T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 12/06/2025
KARAR TARİHİ: 27/11/2025
KARARYAZIM TARİHİ :
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillinin ..... tarihinde saat .....sıralarında .....plakalı .....marka araç ile davalı sigorta şirketince ...../0 poliçe no ile sigortalı olan, davalı şirketin işleten gerçek kişinin ise sürücü olduğu .....plakalı araç kaza yaptığını, oluşan bu kazada müvekkile ait olan aracın kusursuz olduğunu, .....plakalı araç tam kusurlu olduğunu, müvekkiline ait olan aracı kullanan sürücüye kusur izafe edilmediğini, meydana gelen kaza sonrasında müvekkilinin aracının ( 3 ay) serviste kaldığını ve aracın kullanılamaz hale geldiğini, trafik kaza tutunağında da belirtildiği gibi davalının sigortalısı olan aracın müvekkilinin aracına yandan çarptığı, hız ve güvenlik önlemlerini ihlal ettiği içi sürücü yüzde yüz kusurlu olduğunu, diğer davalının işleten sıfatıyla sorumluluğu olduğunu, belirtilen hususlar doğrultusunda müvekkilinin aracının tamirde kaldığı süre için 1.000,00 TL mahrumiyet bedeli ve müvekkilinin aracında oluşan değer kaybı için 1.000,00 TL'nin davalılardan en yüksek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı .....Şti vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkilli şirketin adresinin Ankara olduğunu, genel yetki kuralı gereğince huzurdaki davanın davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılması gerekmekteyken Dİyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olması "yetki" yönünden açık bir aykırılık oluşturduğunu, davacı tarafın, .....tarihinde meydana geldiği belirtilen trafik kazasına ilişkin olarak, müvekkilli şirketlerinin işleteni olduğu ....plakalı aracın kusurlu olduğunu ileri südüğünü ve bu kazadan kaynaklı olarak değer kaybı, ikame araç ve araç mahrumiyeti bedelleri adı altında toplam 2.000,00 TL maddi tazminat talep ettiğini, söz konusu kazaya ilişkin trafik kaza tutanağına dair somut belge dosyaya sunulmadığını, kaza yeri, taraf beyanları ve olayın oluş şekline ilişkin teknik raporlar incelenmeden müvekkilli şirkete atfedilen tam kusur iddiası soyut ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilli şirketin aracını kullanan sürücünün kusurlu olduğuna dair tarafsız ve teknik bir bilirkişi raporu henüz sunulmadığını, olay yerinin krokisi, araçların konumu kamera kayıtları, hasar yerleri, tanık beyanları gibi delillerin objektif olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu noktada kusur oranlarının yalnızca kaza tespit tutanağına dayanılarak belirlenmesi hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle mahkememizden teknik bilirkişi incelemesi yapılması talep edildiğini, her ne kadar müvekkilli şirket işleten sıfatıyla davada taraf gösterilmişse de aracın fiilen kimin sevk ve idaresinde olduğuna ilişkin netlik bulunmadığını, kazaya karışan sürücünün olay anında özel bir iş için mi, ticari faaliyet kapsamında mı, ya da rızaya aykırı biçimde mi aracı kullandığı hususları açıklığa kavuşturulmadan doğrudan işletene atfedilecek bir sorumluluk kabul edilemeyeceğini, davacı taraf, aracında değer kaybı oluştuğunu iddia ettiyse de, bu iddiasını destekleyecek bir ekspertiz raporu ya da tarafsız bilirkişi görüşü sunmadığını, ayrıca dava dilekçesinde, söz konusu değer kaybının neye göre hesaplandığını, ne kadarlık bir yüzdesel kayıp olduğunu ve aracın kazadan önceki ve sonraki rayiç değeri belirtilmediğini, ayrıca davacı, aracın 3 ay boyunca serviste kaldığını belirtildiğini ancak buna ilişkin olarak servis kayıtları, onarım süreci, yedek parça temin süresi ve araç muayeneleri gibi belgeleri ibraz etmediğini,ayrıca davacının araca fiilen ihtiyaç duyduğunu ve bu nedenle ikame araç kiraladığına dair bir kira sözleşmesi veya fatura da sunulmadığını, mahkememizce bu taleplerin belgeye dayanmaması nedeniyle reddi gerektiğini, davacı, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ve ödeme yapılmadığını belirttiğini, ancak bu hususun .....Şirketi ile doğrudan ilgisi bulunmadığın beyan ederek, davanın öncelikle yetkisizlik sebebiyle usulden, mahkeme aksi kanaatte olması halinde de esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe:
Dava, haksız fiil nedeni ile maddi tazminat isteğine ilişkindir.
İşbu dava sürücü, işleten ve ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi aleyhinde açılmış ve Mahkememizin .....sayılı esas numarasını almıştır.
Davalılardan .....Şti, davaya cevap süresi içinde Mahkememizin yetkisine itirazda bulunmuş ve yetkili yer olarak Ankara Mahkemelerini göstermiştir.
Haksız fiilden doğan davalar, HMK'nun 6. maddesi uyarınca davalının yerleşim yerinde veya HMK'nun 16. maddesi uyarınca haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi yerinde açılabilir.
Dava konusu kaza, Muğla İli, Fethiye İlçesi, Göcek mevkiinde meydana gelmiştir. Ancak davacı taraf davayı Diyarbakır ilinde açmıştır.
Uyap sisteminden davacının ikametgah adresi sorgulanmış, davacının adresinin .....olduğu görülmüş, gerek davacının ikametgah adresinin Diyarbakır olmaması ve gerekse kazanın gerçekleştiği yerin Diyarbakır olmaması ve gerekse davalıların yerleşim yeri adreslerinin Diyarbakır olmaması nedeni HMK'nun 16. ve 6. maddesi uyarınca Mahkememizin yetkili olmadığı anlaşılmıştır.
Davalılardan .....Şti yasal süresi içinde Mahkememizin yetkisine itiraz etmiş olup, adı geçen davalı yönünden HMK'nun 6. maddesi uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkili olduğundan, .....Esas sayılı dosyada .....tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasının (4) numaralı ara kararı ile .....yönünden davanın tefrikine karar verilmiş ve tefrik sonucu dava işbu esas numarasını almıştır.
İzah edilen nedenlerle Mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİ nedeni ile davanın HMK'nın 114/1-ç ve 115/2 maddelerince USULDEN REDDİNE, yetkili Mahkeme'nin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine,
2-Hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının yetkili Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-HMK'nun 20. maddesi gereği işbu kararın kesinleştiği tarihten veya kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasını yetkili mahkemeye gönderilmesini istememesi durumunda HMK'nun 331/2. maddesi gereğince re'sen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-Davaya yetkili mahkemede devam edilmesi halinde yargılama harçları, ara buluculuk ücreti, vekalet ücreti ve yargılama giderinin yetkili mahkemede hüküm altına alınmasına,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.
KatipHakim