TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/06/2024
KARAR TARİHİ : 26/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, .....tarihinde saat .....sıralarında davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen ve davalı .....Ltd. Şti.'ye ait .....plaka sayılı aracın davalı .....sevk ve idaresinde iken Batman İli Merkez İlçesi Berivan caddesi .....Sokakta geri geri manevra yaptığı esnada park halinde bulunan müvekkiline ait .....plaka sayılı aracın sağ ön kapısının olduğu bölgeye çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı .....%100 kusurlu olduğunu, kaza sonrası düzenlenen ekspertiz raporundan anlaşılacağı üzere kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta 54.046,96 TL maddi hasar oluştuğunu ve değer kaybı meydana geldiğini, değer kaybına ilişkin davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden zararın kısmen karşılandığını, müvekkiline ait aracın onarımının üç buçuk ay sürdüğünü ve bu süreçte müvekkilinin aracı kullanamadığını ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlası saklı şimdilik 100,00 TL değer kaybının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin ise davalılar ....... Ltd. Şti. İle davalı .....müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, .....UYAP havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile talep sonucunu değer kaybı yönünden 7.462,16 TL'na, araç mahrumiyet bedeli yönünden ise 12.000,00 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, HMK'nun 6. maddesine göre yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, kazaya karışan .....plaka sayılı aracın .....-.....tarihleri arasında müvekkili sigorta şirketi nezdinde ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limitinin 200.000,00 TL olduğunu, davacının aracında meydana gelen değer kaybına ilişkin müvekkili sigorta şirketinin .....tarihinde 27.423,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile birlikte müvekkilinin poliçeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından ayrıca hasar onarımına ilişkin .....tarihinde .....45.666,37 TL ve .....tarihinde .....Sanayi'ne 8.387,59 TL ödeme yapıldığını, dava açılmadan önce davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadığını, zamanaşımının bulunduğunu, kazada kusur durumunun tespiti gerektiğini, davacının avans faizi talep edemeyeceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası ile davacıya ait aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği ve araç mahrumiyet bedelinin tespiti yönünden makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın sürücüsü ve işleteni ile ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketine yöneltilmiş değer kaybı istemi ile işleten ve sürücüye yöneltilmiş araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkindir.
.....tarihinde davacıya ait .....plaka sayılı araç ile davalı ...... Ltd. Şti.'ye ait ve davalı .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araç arasında davaya konu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde .....-.....tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin 120.000,00 TL olarak belirlendiği, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybına ilişkin davacıya 27.423,00 TL ödeme yapıldığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin yetkili olup olmadığı, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davacıya ait araçta meydana gelen hasar nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından ödenen bedelden daha fazla miktarda değer kaybı oluşup oluşmadığı, davacının aracın tamirde kaldığı süre boyunca ikame araç bedeli talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
Davacının yerleşim yerinin Bismil/Diyarbakır olduğu ve 6100 sayılı HMK'nın 16. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde mahkememizinde yetkili olduğu anlaşılmakla davalı sigorta şirketi vekilinin yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Davaya konu kazanın maddi hasarlı trafik kazası olduğu ve 2918 sayılı KTK.'nun 109/2.maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, kazanın .....tarihinde gerçekleştiği ve davanın ise 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla davalı vekilinin zamanaşımı def'i yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiş olup, davalı işleten ve sürücü de, sürücünün kusura nedeniyle meydana gelen zararları karşılamakla yükümlüdür.
Kaza sonrası araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ve kaza yeri krokisi ile tutanakta yer alan sürücü beyanlarından; davalı .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araç ile geri manevra yaptığı esnada park halinde bulunan davacıya ait .....plaka sayılı araca çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmakla, davaya konu kazada kusur durumunun tespitine yönelik bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş ve davalı sigortalı araç sürücüsü .....davaya konu kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında 34.885,16 TL değer kaybı oluştuğu, yine bilirkişi raporunda davacıya ait aracın makul onarım süresinin 12 gün olduğu ve bu süreçte benzer nitelikte nitelikteki aracın günlük ikame bedelinin 1.000,00 TL olduğu ve toplamda araç mahrumiyet bedelinin 12.000,00 TL olduğu mütalaa edilmiştir. Düzenlenen rapor, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce de benimsenmiştir. ve davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta 49.099,84 TL değer kaybı meydana geldiği, davalı sigorta şirketi tarafından 21.997,00 TL ödeme yapıldığı, 27.102,84 TL daha değer kaybı ödemesi yapılması gerektiği, araç mahrumiyet bedelinin ise 12.000,00 TL olduğu kabul edilmiştir.
1-Değer kaybı yönünden yapılan değerlendirmede;
Davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından 27.423,00 TL değer kaybı ödendiği dosya kapsamından sabittir. Davalı sigorta şirketi ve işleten, diğer davalı sigortalı araç sürücününün kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, sigortalının %100 kusurlu olmasına göre tespit edilen değer kaybının tamamının ödenmesinden diğer davalı sürücü ile birlikte müteselsilen sorumludur. Davadan önce yapılan ödeme mahsup edildiğinde, davalıların sorumlu olduğu bakiye miktar 7.462,16 TL kabul edilmiş ve bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Davadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine .....tarihli yazı ile başvuru yapıldığı sabit ise de, başvuru yazısının tebliğine ilişkin dosyaya yansıyan herhangi bir belge bulunmamaktadır. Davalı sigorta şirketi tarafından ise davadan önce .....tarihinde ödeme yapıldığından, mahkememizce davalı sigorta şirketinin .....tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. .....tarihinde temerrüde düşmüştür. Bu halde, dava dilekçesinde gösterilen ve tahkikat sonucu arttırılan ve nihai olarak kabul edilen alacağın tamamına sigortalı aracın kullanım amacının ticari olduğu gözetilerek, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalı .....ve ........ Ltd. Şti. yönünden ise, kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
2-İkame araç bedeline ilişkin yapılan değerlendirmede;
Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve bu suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği açıktır. Bilirkişi raporunda araç mahrumiyet bedeli 12.000,00 TL olarak tespit edilmiş, bu miktar mahkememizce de benimsenerek davalı sürücü ve işleten yönünden 12.000,00 TL üzerinden araç mahrumiyet bedeline yönelik istemin kabulüne karar verilmesi gerekmiş, davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetilerek, dava dilekçesinde gösterilen ve tahkikat sonucu arttırılan ve nihai olarak kabul edilen alacağın tamamına kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı tarafın değer kaybına ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 7.462,16 TL değer kaybının, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren, diğer davalılar .....Tic. Ltd. Şti. ve .....yönünden ise, kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafından araç mahrumiyet bedeline ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 12.000,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar .....Tic. Ltd. Şti. ve .....tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.329,46 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 330,00 TL tamamlama harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 571,86 TL harcın, davalılar .....İnşaat Sanayi Tic. Ltd. Şti. ve .....müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 330,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 1.185,20 TL'nın, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 937,34 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından 1.295,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 2.700,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 3.995,00 TL yargılama giderinin, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 1.531,72 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 19.462,16 TL vekalet ücretinin, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 7.462,16 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davanın sadece davalı sigorta şirketi yönünden dava şartı arabuluculuğa tabi olduğu ve arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmakla, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı .....Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irad kaydına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı
Katip Hakim