TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/03/2024
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, .....tarihinde müvekkilinin içerisinde yolcu olarak bulunduğu, sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı .....marka kamyonet ile Meydanlık mahallesinden - Kılavuztepe mahallesine doğru seyir halinde iken 1 km + 500 metreye geldiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun gidiş kısmına doğru sol taraftan yoldan çıkarak devrilmesi sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazasında müvekkilinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati tehlike geçirecek şekilde ağır şekilde yaralandığını, kaza sonrası müvekkilinin Bismil Devlet Hastanesinde tedavi altına alındığını ve bu süreçte iki tane ameliyat geçirdiğini, kaza neticesinde müvekkilinin maluliyetinin oluştuğunu, kazadan sonra bacağından ameliyat olan müvekkilinin haftalarca hastanede kaldığını, ardından uzunca bir süre yatağa mahkum olduğunu ve yürüyemediğini, kazadan sonra aylarca fizik tedaviye gittiğini ancak istenilen düzeyde gelişme göstermediğinden .....tarihinde Diyarbakır .....Hastanesinde tekrardan bacağından ameliyat olduğunu, kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde sürücü .....kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle Bismil Cumhuriyet Başsavcılığının .....nolu dosyası üzerinden soruşturma yürütüldüğünü, müvekkilinin kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili Üniversite öğrencisi olup Bingöl Üniversitesi Tarım ve Hayvancılık Meslek Yüksek Okulu Tarla Bitkileri bölümünde okumakta olduğunu, ancak ayağının bir türlü iyileşememesi ve geçirdiği kazadan sonra .....tarihindeki son ameliyattan sonra okulu bırakmak zorunda kaldığını, .....plaka sayılı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin yaralanmasına bağlı meydana gelen maddi zararların karşılanması amacıyla yapılan başvuru üzerine davalı sigorta şirketi nezdinde .....nolu hasar dosyası açıldığını, ancak müvekkilinin zararının karşılanmadığını, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL tedavi gideri ve 100,00 TL bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, .....tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talep sonucunu geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 155.418,24 TL'na, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 1.044.581,76 TL'na, bakıcı gideri yönünden 20.810,85 TL'na ve tedavi gideri yönünden 6.500,00 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, dava ticari dava olmadığından görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, zamanaşımının dolduğunu, kazaya karıştığı iddia edilen .....plaka sayılı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde .....-.....tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlenen ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirkete iletilen evrak ve bilgilerin maluliyet tespiti ve tazminat ödemesi yapmaya yeterli olmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlar gereği geçici iş göremezlik zararının sağlık giderleri kapsamında teminat altına alındığını, sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafından iddia edilen sakatlık ile meydana gelen kaza arasında illiyet bağının bulunduğunun tespiti gerektiğini, kabul anlamına gelmemek ile birlikte, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davaya konu kazada kusur durumunun tespiti gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsüne atıf edilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, müterafik kusurun bulunması halinde hesaplanacak tazminattan uygun bir oranda indirim yapılması gerektiğini, davacının sigortalı araçta yolcu konumunda olması nedeniyle hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, maluliyet durumunun ve illiyet bağının tespiti yönünden Adli Tıp Kurumundan kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması gerektiğini, hesaplama yapılırken 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi belirtilen usul ve esaslara uygun hareket edilmesi gerektiğini, davacının gelirinin ispatlanması gerektiğini, gelirin ispatlanamaması halinde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davaya konu kazanın iş kazası kriterleri yönünden değerlendirilmesini talep ettikleri, davaya konu olay haksız fiil niteliğinde olup ticari ilişki söz konusu olmadığından davacının ticari faiz talebinin reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve davacıya ait tedavi evrakları ile UYAP sistemi üzerinden Bismil Cumhuriyet Başsavcılığının .....nolu soruşturma dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davacı hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı Sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmuş, davaya konu kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığı ve bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının tespiti yönünden Dicle Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından, tazminat hesabı yönünden ise aktüer bilirkişiden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş, geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve tedavi gideri istemine ilişkin olduğu,
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı ve süresi, davacının bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise süresi, davacının tedavi gideri talep edip edemeyeceği, tazminatın miktarı, hatır taşıması bulunup bulunmadığı ve faizin türü ile faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
.....tarihinde davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu .....plaka sayılı aracın dava dışı .....sevk ve idaresinde iken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek devrilmesi sonucu davaya konu tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği, .....plaka sayılı aracın .....-.....tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede sakatlanma ve ölüm halinde kişi başı maddi tazminat üst limitinin 1.200.000,00 TL ve kişi başı sağlık giderlerinin ayrı bir lozla 1.200.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza nedeniyle Bismil Cumhuriyet Başsavcılığının .....nolu dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sonucu .....tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kaza nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı olarak SGK tarafından davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi her hangi bir ödeme yapılmadığı, davacı tarafından dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Davaya konu kazanın yaralanmalı trafik kazası olduğu ve 5237 sayılı TCK.'nun 66. ve 2918 sayılı KTK.'nun 109. maddeleri gereğince 8 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davanın konu kazanın .....tarihinde gerçekleştiği, davanın ise zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin zamanaşımı def'i yerinde görülmemiş ve işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Kaza sonrası ilgili kolluk birimi tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ile soruşturma dosyasının incelenmesinden; .....tarihinde saat .....sıralarında dava dışı .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araç ile Diyarbakır İli Bismil İlçesi Meydanlık Mahallesi istikametinden Kılavuztepe Mahallesi istikametine doğru seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine doğru yolun sol tarafından yoldan çıkarak devrilmesi sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, kaza esnasında davacı .....ile birlikte ....., .....ve .....araç içerisinde yolcu olarak bulundukları anlaşılmaktadır. Kaza esnasında davacının araç içerisinde yolcu olması ve sürücünün kusuru dışında dosyaya yansıyan herhangi bir delil bulunmaması karşısında davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücü .....%100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığı ve bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığın tespiti amacıyla Dicle Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından bilirkişi raporu alınmıştır. 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirilme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; kaza nedeniyle davacıda % 18 oranında sürekli maluliyet oluştuğu, iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceği ve bu süreçte % 100 özürlü sayılması gerektiği, kaza tarihinden itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyacı süresinin 2 ay olduğu mütalaa edilmiştir.
Tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişiden bilirkişi raporu alınmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği esas alınarak, % 18 sürekli iş göremezlik, 12 ay geçici iş göremezlik, 2 ay bakıcı ihtiyacı süresi, % 100 kusur oranı ve asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; bakıcı gideri 20.810,85 TL, geçici iş göremezlik tazminatı 155.418,24 ve sürekli iş göremezlik tazminatı bilinen ve bilinmeyen dönem olmak üzere toplam 2.522.848,13 TL olarak hesaplanmıştır.
Tedavi giderlerinin hesaplanması için adli tıp uzmanından alınan bilirkişi raporunda, SGK kapsamı dışında kalan ve fatura edilemeyen tedavi giderlerinin 6.500,00 TL olduğu mütala edilmiştir.
Davacının geçici ve sürekli iş göremezliği oluşup oluşmadığının ve bakıcı ihtiyaci bulunup bulunmadığının tespitine yönelik Dicle Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin hesaplanması için aktüer bilirkişiden ve tedavi giderinin hesaplanması için adli tıp uzmanından alınan bilirkişi raporlarında belirtilen oran ve süreler ile miktarların yöntemince tespit edilmiş ve hesaplanmış olması karşısında mahkememizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilerek benimsenmiştir.
Bu kapsamda belirlenen tazminat miktarlarından müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerekip gerekmediğinin tartışılması gerekir.
Müterafik kusur yönünden; dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden davaya konu kaza nedeniyle davacının kendi yaralanmasına bağlı meydana gelen zararın artmasına ilişkin davacıya kusur atfedilecek herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, belirlenen tazminat miktarlarından müterafik kusur indirimi yapılmasına gerek görülmemiştir.
Hatır taşıması yönünden; Türk Borçlar Kanununun "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Kanununun 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.
Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır.
Hatır taşıması tartışılırken tarafların yakınlığı da nazara alınması gereken ölçütlerdendir. Zira yakın akrabalar arasında hatır taşımasından bahsedilmesi mümkün değildir. Çünkü yakın akrabalar arasında taşımanın menfaat karşılığı yapılması sözkonusu değildir. Hatır taşımasının kıstaslarından biri olan "menfaat karşılığı olmama" koşulu mevcut olmadığından yakın akrabalar arasında hatır taşıması indirimi yapılamaz.
Somut olayda, sigortalı araç sürücüsü .....ile kaza esnasında araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacı .....ile birlikte ....., .....ve .....soruşturma dosyasına yansıyan beyanlarından, sürücü ile araç içerisinde bulanan yolcuların kuzen oldukları, beraber gittikleri bahçeden dönüş esnasında davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, sürücü ile davacı arasında yakın akrabalık bağı olduğu, yakın aile bireylerinde olduğu gibi maddi ve manevi menfaatin bulunduğu akrabalar arasındaki ücretsiz taşıma ahlaki bir ödev niteliğinde olduğundan, belirlenen tazminat miktarlarından hatır taşıması indirimi yapılmasına ilişkin koşulların oluşmadığı kabul edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi sigortalısının veya eyleminden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında ve poliçede yazılı teminat miktarı kadar tazminat ödemekle yükümlüdür. Sigortalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu kabul edilmiştir. Davacı vekili sunmuş olduğu bedel arttırım dilekçesinde, 155.418,24 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.044.581,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 20.810,85 TL bakıcı gideri ile 6.500,00 TL'nın tahsilini istemiştir. oliçede, sakatlanma ve ölüm halinde kişi başı poliçe üst limiti 1.200.000,00 TL, kişi başı tedavi gideri ise 1.200.000,00 TL olarak gösterilmiştir. Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı isteminin kişi hali sakatlanma hali için öngörülen teminat limitinden, bakıcı giderinin ise tedavi giderleri için belirtilen teminat limitinden karşılanması gerekir. Bu halde, davacı tarafından bedel arttırım dilekçesi ile talep edilen miktarlar poliçe limiti dahilinde olup, davacı tarafından sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve tedavi giderine ilişkin açılan davanın bedel arttırım dilekçesi ile talep edilen miktarlar üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkin olarak;
Davalı sigortalı aracın kullanım amacının hususi olduğu anlaşılmakla, davacının yasal faiz talep edebileceği kabul edilmiştir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda temerrüdü gerçekleşecektir. Temerrütle birlikte davalı sigorta şirketinin zararın tamamı yönünden ödeme yükümlülüğü doğacaktır. Cevap dilekçesinin ekinde yer alan başvuru yazısı .....tarihli olup, davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabında da davacının dava açılmadan önce .....tarihinde başvuru yapıldığı bildirilmiştir. Bu halde, davalı sigorta şirketi .....tarihinde düşmüş olup, kabul edilen tazminat miktarlarına davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı tarafından sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve tedavi gideri istemine ilişkin açılan davanın KABULÜNE,
1.044.581,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 155.418,24 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 20.810,85 TL bakıcı gideri ile 6.500,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplamda 1.227.310,85 TL'nın davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden, dava açılırken başvuru harcı ve peşin harç yatırılmadığı anlaşılmakla, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL başvuru harcı ile kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 83.837,60 TL karar ve ilam harcı olmak üzere toplamda 84.453,00 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden, 2.025,00 TL tebligat ve posta gideri ve 7.200,00 TL bilirkişi ücreti ile 30,00 TL müzekkere ücreti olmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan toplamda 9.255,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili Hazineye irat kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 183.823,52 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim