TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/08/2024
KARAR TARİHİ: 30/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine davalı tarafından Diyarbakır İcra Müdürlüğü’nün .....E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatılmış olduğunu, takibe dayanak gösterilen, .....tanzim tarihli, .....vade tarihli 750.000,00 TL bedelli senede, müvekkili .....’nin imzası taklit edilmek suretiyle imza atılmış olduğunu, takibe konu senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, mahkemenizce yaptırılacak imza incelemesi neticesinde, takibe konu senet üzerindeki imzanın müvekkilin ait olmadığının ortaya çıkacağını, bu nedenle müvekkilinin imzasının yer almadığı, sahte imza ile düzenlenen işbu senetten dolayı sorumlu olması mümkün olmadığını, davalının, müvekkil .....herhangi bir alacağının bulunmadığını, davalı, müvekkilinin hizmet tespit ve tazminat talepli dava açması ihtimaline karşı tahrifat ve sahtecilik yaptığını, senedi icraya koyduğunu, müvekkilinin dolandırıcılık, sahtekarlığa karşı Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde .....Soruşturma numarasıyla suç duyurusunda bulunmuş olduğunu, davalı, soruşturma dosyasında vermiş olduğu kolluk ifadesinde, müvekkilden alacaklı olmadığını ikrar ettiğini, davalının, imzanın müvekkiline ait olmadığını bildiği, yine alacaklı olmadığını da beyan ettiği gözetildiğinde icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğunun açık olduğunu, bu nedenle davalı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davanın kabulünü, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde belirttiği tüm iddiaları kabul etmediğin, halihazırda ki dava her iki tarafında tacir olmaması ve iş yerlerinin olmaması nedeniyle görevsizlik nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının adeta müvekkilini rahatsız etmek ve süreci uzatmak amacıyla çeşitli davalar açtığını, müvekkili tarafından davaya konu senetin icraya konu edilmiş olup Diyarbakır İcra Dairesi .....esas numaralı takibin kesinleşmiş olduğunu, davacının söz konusu icra takibine karşı imzaya ve esasa ilişkin Diyarbakır .....İcra Hukuk Mahkemesinde itirazda bulunmuş olduğunu, davacının itirazlarının hep şaibeli olduğunu, kimi zaman imzanın kendisine ait olduğunu ancak zorla imzalandığını kimi zaman ise imzanın kendisine ait olmadığını belirttiğini, davacı Diyarbakır .....İcra Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde imzayı kendisinin attığını ikrar etmiş olduğunu, davacının İcra Hukuka itiraz etmekle kalmayıp savcılığa suç duyursunda bulunduğunu ve dosyanın takipsizlik aldığını, fazlaya ilişkin dava ve hakları saklı kalmak kaydıyla, izah edilen ve resen gözönüne alınacak sebeplerle, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, davacı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİLDİRİLEN VE TEMİN EDİLEN DELİLLER :
.....Tarihli Adli Tıp Raporunda; İnceleme konusu senette atılı basit tersimli borçlu imzaları ile .....mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel .....eli ürünü olduğu bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, kambiyo senedine dayalı başlatılan icra takibinden dolayı imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktasının dava konusu icra takibinin dayanağı bonodaki imza inkarına dayalı davacının menfi tespit talebine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Davacı, dava açmadan önce Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunca .....dosya numarası ile .....tarihinde arabuluculuğa başvurmuş, tarafların anlaşamadığına dair .....tarihli son tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafça .....ödeme tarihli, 750.000,00 TL bedelli, davalı lehine davacının keşidesici olduğu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığına dair açılan dava nedeniyle davalı tarafça verilen cevap dilekçesinde ise davacının söz konusu icra takibine karşı imzaya ve esasa ilişkin Diyarbakır .....İcra Hukuk Mahkemesinde itirazda bulunmuş olduğunu, davacının itirazlarının hep şaibeli olduğunu, kimi zaman imzanın kendisine ait olduğunu ancak zorla imzalandığını kimi zaman ise imzanın kendisine ait olmadığını belirttiğini, davacı Diyarbakır .....İcra Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde imzayı kendisinin attığını ikrar etmiş olduğunu, davacının İcra Hukuka itiraz etmekle kalmayıp savcılığa suç duyursunda bulunduğunu ve dosyanın takipsizlik aldığını açılan işbu davanın kötüniyetli olduğunu, tarafların tacir olmaması nedeniyle Mahkemenin görevli olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Davanın temeli kambiyo senedine dayandığı görülmekle Diyarbakır .....HD .....Esas ve .....Karar Sayılı kararında; "...Öte yandan, 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi asliye ticaret mahkemesine ait olup, bono nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin bu dava aynı Kanun'un 4(1)-a maddesi uyarınca mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinde yapılan değişiklikle asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasında ilişki görev ilişkisi olarak değiştirilmiş ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda, müstakil ticaret mahkemesinin bulunması halinde görevsizlik kararı verilmesi, bulunmaması halinde ise davaya "ticaret mahkemesi sıfatıyla" bakılması suretiyle karar verilmesi gerekir..." bahsi geçtiği üzere uyuşmazlığın temeli kambiyo hukukuna dayandığı için davaya bakmakla görevli bulunan Mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup yargılamaya geçilmiştir.
Davalı alacaklı tarafından, .....keşide tarihli 750.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak, keşideci olan davacı aleyhine Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Davalının savunmasında belirtmiş olduğu Diyarbakır .....İcra Hukuk Mahkemesinin .....Esas ve .....Karar sayılı karara konu dosya, dosyamız arasına alınmış, ilgili dava dosyasına konu senedin dava dilekçesindeki davacının beyanlarından dolandırılmak ve kandırılmak suretiyle ilgili senetteki imzayı atmak zorunda kaldığı, senetteki miktar ve tarihin alacaklı tarafından doldurularak icraya verildiği, buna ilişkin olarak ayrıca Savcılık makamına şikayette bulunulduğundan bahsedilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda ise "...Davacının dava dilekçesinde ve dilekçesi ekindeki ifade tutanağında senedi imzaladığının beyan ettiğinin anlaşıldığı, davacı vekilinin .....tarihli duruşmada senet üzerindeki imzaya itiraz ettiği görülmüş ise de; İcra Hukuk Mahkemelerinde basit yargılama usulüne yargılama yapılmakta olup 6100 sayılı HMK'nın 319. maddesinde;" İddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar." şeklinde düzenlenmiştir. Davacının dava dilekçesinde açıkça senet üzerindeki imzaya itiraz etmediği görüldüğünden davacı vekilinin duruşma sırasında imzaya itirazı yönünden iddianın genişletilmesine aykırı olması nedeniyle inceleme yapılmamıştır. İİK'nın 169/a-1 maddesi gereğince borçlu, borcun bulunmadığını veya itfa yahut imhal edildiğini resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ettiği taktirde icra mahkemesince itirazın kabulüne karar verilir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalı alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığı iddia edilerek eldeki dava açılmış ise de; davacı-borçlunun 2004 sayılı İİK 169/a maddesinde belirtildiği şekilde borçlu olmadığını veya borcun itfa veya imhal edildiğini, resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat edilmesi gerektiği, davacının dilekçesindeki açık senedin imzalatıldığı, tehdit edildiği, borcunun olmadığına yönelik iddialarının genel mahkemelerde yargılamayı gerektirdiğinden davanın reddine..." ilişkin karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin .....tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı tarafça İcra Hukuk Mahkemesinde verilen kararın kesin delil niteliğinde bulunması nedeniyle davanın reddi gerektiğine dair savunması olsa da Yargıtay .....Hukuk Dairesinin .....tarih ve .....E.-.....K. ve .....tarih ve .....E.- .....K. sayılı ilamlarında, dar yetkili olan İcra Hukuk Mahkemelerince verilen kararların kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceğine yönelik içtihatları göz önünde bulundurularak davacının elde ki davayı açmasında hukuki yararı bulunduğu kabul edilmiş ve işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Bundan başka Diyarbakır CBS .....Soruşturma ve .....Karar numaralı karara konu soruşturma dosyasının açıldığı, davacının müşteki sıfatı ile vermiş olduğu .....tarihli ifadesinde davalı ile aralarında uzun yıllardır devam eden iş ilişkisi sebebiyle uyuşmazlık konusu çeki açık senet olarak imzalamış bulunduğunu, kalan kısmın davalı tarafça kötüniyetle doldurulmuş bulunduğundan şikayetçi olduğunu beyan ettiği görülmüş, Cumhuriyet Savcılığınca şikayetin soyut beyanlara dayandığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Bunların dışında imza incelemesine esas olmak üzere davacının mukayeseye esas imza örnekleri alınmış, imza incelemesine esas olmak üzere davacıya ait ıslak imzalı belge asılları celbedilerek dosya arasına kazandırılmış ve Mahkememizce davaya konu edilen bonodaki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının tespiti amacıyla İstanbul ATK Fizik İhtisas dairesinden .....tarihli ATK raporu alınmıştır.
Takibe ve davaya konu edilen bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olup olmadığının tespiti amacıyla İstanbul ATK dan aldırılan .....tarihli raporda çekteki imzanın, davacının eli ürünü olduğunun kuvvetle muhtemel olduğunun mütalaa edildiği görülmüştür. Bu raporda "kuvvetle muhtemel" ibaresi bulunsa da dosya içeriği itibariyle davacının aynı bonoya ilişkin olarak hem Savcılık dosyasındaki beyanları hem de Diyarbakır İcra Hukuk Mahkemesi .....Esas ve .....Karar sayılı kararına konu dosyadaki dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanları bir bütün olarak incelendiğinde davacının uyuşmazlık konusu senetteki imzasının kendi eli ürünü olduğunun sabit olduğu bu haliyle yeniden rapor alınmasına ilişkin davacı taleplerinin reddi gerektiği, alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu ve davanın da reddi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Eldeki davada davacı lehine tedbiren icra takibinin durdurulmadığı haliyle İİK m. 72/4 şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından davalı lehine tazminat talebinin ise reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötüniyet tazminat talebinin ise İİK m. 72/4 uyarınca şartları oluşmadığından REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL peşin harçtan başlangıçta yatırılan 12.808,13 TL harcın mahsubu ile 12.192,73 TL harcın davacıya iadesine,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından karşılanan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 116.500,00 TL vekâlet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye İrat Kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
KatipHakim