T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP:
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
DAVA: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ: 25/07/2024
KARAR TARİHİ: 13/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili tarafından ... Bankası ... Şubesinin muhattabı olduğu, keşidecisi ... ve keşide yeri . olan, ... keşide tarihli, ... seri numaralı ve ... TL bedelli çekin zayi olduğundan bahisle Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden açılan çek iptali davasında davalı tarafından ... tarihli dilekçe ile çekin hamili olduğundan bahisle müdahale talebinde bulunması üzerine mahkemece taraflarına istirdat davası açmak için kesin süre verildiğini, müvekkilini davalıyı tanımadığı gibi aralarında herhangi bir ticari ilişki de bulunmadığını, davalının çeki aldığını iddia ettiği ...'ın müvekkilinin iş yerine gelip giden bir kişi olduğunu, müvekkilhi ile bu kişi arasında daha önceden ticari ilişki olmuş ise de, müvekkilinin ...'dan fatura almadığı gibi kendisi de ilgili çeki ciroda etmediğini, ... ile davalının ticari defterlerinin bilirkişi marifetiyle incelenmesini talep ettiklerini, müvekkilinin kardeşi ve mağdur olan ... tarafından ... hakkında Silvan Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu ve soruşturma numarasının ... olduğunu, müvekkilinin elinden rızası hilafına çıkan çekin ödenmemesini sağlamak amacıyla iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Usulüne uygun tebligata rağmen davalı davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Dava, davacı tarafından hamili olduğu çekin rızası hilafına elinden çıktığından bahisle çeki elinde bulunduran davalıya karşı borçlu olunmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir.
Çek niteliği itibarıyle kambiyo senedi niteliğinde olup eldeki davanın çekten dolayı menfi tespit ve istirdat istemine dayalı olarak açıldığı anlaşılmakla, 6100 sayılı TTK'nun 4.maddesine göre dava mutlak ticari dava niteliğindedir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2)Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
Her ne kadar davacı tarafça açılan davada, dava dilekçesinde, Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında görülen çek iptali davasında davalının müdahale talebi üzerine taraflarınca istirdat davası açılması için kesin süre verildiğinden bahsedilmiş ise de, dava dilekçesinin içeriğinde çek bedelinin ödenmesi amacıyla iş bu davanın açılma zorunluluğu hasıl olduğundan bahsedildiği, talep sonucunda da çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile istirdat talebinde bulunulmuştur.
01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md.5.A/1 uyarınca iş bu menfi tespit ve istirdat davası arabuluculuğa tabidir ve bu husus dava şartıdır. Bir an için davanın 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılan çek istirdadı davası olduğu kabul edilse dahi, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 26.09.2024 tarih ve 2024/2175 E.-2024/2070 K. Sayılı ilamında da, çek istirdadı davalarında dava açmadan önce arabuluculuğa başvurunun zorunlu olduğu ve bu hususun dava şartı olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda, davanın ... tarihinde açıldığı, dava açılırken arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı gibi dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurulduğuna dair bir ibareye yer verilmemiştir. Davacı vekili tarafından ... tarihli celsede arabuluculuğa başvuru yapılmadan davanın açıldığı beyan edilmiştir. Bu durumda aralubulucuya başvuru yapılmadan davanın açıldığı anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başlangıçta 427,60 TL peşin harç ile sonradan 8.794,25 TL tamamlama harcı olmak üzere toplamda 9.221,85 TL harç yatırıldığı anlaşılmakla; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından yatırılan 9.221,85 TL harçtan mahsubu sonucu bakiye kalan 9.221,85 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim