TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/10/2024
KARAR TARİHİ: 07/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, .....tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen .....plaka sayılı aracın müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan .....plaka sayılı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkiline ait aracın hasar gördüğüne ve değer kaybı meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araçtaki hasar tespit ve onarım işleminin yetkili servis tarafından yerine getirildiğini, değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden yapılan 30.000,00 TL'nın yetersiz olduğunu, kaza nedeniyle müvekkiline ait aracın bagaj kapağı ile arka alt korumasının değiştiğini ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlası saklı şimdilik 100,00 TL değer kaybının işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, .....UYAP havale tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 30.088,55 TL'na yükselterek bu bedelin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Usulüne uygun tebligata rağmen davalı davaya cevap vermemiş, yargılama aşamasında kendisini vekil ile temsil ettirmiş, davalı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz ve davanın esasına yönelik beyan içerikli sunmuş olduğu .....tarihli dilekçede, zamanaşımının dolduğunu, .....plaka sayılı aracın ...../.....tarihleri arasında geçerli olmak üzere müvekkili sigorta şirketi nezdinde düzenlenen ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tarihi itibariyle poliçe araç başı maddi hasar teminat limitinin azami 200.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, dava konusu kazaya ilişkin yapılan başvuru kapsamında müvekkili şirket tarafından .....hasar numaralı dosya açılarak 49.454,66 TL hasar tazminatı ödendiğini, yine anlaşmalı tamirhaneye 1.080,00 TL hasar tazminatı ödemesinde bulunulduğunu, bununla birlikte yine davacı yana .....tarihinde 30.000,00 TL değer kaybı tazminatı ödemesinde bulunulduğunu, davayı ve sorumluluğu asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla bakiye poliçe teminatı, 119.465,34 TL ile sınırlı olduğunu beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuş, ıslaha karşı süresinde sunulan beyan dilekçesinde de zamanaşımının dolduğunu ileri sürmüştür.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve yapılan ödemelere dair belgeler ile davacıya ait aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmediğinin tespiti yönünden makine mühendisi bilirkişiden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş bakiye değer kaybı istemine ilişkindir.
.....tarihinde davacıya ait .....plaka sayılı araç ile .....plaka sayılı araç arasında davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde .....-.....tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin 120.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza sonrası davalı sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası kapsamında düzenlenen ekspertiz raporuna göre, davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin KDV dahil 49.454,66 TL olarak belirlendiği, davacı tarafça değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden davalı sigorta şirketi tarafından .....tarihinde 30.000,00 TL ödeme yapıldığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasara bağlı değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise değer kaybına ilişkin davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının bakiye değer kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
Davaya konu trafik kazasının maddi hasarlı trafik kazası olduğu ve 2918 sayılı KTK.'nun 109. Maddesine göre iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davaya konu kazanın .....tarihinde gerçekleştiği, davanın ve ıslahın yapıldığı tarih itibarıyle iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi vekilinin zamanaşımı def'i yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, her ne kadar dosyaya sunulan poliçede araç başına maddi tazminat üst limiti 120.000,00 TL olarak gösterilmiş ise de, kaza 2024 yılında gerçekleşmiş olup, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğin 24/1.maddesinde, bu yönetmelik ile belirlenen teminat tutarlarının yürürlükteki bütün sigorta sözleşmelerine herhangi bir ek prim alınmaksızın uygulanacağı belirtilmiştir. İnternet üzerinden yapılan sorgulamada, araç başı maddi tazminat klozu yönünden .....tarihinden itibaren uygulanacak asgari sigorta teminatının 200.000,00 TL olarak uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. Bu halde, poliçe limitinin 200.000,00 TL olarak uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.
Kaza sonrası araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ve kaza yeri krokisi ile tutanakta yer alan sürücü beyanlarından; .....tarihinde .....sıralarında sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araç ile Diyarbakır İli Bağlan İlçesi'nde seyir halinde iken aracın ön kısımları ile, aynı istikamette önü sıra kırmızı ışıkta bekleyen .....sevk ve idaresindeki davacıya ait .....plaka sayılı aracın arka kısmına çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmakla, mahkememizce davaya konu kazada kusur durumunun tespitine yönelik bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş ve takip mesafesine uymaksızın sevk ve idaresindeki araç ile davacıya ait araca arkadan çarpan davalı sigortalı araç sürücüsü .....kazanın meydana gelmesinde % 100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin .....tarihli ve .....E., .....K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında 60.088,55 TL değer kaybı oluştuğu mütalaa edilmiştir. Düzenlenen rapor, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiştir.
Davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından 30.000,00 TL değer kaybı ödendiği dosya kapsamından sabittir. Davalı sigortalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olup, bilirkişi raporunda kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı 60.088,55 TL olarak tespit edilmiş, yapılan tespit mahkememizce de benimsenmiştir. Bilirkişi raporu ile tespit edilen miktardan davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce yapılan ödeme mahsup edildiğinde bakiye kalan miktar 30.088,55 TL olup, davacı vekili tarafından poliçe limiti dahilinde talep edilen 30.088,55 TL üzerinden bakiye değer kaybı istemine ilişkin açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda temerrüdü gerçekleşecektir. Temerrütle birlikte davalı sigorta şirketinin zararın tamamı yönünden ödeme yükümlülüğü doğacaktır. Davacı tarafından dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve davalı sigorta şirketi tarafından .....tarihinde ödeme yapıldığı sabit ise de, davacının hangi tarihte başvuru yaptığı dosya kapsamından tespit edilememiştir. Bu halde, mahkememizce, davalı sigorta şirketinin kısmi ödemenin yapıldığı .....tarihi itibarıyle temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Davalı sigortalı aracın kullanım amacının ticari olduğu ve davacının ticari işlerde uygulanan avans faizi talep edebileceği gözetilerek, davalı sigorta şirketi aleyhine hükmedilen miktara temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜNE, 30.088,55 TL değer kaybının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.055,34 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 512,20 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 1.115,54 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 512,20 TL ıslah harcının toplamı olan 1.367,40 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 104,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 2.600,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 2.704,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
KatipHakim