T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLLERİ:
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/04/2025
KARAR TARİHİ: 12/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde: Davalı tarafından müvekkili aleyhine Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyası üzerinden çeke dayalı icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak yapılan çekin lehtarının .....Ürünleri A.Ş. olduğunu, ancak çekin arka yüzü incelendiğinde ilk cironun .....San. Mümessillik İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ye ait olduğunun görüleceğini, çekin tahrif edilmiş olup, tahrifattan sonra lehtarın değiştirildiğini ve yine tahrifattan sonra ne lehtarın ne de müvekkilinin cirosunun bulunmadığını, bu nedenle ciro silsilesi kopuk olup, bu hususun senet metninden de anlaşılması nedeniyle davalının yetkili hamil olmadığını, çekte lehtar görünen .....A.Ş'nin cirosusunun ise müvekkilinden sonra olduğunu, lehtarın cirosundan önce başka cironun bulunması ve daha sonra da lehtarın cirosunun bulunması halinde ise lehtarın cirosundan önceki ciroların yok sayılacağını, TTK.'nun 686. maddesi gereğince, bonoyu elinde bulunduran kimsenin hak sahibi olabilmesi için fiili zilyetliği yeterli olmayıp, aynı zamanda hakkını müteselsil ve birbirine bağlı cirolarla tevsik etmesi gerektiğini, ciroların birbirine bağlı olmasının, her şeyden önce ilk cironun lehtar tarafından yapılmasıyla mümkün olduğunu, ilk cironun lehtara ait olmaması halinde ciro zincirinin düzensiz olacağını, ancak lehtarın cirosundan sonra senedi devralan hamillerin yetkili hamil olacağını, nitekim, ...... Mümessillik İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. firması tarafından aynı gerekçe ile açılan dava neticesinde Diyarbakır .....İcra Hukuk Mahkemesinin .....E..... sayılı ilamı ile takibin ciro silsilesinin kopukluğu nedeni ile iptaline karar verildiğini, müvekkilinin çekin tahrifattan önceki 100.000,00 TL'lik halini .....firmasına verdiği mal karşılığında .....firmasından aldığını, her ne kadar .....Bankası A.Ş. .....Şubesi'ne ibraz etmiş ise de şirketin talebi ve ödemeyi yapması nedeni ile çeki geri alarak .....firmasına çeki iade ettiğini, sonrasında ise çekin kötüniyetli keşideci ve .....Ticaret A.Ş.'nin eline geçtiğini ve çek bedelinin 1.000.000,00 TL olarak, lehtar kısmının ise şüphelinin sahibi olduğu firmanın ismi ile değiştirilerek ve arka kısmına ise müvekkilinin ve daha alt kısma firmanın kaşesi basılmak sureti ile imzalandığını ve akabinde müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, çekin ilk hali 100.000,00 TL olup, müvekkilinin söz konusu çeki .....Bankası A.Ş. .....Şubesine de bu hali ile ibraz ettiğini, müvekkili şirketin .....Ticaret A.Ş. ile hiçbir ticari alışverişinin mevcut olmadığını, çeki hukuka aykırı olarak ele geçiren şirket tarafından tahrif edilmek ve kaşe basılmak sureti ile aralarında bir anlaşma bile mevcut değil iken tahrifat yapılarak çekin kötüye kullanılması nedeni ile müvekkili şirketin dolandırıldığını, taraflarınca şüphelilerin şikayet edildiğini ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının .....nolu dosyası üzerinden soruşturma başlatıldığını, ilk cironun lehtara ait olmaması ve ciro silsilesinin kopukluğu nedeni ile ilgili çekten cirantanın sorumlu olmayacağının yerleşik yargı kararları ile de sabit olduğunu ileri sürerek takibin iptali ile takibe konu borçtan dolayı menfi tespit istemiyle açılan davada icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan aleyhine başlatılan icra takibine müteakiben öncelikle Diyarbakır .....İcra Hukuk Mahkemesi'nin .....Esas sayılı dosyası ile borca ve imzaya itiraz ettiğini, mahkemece davacının itirazları yerine görülmeyerek davanın reddine, takibin devamına karar verildiğini, davacının aynı iddialarla borçlu olmadığının tespitini ve icra dosyasının durdurulmasını talep etmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, her ne kadar davacı tarafça ciro silsilesinde kopukluk olduğundan bahisle müvekkili şirketin yetkili hamil olmadığı iddia edilmiş ise de icra takibine konu .....tarihli .....seri numaralı çekin ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk olmadığını, nitekim çekin keşidecisinin .....olduğunu, bahse konu imzanın .....ait olduğunu, Diyarbakır .....İcra Hukuk Mahkemesi'nin .....Esas .....Karar sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporu ile sabit hale geldiğini, davaya konu çekin ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk bulunmadığını, kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı ilkesi caiz olduğunu, senede karşı senetle ispat zorunluluğunun olduğunu, davacı tarafın bahsettiği gibi senedin vade kısmı ve diğer kısımlar üzerinde herhangi bir tahrifat bulunmadığını, borç ikrar edildiği takdirde artık senedin kambiyo vasfında olmadığı iddiası artık dinlenilemeyeceğini, tedbir talebinin reddinin gerektiğini, davacı tarafça açılan menfi tespit davası yalnızca müvekkili şirketin alacağına ulaşmasını önlemek için kötü niyetli bir şekilde açıldığını tedbir kararı verilmesi müvekkilinin ticari hayatını sekteye uğratıp telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet vereceğini, izah edilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER;
.....bank A.ş'ye, Diyarbakır .....İcra Hukuk Mahkemesine, Diyarbakır .....İcra Hukuk Mahkemesine, .....Bank A.ş'ye ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazılan müzekkelere yanıt verildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca menfi tespit isteğine ilişkindir.
Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasının uyap sisteminden incelenmesinde, takip alacaklısının .....Sağ. Hiz. Hay. Taş. Tur. Taah. Paz. İth. İhr. Tic. Ve San. A.Ş ve takip borçlularının ....., .....Anonim Şirketi, .....Ve Sağlık Ürünleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi ve .....Mümessillik İç Ve Dış Tic Ltd Şti olduğu, 10 örnek Kambiyo senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü haciz yolu ile yapılacak takip başlatıldığı, takip dayanağının .....Bankası A.Ş. .....Şubesi'nden verilme .....günlü .....Seri No lu çeki 1.000.000,00 TL bedelli çek olduğu görülmüştür.
Davacı vekili icra takibinin iptalini istemekle birlikte dava dilekçesinde harca esas değeri 1.000.000,00 TL olarak göstermiş, takip çıkış tutarının 1.107.775,19 TL olması nedeni ile Mahkememizce .....tarihli celsenin (12) numaralı ara kararı ile harcın tamamlanmasına karar verilmiş, davacı tarafça .....tarihinde harç tamamlanmıştır.
Davacı vekili, icra takibinin dayanağı olan çekte tahrifat yapıldığını, .....seri numaralı çekin ilk halinde lehtarın dava dışı .....Dış Tic Ltd Şti, keşide tarihinin .....ve çek bedelinin 100.000,00 TL olduğunu, çek bedelinin .....Şti tarafından müvekkiline ödenmesi nedeni ile çekin .....Şti'ne iade edildiğini ancak daha sonra çekin .....A.Ş.'nin eline geçtiğini, çek üzerinde tahrifat yapıldığını, lehdar olarak .....A.Ş.'nin yazıldığını, keşide tarihinin .....ve çek bedelinin de 1.000.000,00 TL olarak tahrif edildiğini, çekin tedavüle sokulduğunu ancak çekin tahrif edilmiş halindeki ilk cironun lehtar .....A.Ş.'ye ait olması gerekirken, ilk cironun söz konusu şirkete ait olmadığını, .....Şti'nin cirosunun olduğunu, böylelikle ciro zincirinin kopuk olduğunu, davalının birbirine bağlı, şeklen geçerli ciro silsilesi ile çeke meşru hamil olmadığını belirterek, icra takibinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Dava ve takip konusu çekin seri numarası .....olup, davacı vekili tarafından dava dilekçesinin ekinde sunulan çekin ön ve arka yüzünün incelenmesinde, keşidecisinin .....ve lehtarının .....ve Dış Tic Ltd Şti, keşide tarihinin .....ve çek bedelinin 100.000,00 TL olduğu, çekin .....Şti'den sonra davacı şirkete geçtiği ve çekin arkasının yazdırılmadığı görülmektedir.
İcra takibine dayanak yapılan çek incelendiğinde ise .....seri numaralı çekin keşidecisinin .....olduğu, çekin ilk başta .....keşide tarihli ve 100.000,00 TL bedelli olarak .....San. Mümessillik İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. emrine düzenlendiği, daha sonra lehtar kısmında bu şirketin adı çizilerek .....A.Ş.'nin adının yazıldığı, çekin keşide tarihinin üstünün çizilerek .....ve bedel hanesinin üstünün çizilerek 1.000.000,00 TL yazıldığı, çekin arka yüzündeki ciro silsilesi incelendiğinde çekin ilk başta ...... Mümessillik İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı şirkete cirolandığı, davacı şirketin cirosundan sonrada .....ve A.Ş.'nin cirosunun bulunduğu, bu şirketten sonra da eldeki dosyanın davalısına ciro edildiği anlaşılmaktadır.
6102 sayılı Kanun'un cironun hak sahipliğinin ispatı fonksiyonunu belirten 790. maddesinde, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağına yer verilmiş olup, çeki elinde bulunduran hamil ciro zincirinde kopukluk olması nedeniyle yetkili hamil olduğunu kanıtlayamadığı takdirde, ciro zincirindeki kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye başvurma hakkını haiz olmayıp, lehtarın da senet metninden anlaşılan bu hususu çek hamiline karşı ileri sürmesi mümkündür.
Çekin tahrif edilmiş haliyle lehtarı .....ve A.Ş. olup, senedin arka yüzünde yer alan ilk cironunda lehtara ait olması gerekir. Senedin arka yüzünde ilk ciro lehtara ait olmamakla birlikte lehtarın cirosu bulunduğundan lehtarın cirosundan önceki ciroların yok sayılması gerekir. Eldeki dosyanın davacısının senedin arka yüzündeki cirosunun lehtarın cirosundan önce bulunmaktadır. Şu halde, hak sahipliğini birbirine bağlı muntazam ciro silsilesi ile ispat edemeyen davalıya karşı davacının, çek üzerindeki imzasını inkâr etmese dahi, senet metninden anlaşılan bu hususu ileri sürebileceği, yani davalının meşru hamil olmadığı gözetilerek davanın kabulüne, icra takibinin iptaline karar vermek gerekmiştir. Nitekim Yargıtay .....Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın .....Esas .....Karar, .....Esas .....Karar sayılı emsal içtihatları da bu yöndedir.
Davacı, alacağın % 20'sinden az olmamak kaydı ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. İİK'nun 72/5 maddesi uyarınca tazminata hükmetmek için icra takibinin haksız olması tek başına yeterli olmayıp, ciro silsilesinin kopuk olması kötü niyetin ispatı için yeterli olmadığından davacının tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve Mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi daha sonra açıklanacağı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasında takibe konu .....Bankası A.Ş. .....Şubesi'nden verilme, .....seri numaralı, .....keşide tarihli 1.000.000,00 TL bedelli çek nedeni ile davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Hükmün bu hali ile kesinleşmesi halinde Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı icra takibinin davacı yönünden iptaline,
3-Hüküm özetinin İİK'nun 72/5 maddesi uyarınca Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasına ivedi bildirilmesine,
4-Davacının şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine,
5-Alınması gerekli 75.672,12 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 17.077,50 TL ile tamamlama harcı 1.840,53 TL'nin mahsubu ile eksik 56.754,09 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 615,40 TL, peşin harç 17.077,50 TL, tamamlama harcı 1.840,53 TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 725,00 TL olmak üzere toplam 20.258,43 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 172.166,28 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
9-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.
KatipHakim