TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
VEKİLLERİ:
DAVA: Elatmanın Önlenmesi (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/03/2023
KARAR TARİHİ: 19/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Elatmanın Önlenmesi (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ... Mahallesi ...Cad. ... Çarşı No:... .../DİYARBAKIR adresinde bulunan taşınmazı ... isimli şahıstan kiraladığını, Müvekkili tarafından kiralanan taşınmazın elektrik aboneliği ... tesisat numarası ile ... isimli bir şahsın adına kayıtlı olduğunu, müvekkili kiracı olarak elektrik aboneliğini üzerine almak istediğini, ve gerekli evraklar ile beraber davalı... Perakende Satış A.Ş' ye başvurduğunu, ancak davalı şirket önceki abonenin borçlarını gerekçe göstererek müvekkilinin abonelik yapma talebini geri çevirdiğini, müvekkilinin yazılı başvurusuna ... sayılı yazı ile cevap veren davalı'' bahse konu aboneliğin ... adına devam ettiğinin görüldüğünü ve bahse konu abonede hangi tarihten itibaren fiili kullanıcı olduğunun belgelenemediği gerekçesi ile talebinin reddedildiğini, kiracı olmasına rağmen bahse konu yerin kullanım hakkının kendisinde olmadığı gerekçesiyle müvekkilinin başvurusunun reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin önceki abone konumunda bulunan şahsın borçlarından sorumlu tutulamayacağını, öncelikle ve ivedilikle yaşanan mağduriyetin giderilmesi anlamında davalı şirketler nezdinde ... numaralı elektrik aboneliğinin yeni abonelik sözleşmesi ile müvekkiline devri ile elektrik enerjisi sağlanması ve davalı şirketlerce elektriğin kesilmemesi hususunda teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirketlere yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadığını, usul ve yasaya uygun bir devir başvurusu bulunmadığını, müvekkili şirket, elektrik satışına ilişkin sözleşme ve sözleşmenin eki olarak kabul edilen müşteri hizmetleri yönetmeliğine göre elektrik satışı yapmakta olduğunu, aboneler ise, hizmet alımı ve sözleşme gereği tükettikleri elektrik enerjisi bedelini ödemekle yükümlü olduklarını, abonelik kapattırılmadan başka bir abonelik verilmesinin mümkün olmayacağını, abonenin aboneliğini kapattırması ve akabinde davacının abonelik başvurusunda bulunması gerekeceğini, davacı dava dilekçesinde abonelik tesisi talep ettiği taşınmazı ... tarihinde kiraladığını ancak önceki kiracının borcundan dolayı müvekkili şirket tarafından kendisine yeni abonelik verilmediğini iddia ettiğini, ancak müvekkili tarafından yapılan saha tespiti neticesinde davacının 3-4 yıldır söz konusu yeri kullandığı tespit edildiğini, davacı söz konusu yeri 3-4 yıldır kullanmasına rağmen abonelik devrini almadığını, bu nedenle davacının söz konusu yeri ... tarihinde kiraladığı iddiasının gerçekle bağdaşmadığını, davacı fiili kullanıcı olması nedeniyle abone sahibiyle birlikte borçlardan müteselsilen sorumlu olduğunu, davacı işbu dava ile kötü niyetli olarak borçtan kaçınmaya çalışmakta olduğunu, abonelik iptal ettirilmedikçe, o abonelik üzerinden tüketilen su, elektrik ve doğalgaz gibi abonelik bedellerinden fiili kullanıcı ile birlikte abone de müteselsilen sorumlu olduklarını, davacı tarafından haksız ve yersiz açılan davada, teminatsız olarak enerjinin kesilmemesi yönünde tedbir talep edildiğini, ancak davacı tesisatın kurulu olduğu iş yerini aralıksız olarak 3-4 yıldır kullanmakta olup faturaları ödemediğini, dolayısıyla teminatsız olarak tedbire hükmedilmesi müvekkilin haklarını zedeleyecek olup alacağına kavuşmasını engelleyeceğinden bahisle tedbir talebine itiraz ettiklerini, zorunlu arabuluculuk ve hukuki yarar dava şartları eksikliği yönünden reddi ile hukuk ve hakkaniyete aykırı davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadığını,usul ve yasaya uygun bir devir başvurusu bulunmadığını, davacı dava dilekçesinde abonelik tesisi talep ettiği taşınmazı ... tarihinde kiraladığını ancak önceki kiracının borcundan dolayı müvekkil şirket tarafından kendisine yeni abonelik verilmediğini iddia ettiğini, ancak müvekkili tarafından yapılan saha tespiti neticesinde davacının 3-4 yıldır söz konusu yeri kullandığı tespit edildiğini, davacı söz konusu yeri 3-4 yıldır kullanmasına rağmen abonelik devrini almadığını, bu nedenle davacının söz konusu yeri ... tarihinde kiraladığı iddiası gerçekle bağdaşmadığını, davacı fiili kullanıcı olması nedeniyle abone sahibiyle birlikte borçlardan müteselsilen sorumlu olduğunu, davacı işbu dava ile kötü niyetli olarak borçtan kaçınmaya çalıştığını, abonelik iptal ettirilmedikçe, o abonelik üzerinden tüketilen su, elektrik ve doğalgaz gibi abonelik bedellerinden fiili kullanıcı ile birlikte abone de müteselsilen sorumlu olduğunu, davacı tarafından haksız ve yersiz açılan davada, teminatsız olarak enerjinin kesilmemesi yönünde tedbir talep edilmiştir. ancak işbu talebin kabulü mümkün olmadığını, davacı tesisatın kurulu olduğu iş yerini aralıksız olarak 3-4 yıldır kullanmakta olup faturaları ödemediğini, dolayısıyla teminatsız olarak tedbire hükmedilmesi müvekkilinin haklarını zedeleyecek olup alacağına kavuşmasını engelleyeceğini, ayrıca bu yönde bir tedbir davanın esasına ilişkin olup davayı konusuz bırakacağını, haksız ve yersiz açılan davanın öncelikli olarak; zorunlu arabuluculuk ve hukuki yarar dava şartları eksikliği yönünden reddi ile hukuk ve hakkaniyete aykırı davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Mahkememizce ...'a yazılan müzekkereye cevaben özetle; ... tesisat numaralı aboneliğe ilişkin borç dökümü ve başvuru evraklarının gönderildiği, davacı şirketin ... tarihinde ...'a abonelik başvurusunda bulunduğu, 2017 ile 2018 yıllarından tahakkuk eden ... tesisat numaralı aboneliğin borcunun bulunduğu, tesisatın ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
2-Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunduğu kira sözleşmesi incelendiğinde sözleşmenin ... Mahallesi ...Cad. ... Çarşı No:... .../DİYARBAKIR adresinde bulunan taşınmazın ... ile davacı şirket arasında yapıldığı anlaşılmıştır.
3- Davacı şirket ticaret sicil gazetesi kayıtları incelendiğinde, davacı şirketin kurucu ortak ve temsilcisinin ... olduğu, şirketin ... tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
4-Davacı şirket ile aboneliğin sahibi ... arasında herhangi bir bağının bulunup bulunmadığı, konu edilen adres işyerinde kimin hangi tarihten itibaren faaliyet gösterdiği, fiilen kullandığı konularına ilişkin 15/06/2023 tarihli gelen yazı cevabında özetle; davacı şirketin iş yerine gidildiği, şirket temsilcisi ile görüşüldüğü, ... isimli şahsı tanımadığını, kendisinin yaklaşık 1,5-2 yıldır bahse konu iş yerini işlettiğini, ... ile aralarında herhangi bir bağın ve ortaklık ilişkisinin bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
-Mahkememizce aynı hususta davacı şirket temsilcisine veya taraflara sorulmasızın, komşu mahaldeki kişilere sorularak araştırma yapılması istenmiş .... tarihli gelen yazı cevabında davaya konu adresteki işyerini ... T.C. Kimlik Numaralı... isimli şahsın 3-4 yıldır. ..... Vergi Numarası ile işlettiği, işyerinin kira olduğu, yapılan görüşmeler, çalışmalar. ve araştırmalar sonucunda; ...” in bu işyerini 3-4 yıl önce - ...” ye devrettiği, ...” nin işyerini devir aldıktan sonra davaya konu abonelikten yeni başka bir abone numarası ile abonelik açtığı ve bu abonelik ile faaliyetine devam ettiği, şahısların devir yaparken aralarında bir alacak verecek meselesinin bulunmadığı, husumetlerinin olmadığı;'akraba olmadıkları, şahısların devir işleminden sonra aralarında bir bağlantının olmadığı, görüşmedikleri, ...” in devir yaptıktan sonra bu işyeri ile bir bağlantısının kalmadığı, gelip gitmediğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde;
Davanın; elektrik aboneliği sözleşmesi kurulması talebinin reddi suretiyle yaratılan muarazanın giderilmesi ve menfi tespit istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusunun; elektrik abonelik tesisi istemine ilişkin açılan davada, davacının önceki abonenin borçlarından sorumlu olup olmadığı, önceki abone ile davacı arasında muvazaa ilişkisinin bulunup bulunmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacıya elektrik aboneliği verilip verilmeyeceğine ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
a) Davacı ile aralarındaki muarazanın davacı ile abonelik sözleşmesi kurulmak suretiyle giderilmesine dair talebin incelenmesinde;
Dava tarihinde yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin ‘Perakende Satış Sözleşmesi’ başlıklı ikinci bölümünü 5. ve devamı maddelerinde, perakende satış sözleşmesi başvurusu, kapsamı, sözleşmenin imzalanması, sözleşmenin taraflarının hak ve yükümlülükleri ile sözleşmenin süresi, sona ermesi düzenlenmiştir.
Anılan yönetmeliğin ‘Sözleşmenin süresi ve sona erme’ başlıklı 8. maddesinin 4. fıkrasına göre; “Bir önceki tüketicinin perakende satış sözleşmesini sonlandırmadan veya sonlandırarak ayrılması ve farklı bir gerçek veya tüzel kişinin, aynı kullanım yeri için yeni bir perakende satış sözleşmesi başvurusunda bulunması halinde görevli tedarik şirketi tarafından;
a) Önceki tüketicinin ödenmemiş borçlarının bulunması halinde, söz konusu borçlar, ilgili tüketicinin güvence bedelinden düşülmek suretiyle karşılanır ve ilgili sözleşme sona erdirilir.
b) Güvence bedelinin ödenmemiş borçları karşılamaması halinde, (a) bendi kapsamında işlem yapılır ve kalan borç önceki tüketiciden tahsil edilir.
c) Bu Yönetmelik hükümleri uyarınca gerekli olan bilgi ve belgelerin sunulması kaydıyla, yeni başvuru sahibiyle perakende satış sözleşmesi düzenlenir.” hükmü yer almaktadır.
Yine aynı maddenin 5. fıkrasında dördüncü fıkra kapsamında, bir önceki tüketicinin perakende satış sözleşmesini sonlandırmadan kullanım yerinden ayrılması halinde, görevli tedarik şirketinin, yeni başvuru sahibinden söz konusu yerin kullanım hakkına sahip olduğunu belgelemesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Muvazaa, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenmiş olup, yasa metninde “Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır" denmiştir. Buna göre; muvazaa nedeniyle hakları ihlal olunan ve zarar gören üçüncü kişiler tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilecektirler.
Dosya kapsamında incelenen delillerden, davacı ... Mobilya Petrol İnşaat Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi adına kiralanan işyeri/dükkan vasıflı taşınmazdaki elektrik aboneliğinin taşınmazın eski kiracı ...'e ait olduğu, davacının davaya konu olan işyerini uzun süredir fiilen kullandığına dair iddianın davalı ...'nin dair bir herhangi bir iddia ve delile dayanmadığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce yapılan kolluk araştırmasının 13/11/2023 tarihinde yapıldığı, bahse konu işyerinin ve 3-4 yıldır davacı şirket tarafından işletildiği anlaşılmakla davacının uzun süredir fiili kullanımında olduğu iddiasının ispatlanamadığı 2018 yılından gelen bir kullanımının olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda anılan yönetmeliğin ilgili hükümleri gereğince perakende satış sözleşmesi yapılırken talepte bulunandan elektrik borcunun olmadığını gösterir borcu yoktur belgesinin istenemeyeceği, aynı kullanım yerine ait önceki abonenin tüketimlerinden kaynaklanan borçları yeni abonelik isteyenin üstlenmesinin talep edilemeyeceği, bu hâliyle elektrik aboneliği tesisi talebinin önceki abonenin borcu nedeni ile geri çevrilemeyeceği, davalı ...'nin uzun süreli fiili kullanım iddiasını ispatlayamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı adına yeni abonelik tesisine ilişkin taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine karar vermek gerekmiştir.
b) Davalı ...'a davacının ... tesisat nolu abonelik borcu nedeniyle borçlu olmadığının tespitine dair yapılan incelemede;
Menfi tespit davası İİK 72. maddesinde düzenlenmiş olup borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.
Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması HMK'nun “Dava Şartları” başlıklı 114. inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde açıkça dava şartları arasında sayılmıştır.
Borçlunun maddi hukuk bakımından ödemekle yükümlü olmadığı bir alacak talebiyle karşılaşmışsa menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğu kabul edilmelidir.
Davalı ...'nin, davacının ... tarihli dilekçesi ile yaptığı abonelik başvurusuna davalı yanca bir cevap verilmediği, 20/03/2023 tarihinde davanın ikame edildiği, verilen cevap dilekçesinde ne zamandan beridir fiili kullanıcı olduğu tespit edildmediğinden dolayı dava dışı abone ile müteselsilen sorumlu olduğunu belirttiği anlaşılmıştır. Görüldüğü üzere, davacının abonelik başvurusunun henüz reddedilmiş olmadığı gibi, davalı kurumun mevcut abonenin borcunu davacıdan tahsiline yönelik herhangi bir girişiminin bulunduğunu ve dolayısıyla menfi tespit etmekte hukuki yararı olduğu davacı tarafça ortaya konulmuş değildir. Hâl böyle olunca, davacının menfi tespit talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir (Aynı yönde karar için bakınız Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2021/1652 E., 2022/799K.).
c) Davalı .... karşı açılan dava yönünden ise; davalı şirketin abonelik yapma hususuna ilişkin elektrik enerjisi satışı ve abonelik sözleşmesi yapılması noktasında, yetkisi bulunmamaktadır. ... ile ... birbirinden farklı iki ayrı tüzel kişiliktir. Bu nedenle davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-) Davacının menfi tespit talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine,
2-) Davacı ile davalı ... arasındaki muarazanın "Diyarbakır ili, ... İlçesi, ... Mahallesi ...Cad. ... Çarşı No:..." sayılı taşınmazda olmak üzere abonelik sözleşmesi kurulması suretiyle giderilmesine,
3-) ... Dağıtım A.Ş aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan REDDİNE,
4-) Alınması gereken ... TL harcın, peşin harç olarak alınan ... TL'den mahsubu ile harçtan mahsubu ile bakiye 89,95 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-) Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin davanın kısmen kabul, kısmen reddine göre taktiren üzerlerinde bırakılmasına,
6-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 17.900 TL vekâlet ücretinin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine,
7-) Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 17.900 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine,
8-) Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 17.900 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine,
9-) HMK'nun 333. md. uyarınca fazla yatan gider avansı var ise karar kesinleştikten sonra elektronik ortamda, hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT aracılığıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair davacı vekili ile davalılar vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı..
Katip Hakim