TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/02/2024
KARAR TARİHİ : 06/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait .....plakalı araç şirket çalışanı .....sevk ve idaresinde iken .....ait .....plakalı araç sürücüsü .....sevk ve idaresindeki araç ile müvekkili şirketin aracına arkadan çarpması sonucu .....tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada .....plakalı araç sürücüsü (%100) kusuru olduğunu müvekkiline ait aracın davaya konu edilen kaza sebebiyle değer kaybı meydana geldiğini ve araç tamir gördüğü süreç boyunca kullanamamasından kaynaklı kazanç kaybı oluştuğunu davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak sigorta şirketince taraflarına herhangi bir cevap verilmediğini, müvekkilinin aracında meydana gelen zararın davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle yetki itirazında bulunulduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, alınacak bilirkişi raporunda kusur oranları ve değer kaybı bedellerinin belirlenmesinde usulüne uygun hesaplama yapılmasının zaruri olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkil şirketin sorumluluğunun yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketten poliçe limitini aşan veya sigortalısının kusuru ile paralel olmayan bir bedel istenemeyeceğini, müvekkil şirket sigortalısının kusuru oranında gerçek hasar bedelini ödeyerek borcunu ifa etmiş sayılacağını, sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin sigortalı aracın sebep olduğu kadar riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp ödeme yapılması gerektiğini, arz edilen nedenlerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; mahkeme aksi kanaatte ise yetki itirazı kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesine, Mahkeme aksi kanaatte ise usule yönelik cevapları dikkate alınarak usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise esasa yönelik cevaplar dikkate alınarak esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen aracın sürücüsünün kusuruna dayalı meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasara bağlı oluştuğu ileri sürülen değer kaybı istemi ve ikame araç bedeli istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, poliçede araç başına maddi tazminat limitinin 120.000,00 TL olarak belirtildiği, dosya içeresinde yer alan araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre .....tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine değer kaybına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasar nedeniyle değer kaybı oluşup oluşmadığı, ilgili aracın tamirde kaldığı süre boyunca davacının kazanç kaybının oluşup oluşmadığı, davalının ilgili tazminat kalemlerinden sorumlu olup olmadığı, tazminatın miktarı ve faiz türü ile başlangıcına ilişkin olduğu anlaşıldı. Davaya konu kazanın meydana geldiği yerin Diyarbakır ili olduğu gözetilerek davalı vekilinin yetki itirazı yerinde görülmeyerek davanın esasına geçilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Mahkememize sunulan .....tarihli trafik bilirkişi raporunda özetle; ".....plakalı Otomobil Sürücü .....; Dosya kapsamındaki maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ve tüm belgeler esas alındığında kazasının oluşumunda, .....plakalı otomobil sürücü .....yerleşim yeri içinde araç ve yaya trafiğinin olduğu yol bölümünde gece karanlığında yollarda ilerlerken hızını azaltarak gerekli tedbiri almadığı, trafik durumuna dikkat etmediği yolda seyir hızı ile ilerlediği herhangi bir tehlike karşısında güvenle duramayacak şekilde seyrine devam ettiği, yolda çalışma yapan duran veya hareket halindeki araca çarpma öncesi durmadığı/duramadığı kontrolsüz bir şekilde seyrine devam ettiğinden, 2918 sayılı Karayolları Trafık Kanununun 52/1-b maddesinde belirtilen “Aracın hızını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak” ve aynı Kanunun Madde 56/1-c “Önlerinde giden araçları güvenli ve yeterli bir mesafeden izlememek( Yakın takip)” kuralını ihlal ederek, Karayolları Trafik Kanunun trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller başlıklı 84. maddesinde yer alan asli kusurlardan (d) bendindeki (Arkadan çarpma) kurallarını ihlal ettiği, yüzde yüz (%100) kusurlu olduğu; .....plakalı sulama tankeri kamyon sürücü .....kazanın oluşumunda kural ihlalinin olmadığı ve kusurunun bulunmadığı" mütalaa edilmiştir. Anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan .....plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün anılan kazanın oluşumunda atfı kabil kusurunun olmadığı kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir.
Anılan ilkeler doğrultusunda makine mühendisi tarafından hazırlanan raporda özetle; "dava konusu aracın .....tarihinde yapmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası davaya konu aracın sağ arka kısmalarında hasar oluştuğu, Araçta oluşan hasarın mevcut kaza sonucu oluşacağı kanaatim hasıl olmuştur. Araçta oluşan hasarın onarımı için .....tarihli ekspertiz raporu referans alınarak tespit edilen parçalar; sağ çamurluk, kelepçe, arka tampon ve arka stop parçalarının değiştirildiği; sepet, su tesisat boruları ve üst ekipman parçalarında ise hasar onarım işlemi yapıldığı anlaşılmış ve toplam 7 adet parça için ekspertiz çalışması yapıldığı ve eksper raporda belirtilen yedek parça referans kodları ve işçilik incelendiğinde onarım giderlerinin yapılan piyasa araştırması sonucu ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Davaya konu aracın geçmiş tarihli hasarı incelendiğinde; .....tarihli ve .....numaralı hasar dosyası incelendiğinde; sağ stop lambası, yakıt deposu, arka sepet, vana, boru ve depo yan koruması, jant, lastik, sağ çamurluk arka parçası, araç altı germe koruması ve denge kolu parçalarının değişim/onarım işlemi yapıldığı ve sağ stop lambası, sağ çamurluk ve arka sepet parçalarının mevcut (.....) tarihli hasarda da işlem gördüğü tespit edilmiş ve mevcut hasarda oluşan değer kaybı hesabına dahil edilmemiştir. Dava konusu aracın hasarı onarıldıktan sonra ve .....hasar tarihi dikkate alınarak, emsal bir aracın ikinci el rayiç bedelindeki değer kaybının; aracın markası, modeli, araç tipi, 159.085 kilometrede olduğu, mevcut hasardaki parça değişimi, boya işlemi yapılan kısımları ve mevcut hasardan dolayı oluşacak tramer miktarı ve onarım işlemleri göz önünde bulundurularak, dava dosyasında bulunan belgeler (eksper raporları, tutanaklar, resimler ve sair evraklar) doğrultusunda ve Yargıtay .....Hukuk dairesi .....E. .....K. Sayılı ilamında, emsal uygulamaları kapsamındaki, nisbi yöntemine göre ise davaya konu araçta 3.200,00 TL değer kaybının oluştuğu .....tarihli kaza ve onarım için yapılan ekspertiz işlem tarihleri (onarım tarihi .....- ekspertiz tarihi .....) kontrol edildiğinde davaya konu aracın aktif olarak çalıştığı ve onarım için maksimum makul onarım süresinin 1 gün olduğu ve bu süre boyunca araç mahrumiyetinin oluşacağından (1 x 1.750,00)= 1.750,00 TL araç mahrumiyet bedelinin oluştuğu" raporda ibraz edilmiştir.
.....tarihli makine mühendisi bilirkişi ek raporunda özetle; "Yargıtay .....Hukuk Dairesi .....Esas Numaralı .....Sayılı Kararı ve yapılan araştırmalar dikkate alınarak, davaya konu aracın geçmiş hasar kayıtlarında aynı bölgede hasar meydana geldiği tespit edilmiş olup tarafımca değer kaybı hesabına dahil edilmemiştir. Kök raporumda belirtilen zararın dışında farkı bir zararın olmayacağı" mütalaa edilmiştir. Anılan kök ve ek rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davacının değer kaybı zararının 3.200,00 TL olduğu kabul edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, tespit edilen değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumludur. Buna göre tüm dosya kapsamı ile dava değer artırım dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde; davacının talep edebileceği değer kaybı miktarının 3.200,00 TL olduğu kabul edilmiş ve davanın belirsiz alacak davası olması karşısında kabul edilen alacağa davalı sigorta şirketine başvuruyu takip eden 8. iş günü sonundan itibaren sigortalı aracın hususi araç olması nedeniyle yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Davacının aracında meydana gelen değer kaybı gerçek zarar (doğrudan zarar) kapsamında ise de, araç mahrumiyeti zararı dolaylı zararlardan olup, davalı sigorta şirketinin bu zarardan sorumluluğu bulunmadığından, davacının araç mahrumiyet bedeline ilişkin talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
a) 3.200,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,
b) Araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkin talebin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 427,60 TL harç ve sonradan yatırılan 47,00 TL ıslah harcın mahsubu ile bakiye 140,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı ve 47,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 902,20 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan 121,00 TL tebligat ve posta gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.121,00 TL yargılama giderinin kabul/red oranı da dikkate alınarak 4.428,64 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 3.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 500,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/red oranı dikkate alınarak 3.113,28 TL'lik kısmının davalıdan tahsili, bakiye kalan 486,72 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
8-Davacı tarafça yargılama esnasında depo edilen gider avansından bakiye kalan tutarın kesinleştiğinde ve talep halinde HMK m. 333 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin m. 47(1) hükümleri uyarınca ilgisine İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim