TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 07/08/2018
KARAR TARİHİ: 15/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... Otobüs firmasına ait, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsle Diyarbakır ilinden Kars ili istikametine doğru seyrettiği, ... geldiğinde kar ve buzla kaplı yolda viraja suratla girmesi neticesinde meydana gelen kazada müvekkilinin vücudunda oluşan kemik kırıklarının hayati fonksiyonlarını etkileyecek şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin ... tarihli raporunda müvekkilinin %4 vücut fonksiyon kaybı olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin kazadan sonra en az 1 yıl çalışamadığını ve maluliyet oranında iş gücünden yoksun kaldığını, kaza yapan aracın ... Sigorta A.Ş tarafından sigortalı bulunduğunu, açıklanan nedenlerle: şimdilik 500,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Davanın ... tarihinde Diyarbakır ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı dosyası nezdinde ikame edildiği, ilgili Mahkemece gönderme kararı verilmesi akabinde dosyanın Mahkememiz ... Esasına kaydının yapıldığı, Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde davanın esastan reddine yönelik verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davacırır ilgili uyuşmazlıkta tüketici konumunda bulunduğu, davacı ile davalı otobüs işleteni arasında akdedilen taşıma sözleşesinin tüketici işlemi mahiyetinde olduğu hususu gözetilerek kaldırıldığı ve neticeten Mahkememiz iş bu esasıyla yargılamaya devam olunduğu anlaşılmaktadır.
Dava, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu yolcu otobüsünün ... tarihinde karışmış olduğu trafik kazası nedeniyle otobüsün işleteni ile ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketine yöneltilmiş maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden, davaya konu kazanın davacının davalı ... Turizm İnş. Nak. Tic. Ltd. Şti'nin işleteni olduğu yolcu otobüsünde yolcu olarak bulunduğu esnada meydana geldiği, bu hali ile davanın işleten sıfatındaki davalı şirket yönünden taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır.
Taşıma Sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş ise de; 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesinde tüketici tanımlanmış "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" 3/ı maddesinde ise tüketici işlemi "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 73/1 maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2 maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği belirtilmiştir. Ayrıca HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup, HMK'nın 115. maddesi hükümleri gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 57. maddesinde "ihtiyari dava arkadaşlığına" yer verilmiş, 166/4. maddesinde "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı" hükme bağlanmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır Uyuşmazlığın taşıması sözleşmesinden kaynaklanması ve davacı taşınan yolcu ile davalı taşıyan arasındaki ilişkinin tüketici işlemi niteliğinde olması davanın açıldığı tarih itibarıyle görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleridir.
Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkeme, görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden inceler ve görevsiz olduğu kanısına varırsa kendiliğinden görevsizlik kararı verir. Taraflar da, yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile mahkemece re’sen, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Çünkü görev her halükarda dava şartlarındandır.
Bu durumda davanın, davacı ile davalı işleten ... Turizm İnş. Nak. Tic. Ltd. Şti'ne ait olan yolcu otobüsünün karıştığı trafik kazası nedeniyle davacının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olması, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacının tüketici vasfına sahip olması hususları dikkate alındığında; davacı ile davalı taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine aittir. Açıklanan nedenlerle Diyarbakır Tüketici Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşğıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
G.D
HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığıı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nun 114/1-c maddesi ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin DİYARBAKIR TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğuna,
3-6100 Sayılı HMK'nın 20.maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya bulunulan yer mahkemesine başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
4-H.M.K.'nın 331/2. maddesi uyarınca harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip Hakim