TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 28/04/2024
KARAR TARİHİ : 07/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilİ şirkete ait ... adresinde bulunan ... Restorantta ... tarihinde elektrik arızası meydana geldiği, DEDAŞ ekiplerince düzenlenen .... tarihli keşif tutanağıyla elektrik arızasının meydana geldiği ve müvekkiline ait çeşitli cihazların arıza yaptığı tespit edildiği, yine davalı şirketçe düzenlenen, ekte sunulan cihaz tespit tutanağındaki cihaz ve ürünler zarar gördüğü, zararın tazmini için tarafımızca davalı şirkete yazılı olarak başvurulduğunu ve davalı şirketçe olumlu yönde komisyon kararı alınarak müvekkil şirketin zararının giderilmesine karar verildiğini ve buna mukabil davalı şirketçe müvekkili şirket hesabına 25.500 TL ödeme yapıldığını, ancak yine ek olarak sunulan fatura örneklerinden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin toplam zararı 149.119,20 TL olduğunu, ödenen 25.500 TL'nin mahsubuyla, müvekkilin söz konusu zararı 123.619,20 TL olduğunu, müvekkili şirketin şimdilik 1000 TL'nin davalı kuruma başvuru tarihi olan .... tarihinde itiabren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili aleyhine ikame edilen iş bu davayı ve davacı iddialarını kabul etmemekle ve davaya konu arızaya sebebiyet verdiği belirtilen elektrik hatlarının müvekkiline ait olmadığının ve müvekkili ile hiçbir ilgisinin olmadığının önemle altını çizmekle birlikte; müvekkili DEDAŞ kendi elektrik tesislerini bilimsel esaslara ve kuvvetli akım tesisleri yönetmeliğinde öngörülen standartlara uygun olarak yapmakta olduğunu, mevzuat hükümleri doğrultusunda elektrik enerjisini kendi abonelerine düzenli olarak vermekte olduğunu, ancak davacı müvekkili DEDAŞ abonesi olmadığını, müvekkili DEDAŞ 'ın davacı tarafa karşı herhangi bir sorumluluğu ve yükümlülüğü olmadığını, davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER;
1-Hasar Tespit Raporu; Diyarbakır İl Müdürlüğü, Hasar tespit ve kıymet takdir komisyonunun
.... sayılı ve ... tarihli raporunda .... ( ... Medikal ) .... tarihli .... sayılı dilekçesinde .... adresinde yüksek voltajdan dolayı cihazlarının zarar gördüğünü belirtmiş olup bu nedenle oluşan zararının karşılanmasını talep etmekte olduğu, konu ile ilgili yapılan incelemelerde söz konusu olayın yaşandığı; .... tarihinde, ... adresinde, Arıza Onarım ekiplerce yapılan kontrollerde, ... panoda abone kablosunun bağlı olduğu nötr klemensinin yandığı tespit edildiği anlaşılmıştır.
2-Arızalanan cihazlar; Hasar gören teçhizat listesinin 2 Adet ..., 3 adet led, 50 adet ..., 2 adet ..., 2 adet ..., 1 adet ... endüstriyel, 1 adet ..., 1 adet ... endüstriyel ve .... arızalı olduğunun bildirildiği anlaşıldı.
3-Başvuru dilekçesi; ... tarafından .... tarihinde Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş ye zararının karşılanması için başvuruda bulunduğu; .... tarihinde davalı DEDAŞ tarafından ... Medikal... Ltd.Şti'ne 25.500,00 TL lik ödemenin yapıldığı anlaşılmıştır.
4-Talep açıklama dilekçesi; davacı vekilinin .... tarihinde elektrik arızası nedeniyle arızalanan, cihaz, ürünleri ayrı ayrı belirtmiş, cihazların toplam tutarlarının 149.119,20 TL olduğunu, DEDAŞ tarafından 25.500,00 TL lik bir ödeme yapıldığı, kalan tutarın ise 123.619,20 TL olduğunun bu miktarı talep etmiş olduğu anlaşılmıştır.
5-Mahkememizce Makine Mühendisi ve elektrik elektronik mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan ... tarihli rapor; Dava konusu zarar gören cihazların, sayacın bulunduğu elektrik panosunda nötr kablosu bağlantılarının doğru şekilde yapılmamış olması kaynaklı olarak oluşan voltaj yükselmesi sonucu arızalandığı, arızalarının giderilmesi için yapılan masrafların faturalandırıldığı, oluşan maddi zararın, olay tarihi itibarı ile piyasa fiyatları ile uygunluk arz ettiği ve değişimi yapılan parça ve malzemelerin arızalar ile de uyumlu olduğu ve dava dosyasında tespiti istenen tüm cihazların voltaj yükselmesi sonucu davacıya ait zarar gören ve buna ait faturalandırılmış olan cihaz değişim maliyetlerinin cihazların onarım ve değişim tarihi itibariyle; toplam 149.119,20 TL(Yüzkırkdokuzbinyüzondukozlirayirmikrş) olduğu, davacının zararının Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinin 26. Maddesi gereğince davalı Şirketçe karşılanması gerektiği, Ancak 25.509,00 TL LİK kısmının karşılandığı geriye kalan; 123.619,20 TL(Yüzyirmiüçaltıyüzondokuzlirayirmikrş) lik tutarında ilaveten davalı şirketçe karşılanması gerektiği kanaatine varıldığının belirtildiği anlaşılmıştır.
6-Davacı vekilinin ... tarihinde sunmuş olduğu ıslah dilekçesi ;Müvekkili adına 1.000 TL tazminat talepli olarak açılan dava değerini 122.619,20 TL arttıarak toplam 123.619,20 TL’nin davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.
Yukarıdaki deliller ile birlikte tüm dosya kapsamı dikkate alındığında;
Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine dayalı tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı yanca davacıya .... tesisat numarası kapsamında verilen elektrik enerjisinde .... tarihlerinde elektrik arızası meydana gelip gelmediği, bu arızadan dolayı davalının kusurunun bulunup bulunmadığı buradan varılacak sonuca göre davalının cihazların arızalanmasından sorumlu olup olmadığı ve tamir edilen cihaz tamirat bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davalı vekilinin dava şartına yönelik itirazı incelendiğinde; davaya konu uyuşmazlığın elektrik kesintisi sebebiyle ve uyuşmazlığın taraflarına ilişkin olması nedeniyle davalı vekilinin husumet itirazının, aynı hususta açılmış ve görülen başka bir dava olmadığı anlaşılmakla derdestlik itirazının, tarafların tüzel kişi tacir olması nedeniyle göreve yönelik itirazın, davanın açılış tarihi ve zararın meydana gelme tarihi dikkate alındığında haksız fiilin .... tarihinde gerçekleşmesi davanın .... tarihinde açılması dikkate alındığında hak düşürücü süreye yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilinin mahkemenin yetkisine yönelik ilk itirazı incelendiğinde; davalının yetkili mahkemenin neresi olduğunu göstermediği ve dolayısı ile usulüne uygun yapılmış bir yetki itirazı bulunmadığı anlaşılmakla yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından .... tarihinde gerçekleşen nötr kablosunun yanmasından kaynaklı olarak .... tarihinde arıza onarım teknikeri ve elektrik mühendisinden oluşan 3 kişilik heyetin arıza tespitine ilişkin .... panoda abone kablosunun bağlı olduğu nötr kablosunun yanması sonucu klemensinin yandığına dair tutanak tutmuş olduğu, arızalanan cihazlar belirtilerek davacı tarafından zararın giderilmesi için davalı şirkete başvuruda bulunulmuş olduğu, başvuru sonrası DEDAŞ yetkilileri tarafından arızalanan cihazların tespitine dair .... tarihinde tututanak tutulduğu, Diyarbakır İl Müdürlüğü Hasar Tespit ve Kıymet Takdir Komisyonu tarafından .... tarih, .... sayılı kararı ile arıza onarım eiplerince yapılan kontrollerde ... panoda abone kablosunun bağlı bulunduğu nötr klemensinin yandığı tespit edilmiş, davacı şirketin oluşan zarar ziyan talebinin olumlu karşılanmasına karar verilmiştir. Davalı DEDAŞ tarafından ... tarihinde zarara yönelik olarak 25.500,00TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde davacıya ait asop panosunun yandığının sabit olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizce 1 adet makine mühendisi bilirkişisi ile 1 adet elektrik-elektronik mühendisinden oluşacak bilirkişi heyetine dosya tevdi edilmiş; elektrik iletimini sağlayan ve davalı şirkete ait olan elektrik akımında arıza olup olmadığı, elektrik panosunda abone kablosunun yanıp yanmadığı, arızanın çıkış sebebi, arızanın meydana gelmesinde davalının kusuru ve sorumluluğunun olup olmadığının tespiti ile arıza nedeniyle davacıya ait işlerindeki cihazlarda zarar meydana gelip gelemeyeceği ve oluşabilecek gerçek zararının zarar tarihi itibariyle hesaplanması istenilmiştir. ... tarihli hazırlanan raporda; dava konusu olay neticesinde meydana gelen maddi zararın DEDAŞ’a ait asop panosundan kaynaklandığı, olayın meydana gelmesinde davalı dağıtım şirketinin hatalı imalat ve/veya bakım-onarım eksikliği yönüyle kusuru bulunmakta olup; panoda bulunan kablo bağlantılarının doğru şekilde yapılmamış olması ve/veya bakım onarım faaliyetlerinin yürütülmemiş olmasından kaynaklandığının belirtildiği, belirli aralıklarda panolarda gerekli kontrollerin yapılarak bağlantıların sıkılması ve bakım faaliyetlerinin yürütülmesi ile bu tür arızaların ve bağlı olarak maddi kayıpların yaşanmasının önüne geçilebilineceğini, arızalarının giderilmesi için yapılan masrafların faturalandırıldığı, oluşan maddi zararın, olay tarihi itibarı ile piyasa fiyatları ile uygunluk arz ettiği ve değişimi yapılan parça ve malzemelerin arızalar ile de uyumlu olduğu ve dava dosyasında tespiti istenen tüm cihazların voltaj yükselmesi sonucu davacıya ait zarar gören ve buna ait faturalandırılmış olan cihaz değişim maliyetlerinin cihazların onarım ve değişim tarihi itibariyle; toplam 149.119,20 TL olduğu belirtilmiştir. Davalı DEDAŞ tarafından her ne kadar yeniden rapor alınması talebinde bulunulmuş ise de; davacının davalıya dava açmadan önce başvurusunun bulunduğu, davalı yanca davacının alması gerekip de almadığını iddia ettiği önlemlere dair bir bilgi ya da belgeye dayalı delil ibraz etmediği anlaşılmakla itirazı yerinde görülmemiş ve mahkemece alınan hüküm kurmaya elverişli olmakla rapor hükme esas alınmıştır.
Somut olayda dava konusu arızalanan cihazların arızalanmasının sayacın bulunduğu elektrik panosu bağlantısının doğru şekilde yapılmamasından kaynaklandığı ve denetim yükümlülüğünün davalı Dicle Elektrik AŞ olduğu ve işin yapılmasında denetim ve gözetim yükümlülüğünün bulunduğu anlaşıldığından, meydana gelen zararlardan sorumluluğunun bulunduğu sonucuna varılmıştır. Davacının ise dosyaya yansıyan, ibraz edilen bilgi ve belgeler kapsamında kusurlu bir eyleminin olduğuna dair bir delil bulunmamaktadır.
Zarar yönünden yapılan incelemede; 6098 sayılı TBK'nın 49/1. maddesine göre “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Bir başka anlatımla haksız bir eylemin tazminat borcu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar verici haksız fiile maruz kalan şahsın mal varlığında haksız fiil sonucu meydana gelen durum ile bu eylemden önce mevcut olan durum arasındaki fark davacının zararını oluşturacaktır. Zarara uğrayan kişinin iradesi dışında, haksız fiil neticesinde, mal varlığının aktifinde azalma ya da mal varlığının pasifinde çoğalma meydana getiren zararlar gerçek zararlardır. Burada zarar verici olay neticesinde kişinin mal varlığının mevcut miktarı ve değeri fiili olarak azalmış olmalıdır. Kaynağına, sebebine, zarar veren ile zarar gören arasındaki hukuki ilişkiye ve her somut olayda farklı şekillerde gündeme gelebilecek benzeri ölçütlere göre, zararın niteliği, kapsamı ve miktarı, her olayın kendine özgü yapısı içerisinde, değişen bir özellik gösterecektir. Açıktır ki, hükmedilecek tazminat, hiçbir şekilde zarar miktarından fazla olamaz. Zarar miktarı tazminatın azami sınırını teşkil eder (Turgut Uyar, Açıklamalı-İçtihatlı Borçlar Kanunu Genel Hükümler, Birinci Cilt, 1990 bası, s.549). Bir başka ifadeyle, tazminat miktarı hiçbir zaman gerçek zararı aşamayacağından tazminat miktarının belirlenmesinde, zarar görenin gerçek zararının esas alınması zorunlu olup; burada ilke, zarar doğurucu eylem, zarar görenin mal varlığında gerçekten ne miktarda bir azalmaya neden olmuş ise, zarar verenin tazminat borcu da, o miktarda olmalıdır.
Somut olayda, davacının talep ettiği zarar kalemi olan cihazların onarım ve değişim maliyetinin alınan bilirkişi raporunda 149.119,20TL olduğu hesap edilmiştir. Hesaplanan meblağın kaza tarihindeki gerçek zararın hesaplanması şeklinde belirlendiği anlaşılmakla rapor bu yönü ile hükme esas alınmıştır. Hesaplanan zarar miktarından davalının .... tarihinde yapmış olduğu 25.509,00TL tenzil edildiğinde 123.619,20TL miktarın davacının kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla tamamının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Faiz tarihi açısından ise; haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Yani, "belirsiz alacak" davası müessesesinin getirildiği 6100 Sayılı HMK ile birlikte Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin süreklilik arz eden kararlarına göre de daha sonra ıslah yapılmış olması halinde dahi tüm tazminat miktarına dava/olay (isteme göre) tarihinden itibaren faiz işletilmek gerektiğine kanaat getirilmiş ve faiz türü açısından ise davacı ile davalıların tüzel kişi tacir olmaları dikkate alınarak avans faize karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-DAVANIN KABULÜNE; 123.619,20 TL’ye ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Kabul edilen bedel üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 8.444,43 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın ve 2.095,00TL ıslah harcının düşümü ile eksik kalan 5.921,82 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harcı, 427,60-TL başvuru harcı ve 2.095,00TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.950,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan dosya masrafı 12,00TL, tebligat ve posta gideri 64,00TL ve bilirkişi ücreti 5.000TL olmak üzere toplam 5.076,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin davalı DEDAŞ'tan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davacı tarafça yargılama esnasında depo edilen gider avansından bakiye kalan tutarın kesinleştiğinde ve talep halinde HMK m. 333 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin m. 47(1) hükümleri uyarınca ilgisine İADESİNE,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim