TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/03/2024
KARAR TARİHİ : 07/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, davalının fason, kesim, dikim ve Ütü paket işini üstlenmiş ve kendisine tevdi edilen tüm işleri eksiksiz yaparak sözleşmeden doğan borcunu eksiksiz ifa ettiğini, bu ticari iş kapsamında davalı yana 11 adet fatura düzenlenerek gönderildiğini, davalı tarafından iş bu faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığını ancak müvekkiline eksik ödeme yapıldığını, müvekkilce düzenlenen ve davalı tarafa tebliğ edilen faturalar ile tarafların ticari defterlerden de anlaşılacağı üzere davalının müvekkili şirkete 80.000,00 TL borcunun bulunduğunu, tahsili için Diyarbakır İcra Dairesinin .....esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve takibin devamı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından başlatılan icra takibine karşı Büyükçekmece Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğundan bahisle yetkiye ve borca itirazda bulunduklarını, müvekkili şirketin davacı ile çalıştığı dönemde davacının fason ,kesim, dikim ve ütü paket işini üstlendiği ticari ilişkinin mevcut olduğunu, başlatılan icra takibinde genel yetki kuralı göre davalının yerleşim yeri icra dairesi yetkili olduğu gibi, akdin ifa edileceği yer icra dairesinin de yetkili olduğunu, müvekkili şirketin ticari merkez adresinin .....Cd. No: ....., ...../İstanbul olup, sözleşmenin ifa edileceği yerin de müvekkili şirketin ticari merkez adresi olması nedeniyle yetkili icra dairesinin Büyükçekmece İcra Daireleri, yetkili mahkemenin de Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin siparişleri doğrultusunda çeşitli modellerden oluşan tekstil ürünlerinin üretim işi için davacı şirket ile çalışması sonucu İcra dosyasında yer almayıp dava dilekçesinde ayrıntısına da girmeden eklenen 11 adet faturadan 9 tanesinin .....-.....tarihleri arasında düzenlendiğini ve toplam bedelinin 488.510,46 TL olduğunu, dava dilekçesinde 1 ve 2 numara altında ibraz edilen .....tarihli, .....nolu ve 55.094,31 TL bedelli ve .....tarihli, .....nolu ve 9.511.99 TL bedelli faturaların ise esas üretici firma tarafından müvekkili firmaya kesinelen, müvekkili firma tarafından da davacı firmaya reklemasyon olarak yansıtılan faturalar olduğunu ve alacak konusu yapılamayacağını, mahkemeye sunulan müvekkiline ait hesap ekstre raporu ile davacı şirket adına tanımlı .....Bankası .....hesabına gönderilen ödeme dekontlarından da anlaşılacağı üzere davacı ile açık cari hesap olarak çalışılmış belirli dönemlerde kesilen faturaların, nakit ödemeler ve reklamasyon faturası niteliğindeki iade faturaları ile sıfırlandığını, dilekçe ekinde ekli ödeme dekontlarından da anlaşılacağı üzere davacının Türkiye .....Bankası .....hesabına .....tarihinde 227.547,72 TL ödeme ile açık hesabın sıfırlandığını, .....-.....tarihleri arası gerçekleşen açık cari hesap ilişkisinde davacı tarafından toplam 461.562.88 TL 8 adet faturaya karşılık davacı şirket adına tanımlı .....Bankası .....hesabına .....tarihinde 280.000.00 TL, .....tarihinde 60.000,00 TL olmak üzere toplamda 340.000,00 TL nakit ödeme yapıldığını, fason üretici davacı firmanın üretimini üstlendiği (timoti, poten, zaros, simpo, rebu) modellerindeki ürettiği mal veya hizmetin niteliğine uygun olmaması, zamanında teslim edilmemesi gibi nedenlerden dolayı çeşitli kalemler altında kesilen 154.527,46 TL reklamasyon faturalarının davacı firmaya kesilip gönderildiğini, karşılıklı açık cari hesap işlemleri neticesinde müvekkili şirketin borçlu değil aksine alacaklı olduğunu beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuş, davacının kötüniyetli takip başlattığından bahisle aleyhine takibe konu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, Diyarbakır İcra Dairesinin .....esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden dosya arasına eklenmiş, uyuşmazlık konusu döneme ilişkin tarafların BA-BS formları celbedilerek dosya arasına kazandırılmış, öncelikle mali müşavir bilirkişi .....vasıtasıyla, .....tarafından sunulan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmaması nedeniyle bu sefer mali müşavir bilirkişi .....vasıtasıyla davacıya ait ticari defterler üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alınmış, sonrasında talimat yoluyla mali müşavir bilirkişi .....vasıtasıyla, bilirkişi .....tarafından sunulan bilirkişi raporu ile de karşılaştırma yaptırılarak davalıya ait ticari defterler üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, 11 adet faturadan bakiye kaldığı iddia edilen 80.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Diyarbakır İcra Dairesinin .....esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı-alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 11 adet faturadan bakiye kalan 80.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının gönderilen ödeme emrine karşı süresinde borca ve icra dairesinin yetkisine itirazda bulunduğu, dava açılmadan ance arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı, elde ki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatılıp başlatılmadığı, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin yetkili olup olmadığı, icra takibine ve davaya konu edilen faturalardan kaynaklı davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarına ilişkindir.
Davalı taraf başlatılan icra takibinde gönderilen ödeme emrine karşı Bakırköy İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu ileri sürerek icra dairesinin yetkisine itirazda bulunmuş, elde ki davaya karşı süresinde sunduğu cevap dilekçesinde de uyuşmazlığın çözümünde Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunmuştur.
Davalı taraf davacı ile akdi ilişkiyi inkar etmemiş, faturalardan kaynaklı davacıya borcu olmadığını savunmuştur. Davalı tarafça akdi ilişkinin inkar edilmemesi ve davaya konu alacağın faturadan kaynaklı para alacağına ilişkin olması ve davacı şirketin ticaret sicilde kayıtlı merkez adresinin Diyarbakır olması nedeniyle başlatılan icra takibinde Diyarbakır icra Daireleri yetkili olduğu gibi elde ki davada uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin de yetkili olduğu anlaşılmakla, davalı tarafın gerek icra dairesinin yetkisine, gerekse mahkemenin yetkisine yapmış olduğu yetki itirazı yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 190. maddesi gereğince, ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
6102 sayılı TTK.'nun 21/2. Maddesi gereğince, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
Taraflar kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadır. İbrazı istenen belgenin ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı tarafta bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin varolduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olduğu taktirde mahkemece bu belgenin ibrazı için HMK 220/2 maddesi gereği kesin süre verilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf verilen süre içerisinde ibraz etmez ve aynı süre içerisinde gerekçesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez yada belgenin elinde bulunduğunu inkar eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse mahkemece belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanına itibar edilebilir. (HMK 220/3)
Yukarıdaki açıklamalara göre ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeyle ilgili olduğu davalara ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerden olmakla birlikte ancak HMK 222. maddesindeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Zira tarafın ticari defterleri kanunda açıklandığı üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu taktirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı taktirde kendi defterlerinin davacı defterleriyle uyumlu olup olmadığının incelenmesinin engel olacağından sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği taktirde HMK 220/3 madde gereğince sunmaktan kaçındığı ticari defterlerindeki kayıtların karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu kabul edilebilir. Aksinin kabulü durumunda karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkmaktadır ki, bu hususta HMK'daki açık düzenlemelere aykırı olacaktır.
Mahkememizce davalının borca itirazı nazara alınarak tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Davacıya ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen .....tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirkete ait iş bu raporun 3.2.b alt maddesinde bahsi geçen, 2022 yılı tüm aylarına ait yasal ticari defterlerden yevmiye ve defteri kebir defterlerinin (e-defterler bağlamında) usul yönünden uygun oldukları, denetime elverişlilik esasında ayrıntıları raporun ilgili alt maddesinde yer alan tespit ve değerlendirmeler ile dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiklerinde, son minvalde (.....tarihi veya takip tarihi bağlamında) davacı şirketin ticari defter kayıtlarında davacı ile davalı şirket arasında borç-alacak tutar bakiyesinin sıfırlanmasına veya davacı ile davalı şirket arasında borç-alacak bakiyesinin kalmamasına karşın davalı tarafça mahkemeye sunulan .....tarihli hesap ekstre raporu başlıklı belge içeriğinde davalı şirketin davacı şirketten 32.942,59 TL alacaklı olarak görüldüğü, dolayısı ile taraflar arasında borç-alacak bakiye tutarında farklılığın olduğu ve iş bu bakiye farklılığının sebeplerinin raporun 3.2.d.c alt maddesinde tespit edilerek mahkemenin takdirine sunulduğu, taraflar arasında mal/hizmet alımı/satımı yönünden çalışılmaya başlanılan ilk yıldan 2021 yılı sonuna kadarki süreci kapsayan ticari ilişkiden gelen devir borç bakiyesinden veya 2021 yılı kapanışından/devrinden gelen borç bakiyesinden kaynaklı olarak, 2022 yılı açılış kaydında görülen davalı tarafın borçlu olduğu 115.845,12 TL'lik tutarın davacının yasal ticari defter kayıtlarında ve davalının .....tarihli hesap ekstre raporu başlıklı belge içeriğindeki muhasebesel kayıtlarında yer aldıklarından taraflar arasında bu hususta ihtilaf olmadığı, davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen muhteviyatı fason/ön kesim dikim ütü paket hizmet satımına konu ve ayrıntıları yukarıdaki tablo içeriği: 3-4-5-8-9-10-11-12-14-15-16-17 ve 18 nolu satırlardaki muhasebesel kayıtlarda yer alan vergiler dâhil genel toplamı 953.047,54 TL olan onüç adet faturanın davacının yasal ticari defter kayıtlarında ve davalının .....tarihli hesap ekstre raporu başlıklı belge içeriğindeki muhasebesel kayıtlarında yer aldıklarından taraflar arasındaki cari hesaba konu borç-alacak bakiyesinin tespitinde iş bu tutarın (953.047,54 TL bağlamında) davacı lehine veya davalı aleyhine dikkate alınması gerektiği, davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen muhteviyatı nakliye-ütü paket açma kapama-poşet vb. hizmet satımına konu ve ayrıntıları yukarıdaki tablo içeriğindeki 7-13-19 ve 20 nolu satırlardaki muhasebesel kayıtlarda yer alan vergiler dâhil genel toplamı 48.763,09 TL olan dört adet faturanın davacının yasal ticari defter kayıtlarında ve davalının .....tarihli hesap ekstre raporu başlıklı belge içeriğindeki muhasebesel kayıtlarında yer aldıklarından taraflar arasındaki cari hesaba konu borç-alacak bakiyesinin tespitinde iş bu tutarın (48.763,09 TL bağlamında) davacı aleyhine veya davalı lehine dikkate alınması gerektiği, dosya kapsamında görülerek tespit edilen .....bank A.Ş.'ye ait .....işlem tarihli 300.000,00 TL bedelli, .....işlem tarihli 69.752,06 TL bedelli, .....işlem tarihli 227.547,72 TL bedelli, .....işlem tarihli 280.000,00 TL ve .....işlem tarihli 60.000,00 TL bedelli olmak üzere genel toplamda 937.299,78 TL tutarlı beş adet bankacılık işlemine konu banka dekontlarından ilk ikisinin davacının yasal ticari defter kayıtlarında ve tümünün ise davalının .....tarihli hesap ekstre raporu başlıklı belge içeriğindeki muhasebesel kayıtlarında yer aldıkları, davalı tarafından/hesabından davacı tarafa/hesabına ödemesi yapılan toplam 937.299,78 TL'nın dayanak noktasının tevsik edici belge mahiyetindeki banka dekontları olması sebebiyle taraflar arasındaki cari hesaba konu borç-alacak bakiyesinin tespitinde iş bu tutarın (937.299.718 TL bağlamında) davacı aleyhine veya davalı lehine dikkate alınması gerektiği, sonuç olarak, taraflar arasındaki cari hesaba konu borç-alacak bakiyesinin tespitinde ayrıntıları yukarıda esas alınan tutarlar esas alındıklarında (115.845,12 TL+ 953.047,54 TL)-(48.763,09 TL+937.299,78 TL) = 82.829,79 TL tutarında davacı tarafın davalı taraftan alacaklı olacağı şeklinde tespite dair hesaplamanın yapılabildiği ancak iş bu tutarın denetime elverişlilik temelinde netliğine dair kanaatin ise tarafınca yapılamadığı, davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen muhteviyatı reklamasyon gelirleri hizmet satımına konu .....tarihli .....nolu 51.166,08 TL bedelli, .....tarihli .....nolu 9.511,99 TL bedelli ve .....tarihli .....nolu 55.094,31 TL toplam tutarlı olmak üzere genel toplamda 115.772,38 TL tutarlı üç adet faturanın davalının .....tarihli hesap ekstre raporu başlıklı belge içeriğindeki muhasebesel kayıtlarında yer almakla birlikte davacının yasal ticari defter kayıtlarında yer almadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesi hükmü çerçevesinde iş bu bahse konu faturalara davacı şirket tarafından kanunda öngörülen süre içerisinde itiraz edildiklerine dair dosya kapsamında tevsik edici mahiyette somut herhangi bir belgenin görülemediği/tespit edilemediği, iş bu bahse konu faturalar içerisinden .....tarihli .....nolu ve.....tarihli .....nolu iki adet fatura nezdinde taraflara dair Form Ba ve Bs'lerin Kdv. öncesi matrah bağlamında belge adedi ve toplam tutar yönlerinden aynı olmaları, taraflar yönünden karşılıklı olarak birbirleri ile örtüşmeleri-tutarlı ve uyumlu olmaları ve iş bu bahse konu faturaların Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi veya ona bağlı entegratör yazılım firmaları üzerinden iptallerinin yapılmadıkları/iptallerinin gerçekleşmedikleri ancak bununla birlikte, taraflara dair Form Ba ve BS'ler incelendiklerinde, iş bu bahse konu faturalar içerisinden .....tarihli .....nolu 51.166,08 TL tutarlı faturaya davacı tarafça Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi veya ona bağlı entegratör yazılım firması üzerinden iptal başvurusu yapıldığı ancak davalı tarafça bu iptal başvurusunun onaylanmadığının anlaşılmasına karşın davacı tarafça Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi veya ona bağlı entegratör yazılım firması üzerinden iptal başvuru yapılan .....tarihli .....nolu e-faturanın davalı tarafça GIB sistemi üzerinden hangi tarih ve saatte oluşturularak onaylandığı ve karşı taraf olan davacının sistemsel ekranına düştüğü ve davacı tarafça da hangi tarih ve saatte iptal başvurusunda bulunulduğu hususlarında dosya kapsamında tevsik edici mahiyette herhangi bir belgenin görülememesi/tespit edilememesi sebebiyle tarafımdan iş bu raporun 3.2.d.d alt maddesinde aynen ifade ile "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." dendiği ve bu hüküm çerçevesinde ... "ve davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen ve ayrıntıları iş bu raporumda bahsi geçen genel toplamı 164.535,47 TL olan yedi adet faturaya davacı şirket tarafından kanunda öngörülen süre içerisinde itiraz edildiklerine dair dosya kapsamında tevsik edici mahiyette somut herhangi bir belgenin görülemediği/tespit edilemediği," şeklinde görüş beyan edilmek zorunda kalındığı, taraflar arasındaki cari hesaba konu borç-alacak bakiyesinin tespitinde ayrıntıları yukarıda yer alan tutarlar esas alınarak davacı lehine tespiti yapılan 82.829,79 TL'lik tutardan davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen muhteviyatı reklamasyon gelirleri hizmet satımına konu .....tarihli .....nolu 51.166,08 TL bedelli, .....tarihli .....nolu 9.511,99 TL bedelli ve .....tarihli .....nolu 5.094,31 TL bedelli olmak üzere genel toplamda 115.772,38 TL tutarlı üç adet faturaya tekabül eden tutarın düşümünün/eksiltilmesinin yapılıp yapılmayacağına veya yapılacaksa hangi faturaya tekal eden tutarın düşüme/eksiltmeye konu edileceğine dair tarafımdan denetime elverişlilik temelinde taraflar arasındaki cari hesaba konu borç-alacak bakiyesinin tespitinde net bir kanaatin tarafınca yapılamadığı, ancak terditli olarak; mahkemece davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen muhteviyatı reklamasyon gelirleri hizmet satımına konu .....tarihli .....nolu ve .....tarihli .....nolu faturalara itibar edilir ise veya kabul görür ise davacı tarafın davalı taraftan talepte bulunabileceği alacak tutarının 18.223,49 TL (82.829,79 TL ile 9.511,99 TL+ 55.094,31 TL arasındaki pozitif fark bağlamında) olduğu, veya, mahkemece davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen muhteviyatı reklamasyon gelirleri hizmet satımına konu üç adet faturaya itibar edilir ise veya kabul görür ise davalı tarafın davacı tarafa borçlu olmadığı veya davalı tarafça davacı tarafa 32.942,59 TL (82.829,79 TL ile 115.772,38 TL arasındaki negatif fark bağlamında) fazla ödeme yapıldığı, veya, mahkemece davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen muhteviyatı reklamasyon gelirleri hizmet satımına konu üç adet faturaya itibar edilmez ise veya kabul görmez ise davacı tarafın davalı taraftan 82.829,79 TL tutarında alacaklı olduğu, mütalaa edilmiştir.
Talimat yoluyla davalıya ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen .....tarihli bilirkişi raporunda; her iki şirketin 2021-2022 yılına ait ticari defterlerin; TTK. Hükümlerine göre, usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı tarafından düzenlenen ancak Davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 3 adet 115.772,38.-TL faturanın bulunduğu, davalı faturalarının, davacının BA formunda, bildirimin yapılmış olması nedeniyle .....tarihli iki adet faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun kabulü gerektiği, davacının BA formalarında beyan ettiği 2 adet davalı faturasının ticari defter kayıtlarında yer vermemesinin izaha muhtaç olduğu, uyuşmazlığın; .....tarih ve .....sıra numaralı ".....51.166,08 TL bedelli faturadan kaynaklandığı, uyuşmazlık konusu davalı faturasına dayanak ürün gruplarının incelenmesi neticesinde; ayrıntıları raporun (5.9) (5.10) (5.11) bölümlerinde verilen, dava dışı firma tarafından davalı firmaya yansıtılan ürün gurupları ve tutarları arasında tutarsızlık bulunduğu, davalı firma tarafından izahının gerekeceği, uyuşmazlık konusu davalı faturasının kabulü halinde; davacının, davalı yandan takip tarihi itibariyle 0,00 TL bakiye alacağının bulunduğu, uyuşmazlık konusu davalı faturasının kabul edilmemesi halinde ise; davacının, davalı yandan takip tarihi itibariyle 18.223,49 TL alacaklı olacağı mütalaa edilmiştir.
Somut olayda, dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarından; davacı taraf elde ki itirazın iptali davasına konul edilen icra takibinde takip açıklaması olarak 2022 yılından kalan fatura bedellerinden bakiye kalan 80.000,00 TL alacak açıklamasına yer vermiş, mahkemizce de tarafların 2022 yılına ilişkin ticari defterleri üzerinde ayrı ayrı inceleme yaptırılmıştır. Alınan her iki bilirkişi raporunda da, taraflar arasında 2021 yılından süre gelen ticari ilişki bulunduğu ve her iki tarafın ticari defterlerine göre 2022 yılı ticari defterlerine devredilen ve davacının alacaklı göründüğü miktar 115.845,12 TL'dir. Davacı tarafça başlatılan icra takibinde takibe dayanak yapılan faturala yer verilmemiş, dava dilekçesinin ekinde ilki .....tarihli ve sonuncusu .....tarihli olmak üzere toplam 9 adet davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş fatura ile davalı tarafından reklamasyon gideri karşılığı davacı adına düzenlenmiş .....tarihli .....tarihli .....nolu 9.511,19 TL bedelli ve .....tarihli .....nolu 55.094,31 TL bedelli faturalar dosyaya sunulmuştur. Taraf ticari defterlerinde 2021 yılından devirle gelen ve davacının alacaklı göründüğü 115.845,12 TL her iki tarafın 2022 yılı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu gibi davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve dava dilekçesinin ekinde sunulan 4 adet fatura haricinde yine davacı tarafından davalı adına .....tarihinde düzenlenen 3 adet fatura ile .....tarihinde düzenlenen 1 adet fatura olmak üzere davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş toplamda 13 faturanın ve davalı tarafından reklamasyon gideri adı altında davacı adına düzenlenmiş .....tarihli, .....nolu, 10.030,00 TL bedelli, .....tarihli .....nolu, 3.304,00 TL bedelli, .....tarihli, .....nolu, 29.003,40 TL bedelli ve .....tarihli, .....nolu, 6.425,69 TL bedelli faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı gibi bu yönde ticari defterler arasında da farklılık bulunmamaktadır.
Taraf ticari defterlerine göre, davacı tarafından 2022 yılında davalı adına düzenlenen 13 faturanın toplam bedeli 953.047,54 TL olup, bu bedele, tarafların 2021 yılı ticari defterlerinden 2022 yılı ticari defterlerine devir ile gelen ve davacının alacaklı olarak göründüğü 115.845,12 TL eklendiğinde davacının alacaklandırıldığı toplam miktar 1.068.892,66 TL'dir. Bu miktardan, davalı tarafından reklamasyon gideri adı altında davacı adına düzenlenen ve tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olan .....tarihli, .....nolu, 10.030,00 TL bedelli, .....tarihli .....nolu, 3.304,00 TL bedelli, .....tarihli, .....nolu, 29.003,40 TL bedelli ve .....tarihli, .....nolu, 6.425,69 TL bedelli olmak üzere toplamda 48.763,09 TL olan fatura bedelleri mahsup edildiğinde bakiye kalan miktar 1.020.129,57 TL'dir. Bu aşamaya kadar taraf ticari defterleri arasında herhangi bir farklılık yoktur.
Ticari defterler arasında iki nedenden dolayı farklılık bulunmaktadır.
Birincisi ticari defterlerdeki ödeme kayıtlarına ilişkindir. Davacıya ait ticari defterlerdeki ödemelere ilişkin kayıtlar incelendiğinde, .....tarihinde bankacılık işleminden kaynaklı 300.000,00 TL, .....tarihli bankacılık işleminden kaynaklı 69.752,06 TL, .....yevmiye defteri kayıt tarihli bankacılık işleminden kaynaklı 200.600,14 TL, .....yevmiye defteri kayıt tarihli 400.000,00 TL ve .....yevmiye defteri kayıt tarihli 49.777,37 TL olmak üzere toplamda 1.020.129,57 TL ödemeye dair kayıt bulunduğu, bu halde davacının ticari defterlerindeki kayıtlara göre davacının davalıdan alacağı bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davalıya ait ticari defterlerdeki ödemelere ilişkin kayıtlar incelendiğinde; .....tarihli bankacılık işleminden kaynaklı 300.000,00 TL, .....tarihli bankacılık işleminden kaynaklı 69.752,06 TL, .....tarihli bankacılık işleminden kaynaklı 227.547,72 TL, .....tarihli bankacılık işleminden kaynaklı 280.000,00 TL, .....tarihli bankacılık işleminden kaynaklı 60.000,00 TL olmak üzere toplamda 937.299,78 TL ödemeye dair kayıt bulunduğu, bu bedelin 1.020.129,57 TL'den mahsup edilmesi sonucu bakiye kalan miktar 82.829,79 TL olup, banka yoluyla yapılan ödemele ilişkin taraf ticari defterlerinde bu miktar kadar farklılık bulunduğu anlaşılmaktadır.
İkincisi ise, davalı ticari defterlerinde kayıtlı olupta, davalı tarafından reklamasyon giderleri adı altında davacı adına düzenlenen, davalı ticari defterlerinde kayıtlı olan, ancak davacıya ait ticari defterlerde kayıtlı olmayan .....tarihli .....nolu 51.166,08 TL bedelli, .....tarihli .....nolu 9.511,99 TL bedelli ve .....tarihli .....nolu 55.094,31 TL toplam tutarlı olmak üzere genel toplamda 115.772,38 TL bedelli üç adet faturaya ilişkindir. Bu üç faturadan .....tarihli .....nolu 9.511,99 TL bedelli ve .....tarihli .....nolu 55.094,31 TL bedelli faturalar davacının ticari defterlerinde kayıtlı değil ise de, davacının BA kayıtlarında mevcuttur. Bu halde, bu iki fatura bedelinin toplamı olan 64.606,30 TL'nın, davalının ticari defterlerine göre davacının bakiye alacağı kalan 82.829,79 TL'den mahsup edildiğinde bakiye kalan miktar 18.223,49 TL'dir. Üçüncü fatura olan .....tarihli .....nolu 51.166,08 TL bedelli e-fatura davacının ticari defterlerinde kayıtlı değildir. .....tarihli bilirkişi raporunda, bu faturaya karşı davacı tarafça Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi veya ona bağlı entegratör yazılım firması üzerinden iptal başvurusu yapıldığı ancak davalı tarafça bu iptal başvurusunun onaylanmadığının anlaşılmasına karşın davacı tarafça da hangi tarih ve saatte iptal başvurusunda bulunulduğu hususlarında dosya kapsamında tevsik edici mahiyette herhangi bir belge bulunmadığı belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK.'nun 222. Maddesine göre, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Zira tarafın ticari defterleri kanunda açıklandığı üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu taktirde lehine delil olabilecektir. Elde ki davada alacak iddiasında bulunan davacı olup, bilirkişiler vasıtasıyla inceleme yapılan taraf ticari defterleri üzerinde ödeme miktarları ile .....tarihli .....nolu 51.166,08 TL bedelli e-fatura içeriğinin kabul edildiğine ilişkin mevcut aşamada dosyaya yansıyan herhangi bir delil bulunmamakla birlikte, elde ki davada alacak iddiasında bulunan davacı olup, davacının kendi ticari defterlerine göre davalıdan bakiye alacağı bulunmamaktadır. Bu halde, ispatlanamayan davanın reddine ve koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 966,20 TL peşin harcın mahsubu sonucu bakiye kalan 350,80 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep hakinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 2025
Katip Hakim