T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.4-6 md)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/12/2023
NUMARASI: ...
DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:26/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 01/07/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, Müvekkilinin davalı şirket ile ... binası cephe kaplama işi nedeniyle sözleşme imzaladığını, ve müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan edinimlerini yerine getirdiğini belirtilen nedenler ile davalının sözleşme bedelinden kaynaklanan 32.840,00-TL alacağının bulunduğu imalata ilişkin 23.237,74-TL bakiye alacağının bulunduğunu ve davadaki alacağa işleyen yasal faiz ve avans faizi arasındaki fark ile birlikte davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili;Davacı şirket tarafından Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2019/14082 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve ayrıca Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/429 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını bu dava ile huzurdaki davanın aynı mahiyette olduğunu ve davanın zaman aşımına uğradığını bu nedenle davanın derdestlik ve zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini ayrıca müvekkili olan şirket tarafından yapılan işin tamamlanan kısmına ilişkin davacı şirkete fazlası ile ödeme yapıldığını dolayısıyla davacının müvekkili şirketten hiçbir alacağının bulunmadığını, müvekkili şirkete borcunun bulunduğunu, davacının işi zamanında yetiştiremeyeceği anlaşıldığından müvekkili şirket tarafından olaya müdahale edilerek 06.07.2014 geçici kabul tarihine kadar davacı nam ve hesabına tüm eksikliklerin tamamlandığını, gerek davacının kendisi tarafından vr gerekse nam ve hesabına yapılan ödemeler toplamının 199.892,25 TL olduğunu, ayrıca müvekkilli tarafından sözleşmenin 5.madde hükmüne göre gecikme cezası uygulandığını, müvekkili şirketin davacının işi geciktirmesi nedeniyle zarar gördüğünü, sözleşmenin 7.Maddesinde ödemenin hak edişle yapılacağının kararlaştırılmasına rağmen hak ediş düzenlenmeden fatura düzenlendiğini, beyanla davanın reddine, karar verilmesini ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir
İLK DERECE MAHMESİ KARARI ÖZETİ :
Mahkemece"...Dava; Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasına ilişkindir.
Ankara 5. Asliye Ticaret mahkemesinin 2015/429 esas sayılı dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bekletici mesele yapılan anılan dosyanın 29.03.2023 tarihinde kesinleştiği gelen yazı cevabından anlaşılmaktadır.
Ankara 19. İcra müdürlüğünün 2019/14082 Esas sayılı dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. H.D. 2022/185 esas, 2022/259 karar sayılı kaldırma kararı kapsamında dosya mahkememiz esasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Somut olayda dava konusu talebin, davacının alacaklı, borçlusu davalı olan Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2019/14082 esas sayılı icra takibinde asıl alacağa avans faizi talep edilmesi gerekirken yasal faiz talep edildiğinden dolayı yasal faiz ile avans faiz arasındaki farka ilişkin alacak istemi ve taraflar arasında akdedilen sözleşme ve sözleşme dışı ilave işlerden ilave işlerden kaynaklanan bakiye alacak istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı alacaklının icra takibine koyduğu sırada alacağına yasal faiz işletilmesini istediği, faiz hakkının seçimlik ve yenilik doğuran bir hak olması nedeniyle seçim hakkının kullanılmakla tükendiği, bir hakkın saklı tutulabilmesi için talep edilenle saklı tutulanın aynı haktan doğması gerekmesine rağmen ticari ve yasal faizin aynı haktan doğmadıkları, bu nedenle ticari faiz hakkının saklı tutulmasına herhangi bir hukuki sonuç bağlanamayacağı göz önünde bulundurulduğunda davacının artık bakiye ticari faizi isteyebileceğinden bahsedilemeyecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.07.2020 tarihli 2020/534 karar)
Seçim hakkı, hukuki niteliği itibariyle, tek taraflı, varması gerekli irade beyanıyla kullanılan yenilik doğuran bir haktır. İrade beyanı, karşı tarafa varmakla kendiliğinden sonuçlarını doğurur; borcun konusu, tek bir edim hâlinde kesin olarak belli olur. Böylece edim, sanki başlangıçtan beri borçlanılmış kesin ve belirli bir edim hâlini alır. Seçim beyanı, geçmişe etkili sonuçlar doğurur. Bu niteliği ve özelliğiyle seçim hakkı, yenilik doğuran bir hak olup, değiştirici yenilik doğuran haklar grubuna girer. Bunun sonucu olarak, seçim hakkının kullanılması ile mevcut hukukî (durum) ilişki değişir. Seçim hakkı, yenilik doğuran hak olduğu için kullanılmakla sona erer. (Eren, s. 986-987). Bu kapsamda yukarıda anılan gerekçelerle davacının faiz türüne ilişkin seçim hakkını kullandığı anlaşılmakla faiz alacağı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşme ve sözleşme dışı ilave işlerden ilave işlerden kaynaklanan bakiye alacak istemine ilişkin yapılan incelemede, bekletici mesele yapılan Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/429 esas sayılı dosyasında davacı tarafça akdedilen sözleşme kapsamında bakiye bedelin tahsiline ilişkin olduğu, davanın kısmen kabulüne karar verilerek 133.156,33-TL yönünden takibin devamına karar verildiği, istinaf incelemesinde icra inkar tazminatı yönünden kararın kaldırıldığı, sözleşme dışı yapıldığı iddia edilen işlerinde dosya kapsamında değerlendirildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/429 esas sayılı dosyasında aynı davanın daha önce açıldığı ve görülmekte olduğu anlaşılmakla davacının bakiye alacak ve ilave imalat bedeli alacağı talebinin HMK 114/1-I maddesi uyarınca dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin tacir olduğunu ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari iş olduğu bu nedenle avans faizi ile yasal faiz arasındaki farkın kabul edilmesi gerektiğini, sözleşmeden kaynaklanan bakiye alacak yönünden tespit yapılmadan davanın reddedilmesinin eksik incelemeye dayalı olduğunu belirterek mahkeme kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dairemizin 17.03.2022 tarihli kaldırma kararında özetle; taraflar arasında aynı sözleşmeden kaynaklanan Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/429 Esas ve 2019/261 karar sayılı dava dosyasının sonucunun beklenerek eldeki dava ile birleştirilmesinin gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi, yine HMK'nın 114/ı ve 114/i maddelerinde düzenlenen derdestlik ve kesin hüküm dava şartlarının eldeki davada talep edilen sözleşmeye dahil ve sözleşme dışı işler bedelleri yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi ve sonucuna uygun hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece, bekletici mesele yapılan Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/429 Esas sayılı dosyasının sözleşme kapsamında bakiye bedelin tahsiline ilişkin olduğu, davanın kısmen kabul edildiği, sözleşme dışı yapılan işlerin dosya kapsamında değerlendirildiği belirtilerek davanın HMK 114/1-ı maddesi gereğince derdestlik nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, eldeki davada talep edilen kalemler ile yukarıda sözü edilen ve aynı sözleşmeye dayalı olarak açılan 2015/429 Esas sayılı davadaki taleplerin birebir aynı nitelik ve miktarda olup olmadığı yeterli şekilde incelenmemiştir.
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/429 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; sözleşme dışı imalat dahil toplamı 175.269,50 TL olan iki adet faturanın takip ve dava konusu edildiği, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, gerekçede, davacı tarafından davalıya kesinlen toplam fatura tutarının ve bu itibarla toplam iş bedelinin 307.867,40 TL olduğu, yapılan ödemelerin (174.711,07 TL )mahsubu ile 133.256,33 TL davacının alacağının kaldığı belirtilerek takibin bu miktar asıl alacak üzerinden devamına, işlemiş faize yönelik talebin reddine karar verilmiş, dosya kapsamına sunulan 01.12.2015 tarihli dilekçede davalıdan faturalandırılmamış alacaklarının mevcut olduğunu, işin yapılıp teslim edildiğini belirtmiş ancak dava itirazın iptali davası olup takiple sıkı sıkıya bağlı olduğundan faturalandırılmamış alacaklar hakkında bir değerlendirilme yapılmamış ve olumlu olumsuz bir hüküm kurulmamıştır.
Bu durumda; diğer dosyada faturalandırılmamış alacaklar dava konusu edilmediğinden, bu kalem alacaklar yönünden derdestlikten sözedilemeyecektir.
Bununla birlikte, yine 2015/429 esas sayılı dava dosyasında işin kesin kabulünün yapıldığı ve eksik ve kusurlu iş bulunmadığı açıklanmıştır.
Bu itibarla mahkemece, dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılan taraflar arasındaki sözleşmenin dosyaya kazandırılması, sözleşmede belirlenen götürü bedel ve sözleşme dışı imalat bedelinin toplamının belirlenmesi, belirlenecek toplam hakediş bedelinden yapılan ödemeler ile 2015/429 esas sayılı davada hüküm altına alınan miktar mahsup edilerek kalan miktar bulunduğu takdirde, bu kez dava değeri üzerinden sözleşme kapsamındaki işler, sözleşme dışı işler ve faiz farkı alacaklarının ayrı ayrı ne miktarda talep edildiği davacı tarafa açıklatılarak sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.4-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/12/2023 gün ve 2022/227 Esas 2023/819 sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.4-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4- Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
5- Davacı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa ilgili icra dairesince iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 26/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip...
e-imzalı e-imzalı e-imzalı e-imzalı