T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/02/2024
KARAR TARİHİ : 13/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili,... tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden yapılan 9.331,00 TL ödemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek ve harca esas değeri 100,00 TL göstererek bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilecek değer kaybından yapılan ödeme mahsup edildikten sonra bakiye kalan değer kaybının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, ... tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 14.525,38 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, başvuru şartının yerine getirilmediğini, poliçe limitinin 100.000,00 TL olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, müvekkili tarafından ekspertiz raporu doğrultusunda hasar onarımı için ... tarihinde 17.185,62 TL maddi hasar tazminatı ve ... tarihinde 9.331,00 TL değer kaybı ödendiğini ve yapılan ödemeler ile birlikte müvekkilinin poliçeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, değer kaybının ZMMS genel şartlarına göre hesaplanması gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası ile yapılan ödemelere dair belgeler ve davacıya ait aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, kusur durumunun tespiti yönünden trafik bilirkişisinden, değer kaybının tespiti yönünden ise makine mühendisinden bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş bakiye değer kaybı istemine ilişkindir.
... tarihinde davacıya ait ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı araç arasında davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, ... plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi kapsar şekilde ... tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin 50.000,00 TL olarak belirlendiği, davacı tarafın değer kaybının ödenmesine yönelik yapılan başvuru üzerine ... tarihinde 9.331,00 TL ödeme yapıldığı, dava açılmadan önce arabuluculuk süresinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise davadan önce yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının bakiye değer kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarına ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Kaza sonrası araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ve kaza yeri krokisi ile trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporundan; ... günü saat ... sıralarında sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı ... marka kamyon ile trafik akımı orta refüjle bölünmüş ... zemin sathının buzlu/karlı olduğu, hava ve yol şartlarında sol şeritte seyir halinde iken ... ile kesişen kavşak bölgesini geçmesinin hemen akabinde kullandığı aracın sağ ön köşe kısımlarıyla, aynı yolda aynı istikamette sağ şeritte seyreden davacı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sol yan kısımlarına çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır. Trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'nun %100 kusurlu olduğu, davacı sürücünün ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı mütalaa edilmiş, mahkememizce bilirkişi raporu denetime elverişli kabul edilmiş ve kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsü ...'nun %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında 23.856,38 TL değer kaybı oluştuğu mütalaa edilmiştir. Düzenlenen rapor, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiştir.
Davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından 9.331,00 TL değer kaybı ödendiği dosya kapsamından sabittir. Davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olmasına göre, davalı sigorta şirketi bilirkişi raporu ile tespit edilen 23.856,38 TL değer kaybından davadan önce ödenen bedel mahsup edildikten sonra bakiye kalan 14.525,38 TL değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumlu olup, bu miktar üzerinden açılan davanın kabulüne ve kabul edilen alacağın tamamına davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜNE, 14.525,38 TL değer kaybının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 992,22 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 269,85 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 250,00 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 472,37 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85 TL başvuru harcı ve 269,85 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 250,00 TL ıslah harcının toplamı olan 789,70 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 108,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 4.600,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 4.708,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 14.525,38 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim