TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/09/2025
KARAR TARİHİ : 21/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ..... Bölgesinde zeytin ticareti yapmakta olduğunu, müvekkili şirketin, davalıya sattığı .....kg kova siyah zeytini .....tarihli sevk irsaliyesi ile davalıya teslim ettiğini, akabinde , .....tarih, 230.567,85 TL tutarlı e-arşiv fatura düzenlendiğini, davalı, söz konusu fatura bedeline ilişkin olarak, .....tarihinde, kendisine ait,.....İBAN nolu hesaptan, müvekkili şirkete ait .....hesabına, zeytin ödemesi açıklamasıyla, 50.000 TL EFT ödemesi yaptığını, davalı tarafından müvekkiline bugüne kadar söz konusu fatura bedeline ilişkin başkaca hiçbir ödeme yapılmadığını, borca ilişkin ilamsız icra takibine başlandığını, davalı tarafça söz konusu takibe haksız olarak itiraz edildiğini, itiraz haksız ve kötüniyetli olduğundan söz konusu itirazın iptali ile icra takibinin devamına, davalının itirazında haksız ve kötüniyetli olduğundan, alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER;
1-Mahkememizce Mali Müşavir bilirkişisinden aldırılan .....tarihli rapor; ....., ....., ve .....yılları .....işlemlerine ait yasal defter kayıt ve belgelerine göre; Davacı şirketin davalıdan 2021 yılından 11.906,73TL devreden alacağı ve davacı şirketin takip dayanağı yaptığı e-Arşiv Faturası dahil 2022 yılında davalıya toplam 1.517.055TL tutarında faturalı mal satışı yaptığı, davalı toplam 1.528.962,08TL borcuna karşılık davacı şirkete 2022 yılında 890.000,00TL, 2023 yılında 50.000,00TL banka havalesi ile toplam 940.000,00TL ödeme yaptığı, davalının davacı şirkete takip tarihi sonrası dava tarihi öncesi ödemesi bulunmadığı, davacı şirket davalının devreden alacağı, davacı şirketin davalı adına düzenlenen e-Arşiv Faturaları ve davalın davacı şirkete yapmış olduğu ödemeler davacı şirketin yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin davalıdan icra takip tarihi olan .....tarih ve dava tarihi olan .....tarih itibariyle, takip dayanağı yapılan e-Arşif Fatura tutarıda dahil olmak üzere toplam (1.528.962,08TL - 940.000,00TL) 588.962,08TL tutarında cari alacağı olduğu hesaplandığı, Ancak davacı şirket vekili dava dilekçesi ve icra takip dosyasındaki Takip Talebi ile 180.567,85TL alacak talep etmiş olup davacı şirketin davalıdan icra takip tarihi olan .....tarih ve dava tarihi olan .....tarih itibariyle 180.567,85 TL alacaklı olduğu tespit edildiği anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, davacı tarafından mal satışından kaynaklanan faturaya dayanarak davalı aleyhine başlatılan Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....numaralı ilamsız icra takibine davalı tarafın süresinde itirazı üzerine İİK 67.maddesi uyarınca borca itiraz talebinin alacaklıya tebliğ edilmediği görüldüğünden yasal süresi içinde açıldığı kabul edilen itirazın iptali davasıdır.
İİK 67/1.maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir."
Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyası, dosyamız arasına alınmış, yapılan incelemede ise takip alacaklısının davacı ve takip borçlusunun davalı olduğu ve de davaya konu fatura alacağı nedeniyle genel haciz yoluna özgü icra takibi başlatıldığı, borçlunun takibe itirazı nedeniyle icra takibinin durduğu tespit edilmiş, borca itiraz talebinin alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle de işbu davanın süresi içinde açıldığı görülmüştür.
İcra takibinin dayanağı fatura olmakla, faturanın delil olma kuvveti üzerinde durmak gerekir. Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu'nun 229.maddesinde fatura, "Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır.
TTK 21/1.maddesine göre "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir". TTK 21/2. maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır"
Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir.
Yukarıdaki açıklamalara göre ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeyle ilgili olduğu davalara ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerden olmakla birlikte ancak HMK 222. maddesindeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Zira tarafın ticari defterleri kanunda açıklandığı üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu taktirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı taktirde kendi defterlerinin davacı defterleriyle uyumlu olup olmadığının incelenmesinin engel olacağından sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Buna göre Mahkememizce davacının ticari şirket olması hasebiyle tacir olduğu ancak davalının gerçek kişi olması nedeniyle tacir araştırması yapılması gerektiği kanaatiyle ilgili kurumlara müzekkereler yazılmış olup Gelir İdaresi Başkanlığınca verilen .....tarihli müzekkere cevabında davalının " davalının gelir vergisi mükellefi olduğu, bilanço esasına göre defter tuttuğu" nun belirtildiği görülmüş buna göre davalının gerçek kişi tacir olduğu anlaşılmıştır. Bundan sonra taraflara ticari defter ve belgelerini sunması için .....tarihli ön inceleme zaptında hazır bulunan davacı vekiline de ihtarat yapılmış olup hazır bulunmayan davalı tarafa ise ön inceleme tutunağının tebliği suretiyle ilgili ihtaratın yapıldığı ve davacı tarafça ticari defterlerinin bulunduğu yerlerin beyan dilekçesi ile bildirildiği davalı tarafça verilen kesin süre içinde bu hususta beyanda bulunulmadığı görülmekle dosyanın bu haliyle mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek faturaya konu alacağın varlığına dair rapor tanzimi istenmiştir.
SMM mali müşavir bilirkişice hazırlanan .....tarihli bilirkişi raporu ile davacı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede; Davacı şirketin, 2022, 2023, 2024 ve 2025 yılları yasal defterlerini V.U.K. nun 397 sıra no.lu Tebliğ uyarınca Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Mali Mühür Sertifikası alınarak e-Defter uygulamasına tabi olarak tuttuğu, defter beratları Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca onaylandığı, davacı şirket davalı ile olan ticari işlemlerini yasal defterlerindeki kayıtlarına uygun olarak cari hesaplarında takip ettiği, davacı şirketin davalıdan 2021 yılından 2022 yılına 11.906,73TL alacağı devrettiği, davacı şirket davalıya 2022 yılında 3 adet e-Arşiv Fatura ile toplam 1.517.055TL tutarında mal satışı yaptığı, davalı toplam (11.906,73TL + 1.517.055TL) 1.528.962,08TL borcuna karşılık davacı şirkete 2022 yılında 890.000,00TL, 2023 yılında 50.000,00TL banka havalesi ile toplam (890.000,00TL+50.000,00TL) 940.000,00TL ödeme yaptığı, davacı şirket davalının devreden alacağı, davacı şirketin davalı adına düzenlenen e-Arşiv Faturaları ve davalın davacı şirkete yapmış olduğu ödemeler davacı şirketin yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin, adına delil olma niteliğini taşıyan e-defter kayıtlarına göre, davalının davacı şirkete takip tarihi sonrası dava tarihi öncesi ödemesi bulunmadığı, davacı şirketin davalıdan icra takip tarihi olan .....tarih ve dava tarihi olan .....tarih itibariyle, takip dayanağı yapılan e-Arşif Fatura tutarıda dahil olmak üzere toplam (1.528.962,08TL - 940.000,00TL) 588.962,08TL tutarında alacaklı olduğu hesaplandığı, davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen e-Faturalar davalıya elektronik ortamda gönderildiği, davalı tarafından davacı şirket tarafından düzenlenen faturalara ve farura içeriği hakkında itirazına ilişkin dava dosyasında belge bulunmadığı, davacı şirketin e-kayıtlarında faturaların reddine dair kayıt bulunmadığı, davacı şirketin yasal defterlerinde davalı tarafından düzenlenen fatura ve iade faturası kaydına rastlanmadığı, taraflar arasında yapılmış yazılı sözleşme bulunmadığı ve davacı şirketin davalıyı temerrüde düşürmüş olduğuna ilişkin dava dosyasına ve incelemede tarafına belge sunulmadığı, davacı şirket ile davalı arasındaki ticari ilişkiye dayanarak düzenlenen 3 adet ve 1.502.035,00TL + 15.020,00TL KDV tutarındaki e-Arşiv Faturaların (davacının takip dayanağı yapılan e-Arşiv Faturası dahil) sayı ve tutarları tarafların bağlı oldukları vergi dairelerince gönderilen "Satış/Alış Karşılaştırması" döküm cetvellerinde bildirilen sayı ve tutarları itibariyle uyum içinde olduğu ve sonuç olarak davacı şirketin icra takip dosyasındaki takip talebi ile 180.567,85TL alacak talep etmiş olup davalıdan icra takip tarihi olan .....tarih ve dava tarihi olan .....tarih itibariyle 180.567,85 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Buna göre davacı tarafın 2022, 2023, 2024 ve 2025 yılları yasal defterlerini V.U.K. nun 397 sıra no.lu Tebliğ uyarınca Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Mali Mühür Sertifikası alınarak e-Defter uygulamasına tabi olarak tuttuğu, defter beratları Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca onaylandığı, davacı şirketin davalıya .....tarih ve .....nolu 882.487,50 TL tutarlı e arşiv fatura ile mal satışı yapıldığı, defterine 370 yevmiye maddesi olarak, .....tarih, .....nolu ve 404.000,00TL tutarlı e-Arşiv Faturaa ile mal satışı yapıldığı, defterine .....yevmiye maddesi olarak, ....., .....nolu ve 230.567,85TL tutarlı e-Arşiv Fatura ile mal satışı yaptığı, defterine .....yevmiye maddesi olarak kaydedildiği, davalı tarafça davacı şirkete borcuna karşılık .....tarihinde banka havalesi ile 890.000,00TL ödeme yapıldığı, ödeme tutarının davacı şirket defterine 592 yevmiye maddesi olarak kaydedildiği, davacı şirketin davalıdan 2022 yılı alacağı olan (11.906,73TL+882.487,50TL+ 404.000,00TL+230.567,85TL) - (890.000,00TL) = 638.962,08TL 2023 yılına devredildiği, bu tarihten sonra da davalı ile olan ticari işlemlerin yasal defterlerindeki kayıtlarına uygun olarak davacı tarafça cari hesaplarında takip edildiğinin tespit edildiği, davacının 2022 yılı cari hesabında alacaklı bulunduğu 638.962,08 TL yi 2023 yılına devrettiği, bu aşamada davalı tarafça davacıya .....tarihinde banka havalesi ile 50.000 TL ödeme yapıldığı, aynı şekilde alacağın 2024 ve 2025 yılına aynı şartlar ile devrettiği, bu aşamada davalı tarafça bir ödeme yapılmadığı, takip sonrası ve dava tarihi itibariyle de ödeme yapılmadığı görülmüştür.
Davaya konu faturalara yönelik davalı tarafça fatura içeriklerine 8 gün içinde itiraz edilmediği için davalı taraf TTK 21/2 maddesi uyarınca fatura içeriklerini kabul etmiş sayılacağı gibi faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olduğu ve bedelinin kısmen ödenmediği davacı yararına ispatlanmıştır. Bu sebeple HMK m.222 uyarınca davacının faturaya dayalı takipte alacağının varlığını ispat ettiği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Ek olarak davacı vekili dava dilekçesinde takip konusu değerin %20'si oranında icra inkar tazminatı talep ettiği görülmüştür.
İİK 67/1.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre faturadan kaynaklı alacak likit kabul edilmektedir. İzah edilen nedenle tirazın iptaline karar verilen 180.567,85 TL'nin takdiren % 20'si oranında 36.113,57 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş ve Mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 180.567,85 TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar yıllık değişen oranlarda avans faiz yürütülmesine,
2-İtirazın iptaline karar verilen 180.567,85 TL'nin takdiren % 20'si oranında (36.113,57 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Kabul edilen 180.567,85 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 12.334,59 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.180,81 TL harcın düşümü ile eksik kalan 10.153,78 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 2.180,81 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.796,21 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının karşıladığı 93,50 TL tebligat gideri, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.093,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 180.567,85 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafça yargılama esnasında depo edilen gider avansından bakiye kalan tutarın kesinleştiğinde ve talep halinde HMK m. 333 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin m. 47(1) hükümleri uyarınca ilgisine İADESİNE
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
Full & Egal Universal Law Academy