TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
MAHKEMEMİZİN İŞ BU ASIL DOSYASINDA:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALILAR :
VEKİLİ:
VEKİLİ:
DAVA:
DAVA TARİHİ: 06/03/2023
MAHKEMEMİZİN BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: :Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/03/2023
KARAR TARİHİ: 03/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat), Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada; davacı vekili, müvekkilinin ...tarihinde maliki olduğu ...plaka sayılı motosiklet ile Diyarbakır İli Ofis girişindeki köprü altından Kasaplar Caddesine doğru seyir halinde iken davalı ...sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı özel halk otobüsü ile sağ şeritten sol şeride manevra yaparak çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde ...plaka sayılı araç sürücüsü ...%100 kusurlu olduğunu, kaza sonrası müvekkilinin ambulansla Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesine götürülerek tedavi olduğunu, kaza sonrası davalının olay yerinden kaçması sonucu kaza tespit tutanağı düzenlenemediğini, şikayet üzerine yürütülen soruşturma sonucu iddianame düzenlendiğini ve Diyarbakır ...Asliye Ceza Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında devam ettiğini, ...plaka sayılı aracın ZMMS poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiğini, sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlası saklı şimdilik 10,00 TL iş görmezlik tazminatı, 15,00 TL Sağlık-ilaç-Yol Giderleri (Her Biri Yönünden 5 TL Olmak Üzere), 10,00 TL bakıcı gideri ile 10,00 TL motosikletin onarımı için hasar bedeli olmak üzere toplamda 45,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, 10.000,00 TL manevi tazminatın ise işleten ve sürücüden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini istemiş, ...tarihli ön inceleme duruşmasında dava dilekçesinde talep edilen iş göremezlik tazminatının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğunu beyan etmiş, ...tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talep sonucunu, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden ...TL'na, tedavi gideri yönünden 500,00 TL'na, bakıcı gideri yönünden ...TL'na ve hasar onarım bedeli yönünden ...TL'na yükseltmiştir.
Birleşen davada, davacı vekili, asıl davaya konu edilen trafik kazasından kaynaklı davaya konu kaza nedeniyle müvekkilinin aracında oluşan hasara bağlı değer kaybı meydana geldiğini ileri sürerek fazlası saklı şimdilik 100,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini istemiştir.
Asıl ve birleşen davada, davalı sigorta şirketi vekili, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından, bakıcı giderinden ve tedavi giderlerinden sorumluluğunun bulunmadığını, kazada kusur ve maluliyet durumunun tespiti için ATK'dan rapor alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hesaplamanın genel şartlarda belirtilen kriterlere göre yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceği gibi ticari faiz de talep edilemeyeceğini beyan ederek asıl ve birleşen davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ...vekili, ceza davasında alınan bilirkişi raporuna iştirak etmediklerini, ilgili raporda, kaza öncesi ve sonrası görüntüler net iken kaza anındaki görüntüler çok uzaktan çekilmiş olup netlik ihtiva etmediğini, görüntüler dikkatli bir şekilde incelendiğinde; davacının, müvekkilin aracına arkadan çarptığının anlaşılacağını, dolayısıyla ceza davasında aldırılan bilirkişi raporunun iddia edildiği gibi bir şerit daraltma olayının mevcut olmadığını, bu konuda diğer dahili davalının talebi doğrultusunda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden aldırılacak olan ATK raporununda bu beyanlarını doğrulayacağını, arkadan çarpan davacının asli kusurlu olduğunu ve bu sebeple herhangi bir tazminata hak kazanamayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla manevi tazminata ilişkin koşullar oluşmadığı gibi talep edilen manevi tazminatın ölçüsüz olduğunu beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, ...ve ...plaka sayılı araçların tescil bilgileri, ...plaka sayılı aracın tramer kayıtları, davacıya ait tedavi evrakları ile UYAP sistemi üzerinden Diyarbakır ...Asliye Ceza Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davacı ve davalı ...ile davalı ...hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı Sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmuş, soruşturma aşamasında kusur durumunun tespitine yönelik alınan bilirkişi raporu taraflara tebliğe çıkartılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıda geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığına ilişkin Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından, geçici iş göremezlik tazminatının hesaplanması için hesap bilirkişisinden ve tedavi giderinin hesaplanması için aktüer bilirkişiden, tedavi giderinin hesaplanması için adli tıp uzmanı bilirkişiden bilirkişi raporları alınmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait motosiklette hasar ve buna bağlı değer kaybı meydana gelip gelmediğinin tespiti amacıyla mahallinde makine mühendisi eşliğinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Asıl dava, trafik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile işleten ve sürücüye yöneltilmiş sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, sağlık, ilaç ve yol gideri ile hasar bedeli istemine ve işleten ve sürücüye yöneltilmiş manevi tazminat istemine, birleşen dava ise, sigorta şirketine yöneltilmiş değer kaybı istemine ilişkidir.
...tarihinde davacının sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı motosiklet ile davalı ...işleteni olduğu diğer davalı ...sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı araç arasında çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ...plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin ...TL, sakatlanma veya ölüm halinde kişi başı maddi tazminat üst limitinin ...TL ve kişi başı sağlık giderinin ...TL olarak belirlendiği, davaya konu kaza nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, davacı tarafından dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine herhangi bir ödeme yapılmadığı, yine dava açılmadan önce arabuluculuk aşamasının görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacı da geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı, bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığı, sağlık gideri, yol gideri ve ilaç gideri talep edip edemeyeceği, kaza nedeniyle davacıya ait araçta hasar ve buna bağlı değer kaybı meydana gelip gelmediği, manevi tazminata ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı, tazminatın miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir. Davalı sürücünün sorumluluğu haksız fiilden kaynaklı olup, kusuru nedeniyle meydana gelen zararları karşılamakla yükümlü olduğu gibi işletenin sorumluluğu da yukarıda anılan kanun maddesine dayalı olup, sürücünün kusuru nedeniyle meydana gelen zararları karşılamakla yükümlüdür.
Davaya konu kaza nedeniyle kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, kaza nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucu iddianame düzenlendiği, Diyarbakır ...Asliye Ceza Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası üzerinden basit yargılamaya tabi olarak yapılan yargılama sonucu mahkemece, itiraz yasa yolu açık olmak üzere davalı ...hakkında taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan neticeten 1 Ay 26 Gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın ...tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Soruşturma ve kovuşturma dosyası ile dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden; ...tarihinde saat ... sıralarında, davalı ...seğvk ve idaresindeki ...plaka sayılı halk otobüsü ile orta refüj ile bölünmüş, trafik akımının tek yönlü işlediği, iki şeritli Ekinciler Caddesinde sağ şeritte seyir halinde iken Ofis Kavşak istikametine Alt Geçit bölgesi bitiminde önü sıra seyreden ticari taksiyi geçmek için sol şeride ani manevra ile geçtiği esnada sol şeritte davacı ...sevk ve idaresindeki motosikleti sıkıştırması sonucu davacının motosikleti ile birlikte orta refüj kaldırımına çarparak yol üzerine devrilmesi sonucu davaya konu kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Soruşturma aşamasında trafik bilirkişisinden alınan ...tarihli bilirkişi raporunda, kazaya ilişkin görüntü kayıtları incelenerek ve sürücü beyanları değerlendirilerek, davaya konu kazanın davalı sürücü ...sağ şeritten sol şeride ani manevra yapması sonucu meydana geldiği ve kazanın meydana gelmesinde ...asli kusurlu olduğu, davacının ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı mütalaa edilmiş, mahkememizce bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin dosya kapsamına uygun olması karşısında rapora iştirika edilerek davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı ...%100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Kaza nedeniyle davacıda geçici iş göremezlik durumu oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla Dicle Adli Tıp Kurumu tarafından ...tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirilme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; kaza nedeniyle davacıda maluliyet oranı tayinine yer olmadığı ve iyileşme süresinin 10 güne kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan hasar ve değer kaybı gerçek zarardır. Değer kaybı, TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin ...tarihli ve ...E., ...K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle hasar gören davacıya ait motosikletin hasar onarım bedeli ...TL, değer kaybı ise ...TL olarak tespit edilmiştir.
Tedavi giderlerinin hesaplanması için adli tıp uzmanından alınan bilirkişi raporunda, SGK kapsamı dışında kalan ve fatura edilemeyen tedavi giderlerinin (ulaşım ve pansuman gideri) 500 TL olarak hesaplandığı mütala edilmiştir.
Davacının geçici iş göremezlik tazminatının hesaplanması için aktüer bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda, geçici iş göremezlik tazminatı ...TL olarak hesaplanmıştır.
Dosya kapsamında alınan tüm bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması karşısında mahkememizce benimsenmiştir.
1-Asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede;
A-Maddi tazminat istemleri yönünden;
Davacı vekili asıl davada maddi tazminat olarak; geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi gideri ve hasar onarım bedelinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Bilirkişi raporları ile davacının geçici iş göremezlik tazminatı 1.833,45 TL, tedavi gideri 500,00 TL ve hasar onarım bedeli 8.464,50 TL olarak hesaplanmış, hesaplanan bu miktarlar mahkememizce de benimsenmiştir. Davalı sürücünün davaya konu kazada %100 kusurlu olmasına göre davalılar geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri ile hasar onarım bedelinin tamamının ödenmesinden sorumludur. Bu nedenle davacının bilirkişi raporu ile tespit edilen ve bedel arttırım dilekçesi ile talep edilen miktarlar üzerinden geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri ile hasar bedeline yönelik isteminin kabulüne, davanın belirsiz alacak davası olması ve davalıya ait sigortalı aracın kullanım amacının ticari olması da gözetilerek, kabul edilen alacak miktarlarının tamamına davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalılar işleten ve sürücü yönünden ise kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı tarafça dava açılırken bakıcı gideri isteminde de bulunulmuştur. Dosya içerisinde yer alan davacıya ait tedavi evrakları ile alınan bilirkişi raporundan; davacının yaralanmasının ağır nitelikte olmadığı, 10 günlük iyileşme süresinde yatağa bağlı kalındığına ilişkin herhangi bir iddia ileri sürülmediği gibi bu yönde bir delil de sunulmadığı anlaşılmakla davacının bakıcı gideri isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B-Manevi tazminat istemi yönünden;
6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davacının tazminat istemi BK 56. maddeye dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut olayda, kazanın oluş şekli, kusur durumu, kaza nedeniyle davacıda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı, iyileşme süresi ve maluliyet durumu nedeniyle yaşadığı acı, elem, üzüntü, ıstırap, keder nedeniyle lehine manevi tazminata hükmedilme şartları gerçekleşmiştir. Tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kaza tarihi, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik şartları, somut olayın özellikleri ile hak ve nasafet kuralları gereği davacı lehine ...TL manevi tazminat takdir edilmiş, bu miktar üzerinden manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2-Birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede;
Davacı taraf, birleşen davada davalı sigorta şirketi aleyhine değer kaybı isteğinde bulunmuş, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait motoksiklette oluşan hasar nedeniyle meydana gelen değer kaybının ...TL olduğu mütalaa edilmiştir. Davalı sigortalı araç sürücüsünün davaya konu kazada %100 kusurlu olmasına göre, davalı sigorta şirketi değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumludur. Bu nedenle davacının bilirkişi raporu ile tespit edilen ve bedel arttırım dilekçesi ile talep edilen ...TL üzerinden değer kaybı isteminin kabulüne, davanın belirsiz alacak davası olması ve davalıya ait sigortalı aracın kullanım amacının ticari olması da gözetilerek, kabul edilen alacak miktarlarının tamamına davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl dava yönünden;
A-)Davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri ile hasar onarım bedeline yönelik maddi tazminat taleplerinin KABULÜNE, 1.833,45 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL tedavi gideri ile ...TL hasar onarım bedeli olmak üzere toplamda ...TL'nın davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan ...tarihinden itibaren, diğer davalılar ...ile ...yönünden ise kaza tarihi olan ...tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacının bakıcı gideri talebinin REDDİNE,
B-)Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, ...TL manevi tazminatın davalılar ...ile ...kaza tarihi olan ...tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Asıl dava yönünden;
a-Maddi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 737,60 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 179,90 TL peşin harç ile sonradan tamamlama harcı olarak yatırılan ...TL harcın mahsubu sonucu bakiye kalan ...TL harcın davalılardan müştereken ve mütselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
b-Manevi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90 TL peşin harcın davalılar ...ile ...müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,
c-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvuru harcı ve 179,90 TL peşin harç ile sonradan tamamlama harcı olarak yatırılan 304,15 TL'nın toplamı olan 663,95 TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
d-Davacı tarafından 1.172,00 TL tebligat ve posta masrafı ve 4.160,00 TL bilirkişi ücreti ile 500,00 TL keşif yol gideri olmak üzere sarf edilen toplamda 5.832,00 TL yargılama giderinin maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden kabul ve red oranları da dikkate alınarak, davalı sigorta şirketinin 2.742,79 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla 4.013,58 TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
e-Kabul edilen maddi tazminat istemi yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 10.797,95 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
f-Reddilen maddi tazminat istemi yönünden; davalı ...Sigorta A.Ş ile davalı ...kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 2.157,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...Sigorta A.Ş ile davalı ...verilmesine,
g-Kabul edilen manevi tazminat istemi yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ...ile ...müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
h-Reddilen manevi tazminat istemi yönünden; davalı ...kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...verilmesine,
ı-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalı sigorta şirketi yönünden kabul ve red oranı dikkate alınarak, 2.666,88 TL'lik kısmının davalı sigorta şirketinden, 533,12 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
i-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Birleşen dava yönünden;
a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 341,55 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 179,90 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye kalan 161,65 TL harcın davalı sigorta şirketinden tahsili ile hazineye irad kaydına,
b-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvuru harcı ve 179,90 TL peşin harcın toplamı olan 359,80 TL'nın davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine,
c-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderleri asıl davada hüküm altına alındığından, sarf edilen yargılama giderleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
d-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine,
e-Yargılama giderlerinden sayılan ve 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200.00 TL arabuluculuk ücreti hakkında asıl davada hüküm kurulduğundan işbu birleşen davada karar verilmesine yer olmadığına,
f-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, asıl davada hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat miktarları ile birleşen davada hüküm altına alınan maddi tazminat miktarının istinaf inceleme kesinlik sınırının altında olması nedeniyle miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
KatipHakim