TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVALI :
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 09/05/2023
KARAR TARİHİ: 18/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar, ile müvekkili şirket arasında Güvenlik Hizmeti Alım Sözleşmesi imzalanmış olduğu, davalı, çalışanı .....iş aktini feshettiği. Bunun üzerine dava dışı çalışan ..........tarihinde, müvekkili şirket aleyhine alacak davası açtığı. Diyarbakır .....İş Mahkemesi’nin .....sayılı dosyası üzerinden açılmış olan iş davası sonucunda Yerel Mahkeme .....tarih ve ..........sayılı karar ile davacının davasının Kısmen Kabulüne karar verildiği belirtilmiştir. İlgili Mahkeme kararına dayanılarak .....tarafından Diyarbakır İcra Müdürlüğü’nün .....sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi neticesinde, müvekkili şirketin bakiye borç miktarına karşılık toplam .....ödeme yaptığı belirtilmiştir. Taraflar arasında yapılan Güvenlik Hizmeti Alım Sözleşmesi’nin, Yüklenicinin Personel İle İlgili Yükümlülükleri başlıklı 13. Maddesinde; ‘ Personel'in İş Kanunu, Sosyal Güvenlik Kanunu, Borçlar Kanunu ve ilgili diğer mevzuattan doğacak ücret, ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, prim ve vergi borçları gibi hak, borç ve mükellefiyetleri ile Personel l in ve/veya üçüncü bir şahsın uğrayabileceği kaza, yaralanma, mesleki hastalık, maluliyet ve benzeri durumlardan veya bunun neticesi olarak ortaya çıkan zarar ziyandan veya kanunen ödenmesi gereken tazminat ve masraflar ile Bölge Çalışma Müdürlüğü, SGK; Sağlık Bakanlığı Teşkilatı ve şair yetkili kuruluşlarla olan ilişkilerinden ve mevzuattan kaynaklanan hukuki, cezai ve mali yükümlülükleri yerine getirmeyi ve Türk Telekom'un talebi halinde ilgili yükümlülüklerini yerine getirdiğini belgelemeyi’ , İşbu Sözleşme süresi boyunca Personel, altyüklenici de dâhil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere üçüncü bir şahsın uğrayabileceği kaza, yaralanma, mesleki hastalık, maluliyet ve benzeri durumlardan veya bunun neticesi olarak ortaya çıkan zarar ziyandan, Personelin Türk Telekom personeline, Türk Telekom'a ve/veya üçüncü şahıslara verebilecekleri zarar ziyandan veya kanunen ödenmesi gereken tazminat ve masraflardan münhasıran sorumlu olmayı ve Türk Telekom'u bu tür sorumluluklardan ari tutmayı, Türk Telekom'dan tazminat talebinde bulunulması veya Türk Telekom'a rücu edilmesi halinde bir başka ihtara gerek kalmaksızın, talep edilen tutar veya tutarları Türk Telekom tarafından ödendiği tarihten itibaren faizi ile birlikte aynı para cinsinden nakden ve defaten ödeyeceğini; kabul, beyan ve taahhüt eder.’ hükmünü ihtiva etmektedir.' şeklinde düzenlendiği. Bu nedenlerle dava dışı davalı şirket çalışanına müvekkili şirketin ödemek zorunda kaldığı .....- TL'nin davalılardan tahsili için iş bu davayı talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin e-tebligat adresi bulunduğu. Müvekkiline gönderilen tebligatın fiziken gönderildiği yapılan tebligatın usulsüz olduğu belirtilmiştir. Davanın yetkisiz mahkemede açıldığı şirketin adresi "....." olduğu huzurdaki dava Bakırköy Asliye Hukuk mahkemesinin yetki alanına girdiği. Bu sebeple öncelikle davanın yetkiden reddini talep edilmiştir. Zamanaşımı itirazında bulunulduğu. Dava dışı işçi tarafından ikame edilen davanın henüz istinaf incelemesinde olduğu dosyanın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği belirtilmiştir. Kıdem tazminatından davacı kurumun sorumlu olduğu belirtilmiştir. Davacı idare ile davalı şirket iş ortaklığı arasındaki sözleşmenin yukarıda belirtilen .....tarihinden sonra düzenlendiği, dava dışı işçinin iş akdinin de işbu tarihten sonra feshedildiği, sözleşmede açıkça alt işverene rücu edileceğine dair madde bulunmadığı anlaşılmakla; iptal kararının geriye yürümezliği kuralı gereğince müvekkili şirket lehine usuli kazanılmış hak doğduğu gözetilerek kıdem tazminatından sorumlunun davacı olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşme ise müvekkili şirkete kıdem tazminatıyla ilgili bir sorumluluk yüklemediği belirtilmiştir. Bu alacak dava dışı işçinin davacı nezdindeki çalışmasından doğmuş olduğu bu alacağın müvekkili şirkete yükletilmesi halinde davacının sebepsiz zenginleşeceği belirtilmiştir. Müvekkilinin sorumluluğuna hükmedilecekse bile müvekkilinin bu tutarın en fazla yarısından sorumlu tutulması gerektiği. Bunun yanı sıra müvekkiline sorumluluk yükletilecekse bile bu miktar işçinin şirket nezdinde aldığı son ücret ve çalışma süresinin dikkate alınarak hesaplanması gerektiği belirtilmiştir. Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müvekkili şirkete rücu edilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Müvekkilinin sorumlu olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının ödeme yaptığı tarihte müvekkilinin temerrüde düştüğünden söz edilemeyeceğinden bu tarih itibariyle faiz işletilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Davacının faiz talebinin fahiş olduğu belirtilmiştir. Davaya konu alacağa ödeme tarihlerinden itibaren faiz talep edilmesinin de hukuka uygun olmadığı belirtilmiştir. Söz konusu ödeme ile ilgili müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediği, davanın kabulüne karar verilecek olsa dahi bu alacağa ancak dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceği belirtilmiştir. Bununla birlikte rücuya konu alacak işçi alacağı olduğu davacının faiz talebinin de fahiş olduğu, işbu davanın haksız ve mesnetsiz olduğu, müvekkili şirket yönünden reddi gerektiği belirtilmiştir.
DELİLLER:
1-Dava dışı .....SGK hizmet dökümü,
2-Diyarbakır .....İş Mahkemesi’nin .....E. sayılı dosyası,
3-Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyası,
4- Davacı Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi ile davalı .....Ticaret Limited Şirketi arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, dava dışı işçi tarafından elde ki dosyanın davacı ve davalıları aleyhine işçilik alacaklarının tahsili istemiyle Diyarbakır .....İş Mahkemesi’nin ..... E. sayılı dosyası ile açılan dava sonucu taraflar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne dair verilen ve kesinleşen karara dayalı olarak eldeki dosyanın tarafları aleyhine başlatılan icra takibi sonucu davacı tarafından ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davacının ödediği bedeli davalıya rücu edip edemeyeceğine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde, dava dışı .....tarafından eldeki dosyanın davacısı ve davalısı aleyhine işçilik alacaklarının tahsili istemiyle açılan dava sonucu Diyarbakır .....İş Mahkemesi’nin ..... E. sayılı dosyası, Türk Telekominikasyon A.Ş. ile .....Güvenlik ve .....Güvenlik Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu kabul edilerek, davanın kabulüne karar verildiği, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesi .....E., .....K. Sayılı kararı ile esastan red kararı verilerek kararın .....tarihinde kesinleştiği; mahkemece verilen karara dayalı olarak dava dışı işçi tarafından Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi sonucu davacı Türk Telekominikasyon A.Ş. tarafından takip dosyasına .....tarihinde .....TL yatırıldığı anlaşılmaktadır.
Eldeki davanın tarafları arasında, dava dışı işçiye karşı üst işveren-alt işveren ilişkisi olduğu Diyarbakır .....İş Mahkemesin'de yapılan yargılamada kabul edilmiştir. Davacı da, verilen mahkeme kararına dayalı olarak icra takip dosyasına ödeme yapmıştır. Taraflar arasında üst işveren-alt işveren ilişkisi olduğuna yönelik kesin olarak verilen mahkeme kararı elde ki dava yönünden bağlayıcı olup, mahkememizce taraflar arasında üst işveren-alt işveren ilişkisi olup olmadığına yönelik tahkikat yapılmasına gerek görülmemiştir.
Açılan dava, davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının, davalıdan rücuen tahsiline ilişkin olduğu için uyuşmazlık, Yargıtay (Kapatlan) .....Hukuk Dairesi ve Yargıtay .....Hukuk Dairesince benimsenen genel ilkelere göre çözümlenmelidir. Buna göre;
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Taraflar arasındaki sözleşmede aksi düzenlenmemiş ise işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması nedeniyle davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.Yıllık izinler ise kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.Aynı şekilde ihbar tazminatından da son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. (Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesinin .....tarihli ve .....E., .....K.).
Yukarıda yer verilen ilkeler uyarınca somut olay incelendiğinde; Diyarbakır .....İş Mahkemesince verilen kararda,dava dışı işçinin ücret alacağından davacı Türk Telekominikasyon A.Ş.'nin davalı .....Güvenlik ile .....Güvenlik Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile birlikte müteselsil sorumluluğuna hükmedilmiştir ve davacı da bu karara dayalı olarak icra takip dosyasına ödeme yapmıştır. Dosya içerisinde işçilik alacaklarının ödenmesinden davacının sorumlu olduğuna dair herhangi bir sözleşme hükmü bulunmadığı, dava dışı işçinin davalının çalışanı iken iş akdinin sonlandırıldığı ve davaya dayanak ödemenin işçilik alacakları için açılan dava sonucu hükmedilen alacak kalemleri olduğu, bu nedenle davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen bedelin tamamının davalının sorumluluğunda olduğu ve davacının ödediği bedeli davalıya rücu edebileceği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Davaya dayanak yapılan ödeme, eldeki dosyanın taraflarının Diyarbakır .....İş Mahkemesinde davalı ve icra takip dosyasında borçlu olarak gösterildiği mahkeme kararına dayalı olarak yapıldığından, taraflarında tacir olması nedeniyle davacının takip dosyasına ödeme yaptığı tarihten itibaren avans faizi talep edebileceği kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Kısa kararda sehven davalılardan alınmasına yazılması gerekirken davalıdan alınmasına şeklinde hüküm tesis edildiği ve bu hususun infazda tereddüte mahal vermeyeceği anlaşılmakla düzeltilmesi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, .....TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.626,02 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 656,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.969,51 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvuru harcı ve 656,51 TL peşin harç olarak yatırılan toplamda 836,41 TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 7,75TL dosya masrafı, 204,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 211,75TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,
7 - HMK.'nın 333. maddesi ve HMKY'nin 47. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının yazı işleri müdürü tarafından ilgilisi hesap numarası bildirilmiş ise hesabına aktarılmasına, aksi halde masrafın gider avansından karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilerek iadesinin sağlanmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
KatipHakim