TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 19/02/2024
KARAR TARİHİ : 06/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait .....plaka sayılı araca çarpıp hasara sebep olan .....sayılı plakalı aracın Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi davalı sigorta şirketince düzenlendiğini, müvekkilinin mağduriyetini kısmen de olsa gidermek için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, yapılan başvuru sonucu müvekkiline 2.444,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin araç değer kaybını karşılamadığında dava şartı arabulucu yoluna başvuru yapıldığını, ancak arabulucu sürecinde anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerden ötürü müvekkilinin .....plakalı aracında meydana gelen kazadan kaynaklı olarak oluşan değer kaybından dolayı şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın hasarın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK madde 6/1 uyarınca, “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” . Müvekkil davalının muamele merkezi “.....İstanbul” adresinde bulunduğundan, müvekkil şirket aleyhinde ikame edilecek davalarda yetkili mahkeme İstanbul Mahkemeleri olduğunu, huzurdaki davanın İstanbul Mahkemeleri’nde açılması gerekirken yetkisi olan mahkememizde açıldığından, öncelikle mahkememizin yetkisine itiraz ettiklerini, huzurdaki dava konusu kazanın .....tarihinde meydana geldiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitleri maddi hasar araç başına 100.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, davaya ilişkin yapılan inceleme ve kontrollerde, davacının aracında 2.444,00 TL değer kaybı hesaplandığını ve bu tutar .....tarihinde davadan önce, davacı vekili .....' ya ödendiğini, izah olunan sebeplerle, öncelikle huzurdaki davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise yine izah olunan nedenlerle davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen aracın sürücüsünün kusuruna dayalı meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasara bağlı oluştuğu ileri sürülen değer kaybına ilişkin yapılan ödemenin yetersiz olduğundan bahisle bakiye değer kaybı istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, poliçede araç başına maddi tazminat limitinin 100.000,00 TL olarak belirtildiği, dosya içeresinde yer alan araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre .....tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine değer kaybına ilişkin yeterli ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında değer kaybı meydana gelip gelmediği, davalı sigorta şirketince yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı, bakiye değer kaybı zararının mevcut olup olmadığı, mevcut ise miktarı ve faiz türü ile başlangıcı türü etrafında toplandığı anlaşıldı.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Mahkememize sunulan .....tarihli trafik bilirkişi raporunda özetle; "dosya kapsamındaki maddi hasarlı trafik kaza tespit tutanağı ile dosya içeriğinde bulunan kaza sonrası çekilmiş fotoğraflar ve tüm belgeler esas alındığında kazasının oluşumunda, .....plakalı kamyonet sürücü .....2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun Madde 56/1-c “Önlerinde giden araçları güvenli ve yeterli bir mesafeden izlememek| Yakın takip)" kuralını ihlal ederek, Karayolları Trafik Kanunun trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller başlıklı 84. maddesinde yer alan asli kusurlardan (d) bendindeki (Arkadan çarpma) kurallarını ihlal ettiği, yüzde yüz (%100) kusurlu olduğu; .....plakalı kamyonet sürücüsü .....kazanın oluşumunda kural ihlalinin olmadığı ve kusurunun bulunmadığı" mütalaa edilmiştir. Anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan .....plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurla olduğu, davacının anılan kazanın oluşumunda atfı kabil kusurunun olmadığı kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir.
Anılan ilkeler doğrultusunda makine mühendisi tarafından hazırlanan raporda özetle; ".....Plakalı, .....Model, .....km, .....tarihli kazası sonrası aracında Maddi hasar oluştuğu, bu hasarın tamamının karşılandığı, ancak aracın onarım be boya işleri kaynaklı 10.000,00 TL değer kaybına uğradığı görülmüş olup, bu değer kaybı miktarının 2.444,00 TL sinin davalı sigorta şirketince karşılandığı, ancak davacının 7.556,00 TL bakiye alacağının kaldığı anlaşılmakta olup, bu miktardan tarafların kusurları oranında sorumlu olacakları" mütalaa edilmiştir. Anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davacının bakiye değer kaybı zararının 7.556,00 TL olduğu kabul edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, tespit edilen bakiye değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumludur. Buna göre tüm dosya kapsamı ile miktar artırım dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde; davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı miktarının 7.556,00 TL olduğu kabul edilerek ilgili miktara davalı sigorta şirketine başvuruyu takip eden 8. iş günü sonrasında davalı sigorta şirketinin temerrüdünün oluşacağı ve bu tarihin .....tarihi olduğu, sigortalı aracın ticari araç olduğu dikkate alınarak kabul edilen miktara .....tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-DAVANIN KABULÜ İLE;
a)7.556,00 TL değer kaybı tazminatının, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Kabul edilen bedel 7.556,00 üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harç ve sonradan yatırılan 128,00 TL ıslah harcın düşümü ile eksik kalan 59,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı ve 128,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 983,20 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 193,00 TL tebligat ve posta masrafı ve 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 5.193,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 7.556,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim