TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 22/01/2024
KARAR TARİHİ : 02/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil .....tarihinden bu yana .....Şirketi’nin ortağı olduğunu, söz konusu davalı şirket ilk olarak faaliyetine Mamak/ANKARA ilinde başlamış olup, müvekkilinin de doktor olarak söz konusu şirketin ortağı olduğunu, .....tarihinde yapılan Genel Kurulda alınan karar ile şirketin merkezinin Diyarbakır’a taşınmasına karar verildiğini, müvekkilinin ortaklığın başladığı tarihten bugüne kadar şirketin iş ve işleyişiyle ilgili ne şirket yetkililerinden ne de diğer ortaklardan hiçbir bilgi alamadığı gibi şirketle ilgili kimse ile irtibat kuramadığını, şirketin faal olup olmadığını bilememekte olduğunu, müvekkil ortaklığı süresi boyunca herhangi bir kar dağıtımı kendisine yapılmamakta olduğunu, şirket bilançolarını görememekte olduğunu, bu nedenle Müvekkil, T.T.K. gereğince haklı sebeplerle şirketin ortaklığından ayrılmak istediğini, davalı şirketin faaliyet alanından uzaklaşmış olduğunu, sürekli zarar ettiğini, malvarlığının israf edilmiş olduğunu, şirketin yıllardır hiçbir ticari işlemde bulunmadığını, hiçbir şekilde müvekkilin aktifini etkiler bir işleminin olmadığı ve şirketin uzun süredir hiçbir faaliyetinin gerçekleşmediğini, şirketle ilgili toplantıların yapılmadığı hususunu ticaret sicil gazetesinden gördüğünü, Dolayısıyla da müvekkilin şirket ortaklığını devam ettirmesinde ciddi zararlarının ortaya çıktığını, limited şirketin ortaklık mevcudunun kalmamış olduğunu, şirket ortaklığından ayrılmak isteyen müvekkilinin diğer ortaklara ise bir türlü ulaşamadığını, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona ermiş ve şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde hukuki ve ekonomik imkansızlıklar meydana gelmiş olduğunu, şirketle ilgili müvekkilinin bilgi alamadığı için şirketin vergi ve Sgk borçlarının ne kadar olduğunu bilemediğini, dolayısıyla müvekkilinin şirket ortağı olması ile bir menfaati değil bir zararının ortaya çıktığını, açıklanan nedenlerle, müvekkilinin davalı şirket ortaklığından ayrılmasına izin verilmesini, davalı şirketten Mahkeme kararı ile çıkma sonucu fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL ayrılma akçesinin, çıkma kararının kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket usulüne uygun yapılan tebligata karşın cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, TTK 638/2. m. gereğince limited şirket ortaklığından çıkma kararı verilmesi ve ayrılma akçesi istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davacının limited şirket ortaklığından haklı nedenle çıkma koşullarının oluşup oluşmadığı hususu ile ayrılma akçesi talep etme şartlarının sağlanıp sağlanmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
6102 Sayılı TTK'nun 638/2. maddesinde, her ortağın, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabileceği, mahkemenin istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebileceği düzenlenmiştir.
Hakim her somut olayda haklı sebep bulunup bulunmadığını durumun özelliğine göre ortaklığın yapısını gözeterek takdir edecektir. Haklı sebep; hukuki ilişkinin sürdürülmesini çekilmez hale getiren ve bozucu yenilik doğuran bir bildirim veya dava ile hukuki ilişkiyi sona erdirmek ve değiştirmek yetkisinin kullanılmasını adil gösteren hukuki olgudur.
Limited şirket, anonim şirkete nazaran kişisel niteliklerin de gözetildiği bir özelliğe de sahiptir. Bu anlamda ortaklar arasındaki uyumsuzluk gibi şahsi sebepler de haklı sebep olarak ileri sürülebilir. Haklı sebep kavramı kanunda çoğul olarak belirtilmiş ise de tek bir sebep bile niteliği ve ortaya çıkardığı sorunlar gözetildiğinde şirket ortaklığından çıkma ve şirketin feshi için yeterli haklı sebep oluşturabilir.
Bilindiği üzere limited şirket ve anonim şirketlerde; şirketin haklı sebeplerle feshi ve şirket ortaklığından çıkma için haklı sebep teşkil edecek nedenlerin hangi haller olduğu hususu Türk Ticaret Kanununda sayılmamış olup, doktrinde ve Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin emsal içtihatlarında "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması," "şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkansız olması," "şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi," "azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması," "azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi" ve pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması, şirketin feshi açısından haklı sebep olarak örnek olarak sayılmıştır. Çıkma talebi ile açılan her davada haklı nedenin varlığının ayrıca iddia ve ispatlanması zorunludur(Benzer yönde karar için bakınız: Yargıtay 11. HD.Başkanlıı’nın 22.06.2016 tarih, E. 2015/9114, K. 2016/6883 sayılı ilamı).
Davacı vekilinin .....tarihli beyan dilekçesi ile ayrılma akçesi taleplerine yönelik davadan feragat ettiklerini bildirdiği görülmekle, ayrılma akçesine yönelik talebin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Şirket ortaklığından çıkma talebine ilişkin yapılan değerlendirmede; yukarıdaki açıklamalar ışığında davacı tarafından davalı şirketin ortağı olarak şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmesi talebi ile eldeki dava açılmış olup, TTK 638/2.m. gereğince Şirket ortaklığından çıkma talebi yönünden haklı nedenin varlığını dosya kapsamında usulüne uygun deliller ile davacının kanıtlamakla yükümlüdür. Celp edilen davalı şirkete ait sicil kayıtları incelendiğinde, şirketin .....tarihinde kurulduğu, davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine çıkarılan tebligatın iade döndüğü ve Tebligat Kanunun 35.maddesine göre tebligat yapıldığı ve davalı şirketin kuruluş amacı gözetildiğinde faal bir durumda olmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılan müzekkere cevabına göre davalı şirketin birikmiş yüklü miktarda prim borcunun bulunduğu, davalı şirketin Cahit Sıtkı Tarancı Vergi Dairesi ve Dikimevi Vergi Dairesi nezdinde uzun süredir vergi borçlarının bulunduğu hususunun vergi dairelirce gönderilen müzekkere cevaplarından anlaşıldığı, ilgili deliller kapsamında şirketin faal olmadığı ve süregelen borçlarının ödenmediği, ilgili şirket ortaklığının davacı tarafından çekilmez hal aldığı kanaati hasıl olmakla davacının limited şirket ortaklığından çıkmaya ilişkin haklı nedenlerinin oluştuğu kabul edilmiş; bu haliyle haklı sebebin varlığını ispatlandığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi daha sonra açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;
A)Davacı .....Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğünün .....sırasında kayıtlı davalı .....Limited Şirketi ortaklığından haklı nedenlerle ayrılmasına izin verilmesine,
B)Davacının ayrılma akçesine yönelik talebinin feragat nedeniyle reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalı şirketten tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harcın toplamı olan 855,20 TL'nın davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 404,00 TL tebligat ve posta masrafı olarak sarf edilen yargılama giderinin davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim