T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/04/2024
KARAR TARİHİ : 24/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekili Dilekçesinde Özetle; Müvekkili şirket .....(, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB)'ne .....numara
ile kayıtlı acentelik hizmeti veren bir işletme olduğunu, Seyahat Acentası İşletme Belgesi bulunan, .....numarası ile Kozyatağı Vergi Dairesine kayıtlı resmi bir kurum olduğunu, karşı taraf ise bir spor kulübü olduğunu, konaklama ve seyahat konusunda hizmet almak amacıyla müvekkilinin şirket ile anlaştıklarını,
müvekkili şirket ile davalı taraf arasında yapılan ticari iş neticesinde de müvekkili şirket tarafından davalı tarafa konaklama temin ve uçak bileti hizmetleri verilen faturalar; .....nolu Konaklama Temin Hizmet Bedeli konulu 159.000,00 TL ve .....nolu Uçak Bileti Hizmet Bedeli konulu 129.850,00 TL’lik faturalar olduğunu,
davalı taraf, Bursa Spor ile .....tarihinde oynayacağı maç için Bursa'ya gittiğini, oynanan maç 0-2 skorla sonuçlandığı, bu husus, sporcuların faturaya konu konaklama ve seyahat hizmeti aldığını da açıkça göstermekte olduğunu, Maç tarihlerini gösteren TFF resmi sitesinden alınan haftalık maç listesi ekte sunulduğunu, yine davalı tarafın takım listesini gösteren TFF resmi sitesine ait kayıtlar da ekte sunulduğu, hizmet alan kişilerin davalı tarafın takımına ait oyuncular olduğu resmi kayıtlar ile sabit olduğunu, işbu TFF resmi sitesinden alınan listeyi ekte sunduklarını, müvekkili şirket tarafından, davalı tarafın oyuncularının konaklaması için .....Bursa'dan 24 tane oda tutulmuş olduğunu, .....Bursa'ya ait rezervayon ve konaklama bilgilerinin sunulduğunu, müvekkili şirket tarafından kiralaması yapılan odalarda davalı tarafın oyuncuları ve yöneticileri kaldığını, yine davalı tarafın tüm oyuncu, yönetici ve kadrolarının uçak biletleri de müvekkili şirket tarafından karşılandığını, her oyuncuya ait uçak bileti seyahat belgeleri de sunulduğunu, elektronik bilet örneklerinden görüleceği üzere, davalı tarafın her oyuncusuna uçak bileti alındığını ve seyahat hizmeti de verilmiş olduğunu,
verilen tüm hizmetlere rağmen davalı tarafça müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu, fatura konusu borç tutarlarına ilişkin taraflarınca Diyarbakır İcra Dairesi .....E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı taraf, işbu takibe haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafın itiraz etmesi nedeniyle işbu davayı ikame etmeden önce zorunlu arabuluculuk yoluna da başvurulduğunu, yapılan görüşmeler neticesinde de bir anlaşmaya varılamamış olduğunu, yargılama sonlanıncaya kadar müvekkili şirketin, davalı taraftan alacağı miktarın sonuçsuz kalma ihtimali bulunduğundan ve fatura konusu alacak ek belgelerle desteklendiğinden ihtiyati haciz taleplerinin kabulü gerektiğini, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak üzere; uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü, davalı tarafın yapmış olduğu itiraz iptali ile takibin devamını, davalı tarafın takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20’sindan az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacı tarafça müvekkili şirkete herhangi bir mal veya hizmet sağlanmadığını, mezkur davaya konu
icra takibinin hangi hukuki işleme dayanarak başlatılmış olduğunu, mezkur davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, müvekkili şirket ile davacı taraf arasında herhangi bir hukuki işlem bulunmadığını, aynı zamanda davacı tarafça müvekkiline sağlanmış olan herhangi bir mal veya hizmet de bulunmadığını, bu nedenle mezkur davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,
davacı taraf dava dilekçesinde, müvekkili şirkete konaklama temin ve uçak bileti hizmeti sağladığını, ancak işbu iddia yerinde olmadığını, müvekkiline davacı tarafça herhangi bir hizmet sağlanmadığını, bu hizmet bedelinin hangi hukuki dayanak ile talep edilmiş olduğu da gösterilmediğini, davacı tarafça sunulmuş olan belgeler tek taraflı düzenlenebilen alelade belgeler olduğunu, bu nedenle de mezkur davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aynı zamanda davacı taraf her ne kadar müvekkili şirketin .....tarihinde Bursaspor ile oynadığı maçın dava konusu hizmetin alındığını açıkça gösterdiğini belirtmişse de söz konusu olgu ile mezkur uyuşmazlık arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını, bu nedenle de işbu iddia yerinde olmadığını, bu kapsamda ayrıca davacı taraf, mezkur davaya ilişkin herhangi bir ispat faaliyetine girişmemiş ve kendisine düşen ispat külfetini yerine getirmediğini, zira mezkur davada ispat yükü davacıya ait olup davacı tarafça hiçbir somut delil ikame etmediği, dava, yekün olarak delilsiz ve bu nedenle de davanın reddi gerekmekte olduğunu, fazlaya ve başkaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla;
davanın reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER;
İcra dosyası celp edilmiştir.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlarında bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, davacı tarafından faturaya dayanarak davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafın süresinde itirazı üzerine İİK 67.maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içinde açılmış itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktası ise icra takibine ve davaya konu edilen faturalara konu ulaşım ve konaklama hizmetlerinin davacı tarafından yerine getirilip getirilmediği, buradan varılacak sonuca göre davacının faturada yazılı bedelleri talep edip edemeyeceğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
İİK'nun 67/1.maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir."
Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasının uyap sisteminden eklenerek incelenmiş, takip alacaklısının .....Şirketi ve takip borçlusunun .....Yatırımları A.Ş. olduğu, 159.000,00 TL'lik ve 129.850,00 TL'lik iki fatura alacağı ile genel haciz yoluna özgü icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya .....tarihinde elektronik tebligat adresine tebliğ edildiği, davalının .....tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, itiraz evrakının davacıya tebliğine ilişkin dosyada belge olmadığı, dolayısı ile işbu davanın süresi içinde açıldığı görülmüştür.
İcra takibinin dayanağı fatura olmakla, faturanın delil olma kuvveti üzerinde durmak gerekir. Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu'nun 229.maddesinde fatura, "Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır.
TTK 21/1.maddesine göre "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir". TTK 21/2. maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır"
27.06.2003 Tarihli 2001/1 Esas 2003/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda, 'fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir.." denilmiştir.
Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlarında bilirkişi incelemesi yaptırılmış, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, sahibi lehine delil olma kuvvetini haiz olduğu tespit edilmiş, davaya konu faturaların her iki taraf defterinde kayıtlı olduğu, ödeme kaydının olmadığı ancak davalı tarafın dava tarih olan .....tarihinden sonra olacak şekilde .....tarihinde iade faturası düzenlediği görülmüştür. Davalının, icra takibine konu edilen faturaları defterleri kayıt edilmiş olması, davacının akdi ilişkiden kaynaklı borcunu ifa ettiği, fatura konu mal ve hizmetin davalı tarafından alındığına karine teşkil etmektedir. Bu aşamadan sonra davaya konu borcun ödeme veya başka bir şekilde son bulduğunu ispat yükü davalı taraf üzerindedir. (Yargıtay kapatılan 19 Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2012/ 2351-7388 Esas Karar sayılı içtihadı). Davalının iade faturası kestiği görülmüş ise de iade faturaları karşı tarafça benimsenip kendi ticarî defterine kaydedilmedikçe veya iade faturası içeriği olan malları karşı tarafa fiilen iade ve teslim ettiğini ispatlamadıkça borcu sona erdirmez. (Yargıtay kapatılan 19 Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2012/ 2351-7388 Esas Karar sayılı içtihadı). Davacı defterlerinde ise iade faturalarının kaydı yoktur.
Yukarıda izah edilen nedenlerle takip dayanağı faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olması, davalının fatura içeriklerine 8 gün içinde itiraz etmediği için davalı taraf TTK 21/2 maddesi uyarınca fatura içeriklerini kabul etmiş sayılacağı, iade faturası kesmiş olmanın davacı tarafça kabul edilip defterlere kayıt edilmediği sürece sonuç doğurmayacağı, dolayısı ile faturaya konu borcun son bulduğunun davalı tarafça ispat edilemediği anlaşılmış, izah edilen nedenle, davalının icra takibine asıl alacağı yönelik itirazının haksız olduğu anlaşılmıştır.
Davacı taraf icra takibine geçerken fatura alacağına faiz işletmiş ve işlemiş faizi de dava konusu yapmış; icra takibinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair herhangi bir delil sunmamıştır. Fatura tanzimi tek başına muhatabı temerrüde düşürmeye yeterli değildir.
6098 sayılı TBK’nun 117. maddesinin 1. bendine göre sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacaklara temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, borçlunun ihtarla temerrüde düşürülmesi gerekir. Ya da aynı maddenin II. bendi uyarınca taraflarca ödeme tarihinin kesin olarak belirlenmesi gerekir. Dosya kapsamında, davacı tarafından icra takibinden önce davalıya gönderilen temerrüt ihtarı olmadığı gibi taraflar arasında kesin vade de belirlenmemiştir. Yine taraflar arasındaki akdi ilişkinin ticari işletmeler arasında mal tedariki amacıyla yapılan işlemlerden olmaması nedeni ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. maddesi uyarınca faizin işletilmesi de mümkün görülmemiştir. (Bu yönde Yargıtay kapatılan 19.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2017/3266 E. 2018/4228 K, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2020/386 E. 2020/477 K., 2020/337 E. 2020/542 K., 2020/525 E. 2020/537 K., Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2017/289 E. 2017/1425 K sayılı kararları). Bu durumda yukarıda yer alan yasal düzenlemeler ve emsal kararlar gereğince davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğü davacı tarafça ispatlanmadığından davacının işlemiş faiz alacağına yönelik itirazı, mahkememizce haklı görülmemiştir.
İzah edilen nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddine, Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 288.850,00 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiştir. Her ne kadar tarafların tacir olması nedeni ile somut olayda asıl alacağa takip sonra avans faizi veya reeskont faizi işletilmesi mümkün olsa da davacının takip talebinde takip sonrası için yasal faiz talep ettiği görülmüş, bu nedenle asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar taleple bağlı kalınarak yıllık yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde takip konusu değerin %20'si oranında icra inkar tazminatı talep etmiştir. İİK 67/1.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davaya konufaturalar davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre faturadan kaynaklı alacağın likit olduğu ve davacının talebi gözetilerek itirazın iptaline karar verilen 288.850,00 TL'nin takdiren % 20'si oranında (57.770,00 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş ve mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 288.850,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar taleple bağlı kalınarak yıllık yasal faiz yürütülmesine,
2-Davacının fazlaya ilişkin kısımla ilgili itirazın iptali talebinin reddine,
3-İtirazın iptaline karar verilen 288.850,00 TL'nin takdiren % 20'si oranında (57.770,00 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Alınması gerekli 19.731,34 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 3.512,68 TL harcın mahsubu ile eksik 16.218,66 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin, davanın kabul ve red oranına göre 24,69 TL'sinin davacıdan ve 3.575,31 TL'sinin davalıdan ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı 427,60 TL, peşin harç 3.512,68 TL, bilirkişi ücreti 3.000,00 TL, keşif harcı TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 1.450,00 TL olmak üzere toplam 8.390,28 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 8.332,75 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalının gider avansından harcanan 2.704,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 18,55 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 46.216,00,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
9-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 1.994,25 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
10-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kabulüne karar verilen kısım için gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere, reddine karar verilen kısım için miktar itibari ile KESİN olmak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip Hakim