TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/03/2025
KARAR TARİHİ: 04/11/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, davalı borçlu şirket .....Med.Bil.Oto.İth.İhr.San.Tic.Ltd.Şti ye ekte sunulan faturadan da anlaşılacağı üzere UPS güç kaynağı cihazı,parçları ,servis hizmeti ve tamirat hizmeti sunduğunu davalı borçlu .....Elekt.Tar.İnş.Nakliye Med.Bil.Oto.İth.İhr.San.Tic.Ltd.Şti söz konusu bu hizmet karşılığında müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapmadığını, müvekkili şirket yetkilisi bir çok defa davalı borçlunun arandığını, her seferinde borcu ödeyeceğim demesine rağmen borcu ödemediğini, Hal böyle iken, maddi ve manevi zarara uğrayan müvekkili Diyarbakır İcra Müdürlüğü’nün .....esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhine icra takibi yapmak zorunda kaldığını, davalı borçlu .....Med.Bil.Oto.İth.İhr.San.Tic.Ltd.Şti yetkilisi .....borcun tamamına hukuka aykırı bir şekilde itiraz ettiğini, müvekkili tarafından Diyarbakır İcra Müdürlüğü’nün .....Esas sayılı icra dosyası ile yapılan takipte; borçlu tarafından yapılan borcun tamamına ilişkin itirazlarının iptali ile takibin devamına, takip konusu borca ve işlemiş faize yapılan itiraz haksız ve tamamıyla, borcu ödememe, takibi geciktirme amacına yönelik olduğundan borçlunun, İİK uyarınca alacak miktarının asgari %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunmamış; ön inceleme celse zaptı usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen ticari defterlerini Mahkemeye ibraz etmemiştir.
BİLDİRİLEN VE TEMİN EDİLEN DELİLLER :
1-Mahkememizce Mali Müşavir Bilirkişisinden aldırılan .....tarihli rapor; Davalı tarafın ticari defterlerinin bulunduğu ver ve iletişim bilgilerinin dosyaya sunmadığı nedeni ile sadece davacı tarafın 2024 yılı ticari defterleri ve belgeleri incelediğini, Davacı tarafın 2024 yılına ait ticari e-defterlerinin ilk ayının ve son ayının beratlarının yasal süresi içinde Gelir İdaresi Sistemine yüklendiği ve usulüne uygun tutulduğu dolayısı ile sahibi lehine delil olduğu tespit edildiğini, davacı tarafın ticari defterlerine göre: Cari hesap hareketlerinden de anlaşılacağı üzere 2024 yılında davacı firmanın davaya konu olan KDV dahil toplam 197.766,13 TL olmak üzere 5 adet faturanın kesildiği, ticari defterlere işlendiği, bu faturalara karşılık herhangi bir ödemenin yapılmadığı ve dönem sonunda davacı firmanın davalı firmadan 197.766.13 TL alacaklı olduğu tespit edildiği kanaatine varıldığı anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacı tarafından faturaya dayanarak davalı aleyhine başlatılan Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....numaralı ilamsız icra takibine davalı tarafın süresinde itirazı üzerine İİK 67.maddesi uyarınca borca itiraz talebinin alacaklıya tebliğ edilmediği görüldüğünden yasal süresi içinde açıldığı kabul edilen itirazın iptali davasıdır.
İİK 67/1.maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir."
Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyası, dosyamız arasın alınmış, yapılan incelemede ise takip alacaklısının davacı ve takip borçlusunun davalı olduğu ve de davaya konu fatura alacağı nedeniyle genel haciz yoluna özgü icra takibi başlatıldığı, borçlunun takibe itirazı nedeniyle icra takibinin durduğu tespit edilmiş, borca itiraz talebinin alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle de işbu davanın süresi içinde açıldığı görülmüştür.
İcra takibinin dayanağı fatura olmakla, faturanın delil olma kuvveti üzerinde durmak gerekir. Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu'nun 229.maddesinde fatura, "Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır.
TTK 21/1.maddesine göre "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir". TTK 21/2. maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır"
Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir.
Yukarıdaki açıklamalara göre ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeyle ilgili olduğu davalara ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerden olmakla birlikte ancak HMK 222. maddesindeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Zira tarafın ticari defterleri kanunda açıklandığı üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu taktirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı taktirde kendi defterlerinin davacı defterleriyle uyumlu olup olmadığının incelenmesinin engel olacağından sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Buna göre Mahkememizce ticari defter ve belgelerini sunması için .....tarihli ön inceleme zaptında hazır bulunan davacı vekiline de ihtarat yapılmış olup hazır bulunmayan davalı tarafa ise ön inceleme tutunağının tebliği suretiyle ilgili ihtaratın yapıldığı tespiti ile dosya mali müavir bilirkişiye tevdi edilerek faturaya konu alacağın varlığına dair rapor tanzimi istenmiştir.
SMM mali müşavir bilirkişice hazırlanan ....tarihli bilirkişi raporu ile davacı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davacı tarafın 2024 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresinde yapıldığı, yasal mevzuatlara uygun olarak tutulduğu tespit edildiği, davaya konu faturanın ticari defterlere kaydedildiği, bu faturaya karşılık herhangi bir ödeme kaydının olmadığı ve dolayısı ile dönem sonunda davacı firmanın 197.766,13 TL alacaklı olduğu kapanış kaydından tespit edildiği; buna karşın davalı tarafın HMK m.222 uyarınca usulüne uygun yapılan ihtarata rağmen ticari defterlerini dosyaya sunmadığı için gerekli incelemenin yapılamadığı tespit edilmiştir.
Davalı taraf, kendisine yapılan usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defter ve belgelerini mahkememize sunmaması nedeni ile 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 23. maddesi ile değiştirilen HMK'nın değişik 222. maddesi ile TTK'nın 83. maddesi gereği ticari defter, kayıt ve belgelerin ibrazından kaçınmış sayılmıştır. Davaya konu faturalara yönelik davalı tarafça fatura içeriklerine 8 gün içinde itiraz edilmediği için davalı taraf TTK 21/2 maddesi uyarınca fatura içeriklerini kabul etmiş sayılacağı gibi faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olduğu ve bedelinin ödenmediği davacı yararına ispatlanmıştır. Bu sebeple HMK m.222 uyarınca davacının faturaya dayalı takipte alacağının varlığını ispat ettiği kabul edilerek davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Ek olarak davacı vekili dava dilekçesinde takip konusu değerin %20'si oranında icra inkar tazminatı talep ettiği görülmüştür.
İİK 67/1.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre faturadan kaynaklı alacak likit kabul edilmektedir. İzah edilen nedenle tirazın iptaline karar verilen 272.222,97 TL'nin takdiren % 20'si oranında 54.444,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş ve Mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 272.222,97 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar yıllık değişen oranlarda yasal faiz yürütülmesine,
2-İtirazın iptaline karar verilen 272.222,97 TL'nin takdiren % 20'si oranında (54.444,60 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gerekli 18.595,55.-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 4.648,89.-TL'nin mahsubu ile eksik 13.946,66.- TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 615,40.-TL, peşin harç 4.648,89.-TL, bilirkişi ücreti 3.200,00 TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 91,00.-TL olmak üzere toplam 8.555,29.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Yargılama sırasında davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Gider avansından artan kısmın ilgilisine iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
KatipHakim