TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fillden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/01/2024
KARAR TARİHİ : 09/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde .....poliçe numaralı genişletilmiş artı kasko sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan sigortalı .....’ın maliki olduğu .....plaka numaralı .....Markalı .....model aracın, sürücü .....sevk ve idaresinde, .....günü, saat .....sıralarında, Diyarbakır ili Ergani ilçesi Dicle yolu kesişiminde bulunan .....kavşağında kırmızı ışığı ihlal ederek, yeşil ışık sonrası kavşaktan Dicle yoluna dönerken seyir halinde olan müvekkiline ait olan .....plakalı .....marka .....yılı .....Model hiçbir parçası boyalı veya değişmiş olmayan hususi araca, kaza tespit tutanağında %100 kusurlu bir şekilde çarpmış olduğunu, çarpmanın etkisiyle müvekkil aracın ön hava yastığının patlamış ve ön tarafının kullanılamaz hale geldiğini, müvekkil aracın tamir edilmesi ve değer kaybının tazmini için aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasına ait şirketin teminat sınırı olan 120.000,00 TL ödenmiş olduğunu, rakamın aracın tamiri için gereken ücreti bile karşılamadığını, ZMM kapsamındaki teminat tükendiğinden daha sonra davalı tarafa İhtiyari Mali Mesuliyet kapsamında yapmış olduğu başvuruda kendisine sadece 5.799,99 TL ödenmiş olduğunu, ZMM teminatı kapsamında ödenen tamir bedeli eklendiğinde aracın en az 100.000,00 TL değer kaybı ile satılmış olduğunu, müvekkilinin aracının değer kaybına ilişkin zararın davalı sigorta şirketince tazmin edilmesi gerektiğini, müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL’nin kaza tarihi olan .....itibari ile yasal faizi ile birlikte tazminini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen .....tarihli kazaya karıştığı belirtilen, .....plakalı araç, müvekkil şirkete .....-.....tarihleri arasında geçerli olmak üzere .....numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalısının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 1.000.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkil sigorta şirketi tarafından yapılmış olan kasko poliçesi ihtiyari mali mesuliyet poliçesi olup maddi zarara ilişkin taleplerin öncelikle ZMM poliçesinden karşılanması gerektiğini, huzurdaki davaya konu kaza sebebiyle doğacak sorumluluklarının; ikinci derecede bir sorumluluk olduğunu ve ZMMS Poliçesi’nin teminat limitlerinin tükenmesi halinde söz konusu olacağını, başvurunun ilk olarak ZMMS poliçesini yapan sigortacıya yönlendirilmesi gerektiğini ve zararın trafik poliçesinden karşılanmasını, ZMMS poliçesi teminat limitlerinin tüketilmesi halinde ise karşılanmamış bakiye zarar kalması halinde müvekkil şirkete başvurulması gerektiğini, davaya konu kaza sebebiyle müvekkili sigorta şirketi nezdinde .....nolu hasar dosyası açılmış olup .....tarihinde 5.799,99-TL tutarında hasar tazminatı ödenmiş olduğunu, hasar aşamasında yapılan ödemelerin, poliçe tanzim tarihi itibariyle amir genel şartlar’a uygun olarak hesaplanmış olduğunu, bakiye tazminatın söz konusu olmadığını, konu dosyada başvuranın ZMMS sigortası dahilinde 120.000,00 TL ödeme yapılmış olduğunu, yapılan ödemelerin toplamına bakıldığında ödenebilecek tazminatın bulunmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili yeterli ödeme yaptığından davanın ve haksız faiz talebinin reddini, mahkeme aksi kanaatte ise dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını, dava şartı eksikli ve zamanaşımı nedeniyle davanın usulden reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davalı sigorta şirketi tarafından İMMS poliçesi düzenlenen aracın sürücüsünün kusuruna dayalı meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasara bağlı oluştuğu ileri sürülen değer kaybına ilişkin yapılan ödemenin yetersiz olduğundan bahisle bakiye değer kaybı istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, poliçede araç başına maddi tazminat limitinin 1.000.000,00 TL olarak belirtildiği, dosya içeresinde yer alan araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre .....tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine değer kaybına ilişkin 5.799,99 TL ödeme yapıldığı, dava açılmadan önce arabuculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında değer kaybı meydana gelip gelmediği, dava dışı ZMM teminat limitinin tükenip tükenmediği, buradan varılacak sonuca göre İMM poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı bulunuyor ise miktarının tespiti ile faiz türü ile başlangıcı türü etrafında toplandığı anlaşıldı.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Davalı sigorta şirketince genişletilmiş artı kasko poliçesi kapsamında İMMS poliçesi düzenlenen .....plaka numaralı .....Markalı .....model aracın sürücü .....sevk ve idaresinde, .....günü, saat .....sıralarında, Diyarbakır ili Ergani ilçesi Dicle yolu kesişiminde bulunan Direkçiler kavşağında kırmızı ışığı ihlal ederek, yeşil ışık sonrası kavşaktan Dicle yoluna dönerken seyir halinde olan davacıya ait olan .....plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasara konu trafik kazası meydana geldiği ve ilgili kazanın oluş şeklinin kaza tespit tutanağı ile sabit olduğu, tarafların kazanın oluş şekline ilişkin bir itirazda bulunmadığı, olay oluşuna göre de bu kazanın oluşumunda .....plakalı sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 56/1-c ve 52/1-a maddelerini ihlal ettiği, davacıya ait .....plakalı araç sürücüsünün bu çarpmadan dolayı kusur ve kural ihlalinin olmadığı anlaşılmakla sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir.
Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere gerçek zararın bulunması için nisbi hesap yöntemine göre hesap yapılması gerekmekte olup mahkememizce bu yönteme uygun olarak rapor tanzim edilmesi istenilmiş, makine mühendisi bilirkişisinden aldırılan .....tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; değer kaybı tazminat bedelinin 65.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. Alınan raporda kaza tarihindeki rayiç bedel üzerinden hesaplama yapılarak gerçek zarar hesabı yapıldığı dolayısı ile de içtihatlara uygun ve denetime elverişli olduğu kanaati ile mahkememizce hükme esas alınmıştır. Belirlenen değer kaybı bedelinden davalı sigorta şirketince dava öncesi yapılan 5.799,99 TL ödemenin mahsubu neticesinde bakiye değer kaybı bedelinin 59.200,01 TL olduğu kanaati hasıl olmuştur.
Davalı sigorta şirketinin kaza tarihlerini kapsar mahiyette araç maliki ile İMMS poliçesi akdettiği anlaşılmakla sigorta poliçesi kapsamı itibari ile doğrudan zararlardan teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğu, teminat limitinin 1.000.000 TL olarak belirlendiği, sigorta şirketinin davalı araç sürücüsünün kusuru oranında zararı üstlendiği, sigortalısının ise kazada tam kusurlu olduğu, davacının değer kaybına ilişkin talebinin doğrudan zarar kapsamında sayıldığı ve davacının değer artırım dilekçesi ile talep etmiş olduğu miktarlar dikkate alındığında değer kaybı bedeline ilişkin zarar kaleminin teminat limitinde kaldığı ve dosya içerisine kazandırılan ZMMS hasar dosyasından hasar onarım bedeline ilişkin ZMMS düzenleyen sigorta şirketince teminat limiti oranında 120.000,00 TL lik ödeme yapıldığı ve ZMMS teminat limitinin tükenmiş olduğu anlaşılmakla İMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinin ilgili bakiye değer kaybı zararından sorumlu olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Faiz başlangıç tarihi açısından ise; davacı tarafından davalı sigorta şireketine usulüne uygun başvurunun hangi tarihte ulaştığına ilişkin yeterli delil sunulmadığı gözetilerek davalı sigorta şirketince kısmi ödemenin yapıldığı .....tarihinin başvuru tarihi sayılması gerektiği, bu tarihi takip eden 8 iş günün sonrasının .....tarihine isabet ettiği ve davalı sigorta şirketinin bu tarihte temerrüde düştüğü kabul edilerek kabul edilen tazminat alacağına bu tarihten itibaren sigortalı aracın hususi kullanıma özgü olduğu anlaşılmakla yasal faiz uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi daha sonra açıklanacağı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE; 59.200,01 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2- Kabul edilen bedel 59.200,01 üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 4.043,95 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harç ve sonradan yatırılan 1.009,30 TL tamamlama harcın düşümü ile eksik kalan 2.607,05 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 başvuru harcı ve 1.009,30 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.864,50 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 225,00 TL tebligat ve posta masrafı ve 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 2.725,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim