TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 20/02/2024
KARAR TARİHİ : 07/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, .....tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresinde .....plaka sayılı aracı ile kırmızı ışıkta beklediği esnada davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen ve dava dışı .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı aracın müvekkiline ait araca arkadan çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının .....nolu dosyası üzerinden soruşturma yürütüldüğünü, kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde .....%100 kusurlu olduğunu, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan ve arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlası saklı şimdilik 1.000,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, .....havale tarihli ıslah dilekçesi ile, bilirkişi raporu doğrultusunda 120.000,00 TL tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, poliçe limitinin 120.000,00 TL olduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, başvuru şartının yerine getirilmediğini, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kusur durumunun tespiti gerektiğini, değer kaybının ZMMS genel şartlarına göre hesaplanması gerektiğini, davacının ancak yasal faiz talep edebileceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve .....plaka sayılı aracın tramer kayıtları ile kazaya ilişkin görüntüler celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmediğini tespiti yönünden ilk önce makine mühendisi ....., sonrasında makine mühendisi .....bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş değer kaybı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin yetkili olup olmadığı, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı, kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen hasara bağlı değer kaybı oluşup oluşmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının değer kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
Davaya konu trafik kazasının mahkememizin yetkili sınırlarına dahil olan Diyarbakır İli Kayapınar İlçesinde gerçekleştiği ve 6100 sayılı HMK.'nun 16.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yetki itirazı yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Kaza sonrası ilgili kolluk birimi tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre, davalı sigortalı .....plaka sayılı aracın seyir halinde iken aracın ön kısımları ile kavşakta yanan kırmızı ışıkta beklemek için yavaşlayan davacıya ait .....plaka sayılı araca arka kısımlarına çarpması sonucu davaya konu kazanın meydana geldiği anlaşılmakla, kazada kusur durumunun tespitine yönelik bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş ve davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih, 2020/120 E.-2022/1380 K.)
Kazada, davalı sigortalı aracın kusurlu olması yeterli olmayıp, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu davranışı nedeniyle bir zarar meydana gelmiş ise tazminat talep eden davacı taraf bunu ayrıca ispatlaması gerekir.
Davacı tarafça kaza sonrası davacıya ait araçta meydana gelen hasarın tespitine yönelik dosyaya herhangi bir ekspertiz raporu sunulmadığı gibi bu yönde yaptırılan bir delil tespiti de bulunmamaktadır. Davacı vekili tarafından aracın hasar onarımına ilişkin bir kısım belgeler dosyaya sunulmuştur. Kaza tespit tutanağında davacıya ait aracın hasar gören dış aksam kısımları belirtildiği gibi, dosya içerisinde kaza anı ve sonrasına ilişkin de görüntü ve fotoğraflar mevcuttur. Bu halde, davacıya ait aracın hasar gören parçaları, başka bir deyişle hasar onarım bedeli tam olarak tespit edilebilecek nitelikte değil ise de, aracın bir kısım parçalarının hasar gördüğü dosya kapsamından sabittir.
Mahkememizce hasar ve değer kaybı miktarının tespitine yönelik makine mühendisi .....alınan bilirkişi raporunda; kaza sonrası araç hakkında ekspertiz raporu düzenlenmediği ve davacı ile haricen yapılan görüşmede aracın tamir edilmeksizin satıldığın beyan edildiği, aracın geçmişinde 4 adet sigorta ve 4 adet kasko hasarının bulunduğu, soyut olarak aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihteki rayiç bedeli ile davacı tarafından bildirilen satış bedelini esas alarak tamirinin ekonomik olmadığı ve davacının değer kaybı talep edemeyeceği mütalaa edilmiştir.
Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı itiraz edilmiş ve .....tarihli beyan dilekçesinde tamir masraflarına ilişkin belge sunulduğu beyan edilmiş ise de müvekkili tarafından aracın tamir ettirilmeden 3. Kişiye satıldığını, sunulan belgelerin aracın tamiratının yapılması amacıyla alınan fiyat tekliflerine ilişkin olduğunu beyan etmiştir.
Davaya konu edilen .....plaka sayılı aracın UYAP istemi üzerinden kayıt maliki bilgileri incelendiğinde, aracın kaza tarihi olan .....tarihi itibarıyle kayıt malikinin davacı .....olduğu ve davacı tarafından aracın .....tarihinde dava dışı üçüncü kişiye devrinin gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu araç, dava açılmadan önce davacı tarafından dava dışı üçüncü kişiye devir edilmiş ise de, kaza tarihindeki aracın maliki davacı olduğundan, kaza nedeniyle araçta meydana gelen zararlara ilişkin aktif husumet ehliyeti bulunduğunun kabulü gerekir.
Mahkememizce bu sefer dosya başka bir makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek, bilirkişiden, kaza tezpit tutanağı, kazaya ilişkin görüntülerin bulunduğu kamera kayıtları da incelenmek suretiyle, öncelikle davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta hasar gören parça/kısımların kesin olarak tespit edilip edilemeceği, kesin tespitin mümkün olduğunun kabulü halinde hasar miktarının tespiti, kesin tespitin mümkün olmadığının kabulüne halinde, kazaya ilişkin görüntülere dayalı olarak, aracın hangi parça/kısımlarının mutlak hasar gördüğü tespit edildikten sonra bu kabule göre hasar miktarınının ve değer kaybının tespiti hususunda bilirkişi raporu düzenlenmesi istenilmiştir.
Bilirkişi .....tarafından ara karar gereğince değerlendirme yapılarak dosyaya sunulan .....tarihli bilirkişi raporunda; araçta meydana gelen mutlak hasar miktarı KDV dahil 325.806,00 TL olduğu, kaza öncesi rayiç bedelinin 500.000,00 TL olduğu, onarımının ekonomik olmadığı, sovtaj bedelinin 195.000,00 TL olduğu, hasar bedelinin 305.000,00 TL olduğu ve aracın tamirinin ekonomik olmaması ve pert-total olması nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporu mahkememizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Davacı tarafça dava değer kaybı istemine ilişkin açılmış, yargılama aşamasında alınan .....tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen 305.000,00 TL hasar bedelinden poliçe limiti dahilinde 120.000,00 TL'nın tahsilini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi, poliçe limiti sınırlı olmak üzere sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemekle yükümlüdür. Sigortalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde %100 kusurludur. Kaza nedeniyle tamiri ekonomik olmadığı tespit edilen aracın kaza tarihindeki rayiç bedelinden sovtaj bedeli mahsup edildikten sonra bakiye kalan miktar 305.000,00 TL olarak tespit edilmiş, davacı vekili ıslahla poliçe limiti olan 120.000,00 TL'nın tahsilini istemiş olup, davanın 120.000,00 TL üzerinden kabulüne ve kabul edilen miktara dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek ayağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜNE; 120.000,00 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.197,20 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 2.033,00 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 5.736,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 2.033,00 TL ıslah harcının toplamı olan 2.888,20 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 108,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 5.250,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 5.358,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim