TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/09/2024
KARAR TARİHİ: 28/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasındaki torna ve hortum pres işlerine ilişkin ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından düzenlenen faturadan bakiye kalan 105.000,00 TL'nın tahsili amacıyla Ergani İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine durduğunu,
Müvekkili tarafından düzenlenen faturalardan sabit bakiye kalan borcun ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, şirket kayıtlarının incelenmesi neticesinde davalının torna ve pres işlerini davacı müvekkile yaptırdığı, bu nedenle kendisine 135.000,00 TL ödemesi gerekirken sadece 30.000,00 TL ödediği sabit olmasına rağmen davalının kötü niyetli olarak 105.000,00 TL'lik kısma ve ferilerine itiraz ettiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında, davalı şirkete ait iş makinelerinin torna ve hortum pres işlerinden dolayı iş ilişkisi bulunduğunu, davalı şirket daha önce de defalarca torna ve pres işlerini müvekkiline ait iş yerinde yaptırdığını, buna ilişkin tüm makbuzları ilgili defterlerine kaydettirerek gerekli ödemeleri yaptığını, müvekkilinin atölye de yapıp teslim ettiği işler için elektronik faturalarını süresi içerisinde düzenleyerek davalıya gönderdiğini, davalı şirket muhasebecisine ait .....numaralı hatta .....üzerinden bahse konu makbuz davalı şirkete gönderilmiş olup bunun üzerine davalı şirket kısmi olarak 30.000,00 TL bir ödemeyi müvekkilin .....Bankası hesabına yaptığını, müvekkilinin yapmış olduğu hesaplamalar neticesinde ödemelerin eksik yapıldığını, bakiye kalan 105.000,00 TL'nın kendisine ödenmediğini fark ettiğini, müvekkilinin daha önce de iş bu GSM numaralı hat üzerinden faturaları davalı şirkete gönderdiğini ve fatura bedellerinin ödendiğini, müvekkilinin ödemeleri banka aracılığı ile aldığını, davalının müvekkiline ödeme yapmadığını ve ödeme yaptıklarına ilişkin belge, makbuz vs. ibraz edemeyerek müvekkilini sürekli oyaladığını, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek davalının Ergani icra Müdürlüğünün .....esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ve takibin devamı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, aralarında akdi ilişki bulunmayan taraflar arasında faturaya dayalı ilamsız icra takiplerinde genel yetki kuralı gereğince yetkili icra dairesinin borçlunun bulunduğu yer olduğunu, yetkili mahkemenin Ankara Ticaret Mahkemesi olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı alınan hizmet vs. ücretlerin karşılığı olarak banka kanalıyla müvekkili şirket adına ödemeler yapıldığını, davacının takibe konu ettiği faturanın müvekkili şirkete tebliğ edildiğine dair hiçbir somut belgenin dosyaya sunulmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan bir takım mesajlaşma görüşmelerinin şirket yetkililerine ait olmaması nedeniyle bu görüşmeleri kabul etmediklerini, dosyada delil olarak değerlendirilmemesini talep ettiklerini, bunların yanında tarafların ticari defter ve kayıtlarının karşılaştırılmasının yapılması gerektiğini, bu nedenle tarafların ticari defterlerinin ve vergi dairesi kayıtlarının dosya arasına alınması ile buna ilişkin bilirkişiden rapor aldırılmasını talep ettiklerini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuş ve davacı aleyhine takibe konu edilen miktarın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, Ergani İcra Dairesinin .....esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden dosya arasına eklenmiş, davacı hakkında esnaf-tacir araştırması yapılmış, uyuşmazlık konusu döneme ilişkin davacının BS, davalının ise BA formlarının celbi için ilgili vergi dairelerine müzekkereler yazılmış, talimat yoluyla mali müşavir vasıtasıyla davalıya ait ticari defterler üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alınmış, sonrasında mali müşavir vasıtasıyla dosyaya talimat yoluyla sunulan bilirkişi raporu ile de karşılaştırma yaptırılarak davacıya ait ticari defterler üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevaben, davacının sicil kaydının bulunmadığı bildirilmiştir.
Ergani Vergi Dairesine yazılan müzekkereye cevaben, davacının .....-....ve .....-.....dönemleri itibariyle işletme hesabı esasına (İkinci sınıf tacir) göre deftere tabi olduğu, 2023 yılı satış tutarının (Dönem içinde elde edilen hasılat) 895.472,02 TL ve alış tutarının (Dönem içinde satın alınan emtia) 823.106,76 -TL., ....dönemine ait KDV Beyanında alınan mal/hizmet bedelinin 611.245,42 TL olduğu ve ilgili ayda kümülatif satış tutarının 651.488,33 TL olduğu bildirilmiştir.
Ankara Kurumlar Vergi Dairesine yazılan müzekkereye cevaben, davalının 2023 yılı Ağustos ve Eylül aylarına ilişkin BA formları gönderilmiştir.
Ergani İcra Dairesinin .....esas sayılı dosyası incelendiğinde, .....tarihinde davacı- alacaklı tarafından .....tarihli 135.000,00 TL bedelli fatura alacağından ödenmeyen 105.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla davalı-borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının gönderilen ödeme emrine karşı süresinde sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde, yetkili icra dairesinin Ankara İcra Daireleri olduğununa ileri sürerek icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiği, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklı vekiline .....tarihinde tebliğ edildiği, elde ki itirazın iptali davasının .....tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava, torna ve pres işleri karşılığı düzenlenen .....tarihli ve 135.000,00 TL bedelli fatura bedelinden yapılan 30.000,00 TL ödeme mahsup edildikten sonra bakiye kalan 105.000,00 TL'nın tahsili amacıyla Ergani İcra Dairesinin .....esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin görevli olup olmadığı, Ergani İcra Dairesinin başlatılan icra takibinde yetkili olup olmadığı, yine uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin yetkili olup olmadığı, faturaya konu işin davacı tarafından yerine getirilip getirilmediği, davalı tarafından faturaya istinaden ödeme yapılıp yapılmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının faturadan kaynaklı takibe konu bakiye alacağı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarına ilişkindir.
Ergani Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabından, davacının 2023 yılı itibarıyle gerçek usulde işletme esasına göre defter tuttuğu ve 2023 yılı itibarıyle Vergi Dairesine bildirilen kayıtlarının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177.maddesinde 2023 yılı için düzenlenen parasal sınırların üzerinde olduğu ve faaliyetinin bu haliyle esnaf işletme sınırının üzerinde olması nedeniyle davacının gerçek kişi tacir ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren nispi ticari dava olduğu, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin görevli olduğu kabul edilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Davacı taraf, takibe dayanak yapılan 135.000,00 TL bedelli faturaya konu edimini yerine getirdiği halde davalı tarafından yapılan 30.000,00 TL ödeme mahsup edildikten sonra bakiye kalan 105.000,00 TL'nın ödenmediğini ileri sürmüş, davalı taraf ise faturanın tebliğ edilmediğini savunmuştur.
6100 sayılı HMK'nun 190. maddesi gereğince, ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
6102 sayılı TTK.'nun 21/2. Maddesi gereğince, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
Taraflar karşılıklı olarak ticari defterlere delil olarak dayanmıştır.
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeyle ilgili olduğu davalara ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerden olmakla birlikte ancak HMK 222. maddesindeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Zira tarafın ticari defterleri kanunda açıklandığı üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu taktirde lehine delil olabilecektir.
Mahkememizce taraf ticari defterleri üzerinden inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alınmasına ilişkin ara karar kurulmuştur.
Talimat yoluyla davalıya ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak SMMM bilirkişi tarafından düzenlenen .....tarihli bilirkişi raporunda, davalının 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerine göre, davacının tarafından toplamda 369.473,40 TL bedelli fatura düzenlendiği, davalı tarafından yapılan ödemeler toplamının 251.080,00 TL olduğu, sonuç olarak, davacının davalıdan; takip tarihi olan .....tarihi itibariyle 102.093,40 TL. dava tarihi olan .....tarihi itibarıyle 110.873,40 TL. ve .....tarihi itibariyle 118.393,40 TL alacağının bulunduğu mütalaa edilmiştir.
Davalıya ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak SMMM bilirkişi tarafından düzenlenen .....tarihli bilirkişi raporunda; rapor içeriğinde davalı şirkete ait ticari defterlerde kaydı bulunan toplamda 369.473,40 TL bedelli faturaların davacıya ait ticari defterlerde kayıtlı olduğu ve davacının 2023 ve 2024 yıllarında işletme hesabı esasına (2.Sınıf Tüccar/Tacir) göre defter tutması, yani bilanço hesabı esasına (1.Sınıf Tüccar/Tacir) göre defter tutmaması nedeniyle davacı tarafın 2023 ve 2024 yıllarını kapsayan yasal ticari defterlerden işletme defter kayıtlarında tahsilat bağlamında kayıt veya kayıtlarının bulunmasının yasal mevzuatlar ve uygulamalar gereği mümkün olmadığı, bu sebeple ödeme kayıtlarının davacı tarafın yasal ticari defter kayıtlarında yer almasının mümkün olmadığı ve davacı tarafın ticari defter kayıtlarında davacı tarafın davalı şirketten takip tarihi veya başka bir tarih itibarıyle ne kadar alacaklı veya borçlu olarak görüldüğünün tespitinin mümkün olmadığı belirtilerek, ödemeler noktasında davalı şirkete ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda belirtilen toplam 251.080,00 TL ödeme kaydı esas alınarak, davacının davalı şirketten takip tarihi (.....) itibariyle 102.093,40 TL, dava tarihi (.....) itibariyle 110.873,40 TL ve son minvalde (.....) ise 118.393,40 TL tutarlarında alacaklı olarak görüldüğü mütalaa edilmiştir.
Elde ki dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup takibe sıkı sıkıya bağlı olduğundan, davacının takip tarihi itibarıyle davalıdan alacaklı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Davaya konu icra takibi .....tarihinde başlatılmıştır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporlarından, her iki tarafında 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinde 8 adet faturaya ilişkin kayıt bulunduğu, bu faturalardan tarafların 2023 yılı ticari defterlerine kaydedilen en son faturanın davaya konu edilen .....tarihli ve 135.000,00 TL bedelli fatura olduğu, 8 adet faturanın toplam bedelinin 321.593,40 TL olduğu, takip tarihi itibarıyle davalı tarafından yapılan ödemeler toplamının ise 219.500,00 TL olduğu, toplam fatura bedelinden davalı tarafından yapılan ödemeler mahsup edildiğinde bakiye kalan miktarın 102.093,40 TL olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı davaya konu fatura nedeniyle taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ve fatura nedeniyle davacının davalıdan 102.093,40 TL alacak talep edebileceğinin kabulü gerekir. Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden davacının ikamet adresinin Ergani olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafından ödeme emri karşı sunulan itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ve elde ki dosyaya sunulan cevap dilekçesinde akdi ilişkiyi inkar edilerek 6100 sayılı HMK.'nun 6.maddesine dayalı yetki itirazında bulunulmuş ise de, yapılan tahkikat sonucu taraflar arasında akdi ilişkinin bulunduğu ve davaya konu alacağın faturadan kaynaklı para alacağına ilişkin olması nedeniyle 6098 sayılı TBK.'nun 89.maddesi gereğince davacının ikametgahı olan Ergani İcra Dairesinin başlatılan icra takibinde yetkili olduğu ve açılan davada da mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmakla davalı tarafın gerek icra dairesinin yetkisine, gerekse mahkememizin yetkisine yapmış olduğu yetki itirazı yerinde görülmemiş ve davacı tarafından açılan itirazın iptali davasının 102.093,40 TL üzerinden kısmen kabulüne, icra takibinin 102.093,40 TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağın faturaya dayalı olması sebebiyle bilinebilir ve bu haliyle likit olduğu kabul edilerek davalı aleyhine hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının Ergani İcra Dairesinin .....esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile icra takibinin 102.093,40 TL asıl alacak üzerinden ve takip talebinde belirtilen şartlarla DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Takibe konu edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 20.418,68 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.974,00 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 1.793,14 TL peşin harcın mahsubu sonucu bakiye kalan 5.180,86 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 1.793,14 TL peşin harcın toplamı olan 2.220,74 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından 594,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 6.200,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 6.794,00 TL yargılama giderinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 6.605,87 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinden bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 2.906,60 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 3.500,31 TL'lik kısmının davalıdan, bakiye kalan 99,69 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
KatipHakim