T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 05/03/2025
KARAR TARİHİ: 10/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki sebebiyle müvekkili şirket tarafından .....tarihli, .....fatura numaralı 34.800,00 TL bedelli fatura tanzim edilerek davalıya tebliğ edildiğini ve söz konusu faturanın davalı tarafından kabul edildiğini, davalının faturadan kaynaklanan 34.800,00 TL borcunu ödenmemesi sebebiyle davalı aleyhinde Diyarbakır İcra Dairesinin .....Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak .....tarihinde ödeme emrine, borca, ferilerine ve faiz oranına itirazda bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden tanzim edilen faturanın davalıya teslim edildiğini, davalı tnın fatura bedeli davacıya ödenmediğini belirterek, söz konusu 34.800,00 TL alacağın faizi ile beraber davalıdan tahsili için, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap; Davalıya usulüne uygun yapılan tebligata rağmen, yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
Deliller:
Davaya konu icra takip dosyası uyap sisteminden eklenmiştir.
Mahkememizce davacı tarafın ticari defter ve belgelerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Başkanlığ'ndan davalı şirketin takip konusu fatura dönemini kapsar şekilde alış satış analizleri celp edilmiştir.
Gerekçe:
Dava, faturaya dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İİK 67/1.maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir."
Davacının gerçek kişi olması nedeni ile Mahkememizce davacının bağlı olduğu vergi dairesine müzekkere yazılmış, davacının bilanço usulüne göre defter tuttuğu yani tacir olduğu anlaşılmış, işbu davacının nıspi ticari dava olduğu, Mahkememizin görevli olduğu anlaılmıştır.
Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün .....Esas sayılı icra takip dosyası uyap sisteminden eklenerek incelenmiş, takip alacaklısının .....ve takip borçlusunun .....Şti olduğu, .....tarihli, .....nolu ve 34.800,00TL bedelli fatura alacağı ile genel haciz yoluna özgü icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya .....tarihinde tebliğ edildiği, davalının aynı tarihte borca itiraz ettiği, takibin durduğu, işbu davanın süresi içinde açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce taraflara ticari defter ve belgelerini mahkememize ibraz etmeleri için .....tarihli celsenin (2) numaralı ara kararı ile kesin süre ihtaratlı süre verilmiş, bu husus duruşmada hazır olmayan davalı tarafın elektronik tebligat adresine tebliğ edilmiş ancak davalı taraf ticari defter ve belgelerini ibraz etmemiştir.
Mahkememizce davacının ticari defter ve kayıtlarında bilirkişi incelemesi yaptırılmış; .....tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu 34.800,00-TL tutarlı faturanın davacı tarafın ticari defterlerine kayıtlı olduğu ve kayıt tarihinin .....tarihi olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesi hükmü çerçevesinde; davacı tarafından davalı şirkete düzenlenen takibe dayanak dava konusu yapılan ve yapılmayan tüm faturalara davalı şirket tarafından kanunda öngörülen süre içerisinde itiraz edildiklerine dair dosya kapsamında tevsik edici mahiyette somut (noter ihtarnamesi, güvenli elektronik imza, iadeli taahhütlü mektup yöntemleri bağlamında) herhangi bir belgenin görülemediğini/tespit edilemediğini, GIB tarafından davalı şirket yönünden Mahkemeye sunulan 2024 yılı Kasım dönemi karşılaştırmalı alış-satış analizlerine ait form Ba ve Bs'lere ait bilgiler içeriğinde; davacı tarafından davalı şirkete düzenlenen takibe dayanak dava konusu yapılan ve yapılmayan 2024/Kasım dönemine ait dört adet faturanın Küv. öncesi matrah bağlamında belge adedi ve toplam tutar yönlerinden davalı şirketin form Ba'sında ve karşıt satış babında davacı taraf yönünden form Bs'de birebir ve uyumlu bir şekilde görülerek tespit edildiğini ve bahse konu faturaların Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi veya ona bağlı entegratör yazılım firmaları üzerinden iptallerinin yapılmadıklarını, geçerliliklerini koruduklarının tespit edildildiğini, davacı tarafın ticari defter kayıtlarında davalı şirket tarafından yapılan genel toplamları 170.160,00-TL tutarlı altı adet ödemenin kayıtlı olduğunu, davacı tarafın kayıtlarında yer alan faturaların ve ödemelerin dayanağı noktasındaki tevsik edici mahiyetteki belgelerin birer örneklerinin/suretlerinin dosya kapsamında yer aldığını, dava konusu yapılan fatura bağlamında) ve rapor eklerinde Mahkemeye sunulduklarını (takibe dayanak dava konusu yapılmayan faturalar ve banka ödeme dekontları bağlamında) ve iş bu bahse konu faturaların ve ödemelerin davacı tarafından genel kabul görmüş ve tek düzen muhasebe ilkelerine uygun olarak kayıt altına alındıklarını, davacının davalıdan dönem sonu (.....) ve takip tarihi (.....) ve de dava tarihi (.....) itibari ile 39.800,00-TL tutarında alacaklı olarak görüldüğünü ve iş bu davacı taraf lehine olan ilgili alacak bakiye tutarının davacının 2024 yılı yasal ticari defterlerinden yevmiye ve defteri kebir defterleri kayıtlarındaki .....tarihli .....yevmiye madde nolu kapanış fişinde de görüldüğünü, dolayısı ile taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde/gereğince; Diyarbakır İcra Dairesi Müdürlüğünün .....esas sayılı dosyasına konu takibe dayanak dava konusu yapılan davacı tarafından davalı şirkete düzenlenen .....tarihli .....nolu vergiler dâhil toplamı 34.800,00-TL tutarlı faturadan kaynaklı davacı tarafın davalı şirketten alacaklı olduğu ve davacı tarafın davalı şirketten talepte bulunabileceği asıl alacak tutarının 34.800,00-TL olduğu veya iş bu bahse konu fatura bedelinin davalı şirket tarafından davacı tarafa ödenmediği yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. Bilirkişi raporu tarafların elektronik tebligat adreslerine .....tarihinde tebliğ edilmiş, taraflarca rapora karşı itiraz edilmemiştir.
İcra takibinin dayanağı fatura olup, faturanın delil olma kuvveti üzerinde durmak gerekir. Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. VUK'un 229.maddesinde fatura, "Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır.
TTK 21/1.maddesine göre "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir". TTK 21/2. maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır".
27.06.2003 Tarihli 2001/1 Esas 2003/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda, 'fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir." denilmiştir.
Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir.
Mahkememizce .....tarihli celsenin (1) numaralı ara kararı ile taraflara, 2024 yılı ticari defter ve belgelerini Mahkememize sunmaları yahut incelemeye esas olacak şekilde bulundukları yeri bildirmeleri için 2 haftalık kesin süre verilmiş, bu husus duruşmada hazır bulunan davacı vekiline tefhim edilmiş, duruşmada hazır bulunmayan davalı tarafın elektronik tebligat adresine duruşma tutanağının tebliğ edilmesi sureti ile ihtarat yapılmış, davalı taraf, ticari defter ve belgelerini Mahkememize sunmamıştır. Ancak az yukarıda özetlendiği gibi davacının ticari defterlerinde faturanın kayıtlı olduğu, borcun ödendiğine dair kayıt olmadığı, vergi dairesinden gelen yazı cevabına göre davalının da faturayı beyan ettiği tespit edilmiştir. Davalının faturayı vergi dairesine beyan etmiş olması, faturaya konu mal veya hizmetin alındığı anlamına gelir. Bu anlamda faturaya konu hizmetin verildiğinin, davacı yararına ispat edildiği kabul edilmelidir ve bu durumda davalı, borcu ödediğini ispatlamalıdır. (Yargıtay kapatılan 19. Hukuk Dairesi'nin 2012/2351-7388 E-K sayılı içtihadı). Ancak davalı fatura bedelinin ödendiğini yazılı delillerle ispatlayamamıştır. Bu nedenle davalının takibe giren ana para yönünden borca itirazı haksız olduğundan itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacı, icra takibine geçerken fatura alacağına faiz işletmiş ve işlemiş faizi de dava konusu yapmış; icra takibinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair herhangi bir delil sunmamıştır. Fatura tanzimi tek başına muhatabı temerrüde düşürmeye yeterli değildir.
6098 sayılı TBK’nun 117. maddesinin 1. bendine göre sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacaklara temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, borçlunun ihtarla temerrüde düşürülmesi gerekir. Ya da aynı maddenin II. bendi uyarınca taraflarca ödeme tarihinin kesin olarak belirlenmesi gerekir. Dosya kapsamında, davacı tarafından icra takibinden önce davalıya gönderilen temerrüt ihtarı olmadığı gibi taraflar arasında kesin vade de belirlenmemiştir.
Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. maddesinin de taraflar arasında mal tedarik ilişkisi olmaması nedeniyle uygulanması mümkün değildir. (Yargıtay kapatılan 19.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2017/3266 E. 2018/4228 K, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2020/386 E. 2020/477 K., 2020/337 E. 2020/542 K., 2020/525 E. 2020/537 K., Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2017/289 E. 2017/1425 Karar sayılı ilamları). Bu durumda yukarıda yer alan yasal düzenlemeler ve emsal kararlar gereğince davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğü davacı tarafça ispatlanmadığından davacının işlemiş faiz alacağına yönelik itirazı, mahkememizce haklı görülmemiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. İİK 67/1.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre faturadan kaynaklı alacak likit olup, davacının icra inkar tazminatı talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmış ve mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 34.800,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar yıllık değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine, davacının fazlaya ilişkin kısımla ilgili itirazın iptali talebinin reddine,
2-İtirazın iptaline karar verilen 34.800,00 TL'nin takdiren % 20'si oranında (6.960,00 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gerekli 2.377,19 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile eksik 1.761,79 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin, davanın kabul ve red oranına göre 248,46 TL'sinin davacıdan ve 4.351,54 TL'sinin davalıdan ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı 615,40 TL, peşin harç 615,40 TL, bilirkişi ücreti 3.400,00 TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 70,00 TL olmak üzere toplam 4.700,80 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 4.446,89 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama harç ve gideri olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Gider avansından artan kısmın ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kabulüne ve reddine karar verilen kısım için ayrı ayrı miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
KatipHakim