TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 14/04/2024
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin müşterek çocukları ilimiz .....Anadolu Lisesi .....Sınıf öğrencisi iken .....tarihinde .....plakalı aracın Diyarbakır ili Elazığ bulvarından Mahabad bulvarı istikametinde seyir halinde iken aracın sağ ön tarafı ile müvekkilllerinin desteğine çarpması neticesinde müvekkillerin en küçük çocuğu vefat ettiğini, davalı kurumu usulüne uygun olarak müracaat edilmiş olup davalı kurumun tarafımızdan talep etmiş olduğu evraklar kurumsal hesaptan davalı kuruma iletilmiş olup davalı kurum bünyesinde .....numarası ile ölümlü trafik kazası sebebi ile hasar dosyası oluşturulduğunu, davalı kurum vekilleri ile arabuluculuk nezdinde yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1000,00 TL olmak üzere destekten yoksun tazminatına, desteğin vefat tarihi olan .....tarihi itibari ile işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkillere ödenmesini, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davacılar lehine davanın kabul durumuna göre ayrı ayrı yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin tahsili ile müvekkillere ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğu; sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami poliçe teminat limiti ile sınırlı olup, söz konusu sorumluluk aynı zamanda davacının yoksun kaldıkları gerçek destek miktarı ile de sınırlı olduğunu, davacıların destek zararının ispatı gerektiğini, kazaya konu kusur oranı tespitinin adli tıp kurumu tarafından tespiti gerektiğini, kusur oranının tespitinden sonra davaya konu destekten yoksun kalma tazminatının uzman bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talebinin reddine karar verilmesini, ticari faiz talebinin reddine karar verilmesini, davanın öncelikle usulden reddini, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER;
1-Kaza Tespit Tutanağı; .....günü sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı otomobil ile Elazığ Bulvarını takiben Mahamad Bulvarı istikametine sol şerit üzerinde seyir halinde iken kaza mahalline geldiği esnada aracının sağ ön kısımları ile; seyir istikametine göre sağından soluna doğru yaya geçidine yakın bir noktadan koşarak yolun karşısına geçmek üzere kaplamaya giren müteveffa yaya .....çarpması, çarpmanın etkisi ile yayanın savrularak yolun sağ şeridine düşmesi, aracın ise yayaya çarptıktan sonra orta refüjde bulunan ağaca çarpması ve duramayarak karşı yol bölümüne geçip Elazığ Bulvarı yan yoldan seyir halinde olan sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı kamyonetin ön kısımlarına çarpması neticesi kazanın meydana geldiği, tutanağın iki polis memuru tarafından imza altına alındığı anlaşılmıştır.
2-Sigorta Poliçesi: .....sigorta şirketi ile sigortalanan ve kazaya karışan .....plaka sayılı araca .....-.....tarihlerini kapsayan ZMMS poliçesi düzenlendiği ve sakatlanma ve ölüm kişi başına zarar limitinin kişi başına 1.200.000,00-TL olduğu anlaşılmıştır.
3-Hasar dosyası: Davacı tarafın .....tarihli dilekçesi ile yapmış olduğu başvurusu üzerine hasar dosyasının oluşturulduğu, ancak herhangi bir ödemenin yapılmadığı anlaşılmıştır.
4-Mirasçılık Belgesi; Diyarbakır .....Noterliği tarafından .....tarihinde .....yevmiye numaralı miras bırakanın .....olduğu, terekesi 2 pay kabul edilerek 1 payın ....., 1 payın ise .....ait olduğuna dair mirasçılık belgesinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
5-Diyarbakır SGK'dan gelen yazı cevabında; Davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, müteveffaya ait herhangi bir kaydın bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
6-Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının .....sayılı soruşturma dosyasında .....tarihinde Trafik bilirkişisinden aldırılan kusur raporu; Sürücü .....2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunun sürücü kusurlarından 74-b hükmün ve 52/1-b maddesi ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda üst düzeyde kural ihlali yaptığı, yaya .....karayolları trafik yönetmeliğin 138/1-d maddesini ihlal ettiğinden bu kazada alt düzeyde kural ihlali yaptığı görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
7-Mahkememizce .....tarihinde Ankara ATK dan aldırılan kusur raporu; .....günü sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı otomobil ile sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı kamyonetin karışmış oldukları trafik kazasında sürücü .....%80 (yüzde seksen ) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya .....%20 (Yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
8-Mahkememizce Aktüerya bilirkişisinden aldırılan .....tarihli kök raporu ile .....tarihli ek rapor; .....tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden .....geride kalan hak sahipleri için maddi tazminat hesaplamasında, henüz dava dosyasına kusur raporu sunulmadığından kaza tarihinde kişi başına sakatlanma/ölüm halinde trafik sigortası teminatı 1.800.000,00 TL olduğu, hesaplanan maddi tazminat poliçe teminat limiti dahilinde olduğu, geride kalan hak sahiplerinden davacı anne ve babanın müteveffa için yapılan yetiştirme giderlerinin mahsubu sonucu hesaplanan toplam tazminat miktarının 1.799.824,55-TL olduğu, .....tarihli ek raporda; Kişi başı tazminat limitinin Baba için 687.221,67-TL, Anne için 1.112.778,33-TL olduğu kanaatine varıldığının belirlendiği anlaşılmıştır.
9-Davacı vekilinin .....tarihli ıslah dilekçesinde ; Belirsiz alacak davası olduğu belirtilmiş olduğundan yukarıda davacı anne .....için 1.113.927,47 TL'ye, davacı baba .....için 685.897,08 TL destekten yoksun kalma tazminatına desteğin vefat tarihi olan .....tarihi itibari ile işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkillerine ödenmesine talep ettikleri anlaşılmıştır.
10-Arabuluculuk tutanağı; Dava açmadan önce Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunca .....dosya numarası ile .....tarihinde tarafların anlaşamadığına dair son tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır.
Dosya İçerisinde Bulunan Tüm Delil ve Belgeler Bir Arada Değerlendirildiğinde;
Davanın, destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Davanın trafik kazasından kaynaklanan davalı ZMMS sigorta şirketine yöneltilmiş destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; kusur oranı, davacıların müteveffanın sağlığında desteğinden yararlanıp yararlanmadığı, buna göre, müteveffanın ölümü ile destek zararının ortaya çıkıp çıkmadığı ile müterafik kusur indirimi yapılıp yapılamayacağı tazminatın miktarının tespiti ve tahsili istemi ile buradan varılacak sonuca göre faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı nazara alındığında kazanın; .....günü sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı otomobil ile seyir halinde iken kaza mahalline geldiği esnada aracının sağ ön kısımları ile; yaya geçidine yakın bir noktadan koşarak yolun karşısına geçmek isteyen müteveffa yaya .....çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği, olayın oluşu ile ilgili olarak tarafların bir itirazının bulunmadığı, olayın oluş şekline göre kazanın oluşumunda, sürücü .....2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunun sürücü kusurlarından 74-b hükmün ve 52/1-b maddesi gereğince hızını yolun gerektiği şartlara uydurmaması nedeni ile ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda asli oranda (%80 oranında) kusurlu olduğu, yaya .....karayolları trafik yönetmeliğin 138/1-d maddesi gereğince dikkatsiz hareket etmesi ve trafik güvenliğini tehlikeye sokacak davranışta bulunması nedeni ile tali oranda (%20 oranında) kusurlu olduğu kanaat edilmiş bu yönü ile mahkememize celp edilen Diyarbakır CBS .....soruşturma sayılı dosyası ile aldırılan .....tarihli trafik bilirkişisi raporu ile mahkememizce Ankara ATK 'dan alınan .....tarihli kusur raporu aynı doğrultuda ve olayın oluşu ile uyumlu olmakla hükme esas alınmıştır.
Meydana gelen kaza sonrası davacı destekçisi .....vefat ettiği, müteveffanın vefatı nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacılara rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden davacılara ödemenin yapılmadığı ve dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
TBK’nun 53/3. maddesinde sözü edilen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay HGK’nun 21/04/1982 gün ve 1979/4-1528 E,1982/412 K, sayılı kararı).
Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Araç sürücüsü kusuru nedeniyle meydana gelen zararları karşılamakla yükümlü olduğu gibi, anılan yasal düzenlemeler gereğince, davalı sigorta şirketi de, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre davacı anne ile babanın murisin desteğinden pay aldığı karine olarak kabul edilmektedir. Aksini ispat yükü davalı üzerindedir. Somut olayda, müteveffa .....davacı anne ile babaya desteğinin karine olarak kabul edilmesi ve ölenin desteğine dair aksi yönde ispata yarar bilgi ve belgenin dosyada yer almaması nedeni ile davacı anne ile babanın de destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceğinin kabulü gerekir.
Anayasa Mahkemesi’nin .....tarih .....Esas .....Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK’nın 90. ve 92. maddelerinde “genel şartlara” atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesince zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Benzer yönde karar için bakınız:Yargıtay 17.HD.’nin 2019/5206 E. 2020/8874 K. 22/12/2020 tarihli ilamı). Bu şekilde destekten yoksun kalma tazminatının hesabında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan, %10 artırım %10 iskonto yöntemine göre hesaplama yapılması gerekmekte olup mahkememizce tanzim ettirilen .....tarihli ek raporda ; davacı anne için 1.448,219TL, davacı baba için 934.840,38 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesap edilmiş, hesap edilen tutardan %20 kusur oranında indirim yapıldığında davacı anne için 715.504,92TL, davacı baba için 1.158.575,77 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesap edilmiş, hesaplanan tutar garameten pay edildiğinde davacı anne için toplam 1.112.778,33TL, davacı baba için 687.221,67TL destekten yoksun kalma tazminatının hesap edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Raporun hesap kısmı itibari ile prograsif rant yönetime göre yaptığı, hesap raporunun hesaplama yönetimi itibariyle doğru olduğu, dosya kapsamı itibari ile uyumlu olduğu kanaati ile rapor hükme esas alınmıştır.
Müterafik kusur bakımından yapılan incelemede; zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda, ceza dosyası incelendiğinde müteveffanın kaza anında ölümüne etki eden kusurunun bulunduğuna dair dosya içerisinde bilgi ve belge yer almadığı anlaşılmakla müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında sonuç itibari ile; müteveffanın yolun karşısına geçmek için hareet ettiği sırada davalı nezdinde sigortalı aracın çarpması neticesinde meydana gelen kazada tali oranda (%20 oranında) kusurunun bulunduğu,davacıların müteveffanın desteği olduğunun ispat edildiği, mahkememizce hükme esas alınan aktüerya ek bilirkişi raporunda davacı anne .....için 1.448,219TL, davacı baba .....için 934.840,38 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesap edilmiş, hesap edilen tutardan %20 kusur oranında indirim yapıldığında davacı anne için 715.504,92TL, davacı baba için 1.158.575,77 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesap edilmiş, hesaplanan tutar garameten pay edildiğinde davacı anne için toplam 1.112.778,33TL, davacı baba için 687.221,67TL destekten yoksun kalma tazminatının hesap edilmiş olduğu, yukarıda açıklanan nedenlerle yapılan hesaplamadan müterafik kusur indirimi uygulanması koşullarının oluşmadığı, davalı yanca davacılara herhangi bir ödemenin yapılmadığı, davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibari ile ölüm ve sakatlık nedeni ile şahıs başına teminat limitinin 1.200.000,00TL olduğu, davalının bedel artırım dilekçesi incelendiğinde davacı baba için talep edilen miktarın teminat limiti içerisinde kaldığı, davacı anne için ise bedel artırım dilekçesinde talep edilen miktarın kısmen teminat limiti içerisinde kaldığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili tarafından dava öncesinde tazminat talebi ile KTK'nın 97. maddesi uyarınca destekten yoksun kalma tazminatı talebine dair davalı sigorta şirketine başvuruyu takip eden 8. İş günününde temerrüde düşeceği davacının mail ile .....tarihinde davalıya başvurduğunun anlaşıldığı, bu tarihi takip eden 8. İş gününün .....tarihine isabet ettiği anlaşılmakla bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir. Kazaya karışan araç tescil bilgileri incelendiğinde, aracın hususi kullanım amacına özgülendiği nazara alınarak talep doğrultusunda yasal faize hükmedilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
a) Davacı .....destekten yoksun kalma tazminat talebinin kabulü ile 685.897,08TL'ye .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacı .....destekten yoksun kalma tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.112.778,33TL'ye .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin istemin reddine,
2- a) Davacı .....davası yönünden kabul edilen bedel üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 46.853,63 TL karar ve ilam harcından 30.739,00-TL tamamlama harcının düşümü ile eksik kalan 16.114,63 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
b) Davacı .....davası yönünden kabul edilen bedel üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 76.013,88TL karar ve ilam harcından 427,60-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 75.586,28 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
3-a)Davacı .....tarafından yatırılan 30.739,00TL tamamlama harcının davalıdan alınarak davacı .....verilmesine,
b) Davacı .....tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davalıdan alınarak davacı .....verilmesine,
4- a)Davacı .....tarafından yapılan tebligat ve posta gideri ile dosya masrafı 1.374,00TL den oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı .....verilmesine,
b) Davacı .....tarafından yapılan bilirkişi ücreti 3.000TL, ATK faturası 3.900TL olmak üzere toplam 6.900,00TL' den oluşan yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alındığında 6.892,88 TL sinin davalıdan alınarak davacı .....verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-a)Davacı .....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 106.884,56-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,
b)Davacı .....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 167.788,97-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,
b) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 1.149,14-TL vekâlet ücretinin davacı .....alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.800,00-TL arabulucu ücretinin; 3.798,03TL sinin davalı sigorta şirketinden alınarak; 1,96TL sinin .....alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davacı tarafça yargılama esnasında depo edilen gider avansından bakiye kalan tutarın kesinleştiğinde ve talep halinde HMK m. 333 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin m. 47(1) hükümleri uyarınca ilgisine İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim