T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2019/391 Esas
KARAR NO: 2023/89
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/11/2019
KARAR TARİHİ: 01/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından ... numaralı Emtea Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan sigortalı ...T.A.Ş.’ye ait ...cinsi emtialarının, ...'dan, ...Limanına davalıların sorumluluğunda nakliyesi esnasında ... gemisinin Şile açıklarında batması sebebiyle emtiaların hasarlandığını ve sigortalının zarara uğradığını, fatura ve yapılan tespitler gereğince sovtaj durumu da dikkate alınarak 85.793,28 USD (asıl alacak) sigortalı zararı, müvekkili şirket tarafından tazmin edilmiş olup TTK ve poliçe hükümleri ile İbraname ve Banka ödeme dekontu halefiyet kuralları ve sigortalının temlik talebi gereğince TBK ilgili hükümleri temlik esasına göre sigortalısının haklarını devralan müvekkilin TTK ve ilgili konvansiyon hükümleri ile davalıya rücu hakkı doğduğunu, davalılara müracaatta bulunulduğunu, akabinde arabuluculuk görüşmesi yapılmış ancak sonuç alınamadığını, davalı ... A.Ş.'ye Su Araçları Sorumluluk Sigorta Poliçesi belgelerini düzenleyen gemi ... Sigortacısı sıfatıyla, davalı ... Ltd. Şti. firmasına, i Konşimento Belgesine, Gemi adamı Donatımında Asgari Emniyet Belgesi ve Equasis Kayıtlarına istinaden ...'nin donatanı sıfatıyla tüzel kişilik olarak dava açıldığını, müvekkilinin sigortalısına emtiaların nakliye esnasında, Şile açıklarında geminin batması sonrası sigortalı tarafından emtiaların hasara uğradığının tespit edildiğini, düzenlenen Eksper Raporunda hasarın emtianın geminin batması sebebiyle; yani nakliye esnasında meydana geldiğinin tespit edildiğini, oluşan hasarın tesptine müteakip davalılara rücu ihtarları gönderildiğini, davalıların basiretli bir taşıyıcı olarak gerekli dikkat ve özeni göstermemiş olması neticesinde işbu hasar meydana geldiğini, dava konusu icra takibi ... 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 18.10.2018 tarihinde başlatılmış olup davalı ... 25.10.2018 tarihinde diğer davalı ...Şirketi 02.11.2018 tarihinde borca itiraz ettiğini, itirazın iptaline konu icra takibinde yer alan diğer borçlulardan ... Şti.'nin henüz icra takibine itirazlarını sunmadığını, itirazın iptali davasında davalı taraf olarak gösterilemediğini beyanla müvekkilinin davalılardan olan 92.892,67 USD alacağına ilişkin ... 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile, takibin usd üzerinden devamına, dava dışı sigortalıya ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek kamu banka USD faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, alacağımız likit ve belirlenebilir olduğundan %20'den az olmayan oranda icra inkar tazminatı, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine, karşı taraf vekalet ücretinin taraflarına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı sigorta şirketinin aktif dava ehliyetini ispatlaması için öncelikle dava dışı sigortalısı ... T.A.Ş.'nin tazminat talep hakkına sahip olduğunu kanıtlaması gerektiğini dava dışı sigortalı ...T.A.Ş.'nin gerçek bir zararının olup olmadığı öncelikle tespit edilmesini, aksi halde dava dışı ... T.A.Ş.'ye yapıldığı iddia edilen ödeme bir hatır ödemesi niteliğinde olacağı ve bu ödeme için davacı sigorta şirketinin rücu hakkı bulunmadığını, müvekkili ...A.Ş ile... gemisi armatörü arasında başlangıç tarihi 22 Eylül 2017 olmak üzere 1 yıllık süre için geçerli su araçları sorumluluk sigortası poliçesi akdedildiğini, söz konusu poliçe,... A.Ş.'nin Sorumluluk Sigortası Özel Şartlarına tabi olduğunu, ... gemisi üzerinde poliçe başlangıcından itibaren 30 gün içinde ... A.Ş. tarafından atanan bir sörveyör tarafından gerçekleştirilecek kondisyon sörveyi yapılması şartı getirildiğini, ...gemisinin kondisyon sörveyi 26 Ekim 2017 tarihinde ...Limanında gerçekleştirildiğini, bu sörvey sonucunda düzenlenen raporda, ... gemisinde 15 adet eksiklik tespit edildiğini, özellikle 5. sırada "makine dairesi sintine alarmı çalıştırılamadı", .... sırada "...", 12. sırada "role cetvelleri yok, asılı değil" ve 13. sırada "..." şeklinde belirtilen eksiklikler, ...gemisinin denize elverişsizliğine ilişkin olduğunu, sörvey sırasında bulunan kusurların nitelikleri göz önüne alınarak poliçenin başlangıç tarihi olan 22 Eylül 2017 tarihinden itibaren tüm yük hasarlarının ...Sigorta teminatı altında bulunmayacağına karar verildiğini, ayrıca ... gemisi armatörüne tespit edilen tüm kusurları gidermesi için 15 Kasım 2017 tarihine kadar süre verildiğini, bahsedilen tüm maddelerle ilgili olarak gerekli düzeltici önlemlerin alındığının ... Sigorta tarafından teyit edildiğine kadar geçen süre içerisinde bu kusurlardan kaynaklanabilecek hasarların teminat kapsamı altında bulunmayacağı belirtildiğini, ... gemisi, ...limanında tahliye etmek üzere ... Limanında yüklenen yük ile birlikte ... tarihinde ... Limanından ayrıldığını, aynı gün akşam saatlerinde ...'a vardığını ve burada demirlediğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasındaki bilgilere göre ... tarihinde Şile açıklarında battığını, söz konusu hadise ile ilgili ... 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası ile açılan ceza davası devam ettiğini,...gemisinin batması hadisesinden sonra yapılan soruşturmada,... gemisinin ...ile Donatılma Sertifikasına (minumum safe manning certificate) aykırı şekilde hareket edildiğinin ortaya çıktığını, mürettebat listesinde kaptan olarak adı kayıtlı ..., ... olarak adı kayıtlı ... ve baş mühendis olarak adı kayıtlı ...'ın aslında gemide olmadıkları tespit edildiğini, ...gemisinden yapılan sörvey neticesinde tespit edilen eksiklikler nedeniyle zeyilname düzenlenerek sigorta poliçesinin başlangıç tarihi olan 22 Eylül 2017 tarihinden itibaren tüm yük hasarlarının ...Sigorta teminatı altında bulunmayacağına karar verildiğini, bu nedenle yük hasarları teminat kapsamında olmadığı için davacı sigorta şirketinin yük hasarına konu rücu talebi müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, söz konusu hadiseden sonra müvekkili şirket sigorta poliçesini feshettiğini... gemisinin asgari gemi adamını sağlamadan sefere çıkması Türk Ticaret Kanunu madde 1444 hükmünde öngörüldüğü üzere rizikonun arttırılması olduğunu, anılan kanun maddesine göre rizikonun arttırılması halinde armatörün (sigortalının) mutlaka derhal sigorta şirketini bilgilendirmesi gerektiğini, somut hadisede olması gereken mürettebat gemide olmamasına rağmen sefere çıkılacağı için sigorta şirketine mutlaka bilgi verilmesi gerektiğini beyanla davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretnin davacı taraf üzerinde bırakılmasına dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu alacak zamanaşımına uğradığını, bu nedenle öncelikle zamanaşımı yönünden bir inceleme yapılarak davanın zamanaşımından reddedilmesi gerektiğini, davaya konu icra takibi öncesinde müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, işbu sebeple icra takibine konu edilen takip öncesi faiz talebinin hukuki zemini bulunmadığını, dava dilekçesinde TTK m. 1472 hükmü doğrultusunda halefiyet koşullarının oluştuğundan bahisle dava açma ehliyetinin bulunduğunu iddia etmiş ise de Davacının söz konusu iddiaları ispatı gerektiğini, davacının sigortalısı olan ...T.A.Ş.’nin davalılara karşı herhangi bir alacak hakkı olması için öncelikle sigortalının dava konusu taşımadan zarar görmesi gerektiğini, taşımada emtianın hasarlandığı ve zayi olduğu iddia edildiğine göre bu hasardan sigortalının zarar görmesi için satışın gerçekleşmiş olması ve sigortalının mal bedelini dava dışı gönderici firma ... A.Ş.'ye ödemiş olması gerektiğini, ancak davacı taraf, emtia göndericisi olan firma ... A.Ş.’nin alıcı olan ...T. A.Ş.’ye göndermiş olduğu mal faturasını dosya kapsamına sunmadığını ve sigortalısı tarafından mal tutarının gönderici/emtia sahibi firmaya ödendiğini ispatlamadığını, dosya kapsamında mübrez bir mal faturası olmadığından dava konusu emtianın değeri de bilinemediğini, davacının sigortalısının satıcıya mal bedelini ödediğini ispatlaması gerektiğini, mal bedelinin ödenmemiş olması halinde, davacı tarafından sigortalıya yapılan ödeme sebepsiz zenginleşmeye yol açacak olup lütuf ödemesi niteliği taşıyacağını, davacı tarafından dava dışı ... T.A.Ş ile sigorta sözleşmesi ilişkisi kurulduğu dahi ispat edilemediğini, müvekkili şirketin hiçbir zaman davaya konu taşımayı gerçekleştirdiği iddia olunan ... isimli geminin donatanı sıfatını haiz olmadığını, müvekkilinin ... Başkanlığı nezdinde 21.04.2008 tarihinde tescil edilmiş olan ... “Standart Gemi Yönetimi Sözleşmesi (...)” tahtında geminin yönetimini üstlenmiş olup, görevi donatan adına ve hesabına gemiyi yönetmekten ibaret olduğunu, gemi yönetimi sözleşmesi de 09.10.2012 tarihi itibari ile fek edildiğini, müvekkili şirketin işbu tarih itibari ile gemi ile ilişiği tamamen kesildiğini, mezkûr hadisenin 2017 yılında vuku bulması karşısında 2012 yılında gemi ile ilişiği kesilmiş olan müvekkili şirketin davaya konu zarardan sorumlu tutulması hiçbir koşulda mümkün olmadığını, konşimento incelendiğinde müvekkilinin herhangi bir şekilde adının geçmediği, taşıyan sıfatının bulunmadığını, dava konusu taşımada, davacı sigortalısının yük alıcısı olarak tarafı olduğu, yüklerini taşıttığı konşimento müvekkili şirketin bastığı, düzenlediği, imzaladığı vs bir konşimento olmadığını, sigorta poliçesinde “Nakliyeci Firma” başlığı altında “... A.Ş.”nin yer aldığını ve Eksper Raporunda da “Rücu Bilgileri” başlığı altında davacı yan sigortalısı ile sözleşmesel ilişki içinde yer alan “... A.Ş.”ye işaret edildiğini beyanla fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydı ile davanın reddine, davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
07/03/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; Davacı ... sigortanın aktif dava ehliyetinin ve davalı...Şirketinin pasif dava ehliyetinin olduğu, davalı ...'nun ise pasif dava ehliyetinin olmadığı, icra takibinin itirazın iptali davasının da zamanaşımı süresinde açıldığı, kazanın meydana gelmesinde geminin başlangıçta elverişsiz olması nedeniyle taşıyanın sorumlu olduğu, meydana gelen kaza nedeniyle 52.562,98 USD tutarında zarar oluştuğu, ancak taşıyanın sigortacısı ...Şirketi'nin sigorta sözleşmesinden doğan def'ileri zarara görene karşı ileri sürebilecek olması ve yük hasarlarının Zeyilname ile kapsam dışına çıkarılmış olması nedeniyle sigorta tazminatı ödemekle yükümlü olmadığı kanaatine varılmıştır.
31/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; 31 Ekim 2017 tarihli zeyilnâme'nin geçerli olduğu, 30 Kasım 2017 tarih ve ...sayılı bildirimin TTK m.1445/f.5 kapsamında geçerli bir fesih bildirimi olduğu ve dolayısıyla davalı ... Sigorta'nın yük hasarına ilişkin olarak tazminat ödemekten sorumlu tutulamayacağı, ... Şartlarının pervasızca hareketten doğan zararları teminata istisna kıldığı ve dolayısıyla davalı P&l Sigorta'nın yük hasarına ilişkin olarak tazminat ödemekten sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmıştır.
Dava; davacı sigorta şirketi nezdinde nakliye sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan emtianın gemi ile taşınması sırasında zayi olmasından dolayı sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalılara rücu edilmesi istemine ilişkindir.
Davalı tarafların aktif ve pasif husumet itirazında bulunmuş olmalarının yanı sıra, HMK m.114'e uyarınca davada taraf ehliyeti dava şartlarından olduğundan mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir.
Zarar sigortaları bakımından sigortacının kanuni halefiyet hakkı, TTK'nın 1472. Maddesinde düzenlenmektedir. Bu düzenlemeye göre, sigortacı, sigorta tazminatı ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçer. Bir başka anlatımla gerçekleşen zarardan dolayı sigortalının sorumlulara karşı dava hakkı kendisine ödenen sigorta tazminat bedeli tutarınca sigortacıya intikal eder. Anılan hüküm uyarınca, sigortacının sigortalının yerine geçerek zarar sorumlusu üçüncü şahıs aleyhine sigortalının dava ve talep haklarına sahip olabilmesi için bazı şartların bir araya gelmesi gereklidir. Buna göre geçerli bir sigorta sözleşmesi bulunmalı, bu sözleşme kapsamında sigorta tazminatı ödemesi gerçekleştirilmiş olmalı ve sigortalının bir dava hakkı bulunmalıdır.
Somut olay, bu şartlar yönünden incelendiğinde, davacı ... ile sigortalısı dava dışı ... arasında bir emtia blok abonman sigorta sözleşmesi kurulduğu, bu sözleşme kapsamında ... tarihinde ... nolu poliçe düzenlendiği, poliçe ile 01.04.2017 ve 01.10.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigorta teminatı sağlandığı, 24.10.2017 tarihinde düzenlenen Nakliyat Emtia Sigorta Sertifikası ile nakliyeci ... A.Ş. tarafından "..." isimli gemi ile ...'den taşınacak tufal(demirtozu) yükü için sertifika düzenlendiği, böylelikle davacı ... ile ... arasında geçerli bir sigorta sözleşmesi olduğu görülmektedir. Ayrıca dosyaya sunulan 19.06.2018 tarihli dekont örneğinden ... tarafından sigortalısı ...'e sigorta expertiz raporunda belirtilen 85.793,28 USD tutarında bir ödeme yapıldığı da anlaşılmaktadır.
Davalı taraf prim ödendiğinin ispat edilemediği için sözleşmenin geçerli olmadığı iddiasında bulunmuş ise de; TTK m. 1421'de: “Aksine sözleşme yoksa, sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksitin ödenmesi ile başlar; kara ve denizde eşya taşıma işlerine ilişkin sigortalarda, sigortacı, sözleşmenin yapılmasıyla sorumlu olur.” hükmü düzenlenmiştir. Anılan hüküm uyarınca eşya taşımalarına ilişkin sigorta sözleşmelerinde prim ödenmesinden önceki safhada yani sözleşmenin kurulmasıyla birlikte sigortacının sorumluluğu başlamış olduğundan davalı yanın itirazı yerinde görülmemiştir.
Sigortalı ...'in dava hakkı bakımından 27.10.2017 tarihli konişmento incelendiğinde, dava dışı .. A.Ş.'nin taşıtan (...) olduğu, taşıtan ile taşıyan arasında bir yolculuk çarteri sözleşmesi düzenlendiği, konişmentonun ise sözkonusu çarter parti nezdinde ...gemisi kaptanı tarafından düzenlendiği ve konişmentoda ...'in yük alıcısı (consignee) olarak belirtildiği görülmektedir. TTK m. 1237 uyarınca, taşıyan ile konişmento hamili arasındaki ilişkide konişmento esas alınacağından, taşıtan olmayan ... ile taşıyan arasında söz konusu konişmentonun esas alınması gerekmektedir. Somut olayda, yük alıcısı ve konişmento lehtarı olan ...'e teslim edilmesi gereken yük ...gemisiyle taşınırken geminin ... açıklarında 01.11.2017 tarihinde batması nedeniyle zayi olmuştur. O halde davacının sigortalısı ..., zayi olan yük nedeniyle ortaya çıkan zarardan dolayı dava hakkına sahiptir. Tüm değerlendirmelere göre davacı ...'nın kanuni halefiyet hakkına sahip olduğu kanaatine varılmaktadır.
Öte yandan uygulamada genel olarak sigortacı tarafından sigorta tazminatı ödenirken bir ibraname düzenlenmekte; bu suretle sigortalı uğradığı zarardan kaynaklanan alacak ve dava hakkınm TBK m. 183 vd. maddeleri hükümleri gereğince sigortacıya devretmektedir. Böylece sigortacının kanuni halefiyet hakkının şartlarının gerçekleşmediği hallerde dahi sigortacı alacağın temliki yoluyla dava açma hakkını kazanmaktadır. Dava konusu olayda da ...yetkilisi tarafından imzalanan ibranamede, ... tarafından düzenlenmiş olan ... numaralı poliçe kapsamında sigortalıya 85.793,28 USD ödeme yapıldığı, ...'nın bu bedeli ödemekle, ... numaralı poliçedeki taahhütlerini yerine getirdiği, ...'nın konu olaydan dolayı ibra edildiği, konu olaydan dolayı tüm haklardan feragat edilerek üçüncü şahıslara karşı olan takip ve dava haklarının ödenen tazminat miklarına kadar ...'ya temlik edildiği görülmektedir. TBK m. 184 uyarınca yazılı şekilde yapılan temlik işleminin geçerli olduğundan, davacı ... Sigortanın 'nın TBK m. 183 hükmü uyarınca da aktif dava ehliyetine sahip olduğu değerlendirilmiştir.
Dava dosyasında davalı ... Şti.'ne karşı geminin donatanı olduğu iddiası ile TTK'nın 1141 ve 1178 maddelerine göre dava yöneltilmiştir. Uyuşmazlığa konu yük hasarı bir navlun sözleşmesi olan yolculuk çarteri sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle davanın da taşıyana karşı açılması gerekir. Davacı ... Sigortanın halef olduğu ... navlun sözleşmesinin tarafı değil, yükün alıcısı ve gönderilenidir. Bu nedenle taşıyan ile arasındaki hukuki - ilişki TTK m.1237 gereğince konişmento hükümlerine tabidir. Olaydaki konişmento incelendiğinde, konişmentonun ... gemisi kaptanı ... tarafından imzalandığı görülmektedir. Ancak konişmentoda taşıyanın kim olduğu belirtilmemiştir. Deniz Ticareti Hukuku açısından kaptanın taşıyanı temsilen konişmento düzenleme yetkisi bulunmaktadır. Diğer yandan konişmentonun işlevlerinden biri de taşıyanın kim olduğunu göstermesidir. Nitekim TTK m. 1238/1 hükmünde “konişmentoyu taşıyan sıfatıyla imzalayan veya konişmenio kendi nam ve hesabına imzalanan kişinin taşıyan sayılacağı” kabul edilmiştir. Buna göre konişmentoyu taşıyan sıfatıyla imzalayan şahıs ya da adına ve hesabına konişmento imzalanan şahıs, taşıyan olmadığını iddia ve ispat edemez. Olaydaki konişmentoda kaptan hangi taşıyan nam ve hesabına konişmentoyu imzaladığını belirtmemiştir. Böyle durumlarda uygulanacak TTK m. 1238/2 hükmü uyarınca, konişmentoda taşıyanın adı ve soyadı veya ticaret unvamı ile işletme merkezinin gösterilmediği veya açıkça anlaşılmadığı hallerde, donatan taşıyan sayılacaktır. O halde, ... tarafından donatana karşı dava açılması kanuna uygun olmakla birlikte, taraf sıfatı açısından davalı ...'nun donatan sıfatına haiz olup olmadığı ayrıca tespit edilmelidir. Zira davalı ..., söz konusu gemiye ilişkin olarak hiç bir zaman donatan sıfatına haiz olmadığını, sadece 2008-2012 yılları arasında geminin yöneticisi olduğunu, yönetici sıfatının da donatan niteliği vermediğini ileri sürmektedir. ...'nun donatan sıfatına haiz olmaması ise onun pasif dava ehliyetinin olmadığı anlamına gelecektir.
TTK m. 1061 hükmüne göre donatan, gemisini menfaat sağlamak amacıyla suda kullanan gemi malikidir. Ayrıca kendisinin olmayan bir gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığıyla kullanan kişi, üçüncü kişilerle olan ilişkilerinde donatan sayılır. Dava dosyasına sunulmuş olan delillerden 30.03.2021 tarihli ... Başkanlığı yazısı ve ekinde sunulan gemi sicil kaydı örneğinden de görüldüğü üzere ...isimli geminin maliki ve donatanı ...Ltd. Şti ...'dir. ... şirketi, geminin işletmesini bir kira ya da intifa sözleşmesi ile bir başka kişiye bırakmamış olduğu takdirde donatan sıfatına haiz olacaktır. Davacının dava dosyasına sunmuş olduğu, eguasis kaydında da ..., donatan; davalı ... ise gemi yöneticisi/ticari yönetici olarak yer almaktadır. Ayrıca 08.11.2019 tarihli ... Başkanlığı yazısı da ...'nun ... isimli gemiye ilişkin olarak gemi yönetimi sözleşmesinin 09.10.2012 tarihinde fek edildiğini göstermektedir. Dolayısıyla tüm bu verilere göre TTK açısından, donatan sıfatının ...'e ait olması nedeniyle, Gemi Adamı Donatımında Asgari Emiyet Belgesi'nde işleten (...) olarak ...'nun yer almasının gerçek hukuki durumu yansıtmadığı değerlendirilmiştir. Nitekim, 03.06.2015 tarihli Denize Elverişlilik Belgesi'nde donatan ..., manager ... olarak belirtilmiş olsa da, 26.09.2016 tarihli ..Belgesi'nde de hem donatan hem de işleten (manager) olarak sadece ..'in yer aldığı görülmektedir.
Deniz ticareti hukuku açısından işleten (operatör) gemiyi kendi ad ve hesabına deniz ticaretinde kullanan kişi olup, gemi üzerinde mülkiyet hakkı sahibi olup olmamasına göre geminin maliki ya da gemi işletme müteahhididir. Yönetici (manager) ise, gemiye ilişkin olarak navlun sözleşmelerinin akdedilmesi, geminin sigortasının yapılması ya da mürettebatının bulunması gibi konularda donatan ad ve hesabına hareket eden kişidir. Dolayısıyla yönetici, geminin donatanı olmayıp; donatan ad ve hesabına geminin işletilmesiyle ilgili uzmanlık gerektiren çeşitli işleri ayrı bir ücret karşılığında üstlenen kişidir. Taşıma işleri organizatörü (freight forwarder) ise taşıyan ile taşıtan arasında navlun sözleşmesinin kurulmasına aracılık eden kişidir.
Somut olayda dava dışı ... A.Ş.'nin taşıma işleri organizatörü ve aynı zamanda akdi taşıyan sıfatını da haiz olduğundan davalı ...'nun taşıma işleri organizatörü olarak da kabul edilmesi söz konusu değildir. Nitekim davacı ... vekilinin delil olarak sunduğu, 16.11.2017 tarihli Nakliyat Hasar ekspertiz. Raporu'nun sonuç bölümünde de “... tufal emtiasının ...'da bulunan ...'ndan ...'taki - ...'na kadar olan denizyolu nakliyesi için nakliyeci ...A.Ş. firması ile anlaşıldığı, ... A.Ş. firmasının da deniz nakliyesi işini ... Ltd. Şti. firmasına taşere ettiği” ifade edilmektedir. ... tarafından 02.11.2017 tarihinde ...'a gönderilen ihtarname ve ... tarafından 06.11.2017 tarihinde ...'e gönderilen ihtarnamede akdi taşıyanın ..., fiili taşıyanın ... olduğunu göstermektedir. Bu değerlendirmelerin sonucunda bir dönem geminin yöneticiliğini üstlenen ...'nun donatan sıfatma sahip olmadığı, yöneticilik görevinin donatan sıfatı vermediği, olay meydana geldiği tarihte yöneticilik görevinin de sona ermiş olduğu hususları dikkate alındığında bu davalının pasif dava ehliyetinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı ... sigorta, davalı ...Sigorta A.Ş.'e karşı donatan ...'e ait ... gemisi dolayısıyla kurulan su araçları sorumluluk sigorlası sözleşmesinin sigortacı tarafı olması dolayısıyla dava açmış olduğundan,...Sigortanın TTK m.1478 uyarınca pasif dava ehliyetini haiz olduğu, sigorta tazminatını ödemek suretiyle halefiyet hakkını kazanmış olan sigortacı ...'nın donatanın sorumluluk sigortacısı olan P&l Şirketi'ne karşı dava açma hakkının bulunduğu kabul edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, navlun sözleşmesi kapsamında yükün zıya olması ve yük alıcısına teslim edilememesinden kaynaklı zarar ilişkin olduğundan TTK'nın 1188. maddesinde düzenlenen hak düşürücü süreye tabidir. ... isimli geminin 01.11.2017 tarihinde battığı ve taşıma konusu yüklerin aynı gün zıya olduğu, davacının 18.10.2018 tarihinde ... 13. İcra Dairesinde her iki davalıya icra talebi başlattığı, davalıların borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulduğu, 17.10.2019 tarihinde arabuluculuk sürecinin başladığı, 20.11.2019'da arabuluculuk son tutanağı düzenlendiği, 27.11.2019'da davanın açıldığı belirli olduğundan, dava ve takibin süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... Şirketi vekili esasa ilişkin savunmalarında, 31 Ekim 2017 tarihli Zeyilname ile yük hasarlarının teminat kapsamı dışına çıkarıldığını, ayrıca geminin asgari gemi adamını sağlamadan sefere çıkmasının sigorta poliçesi özel şartlarının 6.12. maddesi uyarınca kazanın meydana gelmesinde kasta yakın kötü davranış teşkil ettiğini ve alacağın bu sebeple teminat kapsamı dışında kaldığını, aynı sebeple TTK m. 1444 uyarınca riziko ağırlaşması söz komusu olduğunu ve TTK m. 1445/5 uyarınca sözleşmenin feshedildiğini ve bu nedenle geçersiz olduğunu ileri sürmektedir. Türk ... Şirketi ile donatan ... arasındaki sigorla sözleşmesine ilişkin olarak dosyaya sunulan belgeler incelendiğinde; 6282 numaralı Su Araçları Sorumluluk Sertifikası'nda ... gemisi için 22.09.2017-22.09.2018 tarihleri arasını kapsayacak şekilde sigorta teminatı sağlandığı, sigorta konusu gemiye teminat başlangıcından itibaren 30 gün içerisinde sigortacının belirleyeceği bir sörveyör tarafından kondüsyon sörveyi yapılmasının şart koşulduğu, sörveyörün tespit edeceği hususların yine aynı süre içerisinde yerine getirilmesi gerektiği ve sigorta teminatının geçerliliği ve devamının, sigorta poliçesinin yürürlükte olması ve sigortalının sigortacıya karşı prim ödeme ve diğer yükümlülüklerini yerine getiriyor olması şartına tabi tutulduğu görülmektedir. Buna karşın ... Şirketi vekili, söz konusu sertifikada belirtilen sörveyör hakkına dayalı olarak 26 Ekim 2017 tarihinde yapılan sörveyde geminin denize elverişsizliğine ilişkin eksiklikler tespit edildiğini, bu nedenle 31 Ekim 2017 tarihinde düzenlenen Zeyilname ile yük hasarlarının teminat kapsamı dışına çıkarıldığını ileri sürmektedir. İlgili Zeyilname incelendiğinde; kondisyon sörveyi sonucunda 15 adet eksiklik tespit edildiği, eksikliklerin nitelikleri göz önüne alınarak poliçenin başlangıç tarihi olan 22/09/2017 tarihinden itibaren tüm yük hasarlarını teminat dışı bırakıldığı, mevcut eksikliklerin giderilmesi ve ardından kontrol maksatlı takip surveyinin gerçekleştirilmesi için 15/11/2017 tarihine kadar süre verildiği, surveyin anılan tarihe kadar yapılmaması halinde sigorta teminatını askıya alma hakkının saklı tuttulduğu, eksikliklerin giderildiğine dair teyitleri olmadıkça bundan kaynaklanacak hasarların teminat dışı bırakıldığı görülmektedir.
Böylelikle davalı sigorta şirketinin Zeyilname ile sözleşmeye uygun olarak takip surveyi talep ettiği, kondisyon surveyindeki eksiklerin giderildiğine dair kendisinin teyidi olmadıkça bunlardan kaynaklanacak hasarları teminat dışı bıraktığı ve fakat anılan takip surveyinin yapılmasına fırsat kalmadan Zeyilname'nin düzenlenmesinden bir gün sonra, 01/11/2017 tarihinde geminin yükü ile birlikte battığı anlaşılmaktadır.
Davalı Sigorta şirketi sigorta tazminatı ödemek ile yükümlü olunmadığına ilişkin iddiasını iki hususa dayandırmaktadır. Bunlardan birincisi, poliçe şartları uyarınca sigorta şirketi tarafından atanan surveyör tarafından gemide gerçekleştirilen inceleme sonucu kondisyon surveyi raporu ile 15 adet eksiklik tespit edildiği, bu eksikliğin geminin elverişliliği ile ilgili olduğu, eksiklikler neden ile poliçe başlangıç tarihi olan 22.09.2017 tarihinden itibaren yürürlükte olacak şekilde 31.10.2017 tarihli Zeyilname düzenlendiği, bunların giderilmesi için 15.11.2017 tarihine kadar süre verildiği, gerekli düzeltici işlemlerin yapıldığının... Sigorta tarafından teyit edilene kadar geçen süre içerisinde bu kusurlardan kaynaklanabilecek hasarların teminat kapsamı altında bulunmayacağının bildirildiğini, survey raporunda tespit edilen kusurların nitelikleri göz önüne alınarak poliçenin başlangıç tarihi olan 22.09.2017 tarihinden itibaren ortaya çıkacak hasarların sigorta teminatı altında bulunmayacağının kabul edildiğine ilişkindir. Diğer bir husus ise, geminin 01.11.2017 tarihinde Şile açıklarında batmasından sonra başlatılan soruşturmada mürettebat listesinde kaptan olarak kayıtlı olan ..., yağcı olarak kayıtlı olan ... ve Baş Mühendis ...ın gemide olmadıkları tespit edildiğinden sigorta poliçesinin haklı neden ile fesih edildiği iddiasına ilişkindir.
Dosya kapsamı ile ... 3.Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamından, ... Şirketi adına kayıtlı bulunan "..." isimli kuru yük gemisinin 27.10.2017 tarihinde Gemlik Limanından hareket ederek, ... Limanına gitmek üzere denizde seyir ettiği sırada, 01/11/2017 tarihinde Şile açıklarında battığı, olaydan gemi adamı olan 7 kişinin öldüğü 2 kişinin de denizde kayıp olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı sigorta şirketinin görevlendirildiği ... tarafından gemide yapılan inceleme sonucu, tespit edilen ve Zeyilname' de belirtilen 15 adet eksikliğin geminin elverişliliğine ilişkin olup bu eksikliklerin gemi sefere çıkmadan önce giderildiği konusunda dosyaya herhangi bir delil sunulamamıştır. Bu durumda Zeyilname gereğince poliçe başlangıç tarihi olan 22/09/2017 tarihinden itibaren meydana gelecek tüm yük hasarları sigorta teminatı altında sayılamayacağından, dava konusu sigorta tazminatından dolayı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı değerlendirilmiştir. Öte yandan "..." gemisinin asgari gemi adamını sağlamadan sefere çıkması geminin sefere elverişsizliğine sebebiyet verdiğinden rizikoyu da artıran bir durumdur. Nitekim ... 3.Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasındaki yargılama sonucunda, gemi Kaptanı ve Çarkçıbaşı olmadan sefere çıkıldığı, bundan dolayı gemi donatanı ile liman çıkış belgesi düzenleyenlerin cezalandırılmasına karar verildiği görülmektedir.
Davalı sigorta şirketi tespit edilen bu durum nedeni ile sigorta sözleşmesini fesih ettiğini bildirmiştir. Nitekim ... tarihli ...sayılı bildirim incelendiğinden sigortacının TTK'nın 1445/f.5 nezdinde ki fesih hakkını kullanmak istediği anlaşılmaktadır.
Geminin, başta kaptan olmak üzere asgari olarak gemide bulunması şart olan 3 gemi adamının yokluğunda sefere çıkarılmış olması sigortalının beyan yükümlülüğünün ihlali niteliğindedir. Sigorta ettiren ve gemi maliki ... şirketinin olay tarihinde yarı hissedarı olan ... ün bizzat gemide bulunması dolayısıyla gemi adamlarının eksikliğinden bizzat haberdar olması beyan yükümlülüğünün ihlalinin, ihmal yolu ile değil kasten ihlal edilmiş olduğunu ortaya koyan bir durumdur. Bu nedenle 30.11.2017 tarihli bildirimin TTK'nın 1445/f.5 maddesi kapsamında fesih bildirimi niteliği taşıdığı sonucuna varılmış olduğundan açıklanan tüm bu nedenler ile sonuç olarak davalı Türk ... Sigorta A.Ş'nin yük hasarına ilişkin tazminat sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varıldığından, bu kanaat ışığında davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davalı ... Şirketi hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE,
2-...Sigorta A.Ş. hakkında açılan davanın REDDİNE,
3- Peşin alınan 6.474,77 TL harçtan, karar harcı olan 179,90 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 6.294,87 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı ... Ltd. Şirketi vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,
5-Davalı ...A.Ş vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 76.762,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,
6- Davalı ...A.Ş tarafından yapılan yargılama gideri olan 200,00 TL posta giderinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,
7- Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8- Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/03/2023
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır