T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 24/01/2024
KARAR TARİHİ : 13/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, ... tarihinde saat ... civarlarında müvekkilinin kaldırımda yürürken davalı sigortalı ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkilinin malül kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen ... tarihli Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu raporunda müvekkilinin engel oranının %5 olarak belirtildiğini, kaza nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sonucu takipsizlik kararı verildiğini, müvekkilinin maluliyetinden kaynaklı oluşan maddi zararın ödenmesi için ... tarihinde davalı sigorta şirketine gönderilen başvuru yazısının ... tarihinde tebliğ edildiğini, teklif edilen rakamda anlaşma sağlanamadığını, arabuluculuk aşamasının görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığını ileri sürerek müvekkilinin kalıcı sakatlanmasından dolayı fazlası saklı şimdilik 5.000,00 TL'nın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, ... tarihli dilekçe ile talep sonucunu 500.000,00 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından başvuru aşamasında sunulması gereken zorunlu evraklarla başvuru yapılmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının maluliyet durumunun % 5'in üzerinde çıkması halinde %5 oranının müvekkili yönünden usuli kazanılmış hak teşkil ettiğini, tazminatın TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak ZMMS genel şartlarında belirtilen kriterlere göre hesaplanması gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacıya ait tedavi evrakları ve UYAP istemi üzerinden Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu soruşturma dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı SGK'dan sorulmuş, davacı hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmış, kusur durumunun tespiti yönünden trafik bilirkişisinden, maluliyet durumunun tespiti yönünden Hacettepe Ünivesitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından, tazminat hesabı yönünden ise aktüer bilirkişiden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen aracın sürücüsünün kusuruna dayalı meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
... plaka sayılı aracın ... tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede sakatlanma ve ölüm halinde kişi başı maddi tazminat üst limitinin 430.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza tespit tutanağına göre ... tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı, yine dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı, kaza nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı olarak SGK tarafından peşin sermaye değerli rücuya tabi her hangi bir ödeme yapılmadığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacı da sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı ile tazminatın miktarı ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Dosya içerisinde yer alan kaza tespit tutanağı ile soruşturma dosyası ile eldeki davada trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporlarından;
... tarihinde saat ... sıralarında, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... yerleşkesi içerisinde trafik akımının iki yönlü işlediği ... caddede, park halinden hareketle geri manevra yaptığı sırada, kullandığı aracın arka kısımları temaslı, yaya kaldırımı kenarında taşıt yolu üzerinde bulunan davacıya çarpması ve çarpmanın etkisiyle davacının yol üzerine düşerek kısa mesafe sürüklenmesine ilişkin davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Kaza tespit tutanağında, davacı yayanın 2918 sayılı KTK.'nun 68. maddesinde düzenlenen “taşıt yolu bitişiğinde ve yakınında yaya yolu banket veya alan bulunduğu halde yayaların taşıt yolunda yürümesi” kuralını ihlal ettiği, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 67/1-b maddesinde düzenlenen “yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye gitmek, dönmek veya geriye gitmek için tehlike veya engel yaratmamak" kuralını ihlal ettiği belirtilmiştir.
Yargılama aşamasında trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda; sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile güvenli seyir için park edilen yerden çıkılırken araç etrafını yeterince kontrol etmesi, akabinde park halinden hareketle geri manevrası sırasında, yolu ve çevresini/manevra alanını yan/dikiz aynalar/dönüp bakma vb. kontrol altında tutması, azami derecede dikkatli/müteyakkız olması gerektiği, araç (arka kısımları)/yaya temas noktası, çarpışma şiddeti, taşıt seyir yolundaki çarpışma noktası ile ifadeler irdelendiğinde, yola ve çevresine gereken önemi vermediği, müteyakkız bir sürüş gerçekleştirmediği, geri manevrası sırasında sayılan hususlara riyaet etmediği, geri manevra alanını yeterince kontrol altında bulundurmadığı, bu nedenle yaya kaldırımı kenarında taşıt yolu üzerinde bulunan davacıyı fark edemediği, sayılan davranışlarının olayın gelişimine katkı sağladığından kazanın meydana gelmesinde %70 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın ise, olay yeri ve yol durumu bölümünde özellikleri belirtilen yol platformunda, yayaların kullanımına ayrılan 7.3 metre genişliğinde yaya kaldırımı olduğu halde taşıt seyir alanında bulunduğu, karşıya geçme eylemi ve yayalara ayrılan bölüm olmayan mecburi haller dışında taşıt seyir alanında bulunmamaları, mecburi hallerde de yayaların can güvenliği ile ilgili tedbirleri alarak taşıt seyir alanını en kısa sürede ve en kısa doğrultuda terk etmesi gerektiği, ifadeler ile kaza tespit tutanağındaki veriler kapsamında olayın gelişimi irdelendiğinde, davacının, yol platformunda yaya kaldırımı olmasına rağmen park halindeki aracın arkası sıra, yine arkası dönük vaziyette taşıt seyir alanında bulunmasının olayın gelişimine katkı sağladığı, taşıt seyir alanında bulunduğu sırada dikkatsiz davrandığı, can güvenliği ile ilgili tedbirleri almadığı değerlendirildiğinden kazanın meydana gelmesinde % 30 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Alınan bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce de benimsenmiş ve kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün %70 oranında, davacının ise % 30 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Kaza nedeniyle davacının sürekli maluliyetinin oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan ve 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirilme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; ... tarihli trafik kazasına bağlı kişinin tüm vücut engellilik oranının %17 ve sürekli olduğu, sekel halini aldığı mütalaa edilmiştir.
Tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği esas alınarak, %17 sürekli iş görmezlik oranı ile %100 kusur oranı üzerinden ve güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; sürekli iş göremezlik tazminatı toplam 1.330.375,17 TL olarak hesaplanmıştır.
Maluliyet ve tazminat hesabı yönünden alınan bilirkişi raporlarında belirtilen miktar ve oranların yöntemince tespit edilmiş ve hesaplanmış olması karşısında denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiş ve mahkememizce de benimsenmiştir.
Somut olayda, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 70 oranında kusurlu kabul edilmiştir. Buna göre, davacı yönünden hesaplanan toplam 1.330.375,17 TL sürekli iş göremezlik tazminatından % 70 kusur oranına isabet eden miktar 931.262,61 TL'dir. Davalı sigorta şirketi sigortalısının veya eyleminden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında ve poliçede yazılı teminat miktarı kadar tazminat ödemekle yükümlüdür.
Dosyaya sunulan ZMMS sigorta poliçesinde kaza nedeniyle sakatlanma veya ölüm halinde kişi başı maddi tazminat üst limiti 430.000,00 TL olarak gösterilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğin 24/1.maddesinde, bu yönetmelik ile belirlenen teminat tutarlarının yürürlükteki bütün sigorta sözleşmelerine herhangi bir ek prim alınmaksızın uygulanacağı belirtilmiştir. Poliçe ... tarihinde ve ... yıl süre ile geçerli olmak üzere düzenlenmiştir. Davaya konu kaza ise ... tarihinde poliçenin geçerlilik süresi içerisinde gerçekleşmiştir. İnternet üzerinden yapılan sorgulamada, araç sakatlanma veya ölüm halinde kişi başı maddi tazminat klozu yönünden ... tarihinden itibaren uygulanacak asgari sigorta teminatının 500.000,00 TL olarak uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. Yapılan bu açıklamalar karşısında, eldeki davada davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitinin 500.000,00 TL olarak uygulanması gerektiği kabul edilmiş ve poliçe limiti dahilinde talep edilen 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Kaza sonrası dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine gönderilen başvuru yazısı üzerine davalı sigorta şirketi tarafından ... tarihinde hasar dosyası açıldığı anlaşılmaktadır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesi gereğince sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda temerrüde düşer. Sigorta şirketinin temerrütle birlikte zararın tamamı yönünden ödeme yükümlülüğü doğduğundan, tazminatın tamamı yönünden ... tarihi itibarıyle davalının temerrüdü gerçekleşmiştir. Bu halde, kabul edilen tazminat miktarının tamamına davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi işletilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜNE, 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden, dava açılırken başvuru harcı ve peşin harç yatırılmadığı anlaşılmakla, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL başvuru harcı ile kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 34.155,00 TL karar ve ilam harcı olmak üzere toplamda 34.582,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden, 2.045,00 TL tebligat ve posta gideri ve 4.700,00 TL bilirkişi ücreti ile 12,50 TL müzekkere ücreti olmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan toplamda 6.757,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili Hazineye irat kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 79.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlanmış ise de, UYAP üzerinden eklenen dosyada herhangi bir sarf kararı düzenlenmediğinin anlaşılmasına göre, mevcut aşamada bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim