeye ibraz edilmediğinden devredilen kişi bilgisine sahip olunmamakla birlikte aslı tarafımıza gönderilemediğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
4-Ünye ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası; ... tarihinde çek iptali davası açıldığı, mahkemece ... Bankası ... Şubesine ait, ... seri numaralı, ... keşide tarihli, ... TL bedelli çeke ödeme yasağı konulduğu, davacıya Ünye ... Bankası Şubesi'ne ait ... numaralı keşidecisi ... olan ... TL lik keşide tarihi ... olan çek yönünden çek hamili olduğunu, ...'a karşı istirdat davası açmak üzere bir sonraki celseye kadar süre verildiği anlaşılmıştır.
GEREKÇE;
Dava, İstirdat davasıdır.
6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü haiz olup anılan kanunî hüküm bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddî hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır (Kendigelen, Abuzer: Çek Hukuku, İstanbul 2019, s. 237-238).
İstirdat davası olarak nitelenen bu dava, özü itibariyle menkullerin iadesini sağlamak için açılan menkul davası niteliğindedir. Medenî hukukta bu dava gasp, çalınma veya zayi hâllerinde sadece kötü niyetli değil, iyi niyetli hamile karşı da açılmakta ise de, kambiyo senetleri yönünden bir sınırlama getirilmiş ve aynî haklardaki genel prensipten ayrılmak suretiyle, söz konusu davanın yalnızca kötü niyetli veya senedi iktisabında ağır kusuru bulunan kimselere karşı açılabileceği esası benimsenmiştir. Bu tür davalarda, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir (Öztan, Fırat: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 2000, s. 294). Bu kapsamda yukarıda anılan kanunî düzenleme, emre yazılı çeklerle ilgili olarak, hâmile yazılı senetlere ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 990. maddesine paralel bir koruma sağlamakta olup bahse konu maddeye göre, “Zilyet, iradesi dışında elinden çıkmış olsa bile, para ve hamile yazılı senetleri iyiniyetle edinmiş olan kimseye karşı taşınır davası açamaz.” Ancak hâmilin çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusuru bulunduğu takdirde iade davası açılabilecektir.
7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir.
Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK m. 5/A(1) hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.
tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un m. 31 hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hâli "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olup, eldeki davanın ... tarihinde açılmış olması nedeniyle olayda uygulanması gereken hüküm budur.
Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan değerlendirmede; 7445 sayılı Kanun'un m. 31 hükmü ile 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünde yapılan değişiklik ile uygulamada ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi amacıyla maddeye açıklık getirildiği, davanın 6102 sayılı TTK m. 792 hükmü uyarınca çek istirdadı talebine ilişkin olduğu ve 6102 sayılı TTK m. 4(1)-a kapsamında mutlak ticarî dava olduğu ve konusunun da bir miktar para olduğu, kanunda istisna belirtilmeden istirdat davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edildiği, bir miktar paranın tahsilini amaçlayan istirdat davaları gibi, somut olayda parasal değeri olan bir şeyin aynen iadesi talebini içeren istirdat davalarının da ... tarihinden itibaren dava şartı (zorunlu) arabuluculuk kapsamında olduğu, dava konusu çekin de üzerinde yazılı meblağ kadar parasal değer içerdiği ve çek istirdadı davasının aynı zamanda konusunun bir miktar para olduğu anlaşıldığından, eldeki davanın dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğu anlaşılmaktadır (Aynı yönde karar için bakınız: Diyarbakır BAM 6. HD'nin 18/01/2024 tarih ve 2024/113 E., 2024/298 K. sayılı kararı).
7155 Sayılı Kanunun 20.maddesi ile getirilen değişiklik ile 6325 Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A.maddesi uyarınca davacı tarafça zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmadığının anlaşıldığı, yukarıda açıklandığı üzere davacının, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, arabuluculuk yoluna başvurulduğuna dair bir ibarenin dava dilekçesinde yer almadığı, davacıya verilen kesin süreye rağmen arabuluculuk belgesinin sunulmadığı, bu durumda davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği, buradaki dava şartı arabuluculuk sürecinin, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın usulden REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40TL den peşin alınan 3.415,50TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 2.800,10-TL nin davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 30.000,00.-TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair tarafların yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim