TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 19/07/2024
KARAR TARİHİ: 09/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, ... tarihinde Diyarbakır İli Kayapınar İlçesi Selahaddin Eyyubi Caddesinde dava dışı ...adına kayıtlı ve sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı araç ile müvekkilinin içerisinde yolcu olarak bulunduğu ...plaka sayılı araca çarptığını ve devamında aracın kontrolünü kaybederek diğer araç ve park halinde bulunan araçlara çarptığını, kaza sonucu müvekkillin vücudunda yaralanma ve kırıklar oluştuğunu, ...plaka sayılı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenen ZMMs sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde ...plaka sayılı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, bu hususun kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ...soruşturma nolu dosyası üzerinden soruşturmada alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin yaralanmasına bağlı meydana gelen maddi zararların davalı sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, bu kapsamda davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlası saklı şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL tedavi ve bakıcı gideri ile 100,00 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan kazanç kaybının kaza tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın müvekkili şirkete ZMSS sigorta poliçesi ile sigortalı ...plakalı aracın ...tarihinde karıştığı maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle iş bu davadaki tazminat talepleri için 2918 sayılı KTK.'nun 97.maddesi uyarınca başvurusu bulunmadığını, davacının dava açmadan önce yaptığı başvuruda, kazaya bağlı yaralanma nedeniyle kalıcı maluliyetini gösteren heyet raporu başvuru evraklarında bulunmadığından geçerli bir başvuru olmadığı için davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça celse arasında heyet raporu ile başvuru şartının yerine getirilmesi durumunda dahi dava açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermemesi nedeniyle müvekkili aleyhine faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, kaza tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını, kusur durumunun tespiti yönünden Ankara ATK'dan veya Karayolları Fen Heyetinden bilirkişi raporu alınması gerektiğini, kaza esnasında davacının emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle zararın artmasında müterafik kusuru bulunduğunu, davacı tarafından talep edilen geçici işgörmezlik, tedavi gideri, sürekli ve geçici tazminat talebinin sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunu, temerrüdün gerçekleşmediğini, ticari faiz talep edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hatır taşımasına ilişkin koşulların oluşması halinde hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve davacıya ait tedavi evrakları ile UYAP sistemi üzerinden Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ...nolu soruşturma dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı Sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmuştur.
Dava, trafik kazasından kaynaklı, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini davalı sigorta şirketine yöneltilmiş, geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli işgöremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri ile ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı kazanç kaybı istemine ilişkindir.
...tarihinde davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, ...plaka sayılı aracın kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde ...-...tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede kişi başı sakatlanma veya ölüm halinde maddi tazminat üst limitinin 500.000,00 TL ve kişi başı sağlık giderinin 500.000,00 TL olarak gösterildiği, kaza nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ...nolu dosyası üzerinden soruşturma yürütüldüğü, kaza nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı olarak SGK tarafından peşin sermaye değerli rücuya tabi her hangi bir ödeme yapılmadığı, davacı tarafından dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme soncunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığı, bakıcı ihtiyacı bulunup, bulunuyor ise süresi, davacının tedavi gideri talep edip edemeyeceği, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı tazminat talep edilip edilemeyeceği, tazminatın miktarı ve faizin türü ile faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Kaza tespit tutanağı, soruşturma dosyası ve soruşturma dosyasında trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunun incelenmesinden;
...tarihinde saat ...sıralarında sürücü ...sevk ve idaresindeki ...plakalı otomobili ile Selahattin Eyyubi Bulvarına müteakiben, Ahmed Arif Caddesi kavşak istikametinden, Kayapınar Caddesi kavşak istikametine üç şeritli yolun sol şeridi üzerinde seyir halinde iken No: ...EA sayılı yerin önüne geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağ şeridine geçtiğinde otomobilinin sağ yan kısmı ile yanında aynı istikamette yolun sağ şeridi üzerinde seyir halinde olan sürücü ...sevk ve idaresindeki ...plakalı otomobilin sol ön kapısına çarpması, çarpmanın etkisiyle savrulan ...plakalı otomobilin sol ön köşe kısmı ile yine yanında aynı istikamette üç şeritli yolun orta şeridi üzerinde seyir halinde olan sürücü ...sevk ve idaresindeki ...plakalı otomobilin sağ arka tampon kısmına çarpması, devamında savrulan ...sağ ön kısmı ile, yolun sağında emniyet şeridi üzerinde parka halinde bulunan ...plakalı aracın sol arka kısmına çarpması, devamında yine savrulan ...plakalı otomobilin ön kısmı ile, yolun orta ayırıcı kısmı üzerinde bulunan ...numaralı aydınlatma direğine çarpıp durması ve park halinde olan ...plakalı aracın çarpmanın etkisiyle ön kısmı ile önünde aynı istikamette emniyet şeridi üzerinde park halinde olan ...plakalı aracın arka kısmına çarpması, yine çarpmanın etkisiyle ...plakalı aracın ön kısmı ile önünde aynı istikamette emniyet şeridi üzerinde park halinde olan ...plakalı aracın arka kısmına çarpması neticesinde davaya konu altı araçlı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza esnasında ...plaka sayılı araç içerisinde sürücü ...ile birlikte davacı ..., ..., ..., ..., ...ve ...bulunduğu anlaşılmaktadır.
Soruşturma aşamasında trafik bilirkişisinden alınan ...tarihli bilirkişi raporunda; ...plaka sayılı aracın kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, ...plaka sayılı araç sürücüsü ile ...plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, park halinde bulunan ...plaka sayılı, ...plaka sayılı ve ...plaka sayılı araç sürücülerinin kurallara uygun olarak araçlarını park ettikleri ve bu kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlali yapmadıklarından meydana gelen kazada kusursuz oldukları mütalaa edilmiştir.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ...nolu dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sonucu; ...tarihinde şüpheli ...ile...kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği, ...tarihinde ise şüpheli ...hakkında uzlaşma nedeniyle takipsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır.
5271 sayılı CMK.'nun 253/19 maddesinde; "Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def'aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." düzenlemesine yer verilmiş iken, madde içerisindeki uzlaşmanın sağlanması hâlinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağına dair kural, Anayasa Mahkemesi'nin ...tarihli ve ...-.... sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Kararın gerekçesinde Mahkeme şu tespitlere yer vermiştir: "Suç teşkil eden fiil nedeniyle uğranılan zararın uzlaşma süreci içinde bilinmesinin her durumda mümkün olmayacağı, özellikle maluliyet oranı gibi teknik bazı verilere ihtiyaç duyulan hâllerde uzlaşma süreci içinde zararın sağlıklı şekilde belirlenebilmesinin güçleşeceği açıktır. Başka bir ifadeyle taraflara uzlaşmanın sağlanmasının sonuçları hakkında bilgi verilmesi öngörülmüş ise de teknik birtakım verilerle ve ayrıntılı hesaplamalarla ortaya konulabilecek zararın uzlaşma görüşmeleri esnasında belirlenmesi mümkün olmayabilir. Buna göre ilgililerin uzlaşmanın sağlanması durumunda edimi aşan ve tazminat davasına konu edilemeyecek zarara ilişkin her durumda eksiksiz ve doğru bilgiye sahip olabilecekleri söylenemez.".
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı üzerine 14.11.2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesiyle CMK'nın 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrasının beşinci cümlesinin başına “Uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;" ibaresi eklenmiştir.
Somut olayda, davaya konu trafik kazası ...tarihinde, uzlaşma ise ...tarihinde gerçekleşmiştir.
Uzlaştırma raporu incelendiğinde, uzlaştırmacı tarafından uzlaşmanın mahiyeti ile Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararı okunarak davacının bilgilendirildiği, davacı ...tarafından "Uzlaşmanın mahiyeti ile uzlaşmayı kabul ve reddetmenin hukuki sonuçlarını anladım. Uzlaştırma teklifini kabul ediyorum. Hür ve serbest irademle gizli olan müzakereye katılıyorum. “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;...” bölümünün Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline ilişkin karardan da bilgim vardır. Ancak soruşturma konusu suç nedeniyle şüpheli ...maddi ve manevi tazminat davası açmayacağım. Şüpheli ile uzlaşabilmemiz için, olay nedeniyle şüphelinin uğradığımız maddi ve manevi zarar miktarı olarak 150.000,00 TL'nin, adıma kayıtlı ...iban numaralı hesabına yatırılmasını istiyorum. Şüpheli ile uzlaştırmacı görüştüğünde, şüphelinin edimi ...tarihi ile ...tarihi arasında tek seferde ödeyerek yerine getirebileceğini beyan ederek benden süre istediğini uzlaştırmacıdan öğrenmiş bulunmaktayım. Şüphelinin söylediği tarihte ödeme yapmasını kabul ediyorum. Şüpheli ile bu şartlar altında uzlaşmayı kabul ediyorum." şeklinde beyanın uzlaştırma raporuna yansıdığı, şüphelinin uzlaştırma tutanağına konu edimini ...tarihinde yerine getirdiği ve soruşturma dosyasında ...tarihinde uzlaşma nedeniyle takipsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Davaya konu kazanın gerçekleştiği tarih ile uzlaştırma tutanağının imzalandığı tarih arasında yaklaşık 15 ay geçtiği, davacı tarafından dava açılırken artan maluliyet ve zarar iddiasında bulunulmadığı, bu halde davacının zararının uzlaşma esnasında tespit edilebilir nitelikte olduğu, davacıya uzlaşma beyanından önce uzlaşmanın mahiyeti ve hukuki sonuçları hakkında kendisine bilgilendirme yapıldığı, uzlaşmaya konu edimin belirlendiği ve davacı tarafından edimin yerine getirilmesi halinde maddi ve manevi tazminat davası açmayacağının beyan edildiği ve edimin sigortalı araç sürücüsü tarafından yerine getirildiği gözetildiğinde davacının uzlaşma nedeniyle elde ki maddi tazminat davasının açamayacağı kabul edilmiş ve açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harcın mahsubu sonucu bakiye kalan 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
KatipHakim