T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLLERİ:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/01/2024
KARAR TARİHİ: 08/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ................. tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olan............... plakalı araç ile müvekkili ..............'nın malik olduğu .............ın sevk ve idaresinde bulunan .............. plakalı araç arasında ........... Mahallesi ............ konutlarda maddi hasarlı bir trafik kazasının meydana geldiğini, .............. plakalı araç sürücüsü tarafından müvekkile karşı ticari kazanç kaybı için Diyarbakır ...............Mahkemesinde ................E sayılı dosya ile dava açıldığını, her ne kadar tramer kayıtlarında başvurucu müvekkil %100 kusurlu bulunmuş ise de ...............Hukuk Mahkemesi .............. Sayılı dosyada alınan kusur bilirkişi raporunda müvekkilinin %75 kusurlu olduğu kanaatine varılmış olup bu kusur üzerinden ticari kazanç kaybının hesaplandığını, söz konusu kusur raporuna karşı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan araç sürücüsü vekili tarafından itiraz edilmemiş olup ve ıslah yapıldığını, bu nedenle iş bu kazada maddi hasara uğrayan müvekkilinin %25 kusursuz olmasına istinaden meydana gelen hasar nedeniyle sigorta şirketine değer kaybı ve bakiye hasar bedeli tazminatı için başvuru yapma zorunluluğunun doğduğunu, taraflarınca sigorta şirketine .............. tarihinde başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketince taraflarına olumlu ya da olumsuz bir dönüşün yapılmadığını, bu nedenle taraflarınca .............tarihinde ( Yasal süre içinde) müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı ve bakiye hasar bedelinin karşılanması için Diyarbakır Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapıldığın, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk faaliyeti sonucunda müvekkili ve davalı arasında anlaşmaya varılamadığından işbu davayı açma zorunluluklarının hasıl olduğunu, sigorta şirketi nezdinde ............ poliçe numarası ile Trafik Sigortasıyla sigortalı olan ..............plakalı araç sürücüsü Diyarbakır............... Mahkemesi .................E. Sayılı dosyada alınan kusur bilirkişi raporunda %25 kusurlu olup İş bu kaza da talepte bulunan müvekkilinin araç sürücüsünün de %75 kusurlu bulunduğunu, söz konusu hasar sebebiyle müvekkilinin aracında hasar meydana gelmiş olup, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına göre sigortacı sigortalısının 3.kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, buna göre müvekkilinin aracında kaza neticesinde gerçekleşen değer kaybı da bir zarar kalemi oluşturduğundan, sigorta şirketi tarafından bu zararın doğrudan tazmin edilmesi gerektiğini belirterek; fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybının ileride arttırma hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100 TL'nin kaza tarihi olan ............. tarihinden itibaren işleyecek Ticari Kredilere Uygulanan Avans Faizi, birlikte davalılardan tahsili ile taraflara ödenmesine, yapılan yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketinin genel müdürlük adresi.............. olduğunu, bu sebeple yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, Sayın Mahkeme'ce yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını çünkü bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılabilmesi için tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili husustan doğan bir hukuk davası olması gerektiğini, davacı tarafın aracı ticari değil, hususi bir araç olduğunu, bu kapsamda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, İşbu davanın değer kaybının tazminine ilişkin bir dava olduğunu, araçta oluşan değer kaybı bedelinin belirlenebilir bir bedel olduğunu, buna rağmen işbu davayı kısmi dava olarak açıldığını, bu sebeple davanın kısmi dava şeklinde açılmasında HMK 107. Madde uyarınca hukuki yararın olmadığını, davacı tarafın delilleri taraflarına tebliğ edilmediğini, KTK 97. Ve TTK M.1427 maddeleri uyarınca müvekkili sigorta şirketine başvuruda bulunurken birlikte verilmesi gereken belgeler mevcut olduğunu, bu belgelerden birinin eksik olması halinde başvuru yapılmış olsa dahi geçersiz bir başvuru sayılacağını, nitekim davacının müvekkili şirkete başvururken hasarlı araca ait kaza fotoğrafları, Ehliyet ve Ruhsat Belgesini başvurusuna eklememiş ve taraflarına iletmediğini, dolayısıyla kanuni bir zorunluluk olan sigorta şirketine başvuru zorunluluğunun yerine getirilmediğini, henüz muaccel olmayan bir borç için işbu davanın ikame edilmesinin hukuka aykırı olup davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, çünkü belgelerin eksik teslim edilmesinin hukuki sonucu müvekkili şirket açısından muacceliyet süresinin başlamaması olduğunu, davaya konu olan kazanın ............. tarihinde gerçekleştiği iddia edilmekte olup huzurdaki dava ise 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra ikame edildiğini, görüldüğü üzere huzurdaki başvuru zamanaşımı süresi dolduktan sonra ikame edildiğinden, haksız başvuruya konu taleplerin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, poliçe tanzim tarihi olan ................... tarihi göz önünde bulundurulduğunda değer kaybı hesaplamasında genel şartlar göz önünde bulundurularak hesaplama yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere bilirkişi hesaplamasının ZMMS genel şartlar değer kaybı hesaplama formülü dikkate alınarak yapılması gerektiğini, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkil şirketin sorumluluğunun yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, mevcut poliçede limitin........... TL olduğunu, müvekkili şirketin, sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının kaza tarihinden itibaren faiz işletme talebinin hukuka aykırı olduğunu, taraflarına ikame edilen haksız ve mesnetsiz davayı kabul etmemek kaydıyla müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun sınırlı olduğunu, işbu davanın kazanç kaybı talebi ile açıldığını ancak müvekkili şirketin poliçe kapsamında kazanç kaybından sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm mali sorumluluklarını yerine getirmesine rağmen işbu davayı ikame ederken kötü niyetli olduğunu, davacının amacı haksız kazanç sağlamak ve müvekkilini zarara uğratmak olduğunu, müvekkili şirketin hukuki sorumluluğunu ifa ettiğini, bu kapsamda davanın reddedilmesini talep ettiklerini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; Sayın Mahkeme nezdinde açılmış olan davanın öncelikle görevsizlik itirazımızın kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesine, Sayın Mahkeme aksi kanaate ise yetki itirazımız kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesine, Yine Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise usule yönelik cevaplarımız dikkate alınarak usulden reddine, Sayın Mahkeme aksi kanaate ise esasa yönelik cevaplarımız dikkate alınarak esastan reddine, Yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta şirketinin düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş değer kaybının tahsili istemine ilişkindir.
...............tarihinde davacıya ait..............plaka sayılı araç ile............. plaka sayılı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ............ plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, dava açılmadan önce arabuluculuk süresinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davacıya ait araçta meydana gelen hasar nedeniyle değer kaybı oluşup oluşmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının değer kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkindir.
Dava konusu kaza nedeniyle ............ plaka sayılı araç işletince ticari kazanç kaybının tazmini amacıyla açılan .............. Mahkemesi .............. Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılamada ilgili kazaya ilişkin alınan .............. tarihli kusur durumuna ilişkin trafik bilirkişisi raporunda; "........... Günü Saat: 21:25 sıralarında .............Caddesine müteakiben, ............sokak istikametine ............Cadde ile............sokak kavşağında meydana gelen üç araçlı maddi hasarlı trafik kazasında; Sürücü .............. sevk ve idaresindeki ..............plakalı aracı ile............Caddesine müteakiben, .............sokak istikametine seyir etmekte iken,.............Caddesi ile ..............sokak kavşağına geldiğinde, kavşağı yeterince kontrol etmeden geçmek istediği sırada, aracının sağ ön kısımlarıyla, ..............sokağa müteakiben, ...........Cadde istikametine seyir etmekte olan şoför .............’ in sevk ve idaresindeki............. plakalı ticari otomobilin sol arka kısmına kavşakta çarpması, çarpmanın etkisiyle savrulan ............... plakalı ticari otomobilin sol ön kısmı ile.............sokak üzerinde kavşakta beklemekte olan sürücü...........’ ün sevk ve idaresindeki ............ plakalı aracın sol ön kısmına çarpması neticesinde; Üç araçlı maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmiştir. Kaza sonunda kazaya karışan her üç araçta maddi hasarın meydana geldiği, dosya kapsamının incelenmesi ve keşif mahallinde yaptığım incelemede tespit edilmiştir.
Dosya kapsamında bulunan belgelerin incelenmesi (Kaza tespit tutanağı ,Ekspertiz Raporu, kaza yerine ait fotoğraflar ,sürücülerin beyanları ,Davacının beyanları ve Davalının beyanları, keşif mahallinde inceleme neticesinde yaptığım tespitler ve tüm dosya kapsamı) neticesinde; kazanın yukarıda olayın seyri kısmında açıklanan şekilde meydana geldiği kanaatine varılmıştır. Bu kanaate göre;
Sürücü ............... sevk ve idaresindeki............... plakalı aracı ile dava konusu kaza mahalli olan kavşağa geldiğinde, kavşağı yeterince kontrol etmediği ve kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş ise; motorlu araçlardan soldaki, sağdan gelen araca, ilk geçiş hakkı vermek zorundadır kuralına riayet etmediği, kazayı önleme ve öngörebilme adına herhangi bir eylem yapmadığı, kavşağa yaklaştığında hızını azalmadığı, seyir hızı ile seyrine devam ettiği, seri fren tertibatına başvurmadığı, direksiyon tedbirine başvurmadığı, dikkatsiz, tedbirsiz ve nizamlara aykırı olarak araç kullandığı, gece vakti yerleşim yeri karayolunda seyir halinde iken seyrini ve hızını far ışığının GÖRÜŞ mesafesini kontrol altında tutacak şekilde sürdürmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği,etkin dikkatli olarak araç kullanmadığı, özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmediği, anlaşıldığından meydana gelen kazada etken %75 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Şoför ............. sevk ve idaresindeki .............. plakalı otomobili ile seyir halinde iken
dava konusu kaza mahalline geldiğinde, kavşağa yaklaştığında hızını azaltmadığı, kaza mahallinde azami hız limitinin 30 Km/s olmasını dikkate almadan seyir hızı ile kavşağa giriş yaptığı hızını mahal şartlarına uydurmadığı, gece olmasını dikkate almadan hızını ve seyrini far ışığının görüş mesafesini kontrol altında tutacak şekilde sürdürmesi gerekirken bu husus dikkate almadığı, herhangi bir manevra yapmadığı ve seri fren tertibatına başvurmadığı, kavşağı yeterince kontrol etmediği, kazayı önleme ve öngörebilme adına gerekli olan duruma göre hareket etmediği, dikkatsiz, tedbirsiz ve nizamlara aykırı olarak araç kullandığı, etkin dikkatli olarak araç kullanmadığı, özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmediği, anlaşıldığından meydana gelen kazada %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Sürücü ............. sevk ve idaresindeki ............. plakalı aracı ile kazanın meydana geldiği kavşakta dönüş yapmak için beklediği sırada kazanın meydana geldiği ve bu kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlali yapmadığı ,anlaşıldığından meydana gelen kazada kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde mütalaada bulunulduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce kusur durumuna ilişkin yapılan tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamı ile uyumlu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilerek ilgili rapor dosyamız içerisine kazandırılarak taraflara tebliğ edilmiş ve davalı sigorta şirketince sigortalanan............. plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazada %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin ............... tarihli ve............... E.,............... K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında 30.000,00 TL değer kaybı oluştuğu mütalaa edilmiştir. Düzenlenen rapor, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiştir........... plakalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu mahkememizce kabul edildiğinden ilgili zarardan davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sünücüsünün kusuru oranında .............. TL ile sınırlı olarak sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde; Davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, sigortalının %25 kusurlu olmasına göre tespit edilen 7.500,00 TL değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumludur. Davacı vekili tarafındar dava açıldıktan sonra sunulan ıslah dilekçesi ile taleplerini............. TL' ye yükselttiklerini belirterek buna ilişkin harcı tamamladığı anlaşılmakla davacının talebi ile bağlı kalınarak davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar 6.500,00 TL kabul edilmiş, davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetilerek, dava dilekçesinde gösterilen ve sonradan arttırılan ve nihai olarak kabul edilen alacak yönünden tamamına davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren sigortalı aracın ticari taksi olduğu gözetilerek ticari avans faize karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
G.D:Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜNE, 6.500,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 6.500,00 TL tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan.............. tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 444,01 TL karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 427,60TL peşin harç ve sonradan yatırılan 120,00 TL tamamlama harcının yatırılması ile davacı tarafından ikame edildiği anlaşılmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, alınması gereken karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye kalan fazla yatırılmış olan 103,59 TL peşin harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan tamamlama harcından karar ve ilam harcının tamamlanması için alınacak olan 16,41 TL tamamlama harcının toplamı olan 871,61 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 123,25 TL tebligat ve posta masrafı ve 2.200,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 2.325,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 6.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
7-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim