TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 05/08/2024
KARAR TARİHİ: 31/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından İşveren Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi sigorta edilen ...... ve Tic. A.Ş.'nin asıl işveren, .....Harf. Pet. Ür. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ise alt işveren olduğu ".....Yapım İşi" şantiyesinde meydana gelen .....tarihli iş kazası neticesi .....ağır şekilde yaralanmış ve malul kaldığını, huzurdaki davadan önce, sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen tahsili hususunda karşı tarafa başvurulmuşsa da bu başvurunun sonuçsuz kaldığını, Diyarbakır İcra Dairesi .....Esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibine geçildiğini, ancak karşı taraf haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verildiğini, Diyarbakır İcra Dairesi .....Esas sayılı dosyasına ileri sürdüğü borca itirazlarının iptaline ve duran icra takibinin devamını, davalının %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama ve icra giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .....ve Tic. Ltd. Şirketinin ihale yolu ile aldığı işin taşeronluğunu müvekkil firma yapmakta olduğunu, davacı çalışan, müvekkili firmada kanal içini düzelten kürek isçisi olarak çalışmakta olduğunu, .....günü meydana gelen kaza ile çalışan işçi yaralandığını, müvekkili firmanın yaptığı iş kanal kazmak ve boru düşmekte olduğunu, kaza nedeniyle yaralanan davacı kanal kazıldıktan sonra kanalın içini kürekle temizlemek için kürek işçisi olarak çalışmakta olduğunu, kanalın çökmemesi için Müvekkil işin projesine göre kanalı daha geniş kazdığını, başkasının arazisine girmemek için kanalın daha geniş kazılması mümkün olmadığını, kanal içinde çalışan kürek işçileri, kanalın içini küreklerle temizledikten sonra hemen kanal dışına çıkmaları gerektiğini, olay anında kaza geçiren davacı işçi, kanalı temizledikten sonra ustabaşının yaptığı tüm uyarılara rağmen kanal içinin gölge olması nedeniyle kanal içinde oturmaya devam ettiğini, davacı işçi tüm uyarılara rağmen kanaldan çıkmamış ve kanalın çökmesi neticesinde kaza meydana gelmiş ve davacı işçi yaralandığını, davacı işçi kendi kusurlu davranışı ve işyeri talimatlarına uymamasından kaynaklı olarak yaralandığını, müvekkili firmanın meydana gelen olay nedeniyle ve işçinin yaralanmasında herhangi bir kusuru olmadığını, davanın dava şartı noksanlığından usulden reddini, sayın mahkeme aksi kanaatte ise davacının itirazın iptali talebinin ve icra-inkâr tazminatı talebinin reddini, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini,
yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
GEREKÇE;
Dava, 6762 Sayılı TTK. 1301 , 6102 Sayılı TTK 1472 Maddesinden kaynaklanan ve davalı sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın davalıdan rucüan tahsiline ilişkin olup, davacı tarafça davalı hakkında yapılan ilamsız icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi nedeniyle açılan itirazın iptaline ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktasının, Diyarbakır İş mahkemesinin .....E. Sayılı dosyası ile davacının ödediği meblağı kusur nisbetinde davalıya rücu etme koşullarının oluşup oluşmadığı, tarafların kusur durumunun tespiti, rücu edebilinecekse tazminat miktarının tespiti ve buradan varılacak sonuca göre de Diyarbakır İcra Dairesinin .....E. Sayılı dosyası ile davaı/borçlunun yapmış olduğu itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Öncelikle mahkememizin görevi bakımından yapılan incelemede; davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, uyuşmazlığın çözümünde de sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 22.03.1944 tarihli, E. 1939/37, K. 1944/9 sayılı (RG, 03/07/1944-5746) ve 17/01/1972 tarihli E. 1970/2, K. 1972/1 sayılı (RG, 20/03/1972- 14134) kararları “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.” şeklinde vurgulanmıştır. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukukî ilişkiye bakılması gerekir. Başka bir anlatımla, TTK’nın yukarıda anılan hükümleri kapsamında sigortacının halefiyetine dayalı dava, mutlak ticarî dava olmayıp; sigortalı ile zarara sebep olan arasındaki hukukî ilişkinin ticarî davaya sebebiyet vermesi halinde ticarî dava olarak kabul edilir. Somut olayda; davacı sigortacının, dava dışı sigortalısının tüzel kişi tacir olduğu, iş kazası kapsamında yapmış olduğu tazminatın dava dışı işçiye ödendiği, davalının kazanın meydana gelmesinde kusuru olduğunu ileri sürerek, 6102 sayılı TTK'nın 1472 (6762 sayılı TTK'nın 1301) maddesi uyarınca, sigortalısına ödenen tazminatın, davalıdan rücuan tahsili amacıyla takip yaptığı ve bu takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptaline karar verilmesi istemi ile dava açtığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında; davaya konu istemin, davacının sigortalısı ile alt işvereni arasındaki sözleşmeye dayandığı, sigortalı işveren ile davalının tüzel kişi tacir olmaları dikkate alındığında davanın nisbi ticari dava olduğu kanaat edilmekle mahkememizin görevli olduğuna kanaat edilmiştir.
Diyarbakır İcra Dairesinin .....Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı tarafından davalı .....İnş Ltd. Şti ile dava dışı .....A.Ş. aleyhine , Diyarbakır .....İş Mahkemesinin .....E. Ve .....E. Sayılı karar ilamlarına dayalı olarak 88.290,34 TL lik alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalı/borçluya ödeme emrinin .....tarihinde tebliğ edildiği, davalının gönderilen ödeme emrine, .....tarihinde 7 günlük itiraz süresi içerisinde borca itiraz ettiği, itiraz evrakının davacı/alacaklıya tebliğ edilmediği, böylelikle eldeki itirazın iptali davasının davacı tarafından 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı vekili her ne kadar icra dairesinde yetkiye itiraz etmiş olduğunu belirtmiş ise de; yetkili icra dairesinin belirtilmemesi dikkate alınarak; usulüne uygun yetki itirazında bulunulmadığı HMK md.19/4 maddesi gereğince takibin başlatıldığı icra dairesinin yetkili hale geleceği anlaşılmakla, usulüne uygun bir yetki itirazının bulunmadığı kanaat edilmekle dava şartına yönelik bu itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı vekili her ne kadar usulsüz tebliğ itirazında bulunmuş ise de; iş bu davanın itirazın iptali davası olduğu dolayısı ile de icra takibinin devamı niteliğinde olmadığı, dolayısıyla icra takibindeki vekile işbu dava için tebligat yapılmayacağının Yargıtay içtihatları ile benimsendiği anlaşıldığından davalı vekilinin usulsüz tebliğe ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı vekili her ne kadar dava açmadan önce arabulucuğa başvuru koşulunun gerçekleşmediğinden bahisle itirazda bulunmuş ise de dava dilekçesi ekinde usulüne uygun arabuluculuk tutanağının sunulduğu anlaşılmakla usulden red talebi yerinde görülmemiştir.
Diyarbakır .....İş Mahkemesinin .....Esas - .....Karar sayılı karar ilamı incelendiğinde, davanın maddi-manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, davacının ....., davalısının ise ...... Şti. İle davalı .....Mühendislik olduğu, davacının meydana gelen iş kazasında %13,1 malül kalacak şekilde yaralandığı, kazanın oluşumunda davacı işçinin %20 davalı İnelsan İnşaat'ın %40 oranında, davalı .....Mühendisliğin %40 olmak üzere toplam %80 kusurlu oldukları, sonuç olarak kazazede işçinin kusur oranı ile rücu edilebilir miktarın ve SGK tarafından ödenen 39.365,36 TL PSD'nin %20'sinin bilirkişi raporunda belirlenen 102.934,98 TL'den mahsubu sonrasında davacı için 71.442,69-TL maddi tazminat oluştuğu tespit edilmiş ve ıslah ile kazanılmış haklar da gözetilerek,71.442,69-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 20.000,00 manevi tazminatın kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Verilen bu ilama dayalı olarak Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....E. Sayılı dosyası ile dava dışı .....tarafından ...... Şti. İle davalı .....Mühendislik' e karşı tazminat ve vekalet ücretleri toplamı 189.350,45-TL nin tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığı, icra dosyasına Ltd. Şti. Tarafından 229.850,00TL lik ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı .....Sigorta Anonim Şirketi tarafından ...... Şti ile işveren mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında .....-.....yılları arasında ...../0 poliçe numarası ile poliçe akdedilmiş olduğu, poliçe kapsamında işveren mali sorumluluk kişi başı limitinin 250.000,00TL, manevi tazminat kişi başı limitinin 50.000TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Sigorta kapsamı klozunun poliçe işyerinde meydana gelecek iş kazaları sonucunda işverene yüklenecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı Sosyal Sigortalar Kanuna tabi işçiler ve bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve Sosyal Sigortalar Kurumunun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki talepleri ile yine aynı kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarını poliçede yazılan meblağıara kadar temin edeceği belirlenmiştir. Davacı sigorta şirketi poliçe kapsamında hesaplanan 174.175,62 TL tazminat bedelinin ödeneceği ve bu yönlü ibranamenin .....tarihinde düzenlendiği, sigorta şirketi tarafından .....tarihinde sigortalısı .....Ltd. Şti'ye ödenmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce .....tarihli duruşmada taraflar arasındaki sigorta sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak, iş mahkemesince belirtilen kusur nisbetinde rücu edilebilecek miktar ve rücu edilebilecek miktara ödeme tarihinden icra takibine kadar işletilecek faiz miktarının tespiti hususunda rapor düzenlenmesi için bilirkişiye dosya tevdi edilmiş mahkememizce aktüerya bilirkişisinden aldırılan ....tarihli bilirkişi raporunda özetle; tazminat miktarı, dosya içerisinde yer alan kusur oranı doğrultusunda hesaplandığı, asıl alacak miktarının 87.087,81TL , ödeme tarihi ....., icra takip tarihi .....2024, faiz miktarı .....TL olmak üzere toplam 88.290,34 TL olduğu kanaatine varıldığının belirlendiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyaya ibraz edilen deliller, İş mahkemesi ilamı, icra dosyaları, işveren mali sorumluluk sigorta poliçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Diyarbakır İş Mahkemesinin .....E. Sayılı dosyası ile .....tarihinde dava dışı .....gerçekleşen iş kaza nedeni ile dava dışı .....Şti ile davalı .....Ltd. Şti aleyhine maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, davanın kısmen kabulüne kararı verildiği ve kararın .....tarihinde kesinleştiği, mahkemece hükmedilen miktar ve vekalet ücreti doğrultusunda Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, icra dosyasına ...... Şti. Tarafından 229.850,00TL lik ödeme yapıldığı, ...... Şti. ile davacı arasında kaza tarihini kapsar nitelikte işveren mali sorumluluk sigorta poliçesi akdedildiği ve bu kapsamda davacı tarafından sigortalısına 174.175,62 TL ödeme yapıldığı, kesinleşen Diyarbakır İş Mahkemesinin .....E. Sayılı dosyasında davalı ...... Şti'nin %40 oranında, sigortalı .....Şti 'nin %40 oranında kusurunun bulunduğunun tespit edildiği ve bu kapsamda davalılardan tazminat ödemesine hükmedildiği, davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan .....yapmış olduğu ödeme dikkate alınarak; kusuru oranında davalıdan, halefiyet kuralı gereğince ödenen miktarı rücu edebileceği, kusur nispetinde oranlama yapıldığında davacının 87.087,81TL 'yi davalıdan talep edebileceğinin hesap edildiği, iş mahkemesi dosyasında ve icra dosyasında davalının da taraf olduğu anlaşılmakla ödeme tarihi itibari ile davalının temerrüde düşeceğinin kanaat edildiği, hükme esas alınaran aktüer raporunda, ödeme tarihinden takip tarihine kadar (icra dosyasında talep edilen yasal faiz nisbetinde) yasal faizin 1.202,53TL olacağı hesap edilmekle davacının Diyarbakır İcra Dairesinin .....Esas dosyasında davalıdan takip edebileceği miktarın usul ve yasaya uygun olduğu, davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın haksız olduğu kanaat edilmekle davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olduğu kanaat edilmekle alacağın %20 sine isabet eden tutar üzerinden icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE; davalının Diyarbakır İcra Dairesinin .....Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİNE, icra takibinin 87.087,81 TL asıl alacak, 1.202,53TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 88.290,34TL üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla DEVAMINA,
2- Davacının icra inkar tazminatının kabulü ile alacağın %20sine isabet eden 17.658,07-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.031,11 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.066,33 TL harcın düşümü ile eksik kalan 4.964,78 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 1.066,33 TL peşin harç, 427,60-TL başvuru harcı toplam 1.493,93-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davacı tarafından yapılan dosya masrafı 16,00TL, tebligat ve posta gideri 215,00TL ve bilirkişi ücreti 2.200TL olmak üzere toplam 2.431,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalının karşıladığı yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Davacı tarafça yargılama esnasında depo edilen gider avansından bakiye kalan tutarın kesinleştiğinde ve talep halinde HMK m. 333 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin m. 47(1) hükümleri uyarınca ilgisine İADESİNE,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
KatipHakim