TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/04/2024
KARAR TARİHİ : 04/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkiline ait ... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plaka sayılı araç arasında çift taraflı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğunu, ... tarihinde davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden hasar ve değer kaybına ilişkin ödeme yapılmış ise de değer kaybına ilişkin yapılan ödemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek fazlası saklı şimdilik 50,00 TL değer kaybının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, ... tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 10.000,00 TL'na yükseltmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket tarafından ... poliçe numarası ile sigortalı olduğunu, ihbar sonrası müvekkili şirketin araçtaki değer kaybını görevlendirilen eksper vasıtasıyla tespit ettiğini ve tespit edilen 5.000,00TL’nın ... tarihinde davacı vekilinin hesabına ödendiğini, bunun yanı sıra müvekkili şirketin, araçtaki hasara ilişkin alınan eksper raporuna göre tespit edilen 14.000,00 TL'nın da ...
tarihinde davacı asil hesabına hasar bedeli olarak ödendiğini, ödeme ile birlikte müvekkili şirketin her türlü hukuki sorumluluğunu yerine getirdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kusur durumunun tespiti gerektiğini, değer kaybının genel şartlarda yer alan formüle göre hesaplanması gerektiğini, yasal faiz dışındaki faiz taleplerinin reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi, hasar dosyası, yapılan ödemelere dair belgeler ile davacıya ait aracın tramer kayıtları celbedilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kazada kusur durumunun tespiti yönünden trafik bilirkişisinden, kaza nedeniyle davacının aracında değer kaybı oluşup oluşmadığının tespiti yönünden makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş bakiye değer kaybı istemine ilişkindir.
... tarihinde davacıya ait ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı araç arasında çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede kaza başına maddi tazminat üst limitinin 120.000,00 TL olarak belirlendiği, davacı tarafından değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden ... tarihinde 5.000,00 TL ödeme yapıldığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davacıya ait araçta meydana gelen hasar nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından ödenen bedelden daha fazla miktarda değer kaybı oluşup oluşmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının bakiye değer kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Kaza sonrası araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ve tutanakta yer alan sürücü beyanları ile kaza yeri krokisinin incelenmesinden; davalı sigortalı araç sürücüsünün geri manevra yaptığı esnada arkası sıra seyir halinde bulunan davacıya ait aracın ön sağ kısmına çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmakla, kazada kusur durumunun tespitine yönelik bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş ve davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih, 2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle kaza tarihi itibarıyla davacının aracında 15.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği mütalaa edilmiştir. Düzenlenen rapor, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir.
Davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından 5.000,00 TL değer kaybı ödendiği dosya kapsamından sabittir. Davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, sigortalının %100 kusurlu olmasına göre tespit edilen değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumludur. Bilirkişi raporu ile tespit edilen 15.000,00 TL değer kaybından davadan önce yapılan ödeme mahsup edildiğinde, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu bakiye miktar 10.000,00 TL kabul edilmiş, dava dilekçesinde gösterilen, tahkikat sonucu arttırılan ve nihai olarak kabul edilen alacağın tamamına davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(Davaya konu kaza ... tarihinde gerçekleşmiş olup, kısa kararda davalı sigorta şirketinin tarihi ... tarihi olarak yazılması gerekirken yıl hanesinde maddi hata yapılarak sehven ... olarak yazılmıştır. Kısa karar ile gerekçeli kararda çelişki oluşmaması için gerekçeli kararın yazımı aşamasında bu yönde değişiklik yapılmamıştır.)
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜNE, 10.000,00 TL değer kaybının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 683,10 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 170,78 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 84,72 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 170,78 TL ıslah harcının toplamı olan 1.025,98 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 96,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 2.596,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim