T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/03/2024
KARAR TARİHİ : 04/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili,... tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ve sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkiline ait aracın perte/hurdaya çıkarıldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza sonrası yapılan başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından açılan hasar dosyasında ekspertiz incelemesi yapıldığını ve ekspertiz raporunda aracın ağır hasar görmesi nedeniyle pert olduğu, aracın rayiç bedeli 620,000.00 TL ve sovtaj bedelinin 277.000 TL belirlendiğini, ancak davalı sigorta şirketi tarafından rayiç bedelden sovtaj bedeli düşüldükten sonra kalan 342.100,00 TL'nın ödenmediğini, eksper raporunda aracın rayiç bedeli 620.000,00 TL olarak gösterilmiş ise de bu değeri kabul etmediklerini, kaza tarihi itibarıyle müvekkiline ait aracın güncel değerinin 750.000,00-800.000,00 TL aralığında olduğunu, müvekkiline ait aracın kaza tarihi itibarıyle güncel piyasa değerinin tespit edilerek müvekkilinin uğradığı zarar ile birlikte müvekkilin ödemiş olduğu ekpertiz ücretinin davalı sigorta şirketince karşılanması gerektiğini ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline ait aracın kaza tarihindeki güncel piyasa değerinden hurda-sovdaj bedelin çıkartılması suretiyle tespit edilecek araç bedel zararı olarak şimdilik 261.639,34 TL ile 5.384,00 TL espertiz ücreti bedeli olmak üzere şimdilik 267.023,34 TL maddi zararın haksız fiilin gerçekleştiği ... tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, kazaya karıştığı iddia edilen ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe limitinin 120.000,00 TL olduğunu, 2918 sayılı KTK.'nun 97. maddesinde düzenlenen sigortacıya başvuru şartı yerine getirilmeden dava açıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dahilinde tazminattan sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kusur durumunun tespiti yönünden ATK'dan rapor alınması gerektiğini, aracın davacı tarafından satılıp satılmadığı tespit edilmesi ve satılmış olması halinde ise satış belgelerinin celp edilmesi gerektiğini, ek olarak davacı tarafından aracın trafikten çekildiğini gösterir belgenin dosyaya ibraz edilmesi gerektiğini, genel şartlar md. b.2./2.1. uyarınca, hasar gören parçaya onarım yapılması, onarım mümkün değilse eşdeğer parça veya yeniden kullanılabilir parça tedariğinin gözetilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin anlaşmalı olduğu onarım merkezinde aracın tamiri yapılmış olsaydı iskontolu bedel üzerinden parça tedarik edileceğini, müvekkili şirketin iş bu hakkı gözetilerek değerlendirme yapılması gerektiğini, gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, müvekkil şirketin KDV’den sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin aracını onarırken KDV ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası düzenlemesi gerektiğini, bu nedenle, parça ve işçilik fiyatlarına KDV dahil edilerek hesaplanacak hasar bedelinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın araç pert bedeline yönelik talebi haksız ve hukuka aykırı olup aksinin kabulü halinde kaza tarihli verilere göre bilirkişi hesaplaması yapılmasını talep ettiklerini, haksız fiil tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceği gibi sigortalı aracın kullanım amacının hususi olması nedeniyle yasal faiz talep edilebileceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ile davacıya ait aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, makine mühendisi bilirkişiden rapor alınarak sonuca gidilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş; davacıya ait aracın pert olduğundan bahisle aracın davacı uhdesindeki bırakılarak, aracın dava tarihindeki rayiç bedelinin tespiti ile tespit edilecek rayiç bedelden sovtaj bedeli mahsup edildikten sonra bakiye kalan miktar ile ekspertiz ücretinin tahsili istemine ilişkindir.
... tarihinde davacıya ait ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı araç arasında trafik kazası meydana geldiği,
... plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede kaza başına maddi tazminat üst limitinin 120.000,00 TL olarak belirlendiği,
Davacıya ait aracın tramer kayıtları içerisinde yer alan ve kaza sonrası ... Sigorta Ekspertiz Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından davalı sigorta şirketine hitaben düzenlenen ... tarihli ekspertiz raporunda, aracın değişmesi gereken yedek parça fiyatlarının KDV hariç 443.186,60 TL olarak belirlendiği, işçilik bedeline ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığı,
Yine dava dilekçesinin ekinde sunulan ... Sigorta Ekspertiz Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından davalı sigorta şirketine hitaben düzenlenen ... tarihli ekspertiz raporunda, değişmesi gereken yedek parça bedelinin KDV hariç iskontosuz 377.736,60 TL ve KDV hariç iskontolu olarak ise 207.315,84 TL olarak belirlendiği, işçilik bedelinin KDV hariç iskontosuz 65.450,00 TL ve KDV hariç iskontolu olarak 54.323,50 TL olarak belirlendiği, sonrasında KDV hariç iskontolu hasar bedelinin yedek parça ve işçilik dahil 261.639,34 TL olarak belirlendiği, aracın ağır hasarlı olduğu, hasarsız halinin 620.000,00 TL, hasarlı halinin ise 277.900,00 TL olduğu, hasarsız halinde sovtaj bedeli düşüldükten sonra hasar bedelinin 342.100,00 TL olduğunun belirtildiği,
Dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı,
Yine dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, kaza sonrası davacıya ait araçta hasar meydana gelip gelmediği, davacıya ait aracın onarımının ekonomik olup olmadığı, onarımının ekonomik olmadığının kabulü halinde davacıya ait aracın dava tarihindeki tarihindeki hasarsız rayiç değeri ile sovtaj bedeli mahsup edildikten sonra bakiye kalan miktarın ödenmesinin gerekip gerekmediğine ilişkin olduğu tespit edildi.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Kaza tespit tutanağına göre; ... tarihinde saat ... sıralarında sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Şarlıurfa Bulvarı üzerinden Şanlıurfa istikametine seyir halinde iken önünde seyir halinde olan ... plaka sayılı aracı geçmek için sol şeride manevra yaptığı esnada aracının sağ ön yan kısımları ile aynı istikamette sağ şeritte seyir halinde olan davacı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın arka tampon kısımlarına çarpması ve çarpmanın etkisiyle ... plaka sayılı aracın savrularak sol yan kısımları ile ... plaka sayılı aracın sol yan kısımlarına çarpıp daha sonra orta refüje savrularak komple kısımlarıyla orta refüjde bulunan aydınlatma direği ile 1 adet ağaca çarparak durması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Kaza tespit tutanağında, kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK.'nun 46/2-c (Aksine bir işaret bulunmadıkça trafiği aksatacak veya tehlikeye düşürecek şekilde şerit değiştirmek) maddesini ihlal ettiği belirtilmiş, mahkememizce de kaza tespit tutanağındaki kusur belirlemesine iştirak edilmiş ve davalı sigortalı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki araç sağ şeritte seyir halinde iken önü sıra seyreden davacının sevk ve idaresindeki aracı sollamak için sola manevra yaptığı esnada aracının sağ ön kısmı ile davacıya ait aracın arka tamypon kısmına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında %100 kusurlu olduğu, davacının ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı kabul edilmiştir. Kazanın oluşuna ilişkin herhangi bir ihtilaf bulunmamakla, mahkememizce kusur tespiti yönünden ayrıca bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiştir.
Mahkememizce, davacının gerçek zararının belirlenmesi için davacıya ait kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, daha önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğinin yitirilip yitirilmediği, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, öncelikle aracın kaza tarihi itibariyle rayiç değeri ve onarım bedeli belirlenerek, belirlenen hasar bedeline göre aracın onarımının ekonomik olup olmayacağının tespiti için aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile hasarlı haldeki değerinin karşılaştırılması, onarımı ekonomik değilse; aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa rayiç bedelinden sovtaj değerinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının hesaplanması amacıyla makine mühendisi vasıtasıyla bilirkişi raporu alınmıştır.
Bu kapsamda değerlendirme yapılarak dosyaya sunulan bilirkişi raporunda; kaza sonrası davacıya ait aracın kullanılamaz halde olduğu, aracın ön, arka ve yan kısımlarında hasar meydana geldiği, mekanik, kaporta ve şasi kısımlarında hasar oluştuğundan aerodinamik yapısının zarar gördüğü, onarımının ekonomik olmayacağı, aracın pert olarak değerlendirilmesinin uygun olacağı, piyasa araştırması sonucunda aynı özelliklere sahip emsal bir aracın 807.300,00 TL bedel ile temin edilebileceği ve sovtaj (hurda) bedelinin ise 277.900,00 TL ile temin edilebileceği, gerçek zarar miktarının (807,300,00-277.900,00)
529.400,00 TL olduğu mütalaa edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi, poliçe limiti sınırlı olmak üzere sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemekle yükümlüdür. Sigortalı araç sürücüsü %100 kusurlu olup, zarar miktarı 529.400,00 TL olarak tespit edilmiş ise de, poliçe limiti 120.000,00 TL olup, bu miktar üzerinden açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Her ne kadar davalı sigorta şirketi tarafından, davacıya ait aracın satılıp satılmadığı tespit edilerek satılmış olması halinde satış belgelerinin celp edilmesi ve davacı tarafından aracın trafikten çekildiğini gösterir belgenin dosyaya ibraz edilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.3. maddesinin 3 nolu bendinde, hak sahibinin aracın hasarlı haliyle kendisine terk edilmesine onay vermesi halinde aracın riziko tarihindeki rayiç değeri ile hasarlı hali arasındaki tutarın zorunlu trafik sigortası limitleri dahilinde kendisine tazminat olarak ödenebileceğinin düzenlendiği, elde ki dava da, davacının bu yönde talepte bulunduğu anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin bu yöndeki savunması yerinde görülmemiştir.
Davacı tarafından açılan davada eksper raporu ücreti de talep edilmiş ancak ödeme yapıldığına ilişkin bu yönde herhangi bir ödeme belgesi sunulmamıştır. Davacı tarafından dava açılırken talep edilen ekspertiz ücreti yönünden de harç yatırılarak dava değeri gösterilmiş ise de, ekspertiz ücreti niteliği itibarıyle yargılama gideri nitelindiğinde olup mahkeemizce kabul/red oranının hesaplanmasında, hesaplamaya dahil edilmemiştir. Öte yandan, davacı tarafından ödeme belgesi sunulmadığından yargılama gideri hesabında da dikkate alınmamıştır.
Faizin türüne ilişkin olarak; davalı sigortalı aracın kullanım amacının ticari olduğu anlaşılmakla davacının avans faizi talep edebileceği kabul edilmiştir.
Faiz başlangıcına ilişkin olarak; dava dilekçesinin ekinde dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığına ilişkin başvuru yazısı sunulmuş ise de tebliğine ilişkin belge sunulmamıştır. Ancak davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı dosya içerisinde yer alan ve zorunlu trafik sigortacısı davalı sigorta şirketine hitaben düzenlenen ... tarihli eksper raporundan anlaşılmaktadır. Bu halde, elde ki davada mahkememizce davacının davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı tarih ... tarihi olarak kabul edilmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.'nun 99. maddesi gereğince sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda ... tarihinde temerrüdü gerçekleşmiştir. Bu nedenle kabul edilen tazminat miktarına davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 120.000,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.197,20 TL karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 4.560,10 TL peşin harçtan mahsubu sonucu bakiye kalan 3.637,10 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ile 4.560,10 TL peşin harcın toplamı olan 4.987,70 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 56,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 2.800,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 2.856,00 TL yargılama giderinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 1.309,87 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinden bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 1.651,10 TL'lik kısmının davalı sigorta şirketinden, bakiye kalan 1.948,90 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı..
Katip Hakim