TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/01/2024
KARAR TARİHİ : 07/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır İcra Dairesi ...Esas sayılı başlatılan takibe dayanak yapılan ...Bankası A.Ş. ...şubesine ait ...seri numaralı ...keşide tarihli, ...TL bedelli çek ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatılmıştır.Takip dosyasına tarafımızca imza itirazında bulunulmuş olup, bu hususta Diyarbakır ...İcra Hukuk Mahkemesi ...Esas sayılı dosyası ile dava açmış bulunmaktayız. Bunun dışında müvekkil hakkında Niğde İcra Ceza Mahkemesi ...Esas sayılı dosyası ile karşılıksız çek keşide etmek suçundan cezalandırılması için müvekkil aleyhine dava açılmış olduğunu, söz konusu çek üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle müvekkilin borçlu bulunmadığının tespitini, müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile Diyarbakır İcra Dairesi ...Esas sayılı İcra Takibinin iptalini ve kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın dava konusu alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilemesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takip dayanağı çekteki ciro silsilesinin bozuk olmadığını, davalı hamil ...firmasının çekteki ciro silsilesini gözeterek ciranta ile olan ticari alışverişi neticesinde çeki iyiniyetle iktisap ettiğini, çekteki keşideci imzasının sahte olup olmamasının davalı şirketin yetkili ve iyiniyetli hamil olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini, ayrıca keşideci borçlu ...firmasının, dava dışı lehtar ...firmasına karşı ileri sürebileceği şahsi def’ilerini, iyiniyetli hamil davalıya karşı ileri süremeyeceğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerekeceğini, Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın Reddini, borçlu davacının takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve takip konusu alacağın %10’u oranında para cezasına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, menfi tespit davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktasının, Diyarbakır İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasına dayanak olarak yapılan ...bankası ...şubesine ait ...seri numaralı ...keşide tarihli, 453.500,00TL bedelli çek üzerindeki imzanın davacı şirket temsilcisine ait olup olmadığının tespiti ile buradan varılacak sonuca göre ilgili icra dosyası nedeni ile davacı şirketin borçlu olup olmadığının tespiti ve kötü niyet tazminat koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Dava açmadan önce; davacının başvurusu üzerine Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunca ...dosya numarası ile ...tarihinde tarafların anlaşamadığına dair son tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından Diyarbakır İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası ile 495.155,29 TL lik alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, dava dışı ...İnşaat Şirketine ve davalı/borçlu ...şirketine ödeme emrinin tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısına göre ...Elektrik Elektronik Gıda İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi unvanlı şirketi ...tarihi itibariyle aksi karar alınıncaya kadar temsil ve ...yetkili kılındığının ve yetki süresinin devam ettiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu çekin incelenmesinde, keşidecisinin davacı şirket olduğu, son hamilinin davalı şirket olduğu, davaya konu edilen çekin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 780. maddesinde düzenlenen tüm yasal unsurlarını taşıdığı tespit edilmiştir.
Davacı, keşideci olarak yer aldığı çekteki imzaya ilişkin itirazda bulunmuştur. İmza inkarı herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defi olmakla birlikte, menfi tespit davasında da ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6).
Mahkememizce imzası inkar edilen belgenin aslı dosya arasına kazandırılmış, davacı şirketin çekin tanzim tarihindeki şirket yetkilisi tespit edilerek, ...ait imza örnekleri dosyaya kazandırılarak, birlikte incelenip değerlendirilmek üzere dosya bilirkişiye tevdi edilerek ...tarihinde İstanbul ATK'dan rapor alınmıştır. Alınan rapor içeriğine göre de ...Bankası ...Şubesine ait ...no.lu, ...keşide tarihli, 453.500 TL bedelli çek üzerine Adli Belge İnceleme Şubesi El Yazısı/İmza İnceleme Deney Metodu uygulandığı, inceleme konusu çekte yer alan keşideci imzası ile ...mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...eli ürünü olmadığı kanaatine varılmış olduğu anlaşılmıştır. Rapor hüküm kurmaya elverişli, alanında uzman kurul tarafından düzenlenmiş olmakla hükme esas alınmıştır.
Bu durumda, çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, davalı tarafın aksini ispat edemediği, davacı şirket yetkilisinin bilgisi ve rızası dahilinde dava konusu çekin düzenlendiğine ilişkin bir iddiasının da bulunmadığı, çekteki imzanın davacı şirket temsilcisine ait olmadığının teknik raporla sabit olduğu ve davacının çekten olayı herhangi bir borcunun varlığını ispat külfetinin bu durumda davalı bankaya ait olduğu ve davalının ispat yükünü yerine getiremediği anlaşılmıştır. Dolayısı ile de davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Davacının kötüniyet tazminatına ilişkin olarak, davalı-takip alacaklısı lehtardan sonraki ciranta olduğu, senetteki imzanın ciranta olmakla davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığı, kötü niyetli sayılamayacağı anlaşılmakla, yasal koşulları oluşmadığından davacının tazminat reddine karar verilmesi gerekmiştir(Benzer yönde karar için bakınız Yarg. 19.HD.'nin 2016/8699 E., 2017/3789 K. Sayılı kararı).
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE; Diyarbakır İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasına dayanak olarak yapılan ...bankası ...şubesine ait ...seri numaralı ...keşide tarihli, 453.500,00TL bedelli çek yönünden davacı-borçlu ...Gıda İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin borçlu olmadığının tespitine ile davacı-borçlu aleyhine Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3- Alınması gerekli 30.978,58-TL harçtan dava açılırken yatırılan peşin harç 7.744,65-TL harcın mahsubu ile bakiye 23.233,94- TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir KAYDINA,
4-Davacı tarafça yapılan 427,60 TL başvurma harcı ve 7.744,65TL peşin harç olmak üzere toplam 8.172,25-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davacı tarafça yapılan yargılama gideri 1.783,75 -TL posta yazışma gideri, 12,00TL dosya masrafı, 5.900,00TL ATK faturası olmak üzere toplam 7.695,75-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 72.025,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8- Taraflarca yatırılan gider/delil avansının artan kısmın, karar kesinleştikten sonra HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca re'sen yatırana iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim