TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/04/2024
KARAR TARİHİ : 13/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, ... tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta meydana gelen hasara bağlı değer kaybı oluştuğunu ve aracın onarım için serviste kaldığı süre boyunca müvekkilinin aracı kullanamadığını, bu nedenle değer kaybı ile ikame araç bedelinin ödenmesi gerektiğini, değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvuruyu istinaden ödenen 25.000,00 TL değer kaybının yetersiz olduğunu ileri sürerek fazlası saklı şimdilik 1.000,00 TL değer kaybı ile 100,00 TL ikame araç bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, ... tarihli ıslah dilekçesi ile değer kaybı yönünden talep sonucunu 36.000,00 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımının dolduğunu, KTK.'nun 97.maddesi kapsamında başvuru şartı eksiksiz yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, kaza tarihi itibariyle maddi hasarlara ilişkin teminat limitinin 120.000,00 TL olduğunu, bu limitten davacıya ait aracın onarımı için toplamda 27.532,61 TL ödeme yapıldığını, ayrıca davacı vekiline ... tarihinde 20.000 TL değer kaybı tazminatı ödendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aleyhe hüküm kurulması halinde bakiye poliçe limitinin 72.467,39 TL olduğunu, müvekkili şirketin sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti dahilinde sorumluluğunun bulunduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının asli kusurlu olduğunu, değer kaybına ilişkin ZMMS Genel şartları uyarınca da değerlendirme yapıldığından talebin reddi gerektiğini, müvekkilinin araç mahrumiyet bedelinden sorumluluğunun bulunmadığını, aleyhe hüküm kurulması halinde faize hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi, hasar dosyası, yapılan ödemelere dair belgeler ile davacıya ait aracın tramer kayıtları celbedilerek dosya arasına kazandırılmış, uyuşmazlığın çözümü bakımından makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş bakiye değer kaybı ile ikame araç bedeli istemine ilişkindir.
... tarihinde davacıya ait ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı araç arasında çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde ... tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin 50.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza sonrası düzenlenen ekspertiz raporuna göre, davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin hem yedek parça, hemde işçilikte iskonto uygulanması suretiyle ve KDV hariç 23.332,73 TL olarak belirlendiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden ... tarihinde 20.000,00 TL değer kaybı ödendiği, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen hasara bağlı değer kaybı meydana gelip gelmediği, değer kaybına ilişkin davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının bakiye değer kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı, davacının aracın tamirde kaldığı süre boyunca ikame araç bedeli talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
Davaya konu kazanın ... tarihinde gerçekleştiği ve davanın 2918 sayılı KTK.'nun 109.maddesinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla davalı vekilinin zamanaşımı def'i yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Kaza sonrası araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ve tutanakta yer alan sürücü beyanları ile kaza yeri krokisinin incelenmesinden; davalı sigortalı araç sürücüsünün aracını yolun sağ kısmına parkettikten sonra araçtan inmek için aracın sol kapısını açtığı esnada gerisinden gelen davacıya ait aracı farketmeyerek davacıya ait aracın sağ ön kısmının kapıya çarpması sonucu davaya konu kazanın meydana geldiği anlaşılmakla, kusur durumunun tespitine yönelik bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş ve davalı sigortalı araç sürücüsünün aracından inmek için kapıyı açtığı esnada geresinden araç gelip gelmediğine ilişkin gerekli kontrolleri yapmadığından davaya konu kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin ... tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih, 2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle kaza tarihi itibarıyla davacının aracında 56.000,00 TL değer kaybı oluştuğu, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme mahsup edildiğinde bakiye kalan değer kaybı miktarının 36.000,00 TL olduğu mütalaa edilmiştir. Düzenlenen rapor, mahkememizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Dosyaya sunulan ZMMS sigorta poliçesinde kaza nedeniyle araç başına maddi tazminat üst limiti 50.000,00 TL olarak gösterilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğin 24/1.maddesinde, bu yönetmelik ile belirlenen teminat tutarlarının yürürlükteki bütün sigorta sözleşmelerine herhangi bir ek prim alınmaksızın uygulanacağı belirtilmiştir. Poliçe ... tarihinde ve 1 yıl süre ile geçerli olmak üzere düzenlenmiştir. Davaya konu kaza ise ... tarihinde poliçenin geçerlilik süresi içerisinde gerçekleşmiştir. İnternet üzerinden yapılan sorgulamada, araç başı maddi tazminat klozu yönünden ... tarihinden itibaren uygulanacak asgari sigorta teminatının 120.000,00 TL olarak uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. Yapılan bu açıklamalar karşısında, eldeki davada davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitinin 120.000,00 TL olarak uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.
Davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından 20.000,00 TL değer kaybı ödendiği dosya kapsamından sabittir. Davalı sigorta şirketi, poliçe limiti sınırlı olmak üzere sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemekle yükümlüdür. Sigortalı araç sürücüsü %100 kusurlu ve bakiye değer kaybı alacağı 36.000,00 TL olup, poliçe limiti dahilinde kalan davacının değer kaybı isteminin 36.000,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekmiş, ve davacının talebi gibi, kabul edilen miktarın 1.000,00 TL'lik kısmına dava tarihinden, ıslahla talep edilen miktara ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı aracında meydana gelen değer kaybı, gerçek zarar (doğrudan zarar) kapsamında ise de araç mahrumiyeti zararı dolaylı zararlardan olup, davalı sigorta şirketinin bu zarardan sorumluluğu bulunmadığından, ikame araç bedeline ilişkin davalı sigorta şirketine yöneltilen talebin reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı tarafından değer kaybına ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 36.000,00 TL değer kaybının davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, bu bedelin 1.000,00 TL'lik kısmına dava tarihinden, 35.000,00 TL'lik kısmına ise ıslah tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
2-Davacı tarafından araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkin açılan davanın REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.459,16 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 598,00 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 1.433,56 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 598,00 TL ıslah harcının toplamı olan 1.453,20 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından 66,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 2.566,00 TL yargılama giderinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 2.558,86 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 3.589,99 TL'lik kısmının davalıdan, bakiye kalan 10,01 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim