T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/11/2023
KARAR TARİHİ: 10/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, davacı müvekkili şirketle yemek/temizlik ve sonrası hizmeti vermesi hususunda anlaştıklarını, davalı şirket ile ortalama 4-5 yıllık bir ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirketin verilen hizmet karşılıklarını ödemekte sürekli geciktiğini, yapılan bu hizmet karşılığı olarak müvekkili şirketçe faturaların kesildiğini, kesilen bu faturalara ve biriken ödemelere rağmen davalı şirket tarafından ödeme yapılmadığını, borçların ödenmesi konusunda iletişime geçildiğini, ancak olumlu bir geri dönüş alınamadığını, Diyarbakır İcra Dairesinin .....E sayılı icra dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ve bakiye alacağın .....TL olduğunun tespit edildiğini, icra takibi neticesinde borçlu taraf vekilince haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı borçlunun Diyarbakır İcra Dairesinin .....E sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından haksız ve kötü niyetli şekilde .....TL asıl alacak ve .....TL işlemiş faiz üzerinden icra takibi açılmış olup, dava dilekçesi içeriğinde .....TL müvekkili şirketin borçlu olduğu iddia edilmiş ise de dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümünde "Diyarbakır İcra Dairesinin .....E: sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline" şeklinde talepte bulunulduğunu, sonuç ve istem bölümünde hangi bedel üzerinden dava ikame edildiğinin belirtilmediğini, yine açılan icra takibini kabul manasına gelmemekle birlikte takibe dayanak faturaların bedelleri davacı şirketin gördüğü iş ve hizmet bedelleri tutarınca ödendiğini, müvekkil şirketin herhangi bir bakiye borcunun olmadığını, yine faturaya dayalı icra takibine dayanak olarak 14 adet fatura belirtilmesine rağmen hangi faturanın ne kadarlık kısmının talep edildiğinin açık bir şekilde belirtilmediğini, müvekkili şirketin borçlu olup, olmadığının tespitinden önce davacı şirketin icra takibini ikame ederken hangi faturadan ne kadar alacaklı olduğunu açıkça bildirmesi gerekirken bu hususta herhangi bir açıklamada bulunulmadan takip talebinde bulunulduğunu, eldeki iş bu davanın usulüne uygun bir takip açılmadığından reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili ve davacı şirket arasında herhangi bir cari hesap sözleşmesi olmadığını, davacının tüm alacak kalemleri yönünden haksız olan davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan açık yargılama sırasında taraflarca gösterilen ve toplanan delillerden, davacı vekilinin dava dilekçesi ve sözlü beyanlarına, davalı vekilinin cevap dilekçesi ve sözlü beyanlarına, bilirkişi kök ve ek raporu, müzekkere yanıtları, Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün .....Esas sayılı icra dosyası ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, hizmet sözleşmesi nedeniyle düzenlenen faturalardan kaynaklı alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.
Dava 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına girilmiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmıştır.
Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün .....Esas sayılı icra dosyasında yapılan incelemede; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine ......-TL toplam alacak üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine davalı borçlu vekilinin süresinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine Diyarbakır İcra Müdürlüğünce takibin davalı borçlu yönünden durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin .....tarihli celse 2 nolu ara kararı uyarınca; Ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapılıp yapılmadığının dolayısı ile delil niteliğine haiz olup olmadığının tespiti, davaya konu 5 adet faturanın ticari defterlerine kayıtlı olup olmadığının kayıtlı ise kayıt tarihinin tespiti, faturalara istinaden ticari defterlerinde ödeme kaydının olup olmadığının varsa ödeme miktarı ve ödeme tarihinin bildirilmesi var ise dayanak belgenin ibrazı maksadıyla rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi Mahkememize sunmuş olduğu .....tarihli raporunda özetle; Davaya konu faturaların yevmiye kayıtlarında mevcut olduğunu, bu faturalara ait ödemelerin dekontlarının rapor ekinde sunulduğunu, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapılmış olduğunu bildirmiştir.
Taraf vekilleri bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunmuş, bilirkişiden ek rapor alınmasını talep ettikleri görülmüştür.
Mahkememizin .....tarihli celse 4 nolu ara kararı uyarınca; Ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapılıp yapılmadığının dolayısı ile delil niteliğine haiz olup olmadığının tespiti, İcra takibine konu edilen; .....tarih ....., .....tarih ....., .....tarih ....., .....tarih ....., .....tarih ....., .....tarih ....., .....tarih ....., .....tarih ....., .....tarih ....., .....tarih ....., .....tarih ....., .....tarih ....., .....tarih ....., .....tarih ....., Nolu faturaların davacının ticari defterlerine kayıtlı olup olmadığının kayıtlı ise kayıt tarihinin tespiti, faturalara istinaden ticari defterlerinde ödeme kaydının olup olmadığının varsa ödeme miktarı ve ödeme tarihinin bildirilmesi var ise dayanak belgenin ibrazı maksadıyla bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi Mahkememize sunmuş olduğu .....tarihli raporunda özetle; Davaya konu fatura ve ödeme dekontlarını ibraz ederek, yapılan incelemeler sonucunda 2022 yılında kesilmiş olan 3 adet fatura ve 1 adet banka dekontu tespit edildiğini, bunun sonucunda .....TL tutarındaki 2022 yılının sonundan devirle 2023 yılı başı itibariyle muhasebe açılış kaydında tespit edildiğini bildirmiştir.
Davalı taraf yemin deliline dayanmıştır.
Son celsede davalı vekilinin beyanı alınmıştır. Davalı vekili, haricen ödeme iddialarının bulunmadığını bildirmiştir.
Davalı tarafın savunması ayıba ilişkin olup, bu konuda soyut iddia dışında bir delil sunulmamış, herhangi bir ihbardan bahsedilmemiştir. Verilen hizmet, yemek verilmesi işi olup, işin doğası gereği verilen hizmetin sözleşmeye aykırı olup olmadığı derhal anlaşılabilecektir.
Mahkememizce, tarafların ticari defterleri bilirkişi marifetiyle incelettirilmiş olup, defterler HMK'nun 222.maddesinde belirtilen usule uygun olarak tutulduğundan tarafların lehine delil olacaktır. Davalı tarafın ticari defterinde alacağa konu edilen faturaların kaydedilmiş olması nedeniyle, faturalarda yer alan mal ve hizmetin usulüne uygun olarak davalıya teslim edildiği kesin delil ile ispatlanmıştır.
Yukarıda yer verilen gerekçelerle, davalıya yemin delili hatırlatılmamıştır.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, icra dosyası, alınan bilirkişi kök ve ek raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün .....Esas sayılı icra dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam ......-TL üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçlu davalıya tebliği üzerine borçlu vekilinin süresinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı vekilinin süresinde ......-TL asıl alacak için Mahkememize itirazın iptali davası açtığı, Mahkememizce dosyada alınan bilirkişi kök ve ek raporuna göre tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu, tüm faturalarının ve ödemelerin işlendiği, davacının davasını ispat ettiği anlaşılmakla; Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün .....Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan, takip konusu edilen ve hüküm altına alınan alacağın %20'si olan ......-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
6325 sayılı Kanun 18/A-14. bendinin 2. yarı cümlesi ve Yönetmeliğin 26/2. maddesi hükmü uyarınca, arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre hak sahibi çıkan taraftan tahsilinin gerekmesi, ileride arabuluculuk ücretinin hak sahibi tarafından tahsil edileceğinin kesin olması, bu hususun kamu düzenine ilişkin bulunması nedeniyle, 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
Açıklanan tüm nedenlerle, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1- Davanın KABULÜNE, davalı borçlunun Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün .....Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının ......-TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, hüküm altına alınan asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine,
2-Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 253.720,48.-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 86.658,22.-TL harçtan, peşin alınan 21.934,40.-TL harcın mahsubu ile bakiye 64.723,82.-TL karar ve ilam harcının, davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,
5-Davacı tarafından peşin yatırılan 269,85.-TL başvurma harcı ve 21.664,55.-TL peşin harcın, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanan 1.194,00.-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri ile 3.000,00.-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.194,00.-TL yargılama giderinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Yargılama sırasında davalı tarafından yatırılan delil avansından harcanan 20,00.-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 189.604,34.-TL vekâlet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının ayrı ayrı yatıranlara iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
BaşkanÜyeÜyeKatip