T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 26/01/2024
KARAR TARİHİ : 01/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacının inşaat alanında dekorasyon işleri
yaptığını ve dekorasyon malzemeleri sattığını, davalının talebi üzerine faturada belirtilen ürünleri borçlu şirkete sattığını, müvekkili ile borçlu şirket arasında dekorasyon işi yapma maksadıyla ürün satışı gerçekleştiğini, bu satış ile faturalar düzenlendiğini, müvekkilinin davalıya sattığı mallara karşılık, ....., ....., ....., .....ve .....tarihli e-arşiv faturası kestiğini, satılan malların karşılığı olan faturaların davalıya ibraz edildiğini, davalı tarafından kabul edildiğini, gerçekleşen satışa ilişkin faturaların borçlu şirket tarafından işlenmiş olmasına rağmen müvekkilinin şirkete ödeme yapılmadığını, tarafların ticari muhasebe defterleri incelendiğinde, aralarındaki ticari ilişkinin en iyi şekilde kanıtlanacağını, icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiğini, yaptığı itirazın da sadece tutara olmasına rağmen, Diyarbakır .....İcra Müdürlüğünce icra takibinin durdurulduğunu, davalı şirketin, müvekkilinin düzenlediği, kendisine gönderdiği ve beyan ettiği faturalara ilişkin itirazının olmadığını, TTK madde 21/2 “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” denildiğini, ihtiyat-i tedbir taleplerinin kabulünü, haksız olan itirazın iptali ile Diyarbakır .....İcra Müdürlüğünün .....Esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamını, borçlunun borca itirazının iptaline takibin devamına haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesini, borçlunun itirazının kötü niyetli olarak yapmasından dolayı, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirkete ait Bağcılar Mahallesi .....Bağlar adresinde bulunan evin tadilatı için .....ve davacı şirket yetkilisi olan .....isimli şahıslarla anlaşıldığını, tapusu .....adına olan ....ada 2 nolu parselde bulunan .....numara sayılı dairenin bu iş karşılığında verilmesi konusunda anlaşıldığını, iş devam ederken davacının talebi üzerine evin tapusunun davacı şirket yetkilisinin talebi üzerine belirlediği kişiye devredildiğini, davacının müvekkilinden işbu iş karşılığında başkaca hak ve alacağının kalmadığını ve elindeki faturayla kötü niyetli bir şekilde icra takibi akabinde dava açıldığını, HMK madde 169 (1) Mahkeme, kendiliğinden veya talep üzerine taraflardan her birinin isticvabına karar verebileceğini, isticvap, davanın temelini oluşturan vakıalar ve onunla ilişkisi bulunan hususlar hakkında olacağını, işbu kanun hükmü uyarınca durumu hem davacı şirket yetkilisi hem de ortağının hem de taşınmazı satın alan malikin duruşmada isticvap edilmesi taleplerinin bulunduğunu,
hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli açılan davanın reddi ile dava değerinin %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER;
Bağlar Tapu Müdürlüğünden tapu kayıtları celp edilmiştir.
Gökalp Vergi Dairesinden .....Nisan ayı ve .....Nisan ayı BS formları celp edilmiştir.
Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden bilirkişi raporu alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktası ise; davaya konu edilen faturaların dekorasyon malzemesi karşılığı mı yoksa dekorasyon işi kapsamında kullanılan malzeme ve işçilik bedeli karşılığı mı düzenlendiği, faturalara konu malın ve/veya mal veya işçiliğin teslim edildiği ve/veya yapılıp yapılmadığı, yapılan iş karşılığı davalı tarafından taşınmaz devri gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, buradan varılacak sonuca göre davacının faturada yazılı bedellerin ödenmesini talep edip edemeyeceğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasının uyap sisteminden eklenerek incelenmesinde, takip alacaklısının davacı ve takip borçlusunun davalı olduğu, fatura alacağı ile genel haciz yoluna özgü icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalının elektronik tebligat adresine .....tarihinde tebliğ edildiği, davalının .....tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu görülmüştür.
İİK 67/1.maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir."
İcra takibinin dayanağı fatura olmakla, faturanın delil olma kuvveti üzerinde durmak gerekir. Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu'nun 229.maddesinde fatura, "Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır.
TTK 21/1.maddesine göre "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir". TTK 21/2. maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır"
27.06.2003 Tarihli 2001/1 Esas 2003/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda, 'fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir.." denilmiştir.
Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Ancak somut olayda davalı taraf, akdi ilişkiyi inkar etmemiş, açıkça kabul etmiş fakat faturaya konu bedelin, davacının gösterdiği kişiye taşınmaz devir edilmesi sureti ile ödendiğini iddia etmiştir. Davalı taraf, söz konusu iddiası ile ilgili herhangi bir yazılı sözleşme sunmamış olup, söz konusu iddia miktar itibari ile yazılı belge ile ispat kurallarına tabidir.
Mahkememizce her iki taraf vekilinin hazır bulunduğu .....tarihli celsede 3) numaralı ara kararı ile taraflara 2022-2023 yıllarına ilişkin ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri yahut incelemeye hazır olacak şekilde bulundukları bildirmeleri için 2 hafta kesin süre verilmiş ve kesin süreye uymamanın sonuçları ihtar edilmiş, davacı taraf defterlerini sunmuş, davalı taraf ise defterlerini sunmamış ve incelemeye hazır olduğu yeri de bildirmemiştir.
Davacının ticari defter ve belgelerinde yapılan bilirkişi incelemesinde davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil kuvvetinin olduğu, dava konusu 5 faturanın davacı defterlerinde kaydının olduğu, davalının ödeme yaptığına dair herhangi bir kayıt olmadığı, davalının, dava konusu faturaları GİB sistemi veya ona bağlı entegratör yazılım firmaları üzerinden iptal ettirmediği yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davalı vekili faturalar ile ilgili yapılan tespitlere itiraz etmemiş ancak fatura bedelinin taşınmaz devri sureti ile ödendiği yönündeki iddiasını tekrar etmiştir.
Davalı taraf, kendisine yapılan usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defter ve belgelerini mahkememize sunmaması nedeni ile 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 23. maddesi ile değiştirilen HMK'nın değişik 222. maddesi ile TTK'nın 83. maddesi gereği ticari defter, kayıt ve belgelerin ibrazından kaçınmış sayılmıştır. Davaya konu faturalar davalı tarafça inkar edilmemiş, faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, bedelinin ödenmediği davacı yararına ispatlanmıştır. Bu aşamadan sonra davalı taraf, fatura bedelinin, davacının gösterdiği üçüncü kişiye taşınmaz devri sureti ile ödendiğini ispat ile yükümlü olup, bu hususun tanık delili ile ispatı mümkün değildir. Davalı taraf, davacı şirket yetkilisinin, ortağının ve taşınmaz kendisine devir edilen üçüncü kişinin isticvap edilmesini talep etmiş ise de bu hususun aynı zamanda davalının dayandığı yemin delili ile de ispatı mümkün olduğundan mahkememizce davacı şirket yetkilisi isticvap edilmemiş, diğer taraftan davanın tarafı olmayan üçüncü kişi isticvap edilemeyeceğinden .....tarihli celsede davalı tarafın isticvap talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmış olup, .....tarihli celsenin (2) numaralı ara kararı ile davalı tarafa, davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış, duruşmada hazır olmayan davalı vekilinin elektronik tebligat adresine duruşma tutanağı tebliğ edilmiş, davalı taraf davacıya yemin teklif etmemiş, böylelikle ödeme iddiasını ispat edememiştir. Böylelikle davacının takibe giren asıl alacak yönünden dava açmakta haklı olduğu anlaşılmış, asıl alacak yönünden davalının icra takibine vaki itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davaya konu faturalar .....tarihli 15.222,00 TL bedelli, .....tarihli 50.154,40 TL bedelli, .....tarihli 47.849,00 TL bedelli, .....tarihli 48.540,48 TL bedelli ve .....tarihli 23.718,00 TL bedelli olmak üzere toplam 155.483,88 TL bedelli olup, davacı tarafın söz konusu faturalara faiz işletmek kaydı ile 173.240,05 TL üzerinden takip başlattığı, dava dilekçesinde asıl alacak ve işlemiş faiz ayrımı yapılmaksızın icra takibine vaki itirazın iptali istendiği, tevzii formunun incelenmesinde 173.240,05 TL üzerinden harç yatırıldığı, böylelikle dava değerinin takip çıkış tutarı olan 173.240,05 TL olduğu, yani davacının hem asıl alacağa hem de takibe giren işlemiş faize yönelik itirazın iptalini istediği anlaşılmıştır. Ancak davacı, icra takibinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair herhangi bir delil sunmamıştır. Fatura tanzimi tek başına muhatabı temerrüde düşürmeye yeterli değildir.
6098 sayılı TBK’nun 117. maddesinin 1. bendine göre sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacaklara temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, borçlunun ihtarla temerrüde düşürülmesi gerekir. Ya da aynı maddenin II. bendi uyarınca taraflarca ödeme tarihinin kesin olarak belirlenmesi gerekir. Dosya kapsamında, davacı tarafından icra takibinden önce davalıya gönderilen temerrüt ihtarı olmadığı gibi taraflar arasında kesin vade de belirlenmemiştir.
Diğer taraftan, taraflar arasındaki akdi ilişkinin, mal ve hizmet tedariki sözleşmesi kapsamında olmaması nedeni ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. maddesi hükmünün uygulanması mümkün görülmemiştir. (Bu yönde Yargıtay kapatılan 19.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2017/3266 E. 2018/4228 K, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2020/386 E. 2020/477 K., 2020/337 E. 2020/542 K., 2020/525 E. 2020/537 K., Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2017/289 E. 2017/1425 K. Sayılı kararları). Bu durumda yukarıda yer alan yasal düzenlemeler ve emsal kararlar gereğince davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğü davacı tarafça ispatlanmadığından davacının işlemiş faiz alacağına yönelik itirazı, mahkememizce haklı görülmemiştir.
İzah edilen nedenle davanın kısmen kabul kısmen reddine, Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 155.483,88 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar taleple bağlı kalınarak yıllık yasal faiz yürütülmesine, davacının fazlaya ilişkin kısımla ilgili itirazın iptali talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı talep etmiştir. İİK 67/1.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre faturadan doğan alacak likittir. İzah edilen nedenle, itirazın iptaline karar verilen 155.483,88 TL'nin takdiren % 20'si oranında (31.096,77 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde aynı zamanda davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi talebinde bulunmuş olup, kötü niyet tazminatı, İİK'da davalı aleyhinde değil, haksız ve kötü niyetle takip başlatan alacaklı aleyhine düzenlenen bir tazminat türüdür. Davacının kötü niyet tazminatı talep etme hakkı olmadığından, şartları oluşmayan söz konusu talebin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de davanın takibe giren faiz yönünden reddine karar verilen kısmı için davacının takip başlatmakta haksız olması yeterli olmayıp, kötü niyetli olmadığından ve bu hususta davalı tarafça bir delil sunulmadığından, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 155.483,88 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar taleple bağlı kalınarak yıllık yasal faiz yürütülmesine, davacının fazlaya ilişkin kısımla ilgili itirazın iptali talebinin reddine,
2-İtirazın iptaline karar verilen 155.483,88 TL'nin takdiren % 20'si oranında (31.096,77 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Davacı vekilinin, davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi talebinin şartları oluşmadığından reddine,
4-Davanın reddine karar verilen kısmı için davalının, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi talebinin şartları oluşmadığından reddine,
5-Alınması gerekli 10.621,10 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 2.958,51 TL'nin mahsubu ile eksik 7.662,59 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin, davanın kabul ve red oranına göre 368,98 TL'sinin davacıdan ve 3.231,02 TL'sinin davalıdan ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı 427,60 TL, peşin harç 2.958,51 TL, bilirkişi ücreti 3.000,00 TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 1.097,00 TL olmak üzere toplam 7.483,11 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 6.716,13 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafça yatırılan harç ve yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabulüne karar verilen kısım için karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
10-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 17.756,17 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
11-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip Hakim