TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/02/2025
KARAR TARİHİ: 21/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP :
Davacı vekili, .....tarihli dava dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce taraflarınca davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, sonrasında arabuluculuğa gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin adına tescili .....plakalı aracın, .....tarihinde müvekkilinin hakimiyetindeyken, davalı şirket nezdin ZMMS poliçesi olan .....plakalı araç ile kazaya karıştığını ve kaza sonrası müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü, kaza sonrasında müvekkiline ait aracın onarım amaçlı yetkili servise götürüldüğünü ve onarım sonucunda servis tarafından 24.000,00 TL fatura çıkarıldığını, kaza sonrasında hazırlanan kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere .....plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda 94100 kusurlu olduğunu, kazada 90100 kusurlu olan .....plakalı aracın, .....poliçe numarasıyla davalı şirketçe sigorta güvencesi altına alındığını, değer kaybının ZMMS kapsamında güvence altına alındığını, müvekkiline ait aracın, gerçekleşen kazayla birlikte değer kaybına uğradığını ve meydana gelen değer kaybının 2918 sayılı KTK'na göre davalı şirketin sorumluluğunda olup şirketçe zararın giderilmesi gerektiğini belirterek; kazaya karışan .....plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını yapan davalı şirkete müzekkere yazılarak .....poliçe numaralı sigortaya ve kazaya ilişkin tüm evrakların ilgili sigorta şirketinden istenmesine, müvekkiline ait .....plakalı araçta oluşan 100,00 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihi itibariyle mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA :
Davalı .....Sigorta Anonim Şirketi'nin vekili, cevap dilekçesinde özetle; öncelikle, huzurda görülmekte olan dava zamanaşımına uğradığından zamanaşımı itirazlarını sunduklarını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacı tarafın, araç hasarı zararı yönünden talep konusunu belirlediğini ve fakat davasını yine de belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafın dava konusu tamamen ve açık şekilde belirli olduğunu iddia etmesine rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açmakta menfaati bulunmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca davanın esasına girmeden doğrudan ve usulen reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan .....plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limitinin ise kaza tarihi itibariyle araç başına 200.000,00-TL olduğunu, dosya üzerinde yapılan tüm ödemeler poliçe teminat limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, huzurda görülen uyuşmazlığa ilişkin davacı araç davacı yana .....tarihinde 24.000,00 TL araç hasarı ve — .....tarihinde 12.500,00 TL değer kaybı tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, huzurdaki uyuşmazlığa konu talep için işbu davadan önce, davacı yana .....tarihinde 12.500,00 TL ödeme yapıldığını, hesaplamanın, tamamen doğru verilere göre yapıldığını ve müvekkili şirket poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu durumda, davanın doğrudan reddine, aksi halde müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin toplam tazminattan ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte mahsup edilmesini, masraf ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasını talep ettiklerini, davacıya ait aracın davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, davaya konu edilen aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde 3 ve daha fazlahasar olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini ve netice olarak davanın reddini talep ettiklerini, davacı yanın avans faiz talebinin reddini talep ettiklerini belirterek; zamanaşımına uğramış davanın reddine, ret taleplerinin kabul edilmemesi halinde; kabul anlamına gelmemek kaydı ile, değer kaybı tazminatı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına ve tarafların kusur durumu ile bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasına, arabuluculuk ücreti yönünden tahakkuk ettirilecek meblağın davacı yan üzerine bırakılmasına, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
BİLDİRİLEN VE TEMİN EDİLEN DELİLLER :
.....Tarihli Makine Bilirkişisinden Alınan Raporda; Davaya konu .....tarihli kaza sonucunda hasar gören ve davacıya ait olan .....plakalı araca ilişkin olay tarihi itibariyle; Araçta oluşan hasar ile meydana gelen kazanın uyumlu olduğu, Davaya konu kaza sonrası davacıya ait araçta hasar tespitine ilişkin düzenlenen eksper, raporunda hasar onarımına ilişkin yapılan tespitlerin davaya konu kaza ile uyumlu, Araçta oluşan hasara bağlı olarak araçta değer kaybının meydana geldiği, Araçta meydana gelen değer kaybı miktarının 20.000,00 TL olduğu,e. Davalı .....Sigorta A.Ş. tarafından değer kaybı bedeline ilişkin .....tarihinde davacıya ödenen 12.500,00 TL'nin, ödeme tarihi itibariyle dava konusu araçta meydana gelen değer kaybı bedeli için yeterli olmadığı, Davalı .....Sigorta A.Ş. tarafından değer kaybı bedeline ilişkin .....tarihinde davacıya ödenen 12.500,00 TL tenzil edildiğinde, bakiye değer kaybı miktarının 7.500,00 TL (20.000,00 TL — 12.500,00 TL= 7.500,00 TL) olduğu görüş ve kanaatindeyim.
.....Tarihli Trafik Bilirkişisinden Alınan Raporda; .....Sigorta A.Ş. Kuruluşu tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı .....plakalı araç sürücüsü ....., 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 67/1-b (Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek, izin verilen hallerde bu manevraları yaparken karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmak Yasaktır.) Maddesini ihlal ettiğinden %100 oranında ASLİ kusurlu olduğu; Başvuru sahibi ve .....plakalı araç sürücüsü .....” ün ise kusur ve kural ihlalinin olmadığı kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacı aracında meydana gelen hasar nedeni ile açılan tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davaya konu .....tarihli trafik kazasının meydana gelmesinde dava dışı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacının aracında hasar meydana gelip gelmediği gelmiş ise bu hasar miltarının tespiti, bu kaza nedeni ile aracın değer kaybına uğrayıp uğramadığı, aracın kullanılamadığı süre boyunca zararın doğup doğmadığı ve miktarının tespiti ve tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Trafik sigortası motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahillinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır. Trafik sigortacısının sorumluluğu işletenin sorumluluğu oranında olup yine bu sorumluluğun sınırı KTK’nun 92 nci maddesinde belirlenmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.) İkame araç bedeli talebi yönünden ise aracın makul onarım süresi belirlenerek bu süre içerisinde kendi aracına ikame araç kiralama bedelinin hesaplanması gerekmektedir.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde;
.....tarihinde davacı adına kayıtlı .....plakalı aracın trafikte seyir halinde iken davalı şirket nezdinde sigortalı olan .....plakalı araç ile kazaya karışması sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan .....tarihli trafik bilirkişisi raporuna göre; dava konusu olan araçlar yönünden kusur değerlendirmesinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan .....plakalı araç sürücüsü .....2918 sayılı KTK 67/1-b (Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek, izin verilen hallerde bu manevraları yaparken karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmak Yasaktır) Maddesini ihlal ettiğinden %100 oranında ASLİ kusurlu olduğu davacının işleteni ve sürücüsü olduğu .....plakalı araç sürücüsünün ise kusur ve kural ihlalinin olmadığı tespit edildiği görülmüş, bilirkişi raporunda kaza tespit tutanağı, kazanın oluş şekli dahil tüm verilerin tartışıldığı anlaşıldığından bilirkişisi raporu hükme esas alınmıştır.
Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere değer kaybının bulunması için nisbi hesap yöntemine hesap yapılması gerekmekte olup makine mühendisi bilirkişi tarafından dosyaya sunulan .....tarihli bilirkişi raporuna göre; Davaya konu .....tarihli kaza sonucunda hasar gören ve davacıya ait olan .....plakalı araca ilişkin olay tarihi itibariyle araçta oluşan hasar ile meydana gelen kazanın uyumlu olduğu, davaya konu kaza sonrası davacıya ait araçta hasar tespitine ilişkin düzenlenen eksper raporunda hasar onarımına ilişkin yapılan tespitlerin davaya konu kaza ile uyumlu, araçta oluşan hasara bağlı olarak araçta değer kaybı miktarının 20.000,00 TL olduğu, davalı .....Sigorta A.Ş. tarafından değer kaybı bedeline ilişkin .....tarihinde davacıya ödenen 12.500,00 TL'nin, ödeme tarihi itibariyle dava konusu araçta meydana gelen değer kaybı bedeli için yeterli olmadığı, davalı .....Sigorta A.Ş. tarafından değer kaybı bedeline ilişkin .....tarihinde davacıya ödenen 12.500,00 TL tenzil edildiğinde, bakiye değer kaybı miktarının 7.500,00 TL (20.000,00 TL — 12.500,00 TL= 7.500,00 TL olması gerektiğinin belirtildiği görülmüştür.
Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay 17 HD 2016/966 E-2016/5728 K sayılı ilam). Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli 2019/40 E-2020/40 K sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK 90 maddesinin 1. cümlesindeki '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2. cümlesindeki ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğü durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun 18 maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK 90/1 maddesi 1. cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile aracın kaza öncesi rayiç değeri ile onarım sonrası rayiç değeri arasındaki fark, kaza sonucu oluşan değer kaybıdır. Bu zarar kalemi, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır (Yargıtay 4 HD 2021/21252 E- 2022/5913 K sayılı ilam).
Değer kaybı tazminatı gerçek zararlar arasında olup, davalı ZMMS sigortacısı akdi sorumlu olması nedeni ile bu tazminat talebinden sorumludur.Davacı vekilnce bilirkişi raporu doğrultusunda davanın ıslah edildiği anlaşıldığından davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Ek olarak davacı vekilince dava açılmasından önce sigorta şirketine .....tarihinde başvurunun tebliğ edildiği, başvuru sonrası yasal 15 günlük süre geçtikten sonra işbu davanın açıldığı, davalının aracının kullanım amacının hususi olması nedeniyle de yasal faize hükmedilmiş davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihi 8 iş günü sonrası sayılarak faizin başlangıç tarihi belirlenmiştir.
HÜKÜM-Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 7.500,00 TL değer kaybı tazminat tutarının davalı sigorta şirketine başvurudan 8 iş günü sonrası .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.123,25-TL harçtan, peşin alınan 615,40.-TL harç ve sonradan yatırılan 130,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile 4.637,85 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına
3-6183 sayılı Kanun gereğince, dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 4.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40.-TL başvurma harcı, 615,40.-TL peşin harç ve 130,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.360,80.-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanan 332,50.-TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.400,00.-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 6.732,5 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Yargılama sırasında davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 7.500,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle istinaf yasa yolu kapalı olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
KatipHakim