TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 10/06/2024
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili adına kayıtlı .....
plakalı araç .....sevk ve idaresindeyken, Karşı taraf .....Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı ancak .....sevk ve idaresinde ki .....Plakalı araç ile çarpışmak suretiyle maddi hasarlı
trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, .....sevk ve idaresinde ki araç müvekkile ait araca
arkadan çarpmak suretiyle %100 kusurlu olduğunu, trafik yoğunluğu ve iftar saati olması sebebiyle
taraflarca kazaya ilişkin fotoğraflamanın yapıldığını ve araçların yoldan çekilmiş olduğunu ancak davalı .....Trafik Kaza Tutanağını imzalamaktan imtina etmiş olduğunu, bu sebeple da kaza tutanağında
imzasının olmadığını, söz konusu kazaya ilişkin olarak ayrıca mahkemece bir kusur raporu hazırlanması
gerektiğin, müvekkilinin aracını kendi imkanları ile tamir etmiş olduğunu ve bu sebeple 33.600,00TL
ödeme yapmak zorunda kaldığını, meydana gelen kaza sebebiyle
müvekkiline ait araçta ayrıca değer kaybının meydana geldiğini, değer kaybının 30-40 Bin
civarında olduğunun tahmin edildiğini, bunun da bilirkişi marifetiyle hesaplanması
gerektiğini, müvekkilin aracında meydana gelen hasar bedelinin tanzimi ve yine meydana
gelen değer kaybının tanzimi için davalı taraflar ile görüşülmüş olduğunu, sigorta şirketine başvuru
yapılmış olduğunu ancak bir sonuç elde edilememiş olduğunu, yine süreç için arabuluculuk kanun yoluna başvuru
yapılmış olduğunu bundan da bir sonuç elde edilemediğini, müvekkilinin aracının kaza sonrası onarım görmesi, kazaya
karışan araç olması ve her halükarda orijinal halini kaybetmiş olması sebebiyle değer kaybı
yaşadığının sabit olduğunu, müvekkil aracında meydana gelen kaza sonrası onarımlarına ilişkin servis
kayıtları ve fotoğrafları sunduğunu, bu kayıtların dikkate alınmasını ve zararlarının karşılanmasını, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar sebebiyle yapılan onarım bedeli ile değer kaybına
karşılığı olarak 100,00 TL’nin (Belirsiz Alacak Davası) dava tarihinden itibaren işleyecek
mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilsen tahsili
ile müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .....ve .....Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Olay günü aynı mahalde başka bir kazanında olması sebebiyle olay yerine Trafik polislerinin gelmiş ve polislerin tutanak tutma işlemlerinin, tarafların "Herkes kendi aracını yapsın" şeklindeki beyanları üzerine trafik polisleri olay mahalinde diğer kazanın tutanaklarını düzenledikleri halde olaya ilişkin tutanak tutmadan ayrıldıklarını, belgelerden de görüleceği üzere müvekkilinin aracının kasko sigortasınında olması sebebiyle tutanak tutulmasını istememesi gibi bir durum söz konusu olamayacağını, davacının ertesi gün fikir değiştirerek müvekkili aradığını ve aracının zararını gidermesini istediğini, buna rağmen müvekkil iyi niyetle davranarak davacıyla birlikte kardeşi .....sanayi sitesine göndermiş olduğunu ve buradaki usta aracın 8.000 TL zararının olduğunu belirttiğini, davacının aracını yaptırmaya yanaşmadığını, davacının bir kaç gün sonra aracını 15.000 TL'ye onardığını ve bu bedeli istediğini, müvekkilinin bu talebi dayanaksız bulması sebebiyle kabul etmediğini, bilaahare 33.600 TL zararının olduğundan bahisle bu davaya ilişkin sürecin başlatmış olduğunu, gerek davacı gereksede faturayı düzenleyen kişi hakkında evrakta sahtecilik ve kullanma yönünde şikayet haklarını saklı tutarak bu talep edilen miktara itiraz ettiklerini, arz ve izah edilen sebeplerle; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüktetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .....Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlık konusu .....tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin .....plakalı aracın müvekkil .....Sigorta A.Ş. tarafından ...../.....tarihlerini kapsayan .....numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmış olduğunu, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacı vekili dilekçesin talep ve sonuç kısmında “Müvekkilimize ait araçta meydana gelen hasar sebebiyle yapılan onarım bedeli ile değer kaybına karşılığı olarak 100,00 tl'nin…” dediğini, yani bu talep ve sonuç kısmından anladıkları kadarıyla davacı vekilinin hasar onarım bedeli ve değer kaybı talep etmiş olarak algıladıklarını ancak; eğer ki davacı vekilinin talebi dilekçesinde belirtildiği şekilde hasar ve değer kaybı taleplerini içermekte ise her alacak kalemi için ayrı ayrı bir dava değeri belirlemesi gerektiğini, total bir şekilde tüm alacakları için bir bedel belirtmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple HMK m.119’a aykırı şekilde tanzim edilen işbu dilekçeye ilişkin davacı vekiline açıklamada bulunmak için süre verilmesini aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, somut dosyada davacı yanın hasar talebini müvekkil şirkete iletmediğini, müvekkil şirket arabuluculuk sürecinde talepten haberdar olduğunu ancak bu süreçte de aracı incelemelerine izin vermediğini, KTK md.97 uyarınca yapılması gereken yazılı başvuruda kanunda düzenlenmiş olduğunu aslen aynı bir arabuluculuk gibi dikkate alınarak resen incelenmesi gerektiğini, nitekim incelendiğinde dava şartının yerine getirilmemiş olacağının, bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ibraz edilen Kaza Tespit Tutanağı incelendiğinde sigortalı araç sürücüsünün beyanının yer almadığının görüldüğü ancak Kaza Tespit Tutanağı somut olayın nasıl gerçekleştiğini kanıtlayan ve sigorta talebinin temelini oluşturan evrak olduğunu, bu nedenle kurallara uygun olarak tanzim edilmesi gerektiğini, yalnızca tek tarafın beyanının alınarak kusur tespiti yapılmasının mümkün olmadığını, arz ve izah edilen sebepler ve re’sen nazara alınacaklar birlikte değerlendirilerek, dava dilekçesi HMK 119 ‘a aykırılık taşıyor olması sebebi ile öncelikle davacı tarafa netice ve talebini açıklamak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesini, süresinde cevap vermeyecek olması durumunda davanın açılmamış sayılmasına, müvekkil sigorta şirketi usulüne uygun şekilde başvuru yapılmamış olduğundan davanın usulden reddini, Kaza Tespit Tutanağı usulüne uygun tanzim edilmediğinden davanın esastan reddini, işin esasına geçilmesi halinde; araç onarım faturası taraflarına sunulmadığından KDV’ye ilişkin hüküm kurulmamasını, Teminat limitlerinin dikkate alınmasını, .....tarihinde ve .....Sayılı resmi gazate’de yayımlanan “karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartlar” uygulanmasını, değer kaybı yönünden bilirkişi incelemesi yapılması halinde dosyanın; .....tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca değer kaybının tespiti için konusunda uzman ve ehil bilirkişiler kanalı ile incelenmesini, yasal faiz işletilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin dava aleyhlerine sonuçlansa dahi dava açılmasına sebebiyet vermemiş olmaları nedeniyle karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, meydana gelen trafik kazası nedeniyle .....plaka sayılı araçta meydana geldiği iddia edilen değer kaybının ve hasar onarım bedeli tazminatının ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketi, davalı araç sürücüsü ve davalı araç işleteninden tahsili talebine ve ikame araç bedelinin sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsili talebine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Mahkememizce alınan kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporunda özetle; "sürücü .....(.....plakalı) 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 56 ve 84.maddesinde ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 107.maddesinde yer alan (84/D:Arkadan çarpma ve 56/4 üler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar ve Yönetmelik 107: Sürücüler, önlerinde giden araçları güvenli ve gerekli bir mesafeden takip etmek zorundadırlar.) açıklaması yukarıda genişçe yapılan kuralları ihlal etmiş olduğu anlaşıldığından meydana gelen kazada Ye 100 (YÜZDE YÜZ) ORANINDA KUSURLU olduğu, sürücü .....(.....plakalı): 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde yer alan herhangi bir kural ihlal yapmadığı, anlaşıldığından meydana gelen kazada KUSURSUZ olduğu kanaatine varıldığı" mütalaa edilmiştir. İlgili rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybının ve hasar onarım bedeli zararının tesipiti ile araçtan mahrum kalınan süreye ve araç mahrumiyet zararının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, "Davaya konu .....tarihli kaza sonucunda hasar gören ve davacıya ait .....araca ilişkin; araçta oluşan hasarın meydana gelen kaza ile uyumlu olduğu, araçta meydana gelen hasar onarım bedelinin olay (kaza) tarihi itibariyle KDV dahil 32.580,00 TL olduğu, araçta oluşan hasara bağlı olarak araçta değer kaybının meydana geleceği, araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin olay (kaza) tarihi itibariyle 30.000,00 TL olduğu, araçta meydana gelen hasarın onarılması için gerekli makul onarım süresinin 6 gün olduğu, dava konusu olan aracın marka, modeli, yaşı ve özellikleri göz önünde bulundurularak, davacı tarafından kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt vs. gibi zorunlu giderler indirildikten sonra dava konusu araca emsal bir aracın günlük kiralama bedelinin, olay (kaza) tarihi itibariyle 1.250,00 TL olduğu ve aracın tamirde kaldığı süre içerisinde (araç mahrumiyet süresi boyunca) davacının toplam ikame araç bedelinin (Araç mahrumiyet bedeli) olay (kaza) tarihi itibariyle 7.500,00 TL (6 gün * 1.250,00 TL 7.500,00 TL) olduğu" mütalaa edilmiştir. İlgili rapordaki tespitlerin hesaplama tekniğine ve içtihatlara uygun yapıldığı gözetilerek belirlenen tazminat hesaplamaları hükme esas alınmıştır.
Davalı sigorta şirketi sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın oluşumunda Mahkememizce %100 oranında kusurlu kabul edilmiş olması nedeniyle davalı sigorta şirketi, davalı araç sürücüsü ve davalı araç işleteni şirketin değer kaybı ve onarım bedeli tazminatının ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilmiş, davacı vekilince sunulan değer artırım dilekçesi de dikkate alınarak, davanın belirsiz alacak davası olması karşısında kabul edilen 32.580,00 TL onarım bedeli tazminatı ve 30.000,00 TL değer kaybı tazminatına ilişkin alacaklara sigorta şirketi yönünden davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun ulaştığı tarihe ilişkin yeterli bilgi ve belge sunulduğuna ilişkin herhangi bir başvuru tebliğ evrakı dosyada mevcut olmadığından dava tarihinden, davalı araç sürücüsü ve davalı araç işleteni yönünden ise haksız fiil tarihinden itibaren faiz türü yönünden aracın malikinin davalı şirket olduğu dikkate alınarak ticari avans faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Davacının aracında meydana gelen değer kaybı gerçek zarar (doğrudan zarar) kapsamında ise de, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve bu suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da davalı araç işleteni ve araç sürücüsünden tazmininin gerektiği açıktır. Bilirkişi raporunda araç mahrumiyet bedeli 7.500,00 TL olarak belirlenmiş, bu miktar mahkememizce de benimsenerek davalı araç sürücüsü ve davalı araç işleteni yönünden 7.500,00 TL miktar üzerinden ikame araç bedeli istemine yönelik talebin kabulüne karar verilmesi gerekmiş, davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetilerek, dava dilekçesinde gösterilen ve tahkikat sonucu arttırılan ve nihai olarak kabul edilen alacağın tamamına haksız fiil tarihinden itibaren faiz türü yönünden taleple bağlı kalınıp ticari avans faiz uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
G.D. : Gerekçesi gerekçeli karara açıklandığı üzere;
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ İLE;
a)32.580,00 TL onarım bedeli tazminatı, 30.000,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 62.580,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, davalı .....San. Tic. Ltd. Şti. Ve davalı .....yönünden haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b)7.500,00TL araç mahrumiyet bedelinin haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalı .....San. Tic. Ltd. Şti. Ve davalı .....müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2- Kabul edilen bedel olan 70.080,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 4.787,16 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın ve sonradan yatırılan 1.197,00 TL ıslah harcın düşümü ile eksik kalan 3.162,56 TL harcın (davalı sigorta şirketinin 2.823,84 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı ve 1.197,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.052,20 TL harcın (davalı sigorta şirketinin 1.832,40 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri, dosya masrafı ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.120,00 TL yargılama giderinin (davalı sigorta şirketinin 5.464,54 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 7.500,00 vekâlet ücretinin davalı .....ve davalı ...... San. Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.800,00-TL arabulucu ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davacı tarafça yargılama esnasında depo edilen gider avansından bakiye kalan tutarın kesinleştiğinde ve talep halinde HMK m. 333 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin m. 47(1) hükümleri uyarınca ilgisine İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı sigorta şirketi vekilinin ve davalı tarafların yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim