TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Kasko Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 14/07/2022
KARAR TARİHİ: 07/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kasko Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....Sigorta Şirketi nezdinde .....numaralı Kara Taşıtları Kasko Poliçesi bulunan ve müvekkil .....adına tescilli .....plakalı aracın .....günü maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, bu kazanın oluşumunda .....Sigorta Şirketi nezdinde Kara Taşıtları Kasko Poliçesi bulunan .....plakalı aracın sürücüsü kusurlu bulunduğunu, meydana gelen kaza ile ilgili olarak hasar dosyası açtırarak gerekli işlemleri yaptırıldığını, meydana gelen bu kazaya istinaden davalı sigorta şirketinin müvekkilin aracında meydana gelen hasarın tespiti için eksper görevlendirdiğini, düzenlenen bu eksper raporunun aracında ortaya çıkan gerçek hasarı yansıtmadığını, yapılacak yargılama da müvekkilin aracında ne kadar hasar olduğu husus netlik kazanacağını, müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında yapılan sigorta sözleşmesi gereği araçta oluşan riziko poliçe kapsamında olmasına rağmen sigorta şirketinin oluşan zararı ödemeyi reddettiğini, rizikonun sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğunu, davalı sigorta şirketinin, müvekkilinin aracında oluşan hasarı reddettiğinden dolayı dava şartı olan zorunlu arabulucuya başvuruda bulunulduğunu, zorunlu arabulucuda taraflar anlaşamadığından, müvekkilinin maliki bulunduğu, kazaya konu .....plakalı araçta meydana gelen zarar nedeniyle; HMK 107 maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla ileride yapılacak bilirkişi tespiti sonucu ortaya çıkacak zarardan kaynaklı tazminatın şimdilik 100,00 TL sinin davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir,
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkil sigorta şirketinin, kazanın oluş şekli, araç sürücüsü, kazada sürücünün olkollü olup olmadığı, sürücü değişikliği ehliyetsizlik ve sair nedenlerle hasarın poliçe kapsamında kalıp kalmadığını tespit etmek için bağımsız araştırma şirketinden rapor talep ettiğini ve ilgili araştırma neticesinde sürücü değişikliği nedeniyle rizikonun teminat dışında kaldığını tespit ettiğini, davacının kasko sigortası genel şartlarının birden çok hükmünü ihlal ettiğini, rizikonun teminat dışında kaldığınin görülmesi nedeniyle davacının tazminat talebinin reddedildiğini, bu nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun davacı taleplerini içeren davanın reddine, yargılma giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar bedeli istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacıya ait davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi düzenlenen aracın karışmış olduğu tek taraflı trafik kazası sonucu meydana gelen hasarın teminat kapsamında olup olmadığı, hasarın teminat kapsamında olduğunun kabulü halinde davacının hasar onarım bedeli talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarları ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
Dava konusu uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemesinin görevli olduğuna ve arabuluculuk son görüşme tutanağının sunulmadığına dair, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesinin .....Esas .....Karar sayılı bozma ilamı neticesinde ilgili dava dosyası Çınar Asliye Hukuk Mahkemesi .....Esas .....Karar sayılı kararı ile Mahkememize gönderilmiş, ilgili dava dosyasında arabuluculuk son tutanağının sunulduğu anlaşılmış ve ilgili dosyanın Mahkememiz iş bu dosya esasına kaydı yapılarak yargılama yürütülmüş ve sonuca gidilmiştir.
6102 sayılı TTK.nun 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1409/2. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.1.5. maddesi ve Türk Ticaret Kanunu’nun 1446. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Eldeki davada, Davacıya ait .....plakalı aracın, .....başlangıç .....vadeli poliçeyle davalı şirket nezdinde Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığı ve .....tarihli rizikonun poliçe yürürlük süresi içerisinde meydana geldiği uyuşmazlık konusu değildir.
Taraflar arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesinde davalı sigorta şirketinin sigortalı araçta meydana gelen hasarı rayiç değerine kadar teminat altına aldığı, poliçenin "Hasar tazmin Yöntemi" başlıklı kısmında, kısmi hasarlarda hasarlanan aracın onarımı mümkünse onarım yoluna gidileceği onarımı mümkün değil ise tespit edilen parçaların yenisi ile değiştirileceği düzenlenmiştir. Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının "Tazminatın Hesabı" başlıklı B.3.3.1.1 maddesinde de, sigorta tazminatının hesabında sigortalı menfaatlerin rizikonun gerçekleşmesi anındaki tazmin kıymetlerinin esas tutulacağı belirtilmek suretiyle aynı husus vurgulanmış, aynı genel şartların A.5. Maddesinde teminat dışı kalan hususlar tek tek sayılmıştır. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar sonucu oluşan maddi zararların bütün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, TTK.’nun 1282. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler bu şekilde olmakla birlikte, sigortalı, Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.1.5. maddesi ve TTK.’nun 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer. (HGK 10.12.1997 gün ve 1997/11-772-1043; HGK 16.12.1998 gün ve 1998/11-872-905; HGK 22.12.2010 gün ve 2010/17-655-688 sayılı ilâmları) Keza, Kasko Sigortası Genel Şartları B.1.5 maddesine göre, sigortalı, sigortacının isteği üzerine rizikonun gerçekleşmesi nedenlerini ayrıntılı şekilde belirlemeye, zarar miktarı ile delilleri saptamaya ve rücu hakkının kullanılmasına yararlı bilgi ve belgelerin gecikmeksizin sigortacıya vermekle yükümlüdür. Rizikonun varlığını kanıt yükü davacıya ait ise de, kural olarak geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sigortacı sorumlu olduğu gibi rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın da sigortacı tarafından ispat etmesi gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının savunduğu şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin de Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmekte ve bu halde sigortacı ödemekten kurtulabilmektedir.
Eldeki davada davacı rizikonun varlığını ve hasarı kanıtlamış bulunmaktadır. Uyuşmazlık, dava dışı kiralayan .....gerçek sürücüyü gizleyip yerine kendisini bildirmiş olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
Yukarıda izah edildiği üzere rizikonun davacının beyan ettiği şekilde olmayıp teminat dışında kaldığını ispat yükü davalı sigorta şirketindedir. Davalı sigortacı bu savunmasını soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlamalıdır.
Çınar Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan Adli Tıp raporunda özetle ; "sürücü .....sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri dışı, devlet yolunda seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, seyrini aracının teknik özellikleri ile mevcut yol, hava ve zemin durumlarının gerektirdiği şartlara göre ayarlamadığı, yola gereken dikkatini vermediği, aracının seyrini kaplama üzerinde tutmayıp sevk ve idare hatasıyla direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle sağ taraftan yol dışı kaldığı kazada kusurlu olduğunu, sürücü .....%100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu" mütalaa edilmiştir.
Davalı tarafça süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmuş ve kazaya dayalı olarak sürücü olarak belirtilen .....kaza anında aracın sürücüsü olmadığı, aslında sürücünün alkollü olduğu iddia olunan başka bir şahıs olduğu, sürücü değişikliği yapıldığı, kazanın meydana geldiği tahmini saat ile kazanın ihbar edildiği saat arasında 45 dakikalık süre olduğu ve bu sürede sürücü değişikliğinin gerçekleştiği, ilgili araçta başka bir kişiye ait evraklar ile su şişesi içinde alkol şişesi kapağının bulunduğu iddiasına dayanılmış, bu nedenle hasarın teminat kapsamında olmadığını ileri sürülmüştür. Davalının iddialarını ispat için sunduğu deliller olan, aracın konum bilgileri, kaza tespit tutanağı, içerisinde alkol kapağı bulunduğu iddia olunan pet şişe görüntüsü, araç içerisinde bulunan fiş ve faturalar ile sair evraklar gibi delillerin, ilgili araçta sürücü değişikliği yapıldığı veya aracı kullanan kişinin alkollü olduğu hususlarına ispata yeterli olmadığı ve ilgili iddiaların bu deliller kapsamında ispatlanamayacağı kanaati hasıl olmuştur. Kaldı ki, davalı sigorta şirketinin savunması, dava dışı sürücü yönünden 5237 sayılı TCK.'nun 158/1-k maddesinde kapsamında olup, bu hususta suç duyurusunda bulunulduğuna ve soruşturma yürütüldüğüne dair bir iddia ve delil de dosyaya sunulmamıştır. Bu haliyle, sürücü değişikliği olduğuna, gerçek sürücünün alkollü olduğuna ve hasarın kasko poliçesi teminat kapsamında olmadığına yönelik savunma davalı tarafından ispatlanamamıştır. Sonuç itibari ile davalı tarafın, sigortalı davacının oluşa aykırı bildirimde bulunduğu ve sürücü değişikliğine ve sürücünün alkollü olduğuna ilişkin iddialarını somut delillerle ispat edemediği değerlendirilmiştir. Öte yandan, kazanın meydana geliş şekli ve hasarın niteliği gözetildiğinde, meydana gelen hasarın teminat dışı olduğuna ilişkin kasko poliçesi özel şartları ile kara taşıtları kasko sigortası genel şartları A.5 maddesinde sayılan hallere rastlanmadığından davalı taraf kaskolu araçta meydana gelen hasar bedelini tazminle yükümlüdür.
Çınar Asliye Hukuk Mahkemesi .....esas sayılı dosyasında mübrez hasar tespiti hususunda alınan .....tarihli raporda özetle; yapılan incelemeler ve araştırmalar sonucunda ilgili aracın onarımının ekonomik olmayacağı ve pert total işlemi uygulanması gerektiği, aracın kaza tarihindeki rayiç değeri olan 420.000,00 TL den aracın sovtaj bedeli olan 50.000,00 TL nin tenzil edilmesi neticesinde hasar bedelinin 370.000,00 TL olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. İlgili raporun .....sayılı dosyada taraflara tebliğ edildiği, davalı vekilince rapora itiraz dilekçesi ile ileri sürülen hususlar değerlendirildiğinde ise; her ne kadar belirtilen tutarın fahiş olduğu belirtilmiş ise de raporda işçilik gören parçaların ayrı ayrı belirtildiği, fiyatının piyasa şartlarına göre belirlendiği dolayısı ile de raporun hüküm kurmaya elverişli, denetime açık ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu değerlendirilmekle yeniden rapor alınması yoluna gidilmeyerek iş bu rapor çerçevesinde ve davacı yanın ilgili dosyada dava değerinin 370.000,00 TL ye yükseltildiğine dair değer artırım dilekçesi de dikkate alınarak davacının talep edebileceği hasar bedeli 370.000,00 TL olup, davacının hasar bedeli isteminin bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
Faizin türüne ilişkin olarak; kaskolu aracın kullanım amacının kiralama niteliğinde olması ve davalı sigorta şirketi yönünden işin ticari iş niteliğinde olması ve 6102 sayılı TTK'nın 19.maddesi gereğince bir taraf için ticari sayılan işin diğer taraf için de ticari iş sayıldığı gözetilerek davacının avans faizi talep edebileceği kabul edilmiştir.
Faiz başlangıcına ilişkin olarak; TTK.nın 1427/2. maddesine göre; sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra, sigortacının edimine ilişkin araştırmalar bitince ve her halde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel hale gelecektir. Kaza sonrası düzenlenen eksper raporunda ise kayıt tarihi .....tarihi olarak gösterilmiştir. Eksper raporunun kayıt tarihinden önceki tarihte hasarın, davalı sigorta şirketine ihbar edildiğine ilişkin davacı tarafından herhangi bir belge sunulmamıştır. Bu halde hasar ihbarının .....tarihinde yapıldığı ve davalının .....tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilmiş ve kabul edilen tazminat miktarına, davalının temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
G.D:Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ İLE; 370.000,00 TL hasar onarım bedelinin davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen bedel 370.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 25.274,70 TL harçtan başlangıçta yatırılan 80,70 TL peşin harç ve sonradan yatırılan 6.317,00 TL tamamlama harcının düşümü ile eksik kalan 18.877,00 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 başvuru harcı, 6.317,00 TL tamamlama harcı, olmak üzere toplam 6.478,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından tebligat ve posta masrafı ücreti ile bilirkişi ücreti ve adli tıp raporu ücreti olarak sarf edilen toplamda 4.470,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 59.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
KatipHakim