TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 14/06/2024
KARAR TARİHİ : 19/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, .....tarihinde müvekkiline ait .....plaka sayılı aracın sürücüsünün sevk ve idaresinde Gaziantep yol güzergahı üzerinde seyir halinde iken, yine aynı yol güzergahında Şanlıurfa Göçmen Kaçakçılığı ekiplerinin dur ihtarına uymayıp kontrolsüz şekilde seyir eden dava dışı .....İhracat ve Sanayi Ltd. adına kayıtlı .....plaka sayılı aracın müvekkiline ait araca arkadan çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, .....plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde .....plaka sayılı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu ve kaza sonrası sürücünün olay yerini terkederek kaçtığını, kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine .....tarihinde yapılan başvuruya istinaden davalı sigorta şirketi tarafından .....tarihinden 55.000,00 TL ödeme yapılmadığını, yapılan ödemenin gerçek zararın çok altında olduğunu, müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybının yaklaşık 150.000,00 TL civarında olduğunu ileri sürerek fazlası saklı şimdilik 1.000,00 TL değer kaybının .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, .....tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 15.000,00 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, kazaya karışan, .....plaka sayılı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacı tarafından müvekkili sigorta şirketine eksik evrak ile başvuru yapılmış ise de, müvekkili tarafından davacıya reel piyasa şartlarına göre tespit edilen 55.000,00 TL değer kaybının ödendiğini, ayrıca davacıya ait aracın hasar onarımı için müvekkili sigorta şirketi tarafından davacının yazılı onayı ile ilgili servise 56.859,81 TL ve tedarikçilere 56.859,81 TL (.....) olmak üzere toplamda 113.229,81 TL ödeme yapıldığını, değer kaybı hesaplanırken aracın kazadan önceki hali göz önünde bulundurularak kaza tarihindeki rayiç değerine göre hesaplama yapılması gerektiğini, genel şartlara göre hesaplama yapılacak olması halinde 04.12.2021 tarihinde ve 31679 sayılı Resmi Gazate’de yayımlanan “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” uygulanması gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası ile yapılan ödemelere dair belgeler ile davacıya ait aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kazada kusur durumunun tespiti yönünden trafik bilirkişisinden, kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmediğinin tespiti yönünden makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş bakiye değer kaybı istemine ilişkindir.
.....tarihinde davacıya ait .....plaka sayılı araç ile .....plaka sayılı araç arasında davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin 200.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza sonrası düzenlenen ekspertiz raporunda davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin KDV dahil 113.589,83 TL olarak belirlendiği, davacı tarafın değer kaybının ödenmesine yönelik yapılan başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından .....tarihinde 55.000,00 TL ödeme yapıldığı, dava açılmadan önce arabuluculuk süresinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise davadan önce yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının bakiye değer kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarına ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Kaza tespit tutanağı ile trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunun incelenmesinden; .....tarihinde saat .....sıralarında sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı aracı ile .....Şanlıurfa İli istikametinden Gaziantep İli istikametine seyir halinde iken .....Dinlenme Tesislerine geldiği esnada aracının arka kısımlarına, yine aynı yol güzergahında Şanlıurfa Göçmen Kaçakçılığı ekiplerinin dur ikazına uymayarak kontrolsüz şekilde seyreden sürücüsü olay yerini terkeden .....plaka sayılı aracın ön kısımları ile çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Kaza tespit tutanağında, olay yerini terkeden .....plaka sayılı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK.'nun 56/1-C maddesinde yer alan "Önlerinde giden araçları güvenli ve yeterli mesafeden izlememek" kuralını ihlal ettiğinden kusurlu bulunduğu belirtilmiş, trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda da, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime elverişli olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiş ve davacıya ait araca arkadan çarpan davalı sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında 70.000,00 TL değer kaybı oluştuğu mütalaa edilmiştir. Düzenlenen rapor, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiştir.
Davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından 55.000,00 TL değer kaybı ödendiği dosya kapsamından sabittir. Davalı sigortalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olup, bilirkişi raporunda kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı 70.000,00 TL olarak tespit edilmiş, yapılan tespit mahkememizce de benimsenmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili bilirkişi raporuna karşı sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde, davacı ile imzalanan mutabakatname gereğince müvekkili sigorta şirketi tarafından hasar onarım bedeli olarak 113.229,81 TL ve değer kaybına ilişkin 55.000,00 TL olmak üzere toplam 168.229,81 TL ödeme yapılarak davacının zararının karşılandığını, imzalanan mutabakatname ile davacının müvekkilini ibra ettiğini ve borcun sona erdiğini, , borcu söndüren sebeplerden olan ödeme ve mutabakatname uyarınca davanın reddi gerektiğini, ayrıca müvekkil sigorta şirketinin ödediği miktar ile tespit edilen miktar arasında fahiş fark bulunmadığından 2918 sayılı KTK.'nın 111/2. Maddesinin eldeki davaya uygulanma olanağı bulunmadığını beyan etmiştir.
2918 sayılı KTK’nın 111. maddesinde, “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Dava, .....tarihinde açılmış ve davanın açıldığı tarih itibarıyle davalı sigorta şirketi tarafından ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 2 yıllık hak düşürücü süre dolmamıştır. Bu halde, yetersiz ödemeye dayalı bakiye değer kaybının tahsili istemi ile açılan davanın 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulü gerekir. Davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı 70.000,00 TL olup davalı sigorta şirketi tarafından 55.000,00 TL ödeme yapılmıştır. Bu halde yapılan ödeme yetersiz olup, ödenen ile ödenmesi gerekin miktar arasında da fahiş fark bulunmaktadır. Bu halde davacının bakiye değer kaybı talep edebileceğinin kabulü gerekir. Davacının bakiye değer kaybı alacağı 15.000,00 TL olup, değer kaybı istemine ilişkin açılan davanın bu miktar üzerinden kabulüne ve kabulen edilen miktara davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜNE, 15.000,00 TL değer kaybının davalının temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.024,65 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 23,10 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 573,95 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 23,10 TL ıslah harcının toplamı olan 878,30 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 120,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 5.400,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 5.520,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim